İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/651 K.2026/82

Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi…

Esas2023/651Karar2026/82Tarih15 Ocak 2026Okuma10 dk · 2.084 kelime

KÜNYE

T.C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Ocak 2026
T.C. DİYARBAKIR BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/651 - 2026/82
Dosya no
2023/651
Karar no
2026/82
İncelenen kararın
—
Mahkemesi
DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davanın konusu
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
15/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.084 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından malzeme siparişi verildiğini, siparişe konu edilen ürünlerin büyük bir kısmının teslim edilmediğini, müvekkili şirkete teslim edilen malzemelerin sadece ekte sunulan "...." başlıklı 29/01/2020 tarihli belgede belirtilen malzemeler olduğunu, müvekkili şirketin sipariş edilen malzemelerin kendisine gönderileceği düşüncesiyle davalı şirkete ekte sunulan birden fazla çek ve senedi teslim ettiğini, ayrıca pos cihazından da nakit para ödemesi yaptığını, davalıya verilen çek ve senet ile nakit yapılan ödemelerin toplamının,

kendisine teslim edilen malzeme bedelinden kat kat fazla olduğunu, müvekkilinin davalı şirketten teslim edilmeyen malzemelerin gönderilmesini aksi halde yaptıkları fazla tahsilatın kendisine iadesini talep etmesine rağmen davalı şirketin bunu kabul etmeyerek müvekkilini mağdur ettiğini ileri sürerek; davanın kabulüne, Diyarbakır İcra Müdürlüğünün 2021/17785 E. sayılı icra takip dosyası nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine,..... plakalı araç üzerindeki yakalama şerhinin kaldırılmasına ve satışın durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, icra takibe dayanak teşkil eden faturadaki ürünlerin tamamının davacıya teslim edilip edilmediği, davacı tarafından fatura da yazılı bedelden daha fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının faturadan kaynaklı borçlu olup olmadığına ilişkin olduğu, faturaya konu malların davalının ticari defterlerine işlenip işlenmediğine ilişkin talimat yoluyla bilirkişi raporu alınmasına yönelik ara karar kurulduğu,

ara karar gereği ikmal edilemeden davacı vekilinin 25/11/2022 tarihli celsedeki imzalı beyanında, takibe ve davaya konu edilen faturanın müvekkilinin ticari defterlerine işlendiğini, ancak fatura içeriğindeki kadar mal teslim edilmediğini, sadece 29/01/2020 tarihli belgede belirtilen ürünlerin teslim edildiğini, ürünlerin teslim edildiğine ilişkin ispat yükünün davalıda olduğunu, davalının da teslimi ispat edemediğini, dosyada tahkikatı gerektirir bir durum kalmadığını, mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılarak karar verilmesini istediği,

davacı vekilinin bu beyanı karşısında, tarafların ticari defterleri incelenmeksizin değerlendirme yapılarak sonuca gidildiği, taraflar arasındaki ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklandığı, bu hususta bir ihtilaf olmadığı, kural olarak faturaya konu malın teslimine ilişkin ispat yükünün davalı satıcıda, bedelinin ödendiğine ilişkin ispat yükünün ise davacı alıcıda olduğu,

ne var ki, davacı vekilinin faturanın müvekkilinin ticari defterlerine işlendiğini beyan ettiği, 6102 sayılı TTK'nun 21/2. maddesine göre bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayıldığı, davacının fatura içeriğine itiraz etmediği ve ticari defterlerine işlediği, bu durumda, fatura içeriğinin kesinleşmiş olduğu, faturada yazılı miktarda ürünün teslim edilmediğinin ispat yükünün davacıda olduğu, davacı tarafından bu hususun ispatına yönelik dosyaya herhangi bir yazılı delil sunulmadığı,

öte yandan, davacı tarafından sipariş edilen malların karşılığı ödeme yapıldığı ileri sürülerek birden çok çek ve senet örneği ile pos cihazından yapılan ödemelere dair belge sunulmuş ise de, sadece ilgili ödeme belgelerinin incelenmesinden, yapılan ödemelerin takibe dayanak teşkil eden fatura karşılığı yapıldığının anlaşılamadığı, davacı tarafın dosyadaki mevcut delil durumu itibarıyla bu yöne ilişkin de iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili.

İlk Derece Mahkemesince verilen kararın eksik inceleme ürünü olduğunu, hem usul hem de esas bakımından hukuka aykırı olduğunu, icraya konu faturanın dayanağı olan malların müvekkili tarafından teslim alınmadığını, sadece cüzi bir kısmının teslim alındığını, davalı tarafın faturaya konu malları müvekkile teslim ettiğini yazılı belge ile ispat etmemesine rağmen, İlk Derece Mahkemesince bunun tam aksine hukuka aykırı bir şekilde davanın reddine karar verildiğini, ayrıca faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olmasının malların teslim edildiğine dair karine teşkil etmeyeceğini,

bu hususta da İlk Derece Mahkemesince yanlış değerlendirme yapıldığını belirterek verilen kararının kaldırılmasına ve esastan davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ("İİK") m. 72 hükmü uyarınca icra takibinden sonra açılan menfî tespit istemine ilişkindir.

Uyuşmazlık, Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün 2021/17785 E. sayılı icra takibi ve takibin dayanağı olan faturadan dolayı davacının borçlu olup olmadığı ve eldeki menfî tespit davasında ispat yükünün hangi tarafta olduğu hususlarında toplanmaktadır.

Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün 2021/17785 E. sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davalı/takip alacaklısı . ... Ltd. Şti. tarafından davacı/takip borçlusu . ... Ltd. Şti. aleyhine 75.000,00 TL asıl alacak 4.906,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 79.906,25 TL üzerinden 25/02/2021 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borcun sebebinin "..... nolu faturadan kaynaklanan alacak 211.879,94 TL" olarak belirtildiği, ödeme emrinin davacı/takip borçlusuna 01/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfî (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346). Menfî tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir.

Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle, kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).

Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer.

Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190. 4721 sayılı TMK m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, El Kitabı, s. 370 ilâ 372).

Diğer bir ifadeyle ispat yüküne ilişkin genel kural, menfi tespit davaları için de geçerli olup menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.

Bu ilkeler doğrultusunda somut olayın değerlendirilmesinde; eldeki menfi tespit davasında kural olarak ispat yükü davalı alacaklıda olup, davalı taraf faturadan kaynaklanan alacağını ispat etmek zorundadır. Ne var ki, davacı vekili 25/11/2022 tarihli duruşmada "Müvekkilin beyanlarına göre takibe ve davaya konu edilen fatura müvekkilin ticari defterlerine işlenmiştir" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Borçlunun, alacaklı tarafından icra takibine dayanak yapılan faturayı ticari defterlerine kaydetmesi durumunda, faturaya konu malların borçluya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacağı gözetildiğinde, karinenin aksini ispat külfeti borçludadır (Yargıtay 11. HD'nin 10/09/2024 tarih ve 2023/4573 E., 2024/6202 K. sayılı kararı).

Somut olayda da, davanın menfi tespit niteliğine göre, davacı vekilinin takibe ve davaya konu edilen faturanın müvekkilinin ticari defterlerine işlendiğini beyan ettiğine göre, davalı alacaklı lehine malların borçluya teslim edildiğine dair karine oluşmuştur. Bu karinenin aksini ispat yükü davacı üzerindedir.

Öte yandan; 6100 sayılı HMK'nun ''Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması'' başlıklı 222. maddesi:

"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.

6100 sayılı HMK m. 222(1) hükmü uyarınca; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Somut olayda, dosya kapsamına göre; davacı ve davalı tarafın limited şirket olması hasebiyle 6102 sayılı TTK m. 124(1) hükmü uyarınca tüzel kişi tacir olduğu ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili olması nedeniyle nispî ticarî dava olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu durumda tarafların ticari defterleri Mahkemece de resen incelenerek sonuca gidilmesi mümkün olduğu gibi, davacı taraf da dava dilekçesinde ticari defter kayıtlarına ve bilirkişi incelemesine dayanmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, 03/06/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında ticari defterlerin incelenmesi yönünde ara kararı oluşturulmuş, ancak daha sonra bu ara kararından vazgeçildiğine dair başka bir ara kararı bulunmamasına rağmen, 25/11/2022 tarihli duruşmada tahkikatın bittiğinden bahisle yargılama hitama erdirilmiştir.

Bu itibarla, tarafların ticari defterleri incelenmeden sonuca gidilmesi hatalı olduğu gibi, 03/06/2022 tarihli duruşmadaki ara kararında delil avansının nereye yatırılacağına ilişkin bir açıklamada bulunulmadığından, kesin sürenin hukuki sonuçlarını doğurur mahiyette usulüne uygun olarak verilmiş bir süreden ve ara karardan da bahsedilemeyecektir (Yargıtay HGK'nun 2013/10-1489 E., 2014/428 K. sayılı. 12. HD’nin 13/02/2023 tarih, 2022/13011 E., 2023/790 K. sayılı.

10/11/2022 tarih, 2022/5111 E., 2022/11889 K. sayılı vb. kararları).

O hâlde, İlk Derece Mahkemesince, menfi tespit davalarında genel kural uyarınca ispat yükü davalı alacaklıda ise de, davacı vekilinin duruşmadaki takibe ve davaya konu edilen faturanın müvekkilinin ticari defterlerine işlendiği yönündeki beyanı ile davalı alacaklı lehine malların borçluya teslim edildiğine dair karine oluştuğu, bu durumda ispat yükünü davacının üzerine aldığı göz önünde bulundurularak, davacı tarafa bu konudaki ispat vasıtalarını (delillerini) sunması için süre ve imkân tanınması,

ayrıca 6100 sayılı HMK 222. maddesindeki düzenleme uyarınca mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden karar verebileceği gibi davacının da ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması yönünde talebi bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesi tarafların ticari defterlerinin dosyaya ibrazı için usulüne uygun ve yasal sonuçlarınının ihtar edildiği kesin süre vermeli, tarafları ticari defterlerini dosyaya ibraz etmesi halinde,

ayrı ayrı davacı ve davalı defterleri üzerinde mali müşavir ve ticaret hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı hesap bilirkişisinden oluşan heyet tarafından bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle, hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yanılgılı gerekçe ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

Yukarıda anılan gerekçelerle, 7251 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 353 maddesi gereğince, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılması sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,

2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıya İADESİNE,

4-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan diğer istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince hükümle birlikte DEĞERLENDİRİLMESİNE,

5-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a ve 362(1)-g hükümleri gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2026

Bu evrak 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/651, K. 2026/82, 15 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/651
Karar No
2026/82
Tarih
15 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/654 K.2026/40
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/655 K.2026/98
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/655 K.2026/99
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/656 K.2026/105
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/658 K.2026/11
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/658 K.2026/107

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.