KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi İhtiyati Tedbir Talep Eden
- Esas No
- 2025/2051
- Karar No
- 2025/1994
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2025
- Dosya no
- ..
- Karar no
- ..
- Başkan
- ..
- Üye
- ..
- Üye
- ..
- Katip
- ..
- İncelenen kararın mahkemesi
- ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- ..
- Numarası
- ..
- Davacı
- ..
- Vekili
- Av. ..
- Davalı
- ..
- Vekili
- Av...
- Davanın konusu
- Elatmanın Önlenmesi (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- ..
- Yazım tarihi
- ..
Karar Metni
703 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen ara karar davacı tarafça istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı . . . vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı... Şubesi nezdindeki ticari hesabının .. tarihinden itibaren davalı banka tarafından "5549 Sayılı Kanun'un 19/A Maddesi Kapsamındaki Yasal Yükümlülükler" gerekçesiyle haksız ve hukuksuz şekilde bloke edildiğini, davalı bankaya ve ..’a yapılan yazılı başvurulara rağmen blokenin dayanağına ilişkin herhangi bir savcılık veya mahkeme kararının taraflarına tebliğ edilmediğini, müvekkilinin hesabı üzerindeki blokenin ihtiyati tedbir kararı ile kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME ARA KARARI
İlk derece mahkemesince.
"Her ne kadar davacı tarafça davacıya ait ticari banka hesabı üzerinde hukuka aykırı olarak sürdürülen blokajın kaldırılması, hesabın serbest bırakılması, bloke süresince hesapta bulunan bakiyenin en yüksek mevduat faiz oranı ile nemalandırılarak ödenmesi, uğranılan zararların tazmini ve yargılama süresince davacının ticari faaliyetlerinin zarar görmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de; eldeki davanın el atmanın önlenmesi davası olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391 inci maddesinin gerekçesinde.
"Mahkeme ihtiyatî tedbir kararı verirken, asıl uyuşmazlığı çözecek mahiyette bir karar vermemelidir." izahatının bulunduğu, yerleşik Yargıtay uygulamalarının da bu yönde olduğu..... geçen. "Buna göre Yargıtay uygulamalarında.......
Sayılı ilamı) kabul edildiği ve HMK'nun 391. maddesi gerekçesinde açıklandığı üzere “dava sonunda elde edilecek faydayı sağlayacak şekilde”, başka bir deyişle“davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde” ihtiyati tedbir kararı verilmesi doğru değildir." şeklindeki içtihadı.) kanaatine varılmakla davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı taraf istinaf dilekçesinde; müvekkilinin hesabının bağlı bulunduğu .. cihazıyla yapılan kredi kartı ödemelerine ilişkin banka veya savcılık nezdinde bir şikayet bulunmadığını, 5549 sayılı Kanun’un 19/A maddesine göre ..’ın işlemleri askıya alma yetkisinin yalnızca 7 iş günü ile sınırlı olduğunu, bu sürenin uzatılabilmesi için . . veya . . ..’nin kararının zorunlu olduğunu, somut olayda böyle bir karar bulunmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun m. 19/A'ya göre verilen işlemlerin ertelenmesi kararına karşı ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına istinaf kanun yolu başvurusudur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıya ait davalı bankada bulunan hesabın 5549 sayılı yasanın 19/A maddesine göre bloke edilmesinin ihtiyati tedbir kararı ile kaldırılmasına ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde 6100 sayılı HMK m. 110, davaların yığılması esasına göre dört tane talepte bulunmuştur. Buna göre davaya konu hesap üzerindeki blokajın tedbiren kaldırılmasını, yargılama sonunda, blokajın kesin olarak kaldırılmasını, hesapta bloke nedeniyle tutulmuş bakiyenin en yüksek mevduat faiz oranı üzerinden nemalandırılarak ödenmesini, uğradığı ticari ve mali zararların tazminini talep etmiştir.
Dosya içerisinde bulunan ve davalı banka tarafından davacının isteği üzerine düzenlendiği anlaşılan tarihsiz belgeden davacının davalı bankada bulunan hesabının 5549 sayılı yasanın 19/A maddesine göre bloke edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece 6100 sayılı HMK m. 389'da ki ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığına ilişkin olarak verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2051, K. 2025/1994, 30 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama