KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2022
- T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/31 - 2022/731
- Dosya no
- 2021/31
- Karar no
- 2022/731
- Başkan
- ............
- Üye
- ............
- Üye
- .............
- Katip
- ................
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/10/2020
- Numarası
- 2019/697 Esas, 2020/412 Karar
- Davacı
- ............
- Vekili
- Av. .........
- Davalı
- ...........
- Vekili
- Av. ....
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 21/04/2022
- Yazım tarihi
- 21/04/2022
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13/10/2020 tarih ve 2019/697 Esas, 2020/412 Karar sayılı kararının istinaf incelemesinin davacı vekili tarafından istendiği, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili; müvekkili şirketin pek çok alanda laboratuvar kontrol ve etüd, gözetme ve uygunluk denetimine ilişkin hizmet veren bağımsız ve uluslararası çalışan bir firma olduğunu, bu kapsamda davalının ...'a sattığı polyester makine halılarının uygunluk denetimlerini yaptığını, verilen hizmet karşılığı ödenmesi gereken bedelin davalı yanca ödenmediğini, tahsilata yönelik olarak ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurduklarını, ancak netice alamadıklarını iddia ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş, davalı vekili yargılama aşamasındaki beyanları ile usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir, ancak yargılamanın ilerleyen aşamalarında kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirmiş, dosyaya sunduğu beyan dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; Her iki taraf ticari defterlerinde üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemelerine göre takip dayanağı faturaların her iki tarafın da defterlerinde kayıtlı bulunduğu, tarafların defterlerindeki borç ve ödeme kayıtlarının birbiriyle birebir örtüştüğü görüldüğü, raporlar denetime elverişli, dosya kapsamına uygun bulunduğu, davacının takipte talep ettiği asıl alacak yönünden davanın sübut bulduğu, ancak davalının icra takibinden önce temerrüde düşürülmemesi nedeniyle davacının fazi talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı Vekili; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Resmi Gazetede ilan edilen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler çerçevesinde lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken gerekçeli kararda tarafları lehine herhangi bir ücrete hükmedilmemesinin yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesi talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. Maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesi gereğince vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Aynı kanunun 326. Maddesinde kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 332/1. Maddesinde yargılama giderlerine resen hükmedileceği düzenlenmiştir. Dava konusu somut olayda dava kısmen kabul edilmesine rağmen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Mahkemece yukarıda anılan kanun hükümleri dikkate alınarak davacı lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeple kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince hükmün kaldırılarak, düzeltilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/31, K. 2022/731, 21 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama