İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/1166 K.2025/1398

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2025/1166Karar2025/1398Tarih18 Eylül 2025Okuma10 dk · 1.962 kelime

KÜNYE

T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Esas No
2025/1166
Karar No
2025/1398
Karar tarihi
18 Eylül 2025
Dosya no
—
Karar no
—
Karar tarihi
—
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
—
Tarihi
—
Numarası
—
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davalı
—
Vekilleri
—
Davanın konusu
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
G.karar yazım tarihi
24/09/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.962 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 16.01.2024 tarihinde ... sevk ve idaresindeki müvekkiline ait ... plakalı aracın ... İli ...

İlçesinde kendi şerit ve istikametinde seyrederken, bölünmüş yoldan müvekkilinin önüne kontrolsüz bir şekilde çıkan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın trafik kurallarına uymayarak müvekkilinin aracının önüne çıkarak çarpması neticesinde, müvekkiline ait ... plakalı araçta maddi hasarın meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, karşı tarafın tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin aracında kaza öncesi hasar kaydı olmayıp, kaza neticesinde aracın ana aksamlarının değiştiğini, ciddi anlamda kaporta ve boya işçiliği yapılmış olduğunun hasar dosyası ile sabit olduğunu,

tramer kayıtlarına da kaza kaydı geçmiş olduğundan, aracın satışı halinde bu kayıtların alıcı tarafından rahatlıkla görülebileceğini ve müvekkilinin doğal olarak bu kazalı aracını, kaza görmemiş gerçek değerinden daha düşük fiyatla satacağının tartışmasız olduğunu, aracın kaza tarihindeki hasarsız 2. el satış değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el satış değeri arasındaki farkın hesaplanarak müvekkiline ödenmesi gerekmektiğini, kaza neticesinde müvekkiline ait araçta maddi hasar meydana geldiğinin ekspertiz raporu ile sabit olduğunu,

davalı ... tarafından hasara ilişkin yapılan ödemeler mahsup edilerek bakiye hasar bedelinin tespit edilmesini ve müvekkilinin gerçek zararının karşılanması gerektiğini, öte yandan aracın tamir süreci; parça bekleme, ayrıntılı ve detaylı işçilik çalışması vb. gibi nedenlerle uzun sürmüş olup, müvekkilinin bu süre boyunca aracından mahrum kalması nedeniyle uğradığı zararları da karşılanmadığını, müvekkilinin kazalı aracından mahrum kaldığı makul tamir süresi içerisinde ikame araç için ödemesi gereken bedel, kazaya sebebiyet veren aracın maliki ve sürücüsünün sorumluluğunda olduğunu,

müvekkilinin araç değer kaybı ve bakiye hasar bedeli alacaklarının ödenmesi için kazada kusurlu olan aracın zorunlu trafik sigortacısı davalı ...

Şirketi'ne ... tarihinde başvuru yaptığını, ancak yasal süresi içerisinde davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, sigorta şirketinin tarafı olduğu haksız fiilden doğan tazminat davaları, 2918 sayılı KTK'nun 10.maddesi uyarınca, sigorta şirketinin şubesinin bulunduğu yer Mahkemelerinde de açılabileceğini, birden çok yetkili yerin olması halinde, yetkili yeri seçme hakkı davacı olan kendilerine ait olduğunu, davalılardan ...

A.Ş'nin, ... ilinde şubesi bulunduğunu, iş bu sebeple ... Mahkemeleri de yetkili olduğunu beyan ederek tazminat istemiyle eldeki davayı açmıştır.

Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, başvuranın aracı ... A.Ş. Kasko poliçesinden onarıldığını, kasko sigortacısının müvekkili şirkete ... nolu dosya kapsamında yapmış olduğu başvuru neticesinde toplam 26/04/2024 tarihinde 114.117,56 TL rücuen ödeme yapıldığını, poliçeden doğan sorumluluk tümüyle yerine getirildiğini, müvekkilinin başkaca sorumluluğu kalmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; açılan dava her ne kadar belirsiz alacak davası olarak açılmış olsa da ... Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı kararı gereğince trafik kazası nedenli tazminat davalarının belirsiz alacak davası olarak açılamadığını, meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının aracından mahrum kaldığı süreçte davacıya ikame araç tahsis edilmesinin tarafların sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunu, dolayısıyla söz konusu bedelin ikamesi noktasında herhangi bir sorumluluğu olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 19/02/2025 havale tarihli ıslah dilekçesinde özetle.

10,00TL değer kaybı bedeli taleplerini 49.990,00 TL artırarak 50.000,00 TL'ye yükseltilerek davalılardan müşterek ve müteselsil olarak davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber, 10,00 TL araç mahrumiyet bedeli taleplerini 11.015,00 TL artırarak 11.025,00 TL'ye yükseltilerek davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber,

10,00 TL bakiye hasar bedeli taleplerini 11.640,00 TL artırarak 11.650,00 TL'ye yükseltilerek davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, diğer davalı yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş ve harcını yatırmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

"Trafik sigortasında davalı sigorta şirketinin, 2918 sayılı KTK 99.maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde tazminatı ödemesi gerektiği, bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü, eğer ödeme yapmış ise, bakiye miktar yönünden ödeme tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerektiği, (Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/25016 Esas 2017/5136 Karar sayılı ilamları) kabul edildiğinden, davadan önce sigorta şirketine 09/02/2024 tarihinde başvuruda bulunulduğu,

sigorta şirketince ödeme yapılmadığı anlaşılmakla, 22/02/2024 tarihinde temerrüdün oluştuğu kanaatiyle 22/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek davalı tarafından sigortalanan araç ticari bir araç olmayıp otomobil olduğundan yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar vermek gerekmiş ve Davanın kabulü ile 50.000,00 TL değer kaybı bedelinin, 11.650,00 TL bakiye hasar bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olarak davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 22/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle,

davalı ... ise kaza tarihi olan 16/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 11.025,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı ... kaza tarihi olan 16/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak davacıya verilmesine" dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. 16/01/2024 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı araç, ... A.Ş. Nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, başvuranın aracı ... A.Ş.

Kasko poliçesinden onarıldığını, Kasko Sigortacısının davalı şirkete ... nolu dosya kapsamında yapmış olduğu başvuru neticesinde 26/04/2024 tarihinde toplam 114.117,56 TL rücuen ödeme yapıldığını, 21/10/2024 tarihli bilirkişi raporu ile de bakiye hasar farkının bulunmadığı tespit edilmiş olup, bilirkişi raporuna rağmen aleyhe hüküm kurulduğunu, istinafa konu kararın kaldırılması ve yeniden inceleme yapılması gerektiğini,

davaya konu aracın kaza tarihindeki rayiç değeri tüm Türkiye'deki araçları kapsayan ve ikinci el satışı yapılan web sitelerinden alınan bilgiler ile ikinci el araç alım satım işi yapan kişi ve kuruluşlardan alınan bilgiler içinden aracın özelliklerinden (km, hasar geçmişi vs) en yakın olan araç değeri esas alınarak tespit edilmesi gerektiğini, aracın onarımının ekonomik olup olmadığını, pert kapsamında değerlendirilmesi halinde tazminatın ne kadar olacağı hususlarının karşılaştırmalı olarak değerlendirilmediğini,

aracın pert kapsamında değerlendirilmesi gerektiği varsayımı ile rapor oluşturulduğunu beyan ederek kararın ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Her bir alacak taleplerinin ayrı ayrı dava konusu edilebileceğinden, parasal değerleri bakımından istinaf sınırının ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerektiğini, bu nedenle bakiye hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli alacakları yönünden parasal değerinin istinaf sınırının altında olduğunu, bu alacak kalemleri yönünden istinafa kabil bir karar olmadığını, davadaki alacak ve taleplerinin;

değer kaybı tazminatı, bakiye hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli tazminatı olduğunu, istinaf parasal sınırı, her bir alacak kalemi yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, zira her bir talep bakımından ayrı ayrı dava ikame edilebilecekken, birlikte dava edildiğini, objektif dava birleşmesi söz konusu olup ayrı talepler olduğunu, ancak yerel mahkeme tarafından tüm alacak kalemleri toplamı üzerinden istinaf sınırı değerlendirilmiş ve istinaf yasa yolu açık olarak hüküm kurulduğunu, oysaki dava değerinin;

değer kaybı tazminatı alacağı yönünden 50.000,00 TL, bakiye hasar bedeli alacağı yönünden 11.650,00 TL ve araç mahrumiyet alacağı yönünden ise 11.025,00 TL olduğunu, yani bakiye hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli tazminatları yönünden istinaf sınırının altında olduğunu, bakiye hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli yönünden kararda istinaf yolunu açık göstermenin, kanunun açık hükmü karşısında kararı istinafa tabi hale getirmeyeceğini, kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de sonuca bir etkisi bulunmadığını, açıklanan nedenlerle;

istinaf taleplerinin kabulüne, istinaf kesinlik sınırı her bir alacak kalemi yönünden ayrı ayrı değerlendirilecek olması nedeniyle, kesin nitelikte olan 11.650,00 TL bakiye hasar bedeli ve 11.025,00 TL araç mahrumiyet bedeli yönünden kesin olmak üzere düzeltilerek onanmasına, Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın, her bir alacak talepleri yönünden ayrı değerlendirilmesi sonucu istinaf sınırının altında kaldığından, kesin olmak üzere hüküm kısmının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle.

Değer kaybı tazminatı, bakiye hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin tazminatı olduğunu, istinaf parasal sınırı, her bir alacak kalemi yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, zira her bir talepleri bakımından ayrı ayrı dava ikame edilebilecekken, birlikte dava edildiğini, objektif dava birleşmesi söz konusu olup ayrı talepler olduğunu, ancak yerel mahkeme tarafından tüm alacak kalemleri toplamı üzerinden istinaf sınırı değerlendirildiğini ve istinaf yasa yolu açık olarak hüküm kurulduğunu, oysaki dava değeri;

değer kaybı tazminatı alacağı yönünden 50.000,00-TL, bakiye hasar bedeli alacağı yönünden 11.650,00-TL ve araç mahrumiyet alacağı yönünden ise 11.025,00-TL olduğunu, Yani bakiye hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli tazminatları yönünden istinaf sınırının altında olduğunu, bakiye hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli yönünden kararda istinaf yolunu açık göstermenin, kanunun açık hükmü karşısında kararı istinafa tabi hale getirmeyeceğini, kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de sonuca bir etkisi bulunmadığını, açıklanan nedenlerle;

bakiye hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli yönünden kararda istinaf yolunun açık gösterilmesinin, kanunun açık hükmü karşısında kararı istinafa tabi hale getirmeyeceğinden ve kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de sonuca bir etkisi bulunmayacağından, davalı sigortanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;

Dava, trafik kazası sebebiyle hasarlı araçta oluşan değer kaybı, bakiye hasar bedeli ve araç mahrumiyet talebine talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine karara karşı davacı taraf ile davalı sigorta şirketi tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

6100 sayılı HMK'nun 4.kısmı ispat ve deliller olarak düzenlenmiş olup, deliller de ikrar (madde 188), belge ve senet (madde 199 ve devamı), yemin (madde 225 ve devamı), tanık (madde 240 ve devamı), bilirkişi incelemesi (madde 266 ve devamı), keşif (madde 288 ve devamı), uzman görüşü (madde 293 ve devamı) olarak belirtilmiş olup, yargılama sırasında HMK'da delil olarak düzenlenmiş olan belge ve bilgilerin mahkeme tarafından gerek re'sen, gerekse istem üzerine toplanmaması veya ileri sürülen delillerin eksik toplanarak karar verilmesi HMK 353/1-a-6 maddesine aykırılık oluşturacaktır.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun 266/1. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" düzenlemesine yer verilmiştir. Kanun'un açık metninde de görüldüğü üzere, teknik bilgi gerektiren bir konuda, sadece tarafların talebinin bulunması halinde değil, mahkemenin de re'sen bilirkişi incelemesi yaptırması mümkündür.

Yapılan açıklamalar kapsamında somut olayda olayın oluş şekline göre bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken; mahkemece kaza tespit tutanağının incelenmesi ile 16/01/2024 tarihinde meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsünün sağdan gelene yol vermeme (kavşaklarda geçiş önceliğine uymama) kuralını ihlal etmekle yaşanan kazada asli/tam kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu tespit edilmiş olmakla, buna göre davalı aracın sürücüsü ve maliki ... ve davalı sigorta şirketinin davacının aracında oluşan zararın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.

Bu durumda mahkemece öncelikle kusur durumunun tespiti açısından bilirkişi incelemesi yaptırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.

Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup istinaf kanun yolu başvurusu açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf sebepleri incelenmeksizin kaldırılmasına ve dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-)Taraf vekillerinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ... Mahkemesi tarafından verilen ... Esas, ... Karar sayılı ... tarihli kararının HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,

2-)Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-)İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvuran tarafa İADESİNE,

4-)İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda DİKKATE ALINMASINA,

5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-)HMK’nın 359/4.maddesi uyarınca iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile kesin olarak karar verildi.18/09/2025

...

Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1166, K. 2025/1398, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1166
Karar No
2025/1398
Tarih
18 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1168 K.2025/946
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2025/1168 K.2025/731
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi E.2025/1168 K.2025/1169
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2025/1168 K.2025/1446
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/1168 K.2025/1482
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1169 K.2025/945

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.