KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2026
- Dosya no
- 2026/122
- Karar no
- 2026/814
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/10/2025 (Karar
- Numarası
- 2025/588 Esas, 2025/611 Karar
- Dava
- Ticari Şirket (Fesih İstemli
- Karar yazım tarihi
- 01/06/2026
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Limited şirketin çoğunluk payına sahip müdür ortağının ölümünden sonra mirasçılardan biri, organ eksikliği ve yönetim tıkanıklığı nedeniyle şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesi, geçici müdür atanması ve ihtiyati tedbir istemiyle dava açmış; ancak davayı şirket tüzel kişiliğine değil, bazı ortaklara ve şirket şubesine yöneltmiştir. Mahkeme taraf ehliyeti yönünden davayı usulden reddetmiş, davalı gösterilen iki kişi gerekçeye itirazla istinafa gitmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Haklı nedenle fesih ve tasfiye istemli davada husumetin yalnızca feshi istenen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir; diğer ortaklar bu davada pasif taraf değildir. Sermaye şirketlerinin şubeleri ayrı tüzel kişiliğe ve dolayısıyla taraf ehliyetine sahip değildir. Taraf ehliyeti HMK'nın 114/1-d maddesi kapsamında dava şartıdır ve davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir. Daire, sonuç olarak lehlerine kurulan usulden ret kararına yönelik istinaf sebeplerini yerinde görmemiştir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Davalılar vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, bakiye istinaf harcı istinaf edenlerden alınmış; temyiz yolu açık bırakılmıştır.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: TTK'nın 636/3. maddesine dayanan fesih davalarında dava dilekçesinde davalı olarak şirket tüzel kişiliği unvanıyla gösterilmeli, şube veya ortaklar hasım yapılmamalıdır; aksi halde temsil kayyımı, geçici müdür ve tedbir talepleri incelenmeden dava düşer. Lehine sonuçlanan karara yalnızca gerekçe kaygısıyla istinaf, ek harç ve gider yükü doğurmuş, başvuranlara sonuç kazandırmamıştır.
Karar Metni
1.051 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin %99 hissesinin ve müdürlüğünün muris ...’a, %1 hissesinin ...’a ait olduğu; murisin 23.05.2024 tarihinde vefat ettiği; mirasın kanunen intikaliyle davacı ve diğer mirasçıların ortak sıfatını kazandığı hususunun sabit olduğunu, mirasçı ...’ın menfaatlerinin davacı ile paralel olduğunu; davanın açılmasındaki amacın şirket malvarlığının korunması,
fesih-tasfiye olduğunu, küçüğün velisi ile şirket ve diğer mirasçılar arasında menfaat çatışması ihtimali bulunduğundan, küçük yönünden usulî işlemlerin sağlıklı yürütülebilmesi için temsil kayyımı atanması gerektiğini, ...'ın an itibari ile müvekkil ...'in yanında kaldığını ve ...Lisesinde öğrenim gördüğünü, mirasçılardan ... hakkında tutukluluk hâlinin mevcut olduğunu, bu nedenle gerek şirket işleyişi, gerek miras işlemleri yönünden fiilî temsil ve katılım imkânı olmadığını, olayın niteliği gereği mirasçılıktan yoksunluk ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, bu durum,
organ eksikliğinin giderilememesi ve şirketin yönetilememesi sorununu derinleştirdiğinden, şirket malvarlığının süratle korunması, geçici müdür atanması ve nihayetinde fesih-tasfiye taleplerini zorunlu kıldığını, şirketin merkez adresi .... olduğunu ve .... ilinde şubesi bulunduğunu, şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların tamamının bilinmediğini, edinilebilen sınırlı bilgilere göre ..., ... ve ... illerinde konut/arsa/ofis türünde taşınmazlar ile birden fazla ticari araç ve servis plakaları, ayrıca banka hesapları ve sair menkul kıymetlerin mevcut olduğunu, bildikleri kadarıyla şirket adına;
... ilinde 2 adet ev, ... ilinde 1 adet ofis, ... ilinde 2 adet arsa, ...ilinde 1 adet ofis, ... ili .... ilçesinde 1 adet arsa, ... İli ... ilçesi 1 adet ev, ... ilinde 1 adet ofis, ... ili .... ilçesinde 1 adet arsa, 1 Adet .... Araç, 1 Adet ... Otobüs, 1 Adet ... Otobüs, 1 Adet ....
Otobüs, 1 Adet ..., 1 Adet ...., 1 Adet ..., ofisten ve bankadan çıkan menkul değerler ile 2 veya 3 adet servis plakası olduğunu, tüm bu nedenlerle; mirasçı ... hakkında velisi ile muhtemel menfaat çatışması nedeniyle temsil kayyımı atanmasına, kayyımın atanmasını müteakip beyanının alınmasına; küçük yönünden menfaatin davacı ile paralel olduğunun kayda geçirilmesine,
davalı limited şirkette organ eksikliği ve yönetim tıkanıklığının bulunduğunun tespiti ile şirketin fesih ve tasfiyesine, yargılama sonuna kadar ihtiyati tedbir taleplerimizin kabulüyle, taşınır/taşınmaz/banka ve diğer varlıklar üzerinde tasarrufun kısıtlanmasına ve ilgili sicillere şerh verilmesine, Araçların kolluk marifetiyle bulundukları yerlerde tespit edilerek kullanımdan men edilmesine, ruhsat ve anahtarlarının teslim alınmasına ve mahkemenizce belirlenecek yediemin otoparkına teslimine, yargılama süresince şirketi temsil ve ilzamla yetkili geçici müdür/yönetici atanmasına; geçici müdürün envanter çıkarması,
genel kurulu toplantıya çağırması ve acil zorunlu işlemleri yürütmesi için yetkilendirilmesine, HMK m. 400 uyarınca merkez ve şube adreslerinde mahallinde delil tespiti/envanter yapılmasına; tapu, trafik tescil, bankalar, vergi dairesi, SGK, ticaret sicili, ulaştırma, UKOME/Belediye, TÜRKPATENT, BTK, entegratör firmalar dâhil ilgili kurum ve kuruluşlara müzekkereler yazılarak şirket malvarlığı ve haklarının tam listesinin istenmesine, feshe karar verilmesi hâlinde tasfiye memuru/memurları atanmasına; tasfiye sürecinin şeffaf biçimde yürütülmesi için gerekli ilan ve çağrı işlemlerinin yaptırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
YEREL MAHKEME KARARI
Mahkemece, "... Davanın hukuki niteliği itibariyle şirketin feshi istekli davalarında husumetin, feshi istenen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
Somut uyuşmazlıkta ise husumet, feshi istenen şirket tüzel kişiliği dışında bir kısım ortaklara ve şirket şubesine yöneltilmiştir.
Yine, sermaye şirketlerinde şubelerin tüzel kişiliği ve buna göre ayrı bir taraf ehliyeti yoktur.
Bu hukuki olgulara göre;
"Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-d maddesi uyarınca bir dava şartı olup, davanın her aşamasında; ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir (6100 sayılı HMK md. 115/1).
Hâl böyle olunca, davanın konusu itibariyle husumet düşmeyen ortaklara ve şubeye husumet yöneltilmesi bakımından davanın dinlenmesi hukuken mümkün olmayıp 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesine aykırılık oluşturduğundan mahkememizce işin esası incelenmeksizin davanın usulden reddi cihetine gidilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF İTİRAZLARI
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkillerinin de hasım gösterilmek suretiyle TTK'nın 636. maddesi uyarınca ... Turizm Petrol Ürünleri Otomotiv Gıda Maddeleri Taşımacılık Ticaret Sanayi ve Yatırım Ltd.
Şti.’nin haklı nedenle feshi ve tasfiyesi talebiyle işbu davanın açıldığını, mahkemece limited şirket feshi talepli davalarda husumetin yalnızca feshi istenen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesinin yeterli ve zorunlu olduğu, şubelerin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığı ve somut olayda şirket ortakları ile şubenin de davalı gösterilmesinin, HMK m.114/1-d anlamında dava şartı noksanlığı oluşturduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, kararın her ne kadar sonuç itibariyle müvekkilleri lehine “davanın usulden reddi” şeklinde kurulmuş ise de;
ileride açılabilecek davalar ve şirket/pay ilişkilerine dair ihtilaflar yönünden, kararın gerekçesinin müvekkilleri aleyhine yorumlanabilecek nitelikte değerlendirmeler içermesi ihtimali karşısında, müvekkillerinin kanun yoluna başvurma haklarının korunması ve hukuki dinlenilme haklarının tam anlamıyla kullanılması amacıyla istinaf yoluna başvurmaları zorunluluğunun doğduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 636/3. maddesi uyarınca haklı nedenlerle şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
İstinaf talebinde bulunan davalılar vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, anlaşıldığından, davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/122, K. 2026/814, 1 Haziran 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama