KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1578
- Karar No
- 2026/255
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2026
- Dosya no
- ..
- Karar no
- ..
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ..
- Numarası
- ..
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1 -...
- Davalı
- 2 -...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- ..
- Yazım tarihi
- ..
Karar Metni
1.344 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen.. karar sayılı kararın istinaf incelemesi taraflarca istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- KARAR -
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının asıl borçlu davalı ...'ün . . .. kullandığı krediye kefil olduğunu ve bu kredinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan ..
İcra Müdürlüğü'nün.. sayılı dosyasını da kefil olarak ödediğini, bu nedenle ..Kanunu'nun 596'ıncı maddesi gereği alacaklının .. haklarına halef olmuş olup rücu hakkını kullanmak için davalı ...'ün .. bankasına kredi teminatı olarak ipotek verdiği .... parseldeki taşınmaz hakkında .. bankasının halefi olarak .. bankasından aldığını ve ..
İcra Müdürlüğü'nün .. esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını takibiz durduğunu, taraflar arasında zorunlu dava ve takip arkadaşlığı olduğu için her ikisi hakkında da işbu davanın açıldığını, açıklanan nedenlerle davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalının takip konusu alacağın..inden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap sunmamıştır.
KARAR
Mahkemece "...Somut olay bakımından yapılan değerlendirme;
Davacı, davalının dava dışı banka ile imzalanmış genel kredi sözleşmesine kefil olmuştur. Davalının borcunun ödememesi nedeniyle banka tarafından başlatılan takip davacı tarafından ödenmiş ve dava dışı bankanın haklarına davacı halef konumuna gelmiştir.
Davacı taraf, TBK 597 uyarınca yapmış olduğu ödemeyi davalılara ... Noterliği'nin ..evmiye numaralı ihtarı ile bildirmiştir. Ayrıca bu ihtar taşınmazın maliki bakımından İİK 149/b kapsamında muacceliyet ihtarı olduğuna kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davalı taraf bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile birlikte taraflar arasındaki bir sözleşmeyi ibraz etmek suretiyle dava konusu edilen teminat mektuplarında davacı ve davalı tarafın yarı oranında borçlu olduğunu ileri sürmüşse de; bu beyan bir ödemezlik def'i olarak nitelendirilmiştir. Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi verilmediğinden def'ilerin ileri sürülmesi ancak karşı tarafın muvafakatı ile mümkün olmaktadır. Davacı taraf ise.. tarihli duruşmada da açıkça bu defiye ve rapora itiraz dilekçesi ekinde sunulan sözleşmeye muvafakat etmediklerini mahkememize bildirmiş olduğundan davalının define itibar edilmemiştir.
Bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda da davacının dava dışı bankaya yapmış olduğu ödemenin davalının borçlarından kaynaklı olduğu, davacının davalının imzalamış olduğu sözleşmeye kefil olduğu ve kefalet kapsamında yapmış olduğu ödemeyi rücu etme hakkı olduğuna kanaat edinilmiştir.
Neticeten;
Tüm dosya kapsamı, denetime elverişli alınmış bilirkişi raporları, taraf beyanları, gelen yazı cevapları birlikte incelendiğinde davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki gibi hüküm kurumuştur.
HÜKÜM
Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın KABULÜ ile; davalıların .. İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı icra dosyasına yapmış oldukları itirazının İPTALİ ile takibin aynen DEVAMINA, ..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı taraflar istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafça ipotek takibine yapılan itiraz nedeniyle itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talepli açmış olduğumuz dava kabul edilmiş itirazın iptaline takibin devamına karar verildiğini, kararda icra inkar tazminatı konusunda her hangi bir hüküm kurulmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme hem dava konusu banka teminat mektubuna konu borcun dayanağı olan işte tarafların .. oranında ortak olmasını hem de taraflar arasında başkaca borç ilişkisinin varlığını göstermesi bakımından dikkate alınması gerekirken mahkemece bu husus ödemezlik def'i olarak kabul edildiğini, süresinde ileri sürülmediğinden reddedildiğini, kefalet akdi kamu düzeninden olduğundan re'sen araştırma ilkesi gereğince yargılamanın her aşamasında geçerliliği ve buna bağlı hukuki işlemlerin değerlendirilmesi zorunlu olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Dava, TBK'nın 596.maddesinde düzenlenen halefiyete dayalı olarak başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin devamına ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
.. Asliye Ticaret Mahkemesi ..Karar sayılı ilamıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı taraflar istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki bendin dışında kalan hususlarda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik istinaf nedenlerinin irdelenmesinde; itirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likid olması zorunludur. Bir başka ifade ile icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için borçlunun itiraz ettiği alacağın likid (muayyen) bir alacak olması gerekir.
Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir.
Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir..Somut olayda dava konusu alacağın likit nitelikte olduğu analaşılmakla icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken mahkemece bu hususta karar verilmemiştir.
Bu sebeple karar icra inkar tazminatı yönünden kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1578, K. 2026/255, 18 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama