İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1321 K.2026/259

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne verilmiş olup, söz konusu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden…

Esas2025/1321Karar2026/259Tarih19 Şubat 2026Okuma11 dk · 2.121 kelime

KÜNYE

T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Şubat 2026
Dosya no
2025/1321
Karar no
2026/259
İncelenen kararın mahkemesi
ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
09/10/2025 (Karar
Numarası
2024/168 Esas, 2025/576 Karar
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
19/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.121 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne verilmiş olup, söz konusu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari ilişki sebebiyle ... Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Ticaret ve Pazarlama Limited Şirketine; ... Bankasına ait 26/01/... keşide tarihli, ... seri nolu, 50.000,00-TL, ... Bankasına ait 02/02//... keşide tarihli, ... seri nolu, 50.000,00-TL, ... Bankasına ait 02/02/... keşide tarihli, ... seri nolu, 100.000,00-TL, ... Bankasına ait 09/02/... keşide tarihli, ... seri nolu, 50.000,00-TL, ...

Bankasına ait 16/02/... keşide tarihli, ...seri nolu, 100.000,00-TL, ... Bankasına ait 23/02/... keşide tarihli, ... seri nolu, 100.000,00-TL, ... Bankasına ait 06/03/... keşide tarihli, ... seri nolu, 100.000,00-TL, ... Bankasına ait 02/03/... keşide tarihli, ... seri nolu, 100.000,00-TL, ... Bankasına ait 26/04/... keşide tarihli, ... seri nolu, 75.000,00-TL, ...

Bankasına ait 27/04/... keşide tarihli, ... seri nolu, 75.000,00-TL bedelli çekleri keşide edip verdiğini, söz konusu çekler ile ilgili olarak açılan menfi tespit davası neticesinde Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin .../...Esas - .../....Karar sayılı kararı ile müvekkilinin davalı şirkete bu çeklerden kaynaklı borcunun olmadığının tespitine karar verildiğini, müvekkilinin borcunun olmadığına karar verilen çeklerden; ...

Bankasına ait 26/04/... keşide tarihli, ... seri nolu, 75.000,00-TL bedelli çek kendisine tahsil cirosu ile devredilmiş olan davalı tarafından Erzurum ... İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosyası ile, ... Bankasına ait 16/02/... keşide tarihli, ...seri nolu, 100.000,00-TL bedelli, Erzurum...İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosyası ile, ... Bankasına ait 23/02/... keşide tarihli, ... seri nolu, 100.000,00-TL bedelli çeklerde Erzurum .... İcra Müdürlüğü .../...

Esas sayılı dosyası ile icra takiplerinin yapıldığı, davalı tarafın müvekkilden söz konusu çeklerle ilgili hiçbir alacağı söz konusu olmadığını, davalı bankanın tahsil cirosu ile elde ettiği çeklerin alacaklısı olmaması sebebiyle takip yapma hakkı olmadığını, çeklerin davalı bankaya tahsil cirosu ile geçtiğinin sabit olduğunu, çekleri tahsil cirosu ile elinde bulunduran taraf alacaklı olmadığını, bu nedenle icra takiplerinin dolayı borcu olmadığının tespiti ile takiplerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; İşbu menfi tespit davasının yapılan ilk yargılaması neticesinde mahkememizce davanın reddine dair karar verildiği ve Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yer verilen gerekçe ile kararın kaldırılması üzerine mahkememizce yeniden yargılamaya başlanıldığı, kaldırma ilamı incelendiğinde davaya konu çeklerin davalı bankaya rehin (teminat) olarak verilip verilmediği hususunda mahkememizce gerekli araştırmanın yapılarak neticesine göre bir karar verilmesi istenildiği görülmüştür.

Kaldırma ilamı doğrultusunda dosya alanında uzman finans bilirkişiye tevdii edilmiş ve düzenlenen rapor dosyaya sunulmuştur. Mezkur rapor incelendiğinde ise kaldırma ilamının gerklerine uygun şekilde bir rapor tanzim edildiği görülmüş ve işbu rapor hükme esas alınmıştır. Buna göre, davalı banka ile dava dışı şirket arasındaki ilişki irdelenmiş ve davaya konu çeklerin davalı bankaya teminat olarak verildiği kanaatine ulaşılmıştır.

Çekte rehin cirosu olamayacağı gerçeği karşısında ise davanın kabulüne karar verme cihetine gidilmiştir. Davaya konu çeklerin takibe konu edildiği icra dosyaları dosyamız arasına alınmış ve davacının yaptığı ödemelerin istirdadını da talep etmesi gözetilerek bu hususta dosya hesap bilirkişisine tevdii edilmiştir.

Düzenlenen ve hükme esas alınan raporda davacının dava konusu çekler nedeniyle davalı bankaca açılan icra dosyaları irdelenmiş ve davacının yaptığı ödemeler de hesaba katılmak suretiyle netice mahkememize bildirilmiştir. Bu doğrultuda davanın kabulü ile. Erzurum ... İcra Dairesi .../... Esas Dosyası yönünden.

151.072,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine (istirdadına), 91.710,31 TL'sine 12/10/2021 tarihinden, 59.362,24 TL'sine ise 06/06/2023 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, Erzurum ... İcra Dairesi .../... Esas Dosyası yönünden. 47.769,57 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine (istirdadına), işbu bedele 07/07/2023 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, davacının Erzurum .... İcra Dairesi .../...

Esas Dosyası nedeniyle davalı tarafa 195.627,70 TL bedel yönünden borçlu olunmadığının tespitine" gerekçesiyle davanın kabulü ile. Erzurum... İcra Dairesi .../... Esas dosyası yönünden. 151.072,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine (istirdadına), 91.710,31 TL'sine 12/10/2021 tarihinden, 59.362,24 TL'sine ise 06/06/2023 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, Erzurum ... İcra Dairesi .../... Esas dosyası yönünden.

47.769,57 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine (istirdadına), işbu bedele 07/07/2023 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, Davacının Erzurum .... İcra Dairesi .../... Esas dosyası nedeniyle davalı tarafa 195.627,70 TL bedel yönünden borçlu olunmadığının tespitine, karar vermiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verildiğini, bilirkişi raporundaki soyut beyanlar doğrultusunda davanın kabul edildiğini, müvekkilinin takibe konu çekleri ... Gıda Ltd.

Şti. 'den teminat olarak aldığını, bu durumda müvekkilinin iyi niyetili 3. Kişi konumunda olduğunu, müvekkilinin teminat olarak aldığı çeklerde cirantalar hakkında her hangi bir araştırma zorunluluğu bulunmadığını, çeklerin teminat olarak alınmasında her hangi bir engel bulunmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davasını ispat edemediğini, istinaf ilamından sonra gerekli incelemelerin yapılmadığını, bilirkişi raporunun son derece yetersiz bir rapor olup davacının haklılığını ispat eder nitelikte olmadığını, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE

Dava, davalı bankanın dava konusu çekleri rehin cirosu ile devraldığı iddiasına dayalı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Somut olayda; dava konusu çeklerin davacı tarafça dava dışı ... Gıda İhtiyaç Maddeleri Ticaret ve Pazarlama Limited Şirketine ticari ilişki sebebi ile keşide ederek verildiği, söz konusu çekler ile ilgili açılan menfi tespit davasında Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../.... Esas .../... karar sayılı kararı ile davacının dava dışı şirkete bu çeklerden kaynaklı olarak borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, dava dışı ... Gıda .. Ltd. Şti.'nin dava ve takip konusu çekleri cirolayarak davalı bankaya verdiği, davacı tarafın davalı bankanın takip yapma hakkının bulunmadığını iddiasıyla eldeki davayı açtığı, davalı taraf davaya cevap vermemekle birlikte, davalı vekilinin duruşmada çeklerin teminat karşılığı alındığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama da 22/02/2022 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin 2022/... Esas 2024/... Karar sayılı ilamı ile. "Çekte rehin cirosu olamayacağından bu doğrultunda dava dışı şirket ... Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Ticaret ve Pazarlama Ltd.

Şti. ile davalı banka arasında kredi kullandırılmasına ilişkin sözleşmeler, banka kayıtları, çek tevdi bordroları bilirkişi marifetiyle incelenerek dava konusu çeklerin davalı bankaya (rehin) teminat olarak verilip verilmediği tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. ( Bknz.

Y.11.H.D., 2022/2060 E.- 2023/4423 K. sayılı ilamı da bu yöndedir.)" gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrası bankacı bilirkişiden alınan raporda özetle, dava dışı ...

Gıda İhtiyaç Maddeleri A.Ş.'ye çek senet teminat altına alınmak suretiyle kullandırılmış, netice de ihtara ve takibe konu edilmiş, borçlu cari hesap şeklinde çalışan bir kredi ilişkisi bulunmadığı görüşü bildirilmiş, ilk derece mahkemesince de yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/11-589 Esas ve 2024/212 Karar sayılı ilamında;

".... Görüldüğü üzere çekte açık veya gizli (örtülü) rehin cirosu geçersizdir. Buna karşılık diğer kambiyo senetlerinde olduğu gibi çekte de teminat amacıyla inançlı temlik cirosu yapılabilir. Bu itibarla her ikisi de görünüşte temlik cirosu olarak yapıldığından bu cironun teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu yoksa gizli (örtülü) rehin cirosu mu olarak nitelendirileceği önemli bir husustur.

Başka bir deyişle görünüşte temlik cirosu şeklinde olan bir cironun gizli (örtülü) rehin cirosu mu yoksa teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu olduğunu tespit etmek, ekonomik işlevleri aynı olmakla birlikte özellikle çeklerde bu ciroların hukuki sonuçlarının çok farklı olması göz önüne alındığında büyük önem taşıdığı ortadadır.

Gerçekten de çeklerde yapılan cironun gizli (örtülü) rehin cirosu kabul edilmesi hâlinde ciro geçersiz olurken; teminat amacıyla inançlı temlik cirosu olarak kabul edilmesi hâlinde ise geçerli bir cironun varlığından söz edilecektir.

Hemen belirtilmelidir ki tereddüt bulunması hâlinde her ikisi de teminat vermek amacıyla yapılan ve birbiriyle karıştırılma ihtimali yüksek olan bu iki tür ciroyu birbirinden ayırmak için tarafların iradesine bakılmalıdır.

Bu kapsamda tarafların kambiyo sözleşmesinde veya ellerinde bulunan belgelerde veyahut da mahkemeye sundukları iddia ve savunmalarda ciroya ilişkin "teminat", "temlik", "rehin" gibi ifadelerin kullanılması yapılan cironun, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ya da gizli (örtülü) rehin cirosunun ispatı için tek başına yeterli olmamalıdır.

Başka bir deyişle tarafların kullandığı "rehin" ve "teminat" sözcüklerinde gizli (örtülü) rehin cirosunun, "temlik" sözcüğünden ise teminat amaçlı inançlı temlik cirosunun varlığı sonucu çıkarılmamalıdır. Bu kapsamda bankaların kredi müşterileri ile düzenledikleri çek tevdi bordroları da tek başına çekin rehin cirosu olduğunu göstermemektedir.

Zira 6098 sayılı Kanun'un 19/1 maddesi gereğince; bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Gerçekten de uygulamada çoğu zaman yapılan ciroya ilişkin terimlerin seçiminde özen gösterilmemekte ve bu terimler yanlışlıkla birbirlerinin yerine kullanılabilmektedir.

Dolayısıyla görünüşte temlik cirosu şeklinde olan bir cironun gizli (örtülü) rehin cirosu mu yoksa teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu olduğunu tespit etmek için tarafların iradeleri tespit edilmeli, özellikle devralan hamile senedin mülkiyetinin devredilip devredilmediği, dolayısıyla hamilin dış ilişkide senede ilişkin her türlü tasarruf işlemini yapmaya hakkı olup olmadığı belirlenmelidir.

Bu kapsamda tarafların kambiyo sözleşmesinde veya ellerinde bulunan belgelerde veyahut da mahkemeye sundukları iddia ve savunmalarda ciroya ilişkin kullandıkları ifadeler ile birlikte, tarafların daha önceki ilişkilerinde seçtiği teminat türü, ticari defter kayıtları, uygulamada (özellikle bankacılık uygulamasında) kullanılan mutad deyimler dikkate alınarak, güven ilkesi gereğince tarafların beyanları yorumlanarak ortak irade tespit edilmelidir.

Çek üzerine yapılan görünüşte temlik cirosunun gizli (örtülü) rehin cirosu mu yoksa teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu olduğu hususunun tam olarak belirlenememesi hâlinde, sırf rehinde borçlunun durumunun daha avantajlı olduğu hususuna bakılarak değil, uygulamada (özellikle bankacılık uygulamasında) hangi işlemin tercih edilmekte olduğuna ağırlık verilerek karara varmak gerekir.

Örneğin kambiyo senedi üzerinde tam bir hak sağlaması ve alacağın rehne göre daha kolay elde edilebilmesi sebebiyle bankalar tarafından kredi işlemlerinde, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu tercih edilmektedir. Dolayısıyla bankacılık uygulaması kapsamında taraflar arasında yapılan teminat işleminin rehin mi yoksa inançlı temlik mi olduğu hususunda ihtilaf çıkması hâlinde, inançlı temlik lehine fiili bir karine bulunmaktadır (...., "... Temlik", ...

Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi ..., 1992, s. 98).

Çekte rehin cirosu geçersiz olduğundan bir çeki rehin cirosuyla devralan kişinin yetkili hamil olmadığı hususu düzenleyen tarafından mutlak def'i kapsamında ileri sürülebilecek bir konudur. Ancak teminat amacıyla inançlı temlik cirosunda devreden (inanan) ile devralan (inanılan) arasındaki inanç anlaşmasına konu olan teminat hususu, inanç anlaşmasının taraflarını ilgilendirdiğinden düzenleyen tarafından hamile karşı ileri sürülemez.

Başka bir deyişle teminat amacıyla inançlı temlik cirosunda senet borçlusu, devreden ile devralan arasındaki teminata ilişkin inanç anlaşmasına konu teminat hususuna dayanamaz. Zira teminat amacıyla inançlı temlik cirosunda inanç anlaşması sadece devreden ve devralanın dayanabileceği bir kişisel def'idir ve hatta senet borçlusu devreden ile olan kişisel def'ilerini devralana karşı ileri süremez. Gerçekten de çekler için de uygulanacak olan 6102 sayılı Kanun'un 687 nci maddesi.

"Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" hükmünü haizdir.

Buna göre düzenleyen, lehtar tarafından teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile devredilen çeke ilişkin olarak lehtar ile olan kişisel def'ilerini iyiniyetli hamile karşı ileri süremeyeceği gibi cironun tarafları arasındaki inanç sözleşmesine konu teminat hususuna da menfi tespit davasında dayanamayacaktır.

Bu kapsamda senet borçlusu, devreden ile devralan arasındaki teminata ilişkin inanç anlaşmasına dayanamasa da görünüşteki temlik cirosunun esasında gizli (örtülü) rehin cirosu olduğunu iddia edebilir. Bu durumda bir çekte görünüşteki temlik cirosunun esasında gizli (örtülü) rehin cirosu olduğunu ispat yükü bu hususu iddia eden tarafa aittir (6100 sayılı Kanun, md. 190/1). Bu durum, çekin ödeme aracı olması dolayısıyla ödeme amacıyla verildiğinin karine olarak kabul edilmesinden kaynaklanmaktadır. Gerçekten de bu karine adi karine olduğundan çekin ödeme amacı dışında örneğin bir borç için rehin olarak verildiğini ileri süren borçlu, bu iddiasını ispatla yükümlüdür." denilmektedir

Yukarıda açıklandığı üzere, çekte ancak tahsil veya temlik cirosu yapılabileceği, somut olayda olduğu gibi görünüşteki temlik cirosunun esasında gizli (örtülü) rehin cirosu olduğunu iddia eden davacının iddiasını ispat ile yükümlü olduğu, dava konusu çeklerin rehin cirosu ile devredildiğine dair bir açıklık bulunmayan bilirkişi raporuna itibarla davanın kabulü yönünde hüküm tesisi yerinde görülmemiştir. Bu durumda, Mahkemece, Dairemizin 2022/... Esas 2024/....

Karar sayılı ilamı doğrultusunda araştırma yapılıp, dava konusu çeklerin davalıya rehin cirosu ile devredilip devredilmediğinin tespiti için gerekirse yerinde inceleme yapılıp banka kayıtları incelenerek, taraf ve mahkeme denetimine elverişli, açıklayıcı, gerekçeli bilirkişi raporu alınıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca, kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,

4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,

5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,

6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nın 362/(1)-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 19/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1321, K. 2026/259, 19 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Delillerin Tartışılması, Hukuki Sebep Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1321
Karar No
2026/259
Tarih
19 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2025/1322 K.2026/276
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/1322 K.2026/417
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2025/1323 K.2026/183
  • Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/1324 K.2026/157
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1325 K.2026/192
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1326 K.2026/151

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.