KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2024
- Dosya no
- 2022/663
- Karar no
- 2024/158
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/11/2021 (Karar
- Numarası
- 2019/428 Esas, 2021/415 Karar
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
Karar Metni
2.715 kelime·14 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davalılar vekilinin başvurusuna ilişkin HMK'nın 344. maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına dair 10/03/2022 tarihli ek kararla karar verildiği ve verilen ek kararın kesinleştirildiği, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, müvekkil bankanın ... şubesi ile dava dışı borçlu ... Gıda İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmesine istinaden dava dışı borçluya ticari krediler açıldığını ve kullandırıldığını, davalı ... 23/02/2018 tarihli ve 2.600.000,00 TL bedelli, ... ve ... 07/01/2010 tarihli 750.000,00 TL bedelli, ... ve ...
12/09/2011 tarihli ve 3.000.000,00 TL bedelli Kredi Genel Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalandığından borcun tamamından ve işleyecek temerrüt faizi ve ferilerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kredi kullanan dava dava dışı borçlu ile imzalanan Kredi Genel Sözleşmelerinde yetkili mahkeme ve icra daireleri Erzurum mahkeme ve icra daireleri olarak belirlendiğini, davalıların yetki itirazlarının yerinde olmadığını, dava dışı borçlu ...
Gıda İnş. San. Ve Tic. Ltd.
Şti.'ne ticari krediler tahsis edildiğini, ... risk numarası ile 23/01/2019 tarihinde 60 ay vadeli 1.684.080,98 TL tutarında ticari yapılandırma kredi kullandırıldığını, ancak hiçbir kredi taksiti ödemediğini, ... risk numarası Kredi Mevduat Hesabı (KMH) açılarak kredi kullandırıldığını, ... risk numarası çek karşılıksız kaldığından bahisle yazılmış olan lehtarları bu çekten kaynaklanan banka sorumluluk tutarlarını tahsil ettiklerini, iş bu çek yaprağı için 2.030,00 TL sorumluluk tutarı ödendiğini,
bankadan alınan hesabın kat edildiğini ve kat tarihi itibariyle tespit edilen 1.921.786,98 TL borç bakiyesinin ödenmesi için ihtarnamesi ile dava dışı borçluya ve borçlu kefillere ihtar edildiğini, Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2019/...
Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibine başlandığını, ödeme emrinin tebliğ üzerine davalı borçlular borca itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalılar tarafından mükerrer takip yapıldığı hususundaki itirazları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2019/...
Esas sayılı dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığını, bankaca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranına ve bu oranın %50 sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faziz uygulanmasını ve bu şekilde hesaplanan bu faizi, bu faizin gider vergisini ve diğer ek.entilireni ve bankanın yapacağı her türlü masrafları birlikte ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, temerrüt faizide bu orana % 50'sinin ilavesi suretiyle % 39 olarak tespit edildiğini, davalı borçlunun Erzurum ...
İcra Müdürlüğnünü 2019/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazların iptaline, borç miktarının %39,00 faiz ve ferilerden davalı borçlunun müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, takibin takip talepnamesindeki şartlar dahilinde devamını, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, davalı ... yönünden, müvekkili tarafından asıl borçlu ... Gıda İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti'ye 2010 yılında 750.000,00 TL sınırlı bir kefalet hali muhtemel olsa da müvekkili 04/04/2011 Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği üzere ... Gıda İnş. San. Ve Tic. Ltd.
Şti'deki ortaklığından ayrıldığı ve şirket ile ilişiğini kesmiş bulunduğunu, bu davacı kurum tarafından iddia edildiği nitelikte 2018 yılında 2.600.000,00 TL bedelli yüksek bir tutara sahip kredi sözleşmesine kefil olarak imza alt hali asla söz konusu olmadığını, davalı ... yönünden, müvekkili ... tarafından ... Gıda İnş. San. Ve Tic. Ltd.
Şti.'ye 2011 yılında 3.000.000,00 TL bedelli sınırlı bir kefalet hali muhtemel olsa da müvekkili 19/04/2017 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde de ilan edildiği üzere ... Gıda İnş. San. Ve Tic. Ltd.
Şti'deki ortaklığından ayrıldığını ve şirket ile ilişiğini kesmiş bulunduğunu, 2011 yılında çekilmiş olan bir kredinin aradan geçen 7 yılı aşkın zaman içerisindeki ödenmemiş olması, davacı banka tarafında da bunun talep edilememiş olması ve davacının iddia ettiği üzere 2018 yılında yapılandırma kredisine konu edilmesi hayatın olağan akışına aşkını olduğunu, bu hususta 2011 yılı davacı tarafından dava konusu edilen kredi sözleşmesinin tarihi olan 23/02/2018 yılları arasındaki kredi ödeme ve hesap işlemlerini bankacılık hukuk alanında uzman bir hesap bilirkişisi tarafında incelenmesi gerektiğini, davalı ... yönünden,
her ne kadar davacı müvekkili tarafından ... Gıda İnş. San. Ve Tic. Ltd.
Şti.'ye 23/02/2018 tarihli 2.600.000,00 TL bedelli ticari yapılandırma kredisine kefalet halinin varlığı iddia edilse de köz konusu kredi sözleşmesi üzerinde müvekkilinin el yazısı ile yazılmış olan azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefalet ibaresi bulunmadığını, müvekkili ... tarafından verilen iş bu kefalet hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle kendiliğinden ortadan kalktığını ve davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından asıl borçlular ... Gıda İnş. San. Ve Tic.
Ltd. Şti. Ve...'ye karşı davacı banka lehine ipotek verilen taşınmazların para çevrilmesi amacıyla Erzurum... İcra Müdürlüğünün 2019/...
Esas sayılı icra takibi başlatıldığını ve söz konusu ipotekli taşınmazların toplam bedelleri davacı tarafından iş bu dava kapsamında talep edilen alacak, faiz ve ferilerin tamamını karşılayacak nitelikte olduğunu, kefalet hak düşürücü süresinin geçmiş olmasını, esasen kredi ve kefalet sözleşmenin usulsüzlüğü ile ticari yapılandırma kredisine dayanılarak takibin usulsüz ve haksız olması nedeni ile haksız açılan davanın reddini, takibin haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında müvekkillerinin her biri için ayrı ayrı takip olacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince, " Tüm dosya kapsamı yapılan yargılama ve toplanan delilere göre; davacının, davacının dava dışı borçlu ile aralarında kredi genel sözleşmesi imzalandığını, davalıların sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi tutarlarını ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazlar üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalıların itirazlarında haksız olduklarını belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Dosyaya celp edilen belgelere göre davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 07/01/2010 tarihli 750.000,00 TL bedelli kredi sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmeye davalılar ... ve ...'nin 750.000,00 TL limitle müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attıkları, dava dışı asıl borçlu ile 12/09/2011 tarihli 3.000,000,00 TL bedelli kredi sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşmeye davalılar ... ve ... ...'nin 3.000,000,00 TL limitle müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attıkları, dava dışı asıl borçlu ile 23/02/2018 tarihli 2.600,000,00 TL bedelli kredi sözleşmesini imzalandığı, bu sözleşmeye davalı ...'nin 2.600.000,00 TL limitle müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı görülmüştür.
Kredi genel sözleşmesi uyarınca kullanılan kredinin ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın 08/08/2019 tarihinde kat edildiği, buna ilişkin ihtarnamenin davalılara tebliğ edildiği ve bir gün içerisinde ödenmesini talep edildiği, ihtarnamenini davalılara 02/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre temerrüt tarihinin 04/09/2019 tarihi olduğu anlaşılmaktadır.
Davalılar icra takibine yönelik itirazlarında icra müdürlüğünün yetkisine itiraz da bulunmuşlardır. Davacı banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan kredi sözleşmelerinde yetkili mahkeme ve icra dairelerinin Erzurum olarak belirlendiği ve bu şekilde yetki sözleşmesinin yapıldığı görülmektedir. Asıl borçlu tarafından kabul edilen yetki sözleşmesine ilişkin bu hüküm müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeleri imzalayan davalılar için de geçerlidir. Bu nedenle davalıların yetki itirazlarının yerinde olmadıkları sonucuna varılmıştır.
Davalılar, dava dışı asıl borçlunun şirket ortağı iken ortaklıktan ayrıldıklarını ve şirket ile ilişiklerinin kalmadığını beyan etmişlerdir. Davalıların şirket ortağı iken dava dışı asıl borçlu şirket tarafından kullanılan krediye müşterek ve müteselsil kefil olmaları, şirket ortaklığından ayrılmaları sonrasında son bulmayacaktır. Zira, davalılar bu kredi sözleşmeleri nedeniyle sorumlulukları sözleşme ayakta kaldığı müddetçe devam edecek olup, davalıların sorumlulukları şirket ortaklığına bağlı değildir. Bu nedenle davalıların beyanlarına itibar etmek mümkün olmamıştır.
Yine davalılar, takibe konu edilen kredi sözleşmesi nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını, mükerrer tahsilat yapılmaya çalışıldığını iddia etmişlerdir. Kredi sözleşmesi uyarınca verilen ipoteğin dava dışı asıl borçlu ve maliki hakkında verildiği, bu nedenle davalı kefillerin önce ipoteğe başvurulmasını talep etme haklarının bulunmadığı, zira ipoteğin kefillerin borcunu teminat altına almadığı, dava dışı asıl borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılmasının kefiller hakkında icra takibi yapılmasına engel olamayacağı, davacının bu borç nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapma hakkının da bulunduğu anlaşılmakla davalıların itirazlarının yerinde olmadığına varılmıştır.
Davalı ... vermiş olduğu kefaleti nedeniyle 10 yıllık süreyle sorumlu olduğunu belirterek hak düşürücü süre itirazında bulunmuş ise de, davalının 07 /01/2010 tarihli kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davacı banka tarafından 02/10/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı ve TBK 598/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süresinin geçmemiş olduğu anlaşıldığından davalının bu yöndeki itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı alacaklının icra takibinde %39 oranın temerrüt faizi talep ettiği görülmüştür.6102 sayılı TTK'nın 8/1 maddesinde ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceği belirtilmiş olup, genel kredi ve gayrinakli kredi sözleşmesinde muacelliyet ve temerrüt hallerinde uygulanacak faiz oranlarının alacağın muaccel hale getirildiği tarihten itibaren bankaca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranına bu oranını %50'sini ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden faiz uygulama yetkisine sahip olacağı belirtilmiş olup,
davacı bankanın borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranlarını gösterir belgeleri dosya kapsamına ibraz ettiği ticari kredi faiz oranını %26 olduğu, buna göre davacı bankasının %39 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği sonucuna varılmıştır.
Dava dışı asıl borçlu tarafından kullanılan ... nolu taksitli ticari yapılandırma kredisi yönünden 23/07/2019 ve 23/08/2019 tarihli taksitlerin ödenmediği, bu taksit tutarlarının 42.441,97 TL olduğu, ödenmeyen son taksit itibariyle kalan anapara tutarının 1.778.299,16 TL olarak hesaplandığı, ödenmeyen taksit alacakları için kat tarihine kadar %39 oranında temerrüt faizi, kalan anapara tutarına ise kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar ise temerrüt faizi uygulanması gerektiği, buna göre bu kredi nedeniyle 1.891.321,78 TL tutarında asıl alacağın, 57.160,03 TL tutarında işlemiş faizi 2.858,00 TL tutarında %5 BSMV alacağını bulunduğu anlaşılmaktadır.
Kredili ticari mevduat alacağı yönünden ise 166,69 TL asıl alacak, 3,71TL işlemiş ve temerrüt faizi, 0,19 TL tutarında BSMV alacağının bulunduğu, dava dışı firmanın çeklerinin karşılıksız kalarak nakde dönüşmesi nedeniyle bir adet çekin karşılıksız işlemi gördüğü ve karşılıksız çek bedeli olan 2.030,00 TL'nin banka tarafından ödendiği, ödeme tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulandığında 2.212,65 TL asıl alacak, 63,78 TL işlemiş faiz ve 3,19 TL BSMV alacağının bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Takibe konu edilen krediler nedeniyle davalı borçluların müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu oldukları, davalılardan ...'nin kefalet limitinin 750.000,00 TL ile sınırlı olduğu, diğer davalıların kefalet limitlerin takip konusu edilen borçtan daha yüksek olduğu,
davalı kefillerin taraflar arasında akdedilen yapılandırma protokolünün sekizinci maddesi uyarınca borçlular ile banka arasında daha önce imzalanmış olan kredi sözleşmelerinin müşterek ve müteselsil kefiller için ayrılmaz bir parçasını olduğunu ve kefiller yönünden kefalet sözleşmelerinin hükümlerini geçerli olduğunu kararlaştırılması nedeniyle davalı kefillerinin sorumlulukları devam ettiği, takibe konu edilen krediler nedeniyle 1.893.700,12 TL tutarında asıl alacağın, 57.227,52 TL tutarında işlemiş faizin ve 2.861,38 TL tutarında faizin % 5 BSMV'si alacağının bulunduğu,
davacı tarafından keşide edilen ihtarname masrafının ise 2.021,54 TL olduğu, buna göre 1.955.810,56 TL olarak belirlendiği, davalıların müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla borçtan sorumlu oldukları, borcun ödendiğine dair herhangi bir delil veya belge ibraz edilmediği, davalılar itirazlarında haksız oldukları anlaşılmakla itirazlarının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davalı borçluların icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, alacak miktarının likit ve belirlenebilir nitelikte olduğu, davalıların icra takibine yönelik itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılmakla, asıl alacağın % 20 'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle " 1-)Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile Davalıların Erzurum ....
İcra Müdürlüğünün 2019/...
Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, mükerrer tahsilat olmamak kaydı ile takibin 1.893.700,12 TL asıl alacak , 57.227,52 TL işlemiş faiz, 2.861,38 TL BSMV, 2.021,54 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.955.810,56 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya dair talebinin reddine, 2-)Davalı ...'nin takip konusu borçtan dolayı kefalet limiti olan 750.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasına 3-)Takipte asıl alacak miktarına %39 oranında temerrüt faizinin uygulanmasına, 4-)Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 378.740,02 TL tutarında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece takibin devamına karar verildiği, ancak, alacak, işlemiş faiz ve BSMV alacak kalem tutarları yönünden eksik ve hatalı incelemeyle karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dayanak bilirkişi raporunda asıl alacak, işlemiş temerrüt faizi ve BSMV'nin eksik incelemeyle yanlış hesaplandığını, bilirkişi raporunda asıl alacak miktarının hatalı ve eksik hesaplandığını, mahkemece yargılama giderlerine ve karşı vekalet ücretine ilişkin hükümde müvekkili aleyhine hataların mevcut olduğunu, Harçlar Kanunu kapsamında alınacak yargı harçlarından, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerine aranacak teminattan müvekkili bankanın muaf tutulduğunu, mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava konusu Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı takip dosyası ile davacı-alacaklı tarafından davalı - borçlular hakkında 1.929.932,66 TL asıl alacak, 60.229,57 TL işlemiş faiz, 3.011,48 TL BSMV, 2.021,54 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.995.195,25 TL alacağın tahsili talebiyle 02/10/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ edildiği, davalı borçluların 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde borca itiraz ettikleri, davacı alacaklı vekiline itirazın tebliğ edilmediği, işbu itirazın iptali davasının, itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı borçluların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda açıklandığı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava tarihi itibarıyla, yasal süre içerisinde ödeme emrine itiraz edilmiş olmasına ilişkin itirazın iptali davasının dava şartı gerçekleşmiştir. Karar tarihinden sonra ise dava konusu Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı takip dosyasında davalılar ... ve ... vekilinin 01/09/2023 tarihinde UYAP üzerinden gönderildiği anlaşılan dilekçesi ile, davalı ...’nin ise 31.08.2023 tarihli dilekçesi ile icra takibine itirazlarından vazgeçtiklerini bildirdikleri, bir başka anlatımla, istinaf aşamasında itirazın iptali davasının koşulu olan borçluların ödeme emrine süresinde itiraz etmesine ilişkin dava şartının ortadan kalktığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 02.11.2023 havale tarihli dilekçesi ile, davalıların icra takibine itirazlarından vazgeçmiş olmaları nedeni ile davanın konusuz kaldığını, davalıların itirazlarından istinaf aşamasında vazgeçmiş olmaları nedeni ile vekalet ücreti, yargılama gideri ve arabuluculuk giderleri yönünden taleplerinin bulunduğunu bildirdiği görülmüştür; ancak dava dilekçeleriyle talep etmiş oldukları icra inkar tazminatından açıkça feragat etmedikleri anlaşılmıştır.
Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 19/04/2018 tarih ve 2016/17687 Esas, 2018/2236 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere; " Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Ne varki davalı dava açıldıktan sonra itirazından vazgeçmekle davayı konusu bırakmıştır.
Mahkemece konusu kalamayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesisinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, dava tarihindeki haklılık durumu gözetilerek davacı yararına nispi vekalet ücreti ve inkar tazminatına karar verilesi gerekirken, inkar tazminatı hususunda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru olmadığı gibi, davacının dosyaya sunduğu vekalet suret harcının davalıdan tahsil edilecek yargılama gider kalemine dahil edilmemesi de isabetsiz olup,
hüküm bu nedenlere bozulması gerekmiştir." belirtildiği üzere icra inkar tazminatına tarafların haklılık durumuna göre karar vermek gerektiğinden ve ilk derece mahkemesince verilen kararda tarafların haklılık durumu ortaya çıktığından ilk derece mahkemesince itirazın iptaline karar verilen tutar üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına da karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, karar tarihinden sonra davanın konusuz kaldığı gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
II-KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE
"a)Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
b)Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 378.740,02 TL tutarında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
c)Davacı banka harçtan muaf olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına,
d)Davacı tarafından yapılan 900,00 TL bilirkişi ücreti, 210,50 TL posta masrafı, 109,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.219,50 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine
e)Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 1.320,00 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
f)Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 223.496,01-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
g)Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine," şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
III-Başvuru sırasında davacı banka harçtan muaf olması nedeniyle harç alınmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
IV-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan tebliğ ve dosya gidiş dönüş masrafı 207,70-TL istinaf yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
VI-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında başvuruda bulunan tarafça varsa yatırılmış olan teminatın iadesine,
VII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, teminat ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK' nın 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/663, K. 2024/158, 22 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama