KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1635
- Karar No
- 2025/1943
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/10/2024 (Ara Karar
- Numarası
- ...Esas
- Davacı
- 1 -...
- Vekili
- Av. ...
- Davacı
- 2 -...
- Davalı
- HASIMSIZ
- Asli müdahil
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- G.karar yazım tarihi
- 01/12/2025
Karar Metni
1.213 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Asli Müdahil vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Asli müdahil ....Bankası Anonim Şirketi vekili dilekçesinde özetle; ... ili, ... İlçesi , ... Mah. , ... ada ... parselde kayıtlı ofis ve işyeri vasıflı taşınmaz üzerinde müvekkili Bankanın ipoteği bulunduğunu, anılan taşınmazın ...
İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine konu edilldiğini; ancak dava kapsamında tesis edilen tedbirler sebebi ile icra yoluyla satışa çıkarılamadığını, davacı adına kayıtlı ... ,... ,... ,... plakalı araçlara ilişkin de ...
İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibinin devam ettiğini ancak verilen tedbir kararları neticesinde araç üzerine yakalama konulamadığını, anılan araçların davacı adına kayıtlı olmasının ve kaydında rehin bulunmasının;
söz konusu aracın konkordato müessesesinin sağladığı güvenceden yararlanması için için yeterli bir hukuki gerekçe bulunduğunu göstermediğini, anılan taşınmazın ve araçların satışının içinde bulundukları ekonomik konjonktürde nakit sıkışıklığı içerisinde olduğu iddiasıyla konkordato başvurusunda bulunan davacıya ilave bir nakit kaynakta yaratma potansiyeli arz ettiğini beyan ederek müvekkili Banka'ya ipotekli ... ili, ... İlçesi , ...
Mah, ... ada ... parselde ... bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz ile ... ,... ,... ,... plakalı araçların icra yolu ile satışlarına izin verilerek bu hususta ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarına müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin 10/10/2024 tarih ve sayısı belirtilen ara kararı ile. "İcra ve İflas Kanunu'nun 295. maddesi uyarınca rehinle temin edilmiş olan alacaklar nedeni ile mühlet sırasında rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabileceği, mühletten önce başlatılan takiplere devam edileceği, ancak bu rehinden dolayı başlatılan takiplerden dolayı muhafaza tedbirlerinin alınamayacağı ve rehinli malın satışının gerçekleştirilemeyeceği düzenlenmiştir.
Davacı .... (...) şirketine ait olan talebe konu olan bağımsız bölümün asli müdahil ...Bankası A.Ş. lehine ipotek olarak verilmiş, borcun kaynağı ise şirketin kullanmış olduğu kredi borcudur. Davacı Şirket ön projesinde gayrimenkuller ve taşıtların borç takasında bulunabileceği ifade edilerek konkordato kaynakları arasında gösterilmiştir. Asli müdahil ... Bankası A.Ş bağımsız bölüm ve araçların icraen satışını talep etmiştir.
Yukarıda da ifade edildiği üzere İcra ve İflas Kanunu'nun 295. maddesi uyarınca rehinli malın icraen satışı gerçekleştirilemeyeceğinden Asli müdahil ...Bankası Anonim Şirketi vekilinin ... ili, ... İlçesi , ... Mah, ... ada ... parselde ... bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz ile ..., ..., ..., ... plakalı araçların icraen satışına izin verilmesi talebinin reddine" dair karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin 22/11/2024 tarih ve sayısı belirtilen ara kararı ile; "Mahkememizce verilen 10/10/2024 tarihli ara kararın Asli Müdahil ...Bankası A.Ş. vekili Av....'ye 19/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, asli müdahil vekilinin istinaf dilekçesinin 19/11/2024 tarihinde mahkememize gönderildiği, asli müdahil vekilinin Mahkememizce verilen ara kararının süresinde istinaf etmediği ve ayrıca Mahkememiz tarafından 10/10/2024 tarihinde verilen ara kararın kesin olarak verildiği görüldüğünden bu nedenle Asli Müdahil ... Bankası A.Ş. vekili Av....'nün istinaf başvurusunun reddine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran asli müdahil istinaf başvuru dilekçesinde; davacı adına kayıtlı ... ili ... ilçesi ... Mah ... ada .... parsel zemin kat ... bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz üzerinde müvekkil Banka ipoteğinin bulunduğunu, söz konusu taşınmaz davacıların ticari faaliyetine özgülenmiş veyahut davacıların ticari faaliyete herhangi bir katkısı olan bir taşınmaz olmadığını, ayrıca işbu istinaf başvurusuna konu 28.10.2024 tarihli Mahkeme kararı kesin olarak verilmiş olup, mahiyeti ve niteliği gereği söz konusu kararın kesin olarak verilmesinin de hukuka ve kanuna aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İstinaf yoluna başvuran asli müdahil istinaf başvurusunun reddine ilişkin ara karara karşı istinaf başvuru dilekçesinde; ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasından 19.11.2024 tarihli istinaf başvurularının reddine karar verilen 22.11.2024 tarihli ek karara karşı istinaf başvurularının kabulü ile Yerel Mahkemenin 10.10.2024 ve 28.10.2024 (talebimizin reddine hakkındaki ara karara itirazın reddi hakkındaki) tarihli kararlarının ortadan kaldırılmasına ve 20.09.2024 tarihli talep dilekçesinde belirttikleri satış izinlerinin verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca açılmış konkordato yargılamasında verilen 10/10/2024 tarihli ara karara yöneliktir.
Mahkemece 22/11/2024 tarihli ara kararla istinaf başvurusu süresinde olmadığından ve kararın kesin olmasından bahisle istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, banka tarafından istinaf başvurusunun reddi kararına karşı da istinaf yoluna başvurulduğu, dairemizin ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla dairemizin yetkisizliğine karar verildiği, dosyanın yetki uyuşmazlığı sonucu Yargıtaya gönderilmesi üzerine Yargıtay 5 Hukuk Dairesinin 2025/4526 Esas, 2025/7927 Karar sayılı ilamıyla dairemizin yetkili olduğunun belirlenmesi üzerine dosyanın yapılan incelemesinde;
HMK'nun, "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/(1). maddesi, "İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmünü,
İİK'nun 7101 Sayılı Yasa ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.
...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." hükmünü içermektedir.
Pozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir.
Buna göre, 6100 sayılı HMK'nun 12/01/2011 tarihinde kabul edildiği ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği; 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise 28/02/2018 tarihinde kabul edilerek 15/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.
Bu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerle ilgili kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.
Gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki tedbirlere yönelik kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 6 . HD. 2024/3146 Esas - 2024/4044 Karar, 2024/2558 Esas - 2024/3133 Karar sayılı ilamları)
Bu nedenle istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1635, K. 2025/1943, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama