İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2020/466 K.2021/1932

2-... - (...) 3-....

Esas2020/466Karar2021/1932Tarih15 Aralık 2021Okuma12 dk · 2.316 kelime

KÜNYE

T.C. Gaziantep Bam 11. Hukuk Dairesi T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Aralık 2021
Dosya no
2020/466
Karar no
2021/1932
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/11/2019
Numarası
2018/1668 E., 2019/1476 K.
Davacılar
1-... - (...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.316 kelime·12 dk okuma·8 bölüm

2-... - (...) 3-....

VEKİLİ

Av. ... -.... DAVALI : ....

VEKİLİ

Av. ... -....

DAVANIN KONUSU

Menfi Tespit

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 15/12/2021

YAZIM TARİHİ : 15/12/2021

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 2018/1668 Esas, 2019/1476 Karar sayılı dosyasında verilen 15/11/2019 tarihli kararın istinaf incelemesi davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

- KARAR -

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ve ...'in müvekkili firma ....İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin eşit oranda hissedarı olduklarını, ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile toplam .... TL'lik icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak olarak her biri .... Euro olmak üzere toplamı .... Euro olan iki adet senet ve her biri ....

TL olmak üzere toplamı ...TL olan iki senetten oluşan dört adet bononun gösterildiğini, müvekkillerinin takibe konu senetlerden dolayı davalı firmaya borcunun olmadığını, müvekkili firmanın takip alacaklısı davalı ...

İle 2006-2010 yılları arasında alışveriş yaptıklarını, ticari faaliyetlerinde kullanılan ıslak mendil havlu ham maddesini davalıdan temin ettiklerini, sık ve sürekli devam eden bu alışverişler nedeniyle davalı firmaya nakit, çek senet gibi araçlarla ödemelerin yapıldığını, davalı firmaya teminat anlamında banka teminat mektubu ve teminat senetlerinin verildiğini, takibe konulan senetlerin bu kapsamda ve belirtilen tarih aralığında verilen teminat senetleri olduğunu, müvekkili firmanın senetlerin metninde yazılı olan tanzim ve vade tarihlerinde davalı ...A.Ş. ile herhangi bir ticari bağlantısının bulunmadığını,

davalı firma defter ve cari kayıtlarının incelenmesine müvekkili ... firmasının 2010 yılından sonra herhangi bir alışverişinin olmadığının, diğer müvekkillerinin ise hiçbir alışverişinin bulunmadığının görüleceğini ileri sürerek davalı firma tarafından başlatılan icra takibinin durdurulmasına, müvekkillerinin .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı icra dosyasından borçlu olmadıklarının tespitine, davalının %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında süre gelen bir ticari ilişki bulunduğunu ve davacı şirketin davalıya olan bakiye borcunun mutabakatla belirlenip senede bağlandığını, takibe dayanak senetlerin buna ilişkin olduğunu, senetlerin teminat senedi olduğu iddiasının asılsız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, "...Yanlar arasında, davaya konu senetlerin, davalıya, açık ya da teminat senedi olarak verildiğine ilişkin bir sözleşme olduğu, davacı tarafından usulünce ispat edilememiştir. Davacı, ayrı ve açık bir biçimde yemin deliline de dayanmamıştır. Davacı, münhasıran davalının ticari defterlerine dayanmış olup, davalının ticari defterlerinde, davaya konu senetlerle ilgili herhangi bir kayıt yoktur. Buna göre, davacı, iddiasını ispat edememiştir.

Bu sebeplerle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının, dava ile birlikte ileri sürdüğü tedbir talebi, mahkememizce kabul edilmiş ve tensip zaptı ile karara bağlanmış ise de, teminat yatırılmamış ve karar infaz edilmemiştir. Buna göre, davalı yararına tazminat koşulları oluşmamıştır ve davalının tazminat talebi bu sebeple reddedilmelidir. 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda davalı şirketin defter kayıtlarında, müvekkillerinden 39.766,59 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, dava dilekçesinde davalı firmanın ticari defterlerindeki kayıtlara dayandığının belirttiklerini, raporda takip konusu senetlerin kaydının bulunmadığının tespit edildiğini, davalı firmanın talep edeceği alacağın yalnızca 39.776,59 TL olup, cari hesap ekstresinden kaynaklı bu alacağın ayrı bir ilamsız takibe ya da davaya konu edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, mahkemece bu hususun gözönüne alınmadığını,

ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olup, davalı firmanın var olduğu iddia edilen alacağının takibe konu senetlerden değil, cari hesap ekstresinden kaynaklandığı ortaya çıktığını, mahkeme kararının gerekçesinde yer alan “davalı tarafın cevaplarının bir an için talil mahiyetinde olduğu” gerekçesinin eksik olduğunu, kendi beyanları ile iddia ettikleri alacağın senede dayalı bir alacak olmadığını, aralarındaki ticari alışverişten doğan kur farkına dayalı bakiye alacak için alınmış senetlerin olduğunu kabul ettiklerini, bu beyanın ikrar anlamını taşıdığını,

davalı tarafın takibe konulan senetlerden kaynaklı bir alacağının söz konusu olmadığını, kambiyo senetlerinin nakit yerine geçen ödeme aracı olduğunu, davalı firmanın Anonim Şirket türünde ticaret şirket olup, ticaret şirketinin nev'i anonim şirket ise bütün ticari alışverişlerin, ödemelerin ve ödeme araçlarının Vergi usul Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca defter kayıtlarında yer alması zorunlu olduğunu, defter kayıtlarına işlenmeyen kambiyo senetlerinden alacağın talep edilmesinin hukuken olanaklı olmadığını, davalı şirketin takibe konu kambiyo senetlerinden kaynaklı bir alacak talebi varsa,

bu senetlerin öncelikle defter kayıtlarına işlenmesi yasal zorunluluk olduğunu, kayıtlarda olmayan ödeme aracının alacak doğurmasının mümkün olmadığını, dava konusu senetlerin davalı anonim şirketin defter kayıtlarında bulunmayışının defterlerin usulüne uygun tutulmadığının göstergesi olduğunu, davalı tarafın beyanlarındaki hususların defter kayıtlarında bulunmayışı ile davalarını ispatlamış bulunduklarını belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

HMK'nın 353. maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır.

İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.

Taraflar arasında uyuşmazlık; kambiyo senetlerine mahsus takibe konu ... tanzim ...vade tarihli iki adet ... Euro bedelli ve .... tanzim, ....vade tarihli iki adet .... bedelli ... adet bononun teminat senedi olup olmadığı, bedelsiz olup olmadığı ve bu nedenle davacıların senetlerden dolayı davalıya borçlu olup olmadığı, ispat yükünün kimin üzerinde olduğu noktalarında toplanmaktadır.

Menfi tespit davaları İcra ve İflâs Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiş olup borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere tabidir.

Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalıdadır. Fakat davacı (borçlu), davalının mevcut olduğunu iddia ettiği hukuki ilişkiyi sadece inkâr ediyor ise, hukuki ilişkinin hiç doğmadığını ileri sürerse, hukuki ilişkinin varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Alacaklının dayandığı senedin karşılıksız (teminat) olduğunun iddia edilmesi, alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunun ileri sürülmesi durumunda, ispat yükü davacı borçluya düşer.

Menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemesi nedeniyle, borç alacaklıya ödenmiş olursa, İİK m.72/6 uyarınca menfi tespit davası kendiliğinden istirdat davasına dönüşeceğinden istirdat davası olarak devam edilir.

Senede karşı ileri sürülen hukuki işlemlerin HMK madde 200'deki düzenleme uyarınca senetle ispatı zorunludur. HMK 201. maddesi gereği; senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı savunma olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK’nın 203. maddesindeki istisna kapsamında kalmadığı sürece HMK 200. maddedeki ispat sınırının altında olsa dahi ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.

Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır. Bonoda zorunlu şekil şartları TTK’nın 688. maddesinde; “Bono” ya da “Emre Muharrer Senet” ibaresi, kayıtsız şartsız bir bedel ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, keşide yeri ve tarihi, keşidecinin imzası olarak sayılmış olup, zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senet bono niteliğini kaybeder. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir.

Zorunlu şekil şartlarının yanında isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden yada malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir. (Poroy,R.: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları 11. Bası, İstanbul 1989, s. 237 vd.).

Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK’nın m. 191/1, TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükü kaydın aksini iddia edene aittir.

Bonodaki bedel kaydının her iki tarafça talil edilmesi ispat yükü yer değiştirmez. HMK’nın 191/2. ve TMK’nın 6. maddeleri uyarınca borçlunun bononun bedelsiz olduğunu ispat etmesi gerekir.

1-Davacı tarafın ilk istinaf sebebi; dava dilekçesinde münhasıran davalının ticari defter ve kayıtlarına dayandıkları ve davalının ticari defter ve kayıtlarında yapılan bilirkişi incelemesinde davalının var olduğunu iddia ettiği alacağın takibe konu senetlerden değil, cari hesap ekstresinden kaynaklandığıdır.

Bonolar, yasanın aradığı şekil şartlarına uyularak, usulüne uygun düzenlenmeleri koşulu ile mücerretlik ilkesi uyarınca, temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak, tek başına alacağın varlığını ispata yeterlidir.

Davalı taraf bonoların, emtia satışının döviz bazlı yapılmasından kaynaklanan kur farkı alacağına ilişkin olup, davacı tarafla hesaplaşma yapılarak mutabakat sağlandığını ve senetlerin düzenlenerek müvekkiline teslim edildiğini belirttiğinden, senet metninde nakden yazması sebebiyle davalının bu savunması maddi vakıa ve hukuki vasıf birlikte kabul edilmediğinden ikrar olarak kabul edilemeyeceği gibi, ikrar edilen vakıanın hukuksal sonuçlarının doğmasını engelleyecek yada onu hükümsüz kılacak mahiyette olmadığından, bağlantısız bileşik ikrar olarak da nitelendirilemez.

Davaya konu bonoda alacaklı davalı olup, bonoları sunmak suretiyle alacağın varlığını ispat etmiştir. Davacı ise; senetlerin teminat senedi olduğunu ve bedelsiz kaldığını belirtmek suretiyle, senet metninde bulunmayan teminat olma iddiasını ileri sürdüğünden (talil ettiğinden) yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca ispat külfeti senedi talil eden tarafta olup, bu hali ile ispat külfeti yer değiştirmediğinden, ispat külfeti davacı tarafa aittir.

Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir.Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bononun başka bir amaçla verildiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2018/2939 Esas, 2019/4786 Karar sayılı 2017/3521 Esas, 2019/1844 Karar sayılı kararları)

Senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yönünden ise 6102 sayılı TTK 778 yollamasıyla 680. maddesi gereğince açık bono düzenlenebileceği ve davacıların bu iddiasını da ancak yazılı delille ispat edebileceği görülmektedir.

Takip konusu bonoların teminat senedi olduğuna ilişkin iddianın hangi ilişkinin teminatı olduğu, senet üzerine konulmuş bir kayıtla ya da takip dayanağı senedin tanzim ve vade tarihi ile miktarı belirtilmek suretiyle açık atıf yapılan bir sözleşme ile ispatlanması gerekir.(Bkz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2015/14658 Esas, 2015/27010 Karar sayılı ilamı)

Davacı taraf, dava konusu senetlerin teminat senedi olduğu, senetlerin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu ve senet nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddiasını yazılı ve kesin delil ile ispatlayamamıştır. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.

2-Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketin ticari defterlerinde yer almayan senetlerin alacak doğurmayacağını iddia etmektedir.

Resmi Gazete'nin 06/07/1994 tarihli sayısında yayınlanan 4008 sayılı kanunla değişik 213 Sayılı Kanun'un 196. maddesi uyarınca birinci ve ikinci sınıf tacirler kambiyo senedi defteri tutmak zorunda olup, defterin bir tarafına işletmenin alacakları için işletme lehine düzenlenen veya işletmeye ciro edilen bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetleri diğer tarafa işletmenin borçları için düzenleyip verdiği bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetleri düzenlendiği veya ciro edildiği tarihlerinden itibaren en geç 10 gün içinde kaydedilmesi zorunludur.

Defterin sol tarafına; "işletmenin alacakları için işletme lehine düzenlenen veya işletmeye ciro edilen bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetlerin, defter kayıt sıra numarası, yevmiye işletme serbest meslek defterine kayıt tarih ve sıra numarası, kambiyo senedinin nevi, varsa seri ve sıra numarası, tutarı , düzenlenme tarihi, borçlunun adı soyadı, varsa vergi dairesi ve hesap numarası, kambiyo senedinin borçludan başkası tarafından işletmeye ciro edilmesi halinde, ciro tarihi ve ciro edenin adı soyadı, varsa vergi dairesi ve hesap numarası, kambiyo senedinin başkalarına devri halinde, devralanın adı soyadı,

varsa vergi dairesi ve hesap numarası, tahsili halinde tahsil tarihi, defterin sağ tarafında; "işletmenin borçları için düzenleyip verdiği bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetlerinin, defter kayıt sıra numarası, yevmiye, işletme, serbest meslek defterine kayıt tarih ve sıra numarası, kambiyo senedinin nevi, varsa seri ve sıra numarası, tutarı, düzenlenme tarihi, vadesi, alacaklının adı soyadı varsa vergi dairesi ve hesap numarası" kaydedilmesi gerekmektedir.( Maliye Bakanlığı'nın 234 sayılı genelgesi)

Maliye Bakanlığı'nın 234 sayılı genelgesi uyanınca davacı tarafça tutulması gereken kambiyo senedi defterinin sol tarafına; "işletmenin alacakları için işletme lehine düzenlenen veya işletmeye ciro edilen bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetlerin, defter kayıt sıra numarası, yevmiye işletme serbest meslek defterine kayıt tarih ve sıra numarası, kambiyo senedinin nevi, varsa seri ve sıra numarası, tutarı , düzenlenme tarihi, borçlunun adı soyadı, varsa vergi dairesi ve hesap numarası, kambiyo senedinin borçludan başkası tarafından işletmeye ciro edilmesi halinde, ciro tarihi ve ciro edenin adı soyadı,

varsa vergi dairesi ve hesap numarası, kambiyo senedinin başkalarına devri halinde, devralanın adı soyadı, varsa vergi dairesi ve hesap numarası, tahsili halinde tahsil tarihini, defterin sağ tarafına; "işletmenin borçları için düzenleyip verdiği bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetlerinin, defter kayıt sıra numarası, yevmiye, işletme, serbest meslek defterine kayıt tarih ve sıra numarası, kambiyo senedinin nevi, varsa seri ve sıra numarası, tutarı, düzenlenme tarihi, vadesi, alacaklının adı soyadı varsa vergi dairesi ve hesap numarasını" kaydetmesi gerekmekte olup,

davacılar vekilinin iddia ettiği gibi kambiyo defterine işlenmeyen senetlerin alacak doğurmayacağı yönünde bir yaptırım bulunmadığından ve kambiyo senedinin hangi hukuki ilişkiye dayalı olarak aldığını defterlerinde göstermek zorunda olmadıklarından, istinaf sebebinin yerinde olmadığından reddine karar verilmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacıların icra takibine konu menfi tespit talep edilen senetlerin teminat senedi olduğuna dair iddiasını yazılı delil ile ispatlayamamış olması nedeniyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan REDDİNE,

2-İstinaf isteminde bulunan davacılar tarafından yatırılması gereken 59,30 TL istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL’nin mahsubu ile bakiye 4,90 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-HMK'nın 333/1. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa geri verilmesine,

5-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğine,

HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da Dairemiz'e gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere 15/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.15/12/2021

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/466, K. 2021/1932, 15 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Vekili
  5. Davanın Konusu
  6. İstinaf Kararının
  7. Karar Tarihi : 15/12/2021
  8. Yazım Tarihi : 15/12/2021
  9. - Karar -
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/466
Karar No
2021/1932
Tarih
15 Aralık 2021

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2020/466 K.2021/1541
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/466 K.2021/923
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/467 K.2021/720
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2020/467 K.2021/1536
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/467 K.2021/920
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/467 K.2021/991

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.