KÜNYE
T.C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2024
- T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/2263 - 2024/346
- Dosya no
- 2024/2263
- Karar no
- 2024/346
- İncelenen kararın mahkemesi
- DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Davanın konusu
- Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle
Karar Metni
1.188 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Hasımsız olarak görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı .… Ltd.Şti’den aldığı ....Bankasına ait, keşidecisi ... olan .... keşide tarihli....TL bedelli.. nolu çeki, dava dışı başka bir şirkete ciroladığını, dava dışı hamil tarafından çekin bankaya ibrazı üzerine, imza uyuşmazlığı sebebiyle muhatap banka tarafından ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin ciro silsilesi içerisinde kendisinden sonra gelen cirantaya çekin ödemesini yaparak çek aslını teslim aldığını, çek aslının geri gelmesi ile müvekkili şirketin yeniden hamil olduğunu, çek aslının önceki cirantaya ödeme nedeniyle teslim edilecekken, çek aslının müvekkili şirket yetkilisinin cebinde yıkanarak zayi olduğunu belirterek çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: . Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; çek fotokopisi ve sunulan belgelere göre, talep edenin ciranta olduğu, iptal davası açma hakkının hamile ait olduğu, talep edenin yetkili hamil olduğunu ispat edemediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; gerekçeli kararın dava dilekçesinin özet kısmında yazılı olan çekler ile müvekkilinin herhangi bir ilişkisi bulunmadığını, dava konusu çekin dava dışı bir şirketten ciro yoluyla devralındığını, müvekkili davaya konu çeki devraldıktan sonra yine ciro yoluyla dava dışı başka bir şirkete ticari ilişkisi gereği devrettiğini, dava dışı hamil tarafından çekin bankaya ibrazı üzerine,
imza uyuşmazlığı sebebiyle muhatap banka tarafından ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin ciro silsilesi içerisinde kendisinden sonra gelen cirantaya çekin ödemesini yaparak çek aslını teslim aldığını, çek aslının geri gelmesi ile müvekkili şirketin yeniden hamil olduğunu, sonra gelen cirantaların cirolarını iptal ettiklerini, müvekkilinden önce gelen cirantanın da çekten doğan borcunu, banka havalesi ile ödediğini ve müvekkilinin davaya konu çeke ilişkin olarak herhangi bir borcu ve alacağı kalmadığını, çek aslının önceki cirantaya teslim edilecekken,
çek aslının müvekkili şirket yetkilisinin cebinde yıkanarak zayi olduğunu, müvekkilinin yetkili hamil olduğunun sunulan delillerden açık olduğunu, mahkemenin araştırma yapmadan red kararı verdiğini beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;
Dava, 6102 sayılı TTK m. 818(1)-s atfıyla aynı Kanun'un m. 757(1) hükmü gereğince iradesi dışında kambiyo senedi elinden çıkan kişi tarafından açılan zayi nedeniyle çek iptali talebine ilişkindir. İstinaf konusu uyuşmazlık ise, somut olayda davacının yetkili hamil olup olmadığı ve çek iptali şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
Kıymetli evrakın iptali, kıymetli evraka ilişkin “umumi hükümler” arasında TTK m. 651 ve 652’de genel bir şekilde düzenlenmiş, ayrıca nama (TTK m. 657) ve hâmiline senetlerin iptali hakkında (TTK m. 661-668) özel hükümler öngörülmüştür. TTK’da emre yazılı senetlerin iptaline dair ayrık hükümler bulunmamaktadır. Bunun yerine poliçenin iptali için özel bir düzenleme (TTK m. 757-765) getirilerek bu hükümlerin TTK m. 778/1-ı yollamasıyla bonolar bakımından, 818/1-s yollamasıyla çekler bakımından da uygulanacağı öngörülmüştür.
6102 sayılı TTK'nın m. 818(1)-s hükmü delaletiyle çekler hakkında da uygulanması gereken TTK'nın m. 757 hükmüne göre çek iptali davası, çeki elinden iradesi dışında çıkan hâmil tarafından açılabilir.
6100 Sayılı TTK'nın 651/2. maddesinde kıymetli evrakın zayi olduğu hallerde senet üzerinde hak sahibi olan kişinin senedin iptaline karar verilmesini isteyebileceği açıkça düzenlenmiştir. Kanun düzenlemeye göre eldeki davayı açabilmek için senet üzerinde hak sahibi olmak yeterli görülmüştür.
Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteyebilmek için iptal talebinde bulunanın yetkili hamil olması ve senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesi gerekir. 6102 sayılı TTK’nun 790. maddesi gereğince cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı öngörülmüştür.
Yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818/1-s maddesindeki atıf uyarınca aynı Kanunun 757 ve devamı maddelerine göre iptale ilişkin istemde bulunma hakkının iradesi dışında çek elinden çıkan hamile ait bulunduğu, somut olayda dava dilekçesi ekindeki iptali istenen çek suretinin ve ciro silsilesinin tetkikinde, davacı şirketin hamil konumunda olabileceği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, TTK'nın 818/1-s maddesi uyarınca uygulanması gerekli TTK'nın 759/2. ve 760. maddeleri hükmü de gözetilerek, somut uyuşmazlık yönünden sunulan mevcut delillerin yeterli sayılması, davacının yetkili hamil olduğu ve aktif dava ehliyetinin bulunduğu, böylece TTK.nın 757 vd. maddelerinde öngörülen işbu davayı açmasında yasal bir engelin bulunmadığı ve hukuki yararının varlığı kabul edilmelidir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2012/9229 E., 2013/7541 K. Ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/9208 E., 2016/3985 K. sayılı kararları)
Ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818/1-s maddesindeki atıf uyarınca aynı Kanunun 757 ve devamı maddelerine göre, çek iptali davasının "irade dışında çekin elden çıkması" durumunda açılabileceği, somut olayda, çekin irade dışında elden çıkma durumunun olmadığı, çamaşır makinesinde yıkanmak suretiyle parçalara ayrılmakla birlikte çekin davacının halen yedinde bulunduğu, ayrıca, davacı şirket temsilcisinin ve davacı şirketin basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün olduğu düşünüldüğünde, çeki koruma yükümlülüğünün o değerde artacağı düşünülerek,
basiretli tacirin çek gibi önemli bir kambiyo senedini elbise cebinde unutarak yıkaması ve sonucunda çekin tahrif olmasının sonuçlarına katlanması gerekmektedir.
Bu sebeple, işbu davada mahkemece toplanacak bir delil de bulunmadığı dikkate alınarak davanın bu gerekçeler ile reddine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden ilk derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın anlatılan gerekçeler ile reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin sair istinaf sebepleri yerinde görülmemekle birlikte ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK m. 355 hükmü uyarınca yukarıda anılan gerekçelerle kamu düzeni ilkesi yönünden davacı vekilinin istinafına atfen kaldırılmasına, toplanan delillere göre yeniden yargılama yapılmasına da gerek görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 hükmü uyarınca yeniden esas hakkında davanın yukarıda açıklanan gerekçeler ile reddine dair hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2263, K. 2024/346, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama