İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/2143 K.2024/1959

Taraflar arasında görülen menfi tespit davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

Esas2022/2143Karar2024/1959Tarih27 Aralık 2024Okuma9 dk · 1.891 kelime

KÜNYE

T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Aralık 2024
Dosya no
2022/2143
Karar no
2024/1959
İncelenen kararın mahkemesi
ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/09/2022 (Karar
Numarası
2018/249 Esas, 2022/499 Karar
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.891 kelime·9 dk okuma·7 bölüm

Taraflar arasında görülen menfi tespit davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.

16/05/2008 günü sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç Amasya ... yolunun 45 + 450 km yönünde gitmekte iken, direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sol tarafında bulunan köprü korkuluklarına çarparak ırmağa düşmesi sonucu ... ve ...'ın vefat ettiğini, ... ve ...'ın yaralandığını, kaza nedeniyle Amasya Ağır Ceza Mahkemesinde kovuşturma yapıldığını, kaza nedeniyle davacıların yaralandıklarını, hastanelerde tedavi gördüklerini, kazada vefat eden ...'ın 1945 doğumlu olup, geride destekten yoksun bıraktığı engelli çocuğu ..., öğrenci olarak okula devam eden ve kazada yaralanan ..., kazada yaralanan ve öğrenci olan kızı ...,

kazada yaralanan ve öğrenci olan kızı ... ve eşi ...'ı bıraktığını, kaza nedeniyle sigorta şirketine müracaatta bulunduklarını, çocukların tedavi ve yaralanmalarına ilişkin taleplerinin reddedildiğini ancak anne ...'ın ölümünden dolayı kısmi bir ödeme yapıldığını, yaralanma ve maluliyete ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, kızı ...'ın kaza nedeniyle ağır yaralandığını, kaza sonrası okulu bırakmak zorunda kaldığını,

ruh sağlığının da bozulması nedeniyle ağır engelli olduğunu beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile ölen için yapılan cenaze ve defin giderleri ile dinsel yükümlülükler için yapılan masraflar olmak üzere şimdilik davacıların tamamı lehine ayrı ayrı olmak üzere 500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işletilecek yasal reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, müvekkillerinin yaralanmasından dolayı ... ve ...için ayrı ayrı olmak üzere 500,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini,

davacıların tamamı lehine 500,00-TL cenaze ve dinsel tören giderlerinin olay tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kaza sonucu sakatlanan ve ömür boyu bakıma muhtaç hale gelen ... için tedavi ve bakıcı giderleri için 500,00-TL'nin olay tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini, davadan önce müvekkili şirket tarafından ...'ın vefatı sebebiyle ...'a 13.417,00-TL tazminat, ...'a 3.780,00-TL tazminat ödendiğini, bu nedenle davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "...Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talepleri için aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir.

Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusur raporu ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacılardan ... yönünden davanın kısmen kabulü ile, 1.477,22-TL geçici iş göremezlik tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren sekiz günlük yasal sürenin sonu olan 19/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacılardan ... yönünden davanın kısmen kabulü ile,

496,54-TL destekten yoksun kalma tazminatının davacının sigorta şirketine başvurusunun olmaması ve kaza tarihi itibariyle başvurunun dava şartı olmaması nedeniyle dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacılardan ... yönünden davanın kısmen kabulü ile, 2.358,85-TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 112,36 TL geçici iş göremezlik tazminatının davacının sigorta şirketine başvurusunun olmaması ve kaza tarihi itibariyle başvurunun dava şartı olmaması nedeniyle dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

davacılardan ... yönünden davanın kabulü ile, 55.925,62-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 45.659,64-TL iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 101.585,26-TL'nin (sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde) sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren sekiz günlük yasal sürenin sonu olan 19/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'ın talepleri yönünden kazanın oluşunda davacının tam kusurlu olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-Davacı ...'ın davanın kısmen kabulü ile, 1.477,22-TL geçici iş göremezlik tazminatının 19/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, sair hususların reddine,

Davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile, 496,54-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,

Davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile, 2.358,85-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 112,36-TL geçici iş göremezlik tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,

Davacı ...'ın davasının kabulü ile, 55.925,62-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 45.659,64-TL iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 101.585,26-TL'nin (sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde) 19/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,

Davacı ...'ın davasının reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin maluliyetlerine ilişkin yapılan hesaplamanın yeterli olmadığını, gerçek zararlarının tespit edilemediğini, davacıların hem maluliyetlerinden kaynaklı hem de destekten yoksun kalmalarından kaynaklı hak ettikleri tazminat miktarlarının daha yüksek olduğunu, davacıların kendilerini vekille temsil ettiğinden bahisle tek vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak işbu davada birden fazla davacı olduğunu, her bir davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığını, uzamış ceza zamanaşımı süresinin de geçmiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, dava açılmadan önce şirkete yazılı başvuru ile talepte bulunulması,

başvurudan itibaren 15 gün içinde bu isteğe cevap verilmemesi veya cevabın talebi karşılamaması halinde dava açılması gerekirken davacılar ... ve ... tarafından davadan önce müvekkili şirkete sakatlanma talepleri ile ilgili başvuru yapılmadığını, sigorta şirketinin poliçe kapsamında davacının tedavi giderleri kapsamında sayılan geçici iş göremezliğe ilişkin tazminat talebi ile sair tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, hesaplamada PMF yaşam tablosunun esas alınması ve 1.8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu,

sigortalı araç ticari araç olmadığından yasal faize hükmedilebileceğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın müvekkili sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE

Dava; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacılar yakınının ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma ve aynı kaza nedeniyle yaralanma nedeniyle uğranılan cismani zararın tahsili istemine bağlı maddi tazminat davasıdır.

İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;

1-)6100 Sayılı HMK'nın 297/2 maddesinde "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemenin de gereği olarak mahkemece verilen hükmün, infazda tereddüt yaratmayacak mahiyette olması gerekmektedir.

Davacılar, davalı ... Sigorta A.Ş'ye ZMSS poliçesi gereği zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle husumet yöneltmiştir. Mahkeme tarafından, davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı biçimde zarardan sorumlu olduğu hükümde belirtilmiş olmakla birlikte, her bir davacı yönünden tahsiline hükmedilen miktar itibariyle belirlenen tazminat bedelleri toplamının ZMSS kapsamında bakiye poliçe teminat limiti dahilinde kalıp kalmadığının belirtilmediği, davalının sorumlu poliçe limitinin hükümde açıkça gösterilmediği görülmektedir.

Ayrıca aktüer bilirkişi raporunda kaza tarihi olan 16.05.2008 tarihi itibariyle ZMMS limitinin sakatlanma ve ölüm için kişi başı 100.000,00 TL ve kaza başına 500.000,00 TL olduğu ifade edilmekle birlikte poliçe örneğine bakıldığında sakatlanma ve ölüm kişi başına 80.000,00 TL, kaza başına 800.000,00 TL şeklinde yazılı olduğundan mevcut çelişkinin hangi husustan kaynaklandığının araştırılmadığı, tazminat hesabında yazılı olduğu üzere miktarlar arasında çelişki bulunduğundan iş bu hususun aydınlatılmayarak tereddüte mahal verildiği görülmektedir. Eksik inceleme dahilinde ve kabule göre ise 6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesine aykırı biçimde ve infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesisi kararın kaldırılmasını gerektirmiştir. (bknz. Yargıtay 17.H.D. 2019/3328 E. 2020/4726 K. Sayılı ilamı)

Davalı sigorta vekilinin poliçe limiti dahilinde tazminat taleplerinin karşılandığı ve sigorta şirketinin sorumluluğu kalmadığına yönelik istinaf itirazının yazılı gerekçe kapsamında bu aşamada incelenmesine yer olmadığı anlaşılmıştır.

2-)Yargılama konusu haksız eylemin suç niteliği taşıdığı anlaşıldığından somut uyuşmazlıkta 2918 sayılı KTK'nın 109/2 maddesinde düzenlenen uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği açıktır.

Dava konusu olayda uygulanacak ceza zamanaşımı süresi ise suçun taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir ya da birden fazla kişinin yaralanmasına ilişkin olması nedeniyle 5127 Sayılı TCK'nın 85/2. ve 66/1-d maddesi gereğince 15 yıl olup meydana gelen olay 16.05.2008 tarihinde gerçekleşmiş, eldeki dava 25.05.2018 tarihinde açılmıştır.

TCK 85/2 de düzenlenen taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına sebep olma suçunun cezası itibari ile ceza davası zamanaşımı süresi TCK.'nun 66/1-d maddesi gereğince 15 yıldır. Davalı (sürücü) ...'a ölenlerden ...'ın annesi, ...'ın ise eşi olması münasebetiyle yargılandığı Amasya Ağır Ceza Mahkemesince ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ihdas edilmiş olmasının zamanaşımı süresine etkisi bulunmamaktadır.

Bu hali ile dava tarihi itibariyle uzamış zamanaşımı süresi olan 15 yıl dolmamış olduğundan davalı sigorta vekilinin zamanaşımın dolduğuna dair istinaf itirazına itibar edilmemiştir.

3-)Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır.

Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. (bknz. Yargıtay 4. H.D.

2022/8910 E. 2024/3799 K. Sayılı ilamı) Hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılarak işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminatın belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Konuyla ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasında uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair alınan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3323 E. 2024/5474 K. Sayılı ilamı da benzer yönde olup yazılı gerekçe kapsamınca davalı vekilinin aksi yöndeki itirazının reddi gerekmiştir.

4-)Davacılar arasında ihtiyati dava arkadaşlığı bulunmasına göre her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş olup, bu yöndeki davacı vekilinin istinaf itirazının kabulü, kararın mahiyetine göre sair yöndeki istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalı sigorta vekilinin istinaf itirazlarının (1.) bentte yazılı sebep dahilinde kısmen kabulü, poliçe limiti dahilinde ödeme yapılıp yapılmadığı yönündeki istinaf itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığı, davacılar vekilinin istinaf itirazlarının (5.) bentte yazılı sebep dahilinde vekalet ücreti yönünden kabulü, sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı sigorta vekilinin istinaf itirazlarının (1.) bentte yazılı sebep dahilinde kısmen kabulü, poliçe limiti dahilinde ödeme yapılıp yapılmadığı yönündeki istinaf itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığı, davacılar vekilinin istinaf itirazlarının (5.) bentte yazılı sebep dahilinde vekalet ücreti yönünden kabulü, sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığının kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran taraflara iadesine,

4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,

5-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,

6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2143, K. 2024/1959, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. Karar
  8. İstinaf Nedenleri
  9. Delillerin Tartışılması, Hukuki Sebep Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2143
Karar No
2024/1959
Tarih
27 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2163 K.2024/1600
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2165 K.2024/1611
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2166 K.2024/1596
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2169 K.2024/1601
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/2178 K.2024/1890
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2178 K.2024/1612

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.