KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- Dosya no
- 2022/553
- Karar no
- 2024/391
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/12/2021 (Karar
- Numarası
- 2016/338 Esas, 2021/478 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.663 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, 08/10/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ve yine davalı ... İnşaat Tic. San. Ltd.
Şti'nin maliki olduğu.... plakalı aracın müvekkiline arkadan çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin sağ el baş parmağının çıktığını, sol bacak ayak bilek kısmından kırılarak ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin meydana gelen trafik kazası neticesinde hastanede yatmak zorunda kaldığını, kaza sonrası yaklaşık beş ay evde yaşamak zorunda kaldığını, müvekkilinin hale yürüyemediğini, sürekli ayağından ameliyat edilerek platinler takıldığını, kaza sebebiyle bir ömür aksayarak hayatını idame ettirmek zorunda kalacağını,
kazanın oluşmasına ve müvekkilinin zarar görmesine neden olan.... plakalı araç, ...poliçe numarası ile davalı şirket tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigortası yapıldığını, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu nedeniyle kaza ve yaralanmadan kaynaklı zararların tazmini için sorumlu olduğunu, yine haksız fiili gerçekleştiren davalı araç sürücüsü ... haksız fiilden sorumlu iken, ... İnş. Tic. San. Ltd.
Şti.ise araç sahibi olarak 2098 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85.maddesi ile sorumlu olduğunu, dava sonuçlanıncaya ve karar kesinleşinceye kadar tazminat alacaklarının karşılıksız kalmaması bakımından.... plakalı araca teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydı ile davanın kabulüne, maddi tazminat için şimdilik 1.000,00-TL cismani zararın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
manevi tazminat olan 30.000,00-TL'nin ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Sigorta Şirketi hariç) ... ve ... İnşaat Ticaret Sanayi Limited Şirketinden müşterek ve müteselsilsen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... İnşaat Ticaret Sanayi Limited Şirketi adına şirket müdürü, 08/10/2015 tarihinde şirketleri adına kayıtlı bulunan ... yönetimindeki.... plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazasında tutulan trafik kazası tespit tutanağında yayalar kural ihlali ettiğinden kazada asli kusurlu oldukları maliki oldukları.... plakalı aracı kullanan ...'ın ise kazada tali kusurlu olduğunun tutulan tutanakta açıkça belirtildiğinin, bu nedenle davacının açmış olduğu tazminat davasının haksız ve yersiz olduğundan davanın reddine, araç üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasını istemiştir.
Davalı ... Genel Sigorta Anonim Şirketi vekili, trafik kazasına karıştığını belirttiği.... plakalı araç, 06/06/2015 başlangıç - 06/06/2016 bitiş tarihleri arasında geçerli olmak üzere ...nolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile maluliyet halinde kaza tarihi itibariyle şahıs başına azami 290.000,00-TL poliçe limiti ile ...
İnşaat Ticaret Sanayi Limited Şirketi adına müvekkil sigorta şirketine sigortalı olduğunu, davalı müvekkil sigorta şirketinin dava konusu talep ile sorumlu olduğu düşünülse bile, davalı müvekkil sigorta şirketinin iş bu sorumluluğu Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1 ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1.maddesinden doğan kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, davadan önce davacılar tarafından müvekkil sigorta şirketine yapılmış herhangi bir müracaatta bulunmadıklarını, bu nedenle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince, " Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda, davacının maluliyeti kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'e göre düzenlenen adli tıp kurumu raporu ile tespit edilmiştir.
Tarafların kusuru durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede ise, ceza dosyasında yaptırılan tespitler ve dava konusu kazanın görüntülerinin bulunduğu kamera görüntüleri ile kaza tespit tutanağı incelenerek düzenlenen kusur raporuna göre davacının kusuru mahsup edilmiş, davacının 16/03/2021 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak,
07/10/2020 tarihli hesap bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulü ile 11.283,18-TL geçici iş göremezlik, 68.140,69-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 79.423,87-TL'nin dava tarihinden itibarin işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacının manevi tazminat talebi yönünden ise;
davacının maluliyeti, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile kusur oranları dikkate alınarak davacıda meydana gelen elem ve manevi zarara göre mahkemece edinilen kanaate göre davanın kısmen kabulü ile 20.000,00-TL kaza tarihinden itibarin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... ve davalı ... İnşaat .... Ltd.
Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle " 1-Maddi tazminat yönünden; davanın kabulü ile 11.283,18-TL geçici iş göremezlik, 68.140,69-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 79.423,87-TL'nin dava tarihinden itibarin işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 2-Manevi tazminat yönünden; davanın kısmen kabulü ile 20.000,00-TL kaza tarihinden itibarin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... ve davalı ...
İnş.Taah.Isıtma Sistemleri Makina Müh. Metal Ür. .... Tic. San. Ltd. Şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Manevi tazminatın davalılar .... ve davalı ... İnş.Taah.Isıtma Sistemleri Makina Müh. Metal Ür. .... Tic. San. Ltd. Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde.
ATK raporunda müvekkilinin meslekte kazanma gücü kaybı oranının %12, tüm vücut engellilik oranının ise %8 olarak belirlendiğini, aktüerya hesaplamasında meslekte kazanma gücü kaybı oranı %12'ye göre hesaplama yapılması ve TRH 2010 yaşam tablosundaki veriler kullanılarak yapılması gerekirken vücut engellilik oranı %8 üzerinden mahkemece gerekçe gösterilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, engellilik oranı esas alınarak hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, fazlaya ilişkin haklar mahkemece saklı tutulmadığından bakiye tazminat yönünden açılacak olan ek dava hakkının sınırlandırıldığını,
maddi tazminat yönünden istinaf etme zorunluluğunun hasıl olduğunu savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu uğranılan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine yöneliktir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacı vekilinin dava dilekçesinde 08/10/2015 tarihinde yaya olan davacıya davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, diğer davalıların işleteni ve sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını bu nedenle uğranılan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ile manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiği, davalılar vekillerinin davanın reddini istediği,
mahkemece yapılan yargılama toplanan deliller ve davacının maluliyet oranına yönelik olarak Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen bilirkişi raporu benimsenerek hazırlanan aktüer raporunda belirtilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, davacı vekili tarafından davacının maluliyetine yönelik bilirkişi raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiği ileri sürülerek istinafa başvurulduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, maluliyet raporlarının düzenlenmesine esas alınacak yönetmelik noktasında toplanmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun cismani zarar nedeniyle talep edilebilecek zararlar 54. maddede;"1. Tedavi giderleri., 2. Kazanç kaybı.,3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar., 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." şeklinde sayılmış olmasına göre ve uygulanan Yönetmelik ve bu yönetmelik ekindeki değerlendirme kriterlerine göre kişinin meslekte kazanma gücü kaybı ile tüm vücut engellilik oranının farklı oranlarda olması ve Kanunun amacının çalışma gücü kaybına yönelik bir tazminat hesaplanması olduğu değerlendirildiğinde tüm vücut engellilik oranına göre yapılacak hesaplamanın çalışma gücü kaybını doğru bir şekilde yansıtmayacağı ileri sürülmektedir.
Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.
“Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.
Somut olayda, ATK 2. İhtisas Kurulunun 13/02/2019 tarihli raporunda davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre meslekte kazanma gücünün %12'sini kaybettiği belirtilmiş, yine aynı kurul tarafından 13/05/2019 tarihli raporda davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince kaza tarihi olan 08/10/2015 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre belirlenen maluliyet oranı esas alınarak düzenlenen aktüer raporunda belirtilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle verilen hüküm Dairemizce de uygulana gelen Yargıtay içtihatlarına uygun bulunması nedeniyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Diğer taraftan ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacı vekilinin istinaf itirazları gerekçeye yönelik bulunması ve davanın esas itibariyle belirsiz alacak davası niteliğinde olmasına göre Dairemizce verilen kararın temyizi kabil olduğu değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/553, K. 2024/391, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama