İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/929 K.2025/1645

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen .. karar sayılı kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve…

Esas2024/929Karar2025/1645Tarih19 Kasım 2025Okuma10 dk · 2.073 kelime

KÜNYE

T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/929
Karar No
2025/1645
Karar tarihi
19 Kasım 2025
Dosya no
..
Karar no
..
Başkan
..
Üye
..
Üye
..
Katip
..
İncelenen kararın mahkemesi
GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
..
Numarası
..
Davacı
..
Vekili
Av..
Davalılar
..
Vekili
Av...
Davalı
..
Davanın konusu
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
İstinaf kararının karar tarihi
..
Yazım tarihi
..
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.073 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen .. karar sayılı kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

- KARAR -

DAVA

Davacı . . . vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirketin tarafların ortak murisi . . . tarafından kurulduğunu, .. tarihinde müvekkili ortak . .. şirket ortaklığına kabul edildiğini, müvekkilinin ortaklığa kabul edildikten sonra murisi ve babası tarafından verilen vekaletname ile tek başına şirketi temsil ettiğini, babasının vefatından sonra şirket hisselerinin miras yoluyla intikalen paylaşıldığını ve şuan müvekkilinin .. hisseye, davalı .. hisseye sahip olduğunu,.. tarihinde müvekkilinin şirketi tek başına temsil yetkisinin sonlandırıldığını, diğer ortaklar.. ile birlikte müştereken temsil yetkisi verildiğini,

alınan karar gereği şirketin yapması gereken ödemelerde müvekkili ile beraber diğer iki ortaktan birisinin daha imzasının gerektiğini, bu sebeple davacının şirket işlerini yürütemez hale geldiğini, imzaya yetkili diğer ortaklara imzalanması gereken evraklar olduğu için mail ve telefon yoluyla sürekli çağrı yapılmasına rağmen zamanında gelmediklerini ve evrakların imzalanmasının geciktiğini, bu nedenle şirketin zarara uğradığını, müvekkilinin itibarının zedelediğini, diğer ortakların şirketin işleyişi ve faaliyet konusu ile ilgili hiçbir bilgisi bulunmadığını,

şirketin tüm yükünün müvekkili ortağın omzunda olmasına rağmen diğer ortakların müvekkiline güvenmediğini, müstakil imza yetkisi vermediğini, şirketin işleyişinin sekteye uğradığını, bu durumun müvekkili ortak açısından çekilmez bir hale geldiğini, diğer ortakların anılan tavırları sebebiyle şirketin kur farkından ötürü .. TL ve .. TL, hammaddenin liman ardiyesinde beklemesinden ötürü de ..

TL fazla ödeme yaptığını ve zararların oluştuğunu, davanın kabulü ile; öncelikle şirket temsil yetkilerinin tümüyle müvekkil ortağa verilmesini, bu mümkün görülmez ise davalı ortakların ayrılma akçeleri ödenerek şirket ortaklığından çıkarılmalarına karar verilmesini, bu mümkün görülmez ise müvekkili ortağın pey akçesi ödenerek ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini, mahkememizce bu da mümkün görülmez ise şirketin feshi ile tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar......vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı şirketin aile şirketi olarak murisleri .. tarafından kurulduğunu, davacının kuruluştan sonra babaları ve murislerinden hisse alarak şirkete ortak olduğunu, yapılan hisse devrine karşı, muris muvazaası nedeniyle tasarrufun iptali davası açma hakları saklı kalmak koşulu ile devir işleminin muvazaalı olduğunu, müvekkillerinden mal kaçırmaya yönelik bir pay devrinin olduğunu düşündüklerini, ..... vefatı sonrası şirketteki hisselerin intikal yoluyla paylaştırıldığını, ..vefatıyla şirket müdürlüğünün boşaldığını, organsız kalan şirkete şirket ortaklar kurulu kararıyla müdür tayini yapılarak ..

Siciline .. tarihinde tescil edildiğini, yapılan tescilin kanuna ve hayatın olağan akışına uygun olduğunu, davacının açık iradesi ve imzası ile ortaklar kurulu kararının alındığını, davacının özellikle babasının vefatından sonra şirketin iş ve faaliyetlerine yönelik müvekkillerine bilgi vermediğini, ortaklar kurulu tarafından alınan müşterek imza yetkisi kararı olmasına rağmen davacının şirketin önemli önemsiz tüm işlerinde kendisinin aktif rol almak istediğini, bu hususta yetkileri dahilinde kendisine yardımcı olmak isteyen müvekkilerine hiçbir şekilde bilgi vermediğini,

davacının müvekkilerinin şirket ortağı olmasından ötürü rahatsız olduğunu, bu hususun dava dilekçesinde defalarca ikrar edildiğini, davacı tarafından şirket faaliyetleri kapsamında davalılara çağrı yapıldığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkillere ulaşan hiçbir telefon çağrısı bulunmadığını, .. ortaklar kurulu ve genel kurula çağrı şekillerinin açıkça belirtildiğini, davacının basiretli bir iş adamı gibi davranmayarak bu çağrı usullerine uymadığını, davacının dava dilekçesindeki taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, şirketin feshi davalarında davacı ortağın şirketten ayrılmasının öncelikle değerlendirileceğini,

şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davalarda husumetin feshi istenen şirkete yöneltilmesi gerektiğini, ortaklara husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının fesih talebi öncesinde davalıların ortaklıktan çıkarılmasını talep etmiş ise de.

6102 Sayılı TTK’nın 640. maddesi uyarınca ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin davalarda öncelikle şirket genel kurulunda bu yönde karar alınması gerektiğini, bu durumda aktif dava ehliyetinin şirkete ait olduğunu, davacı temsil yetkilerinin tümüyle kendisine verilmesini istese de söz konusu talebin kötüniyetli olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların aksine davalı ortakların şirketin iş ve faaliyetlerine bilgileri dahilinde ivedi olarak iştirak ettiklerini,

kabul etmemekle birlikte şirket kapanışı için mahkemenin taraflar arasında husumet nedeni ile tarafsız bir tasfiye memuru yada kayyum atamasının hakkaniyete daha uygun olacağını, şirketin işleyişi ile ilgili müvekkillerine bilgi vermeyen davacının şirketin içini boşaltmak gayesiyle .. Makina adında bir şirket kurduğunu ve faaliyetlerini bu şirket üzerinden devam ettiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YEREL MAHKEME KARARI

İlk derece mahkemesince; ".. Müşavir bilirkişi tespit ve değerlendirmelerinde; (...) Yetkideki çift imza nedeniyle zarar oluşup oluşmadığı ile ilgili olarak .. yılında .. TL net satışlardan .. TL vergi öncesi kâr oluştuğu oran olarak .. olduğu, .. tarihi itibariyle .. TL net satışlardan .. TL vergi öncesi kâr ettiği oran olarak ..olduğu, davalı şirketin alış-satışları döviz bazında olduğundan dolayı ciro, kârlılıkta ..'ye göre yaklaşık .. düşüş olduğu, stoklarda büyük artış olduğu, bankalarda bulunan mevduatların döviz bazında ..'ye göre .. artış olduğu, tarafımıza sunulan ticari defterler ve belgeler üzerinde tespit edildiği,

bankalarda artan bu tutarın ve stokların, cironın ve kârlılıkların döviz bazında eksilmesinin çift

imzadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı tespiti yapılamadığı, Davacı ilk olarak şirketin temsil yetkisinin kendisine verilmesini talep etmiştir. TTK 630/2 uyarınca "Her ortak haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir." Bu davada husumet görevden alınması istenilen müdürlere karşı yöneltilir. (...) Somut olayda davacı şirketin.. oranında payının sahibidir.

Bu durumda genel kurulu toplantıya çağırıp şirket müdürlerinin değiştirilmesini sağlama imkanına sahiptir. .. yargıtay kararlarına göre davacının bu talep yönünden hukuki yararı bulunmamaktadır. Esasen haklı sebep kavramının oluştuğundan da bahsetme imkanı bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde anlatılan vakıalar gerçekleşmiş olsa dahi şirketin toplam iş hacminin yanında oldukça az değerler söz konusudur.

Huzurdaki davada ne öznel nede nesnel sebeplerin haklı sebep yönünden gerçekleşmediği kanaatine ulaşılmıştır. Bilirkişilerde cironun ve kârlılıkların döviz bazında eksilmesinin çift imzadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı husunda bir tespit yapamamışlardır. Anılan gerekçeler karşısında davacının ilk talebinin reddi gerekmiştir. Davacının ikinci talebi davalıların ortaklıktan çıkarılmasıdır.

TTK 640/3 maddesi uyarınca "Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hali saklıdır" hükmünü haizdir. Uygulamada Çıkarma Davası olarak anılan bu davada husumet çıkarılmak istenen ortağa yöneltilir. Bu davada mahkemeye başvurma hakkı şirkete aittir. Yani aktif husumet şirketindir. Davacının bu talebi yönünden aktif husumeti bulunmamaktadır.

Bu davada kanun koyucu "şirketin istemi" terimi ile şirketin, ortağın çıkarılması amacıyla mahkemeye başvurma iradesini kastetmektedir. Bu yetki ve görev genel kurula aittir. Bu yönde alınacak karar önemli kararlardan olmakla şirket genel kurulu TTK 621 uyarınca nitelikli nisapla karar almalıdır. Bu davada ön şart genel kurulda karar alınmış olmasıdır. Huzurdaki davada bu yönde bir genel kurul kararı mevcut değildir.

Anılan gerekçeler karşısında bu talebinde reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının üçüncü talebi pey akçesi ödenerek ortaklıktan çıkması yönünde karar verilmesidir. TTK 638/2 maddesi uyarınca "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir" hükmünü haizdir. Bu dava şirket tüzel kişiliğine yöneltilir. .. husumet şirkete aittir. .. şirketin tüm ortaklarına karşı açılmasını da olanaklı kabul etmektedir.

Çıkma davasının kabulü ancak haklı sebepler ile istenilebilecektir. (...) Somut olayda davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların şirketin cirosuna ve iş hacmine nazaran küçük sayılabilecek aksaklıklar olduğu kanaatine ulaşılmıştır.

Kaldı ki bilirkişilerce sunulan rapor içeriğinden karlılığın devam ettiği, stok ve kar azalmalarının sebebinin ise kur farkı ortaya konulmuştur. (...) Mahkememizce somut olayda ve talepte haklı sebebin oluşmadığı kanaatine ulaşılmış ve davacının üçüncü talebininde reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının dördüncü talebi Şirketin TTK 636/3 uyarınca fesih ve tasfiyesidir. Bahsi geçen kanun maddesine göre.

"Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir" hükmünü haizdir. Buradaki haklı sebep kavramını da yukarıdaki izahlara paralel olarak, dürüstlük kuralları uyarınca davacının ortak olarak kalmasını çekilmez kılan nedenler olarak anlamak ve tanımlamak mümkündür.

Başka bir anlatımla davacının ileri sürdüğü ve ispat ettiği vakıalar, davacı ortağın şirkete ortaklığa devamını çekilmezlik düzeyine ulaştırmalıdır. .. kararlarında; davacının şirketten dışlanmış, ortaklar arası geçimsizliğin şiddete ve suça dönüşüp ortağın şirkete gitmesinin engellenmiş olmasını, güven temellerinin çökmesi olarak nitelemiş, fesih için yeterli kabul etmiştir...

Benzer bir kararda ise ortak hakkında açılan ceza davalarının çoğunun mahkumiyetle sonuçlanmış, davacıya fiziksel şiddet uygulandığının yargı kararları ile sübuta ermiş olmasını fesih için haklı sebepler olarak kabul etmiştir. .. davalarında .. daha çok hukuk ve ceza davaları ile sübut bulan eylemlerin, güven duygusunu ve birlikte şirketi yönetme ve sürdürme koşullarını ortadan kaldıran olgular olarak kabul etmiştir.

Somut olayda davacı tarafın aşamalarda ileri sürdüğü vakıalar daha çok küçük ihmallere dayalı eylem eksiklikleri yada gecikmeleri olup, basit önlemler ve diyalog ile her zaman ortadan kalkabilecek niteliktedir. Davacı tarafın ileri sürdüğü tüm vakıalarında tam olarak ispatı sağlanamamıştır. Mahkememizde oluşan vicdani kanaati değiştirecek bir tespit bilirkişi raporlarında yapılmış değildir.

Bu durumda haklı sebep kavramı sağlanmadığından davacının fesih ve tasfiyeye yönelik talebi de kabul görmemiş, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı taraf istinaf dilekçesinde; davalıların şirketin hiç bir işi için imza vermediklerini, yapılan tüm çağrılara rağmen yönetime iştirak etmediklerini ve bu durumun şirkete ciddi zarar verdiğini, bilirkişi raporunda yer alan banka hesaplarındaki artışların şirketin zarar değil kar ettiği manasına geleceği yönündeki yorumun doğru olmadığını, şirketin daha fazla kâr etme imkanından mahrum bırakılmasının, sırf ortaklar imzaya gelmediği için limanda ham maddenin beklemesinin ve bu nedenle ek ödeme yapılmak zorunda kalınmasının, sırf davalılar imza atmadı diye şirketin kur farkı ödemek zorunda kalmasının şirketin zararına yol açtığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava, 6100 sayılı HMK m. 111'e göre terditli olarak açılmış 6102 sayılı TTK m. 630/II'ye göre şirket yöneticilerinin azli, aynı yasa m. 640/III'e göre ortağın ortaklıktan çıkarılması, aynı yasa m. 638/II'ye göre ayrılma payı hesaplanarak ortaklıktan çıkma ve aynı yasa m. 636/III'e göre şirketin feshi ve tasfiyesi davasıdır.

Davaya konu şirket limited şirket olup şirketin müşterek temsil yetkisi ile yönetiliyor olması tek başına 6102 sayılı TTK m. 630/II, 636/III, 638/II ve 640/III'de ki talep haklarını vermez. Bu yasal düzenlemelerdeki talep haklarının kullanılması için haklı nedenlerin bulunması zorunludur. Sadece müşterek temsil yetkisinin şirketin kötü yönetilmesine neden olduğu iddiası bu nedenle hukuken dinlenmez.

Davacının TTK m. 630/III'e göre şirket yöneticilerinin azli talebi, aynı yasa m. 638/II'ye göre ayrılma payı hesaplanarak ortaklıktan çıkma ve aynı yasa m. 636/III'e göre şirketin feshi ve tasfiyesi talepleri için şirketin diğer yönetici ortaklarının şirketi temsil yetkilerini zamanında kullanmamaları nedeniyle şirketin kur farkından ötürü .. TL ve .. TL, hammaddenin liman ardiyesinde beklemesinden ötürü de .. TL fazla ödeme yaptığı vakıasına dayanmaktadır.

Şirketin kârlılık durumu ve banka hesaplarındaki para miktarı değerlendirildiğinde şirketin zarar etmediği açıktır. Ancak bu zarar kalemleri küçük miktar olarak kalsa da küçük miktarlardaki zararların haklı neden haline gelmesi için kötü yönetim, temsil yetkisinin kaldırılması, ayrılma payının hesaplanarak ortaklıktan çıkma kararı verilmesi ve şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi için bu ve benzeri yönetim sorunlarının tek seferlik / münferit olmaktan çıkıp devamlılık oluşturması, bu tür yönetim hatalarının şirketi yönetilemez hale getirmesi gerekir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davaya konu şirketin yönetiminde bu durumların devamlılık oluşturmadığı, tek seferlik / münferit kaldığı, zarar kalemlerinin de şirketin kârlılık durumu ve mal varlığı dikkate alındığında çok küçük kaldığı anlaşılmaktadır. Hazırlanan mali müşavir bilirkişi raporunda da çift imza ile temsil yetkisinden kaynaklı bir zarar oluştuğuna ilişkin tespit yapılamamıştır.

Dolayısıyla şirketin çift imza ile temsil edilmesinin davalıların tutumundan kaynaklı kötü yönetime neden olduğu maddi vakıası ispatlanabilmiş değildir. Davacının ileri sürdüğü imza yetkilerinin davalılar tarafından zamanında kullanılmadığı vakıası eldeki davadaki somut vakıalar dikkate alındığında yine taraflar arasında çözümü mümkün olan ve hakim müdahalesini gerektirmeyen vakıalardır.

Bu durumda mahkemenin bu talepler yönüyle davanın reddine karar vermesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.

Davacının, diğer talebi davalı ortakların ortaklıktan çıkarılmasına ilişkindir. 6102 sayılı TTK m. 640/III'e göre bir ortağın ortaklıktan çıkarılmasını isteme hakkı şirkete ait olup davacının bu talebi yönünden aktif taraf yokluğundan ret kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken .. TL istinaf harcından peşin alınan .. TL harcın mahsubu ile bakiye . TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde iadesine,

5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 20/11/2025

. . Başkan ... ¸e-imzalıdır .. Üye .. ¸e-imzalıdır . . Üye .. ¸e-imzalıdır . . . Katip .. ¸e-imzalıdır

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/929, K. 2025/1645, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. - Karar -
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Yerel Mahkeme Kararı
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Değerlendirme Ve Gerekçe
  9. Not
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/929
Karar No
2025/1645
Tarih
19 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/929 K.2025/1240
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/931 K.2025/965
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/932 K.2025/1125
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/932 K.2025/1174
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/932 K.2025/851
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/933 K.2025/1191

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.