KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi İhtiyati Tedbir Aleyhine İhtiyati Tedbir İstenen
- Esas No
- 2025/388
- Karar No
- 2025/717
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2025
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ..
- Başkan
- ...
- Üye
- ..
- Üye
- ....
- Katip
- ..
- İncelenen kararın mahkemesi
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Ara karar tarihi
- ...
- Numarası
- ..
- Talep davacı
- ..
- Vekili
- Av..
- Davalı
- .....
- Vekili
- Av...
- Davanın konusu
- Çek İstirdat Davasında İhtiyati Tedbir
- İstinaf kararının karar tarihi
- ...
- Yazım tarihi
- .....
Karar Metni
935 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden vekili, müvekkilinin lehtarı olduğunu, keşidecisi .. olan....... TL bedelli çek, keşidecisi . .. TL bedelli çek ve keşidecisi ........ olan .... tarihli ..... TL bedelli çeklerin zayii nedeniyle çek iptali davası açıldığını, ..
Esas sayılı dosyası kapsamında dava konusu çekler hakkında ödeme yasağı kararı verilmiş olup kararın muhatap bankaya bildirildiğini, akabinde davalı şirket söz konusu çeklerin meşru hamili olduğunu iddia ederek çeklerin uhdesinde bulunduğunu mahkemeye bildirdiğini, bunun üzerine mahkemece davalı şirkete karşı istirdat davası açmak üzere tarafımıza ..aftalık kesin süre verildiğini, müvekkilinin lehtarı olduğu çeklerin muhatap bankaya ibraz edilmeden yetkili hamil olan müvekkil şirketin elinde iken zayi olduğunu, müvekkilinin dava konusu çeklerin lehtarı olup çekler üzerinde cirosu bulunmadığını,
müvekkili ile çekin arka yüzünde kaşe ve imzaları bulunan dava dışı şirket ve davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, cirolardaki imzanın sahte olduğunu beyan ederek dava konusu çeklerin davalıdan istirdatı ile müvekkilinin meşru ve yetkili hamil sıfatı ile alacaklı olduğunun tespitine, çeklerin müvekkiline teslimine, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, telafisi imkansız zararlara sebebiyet vermemek adına dava konusu çekler hakkında verilen ödemeden men yasağı kararının devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI
Mahkemece, davacının talebinin kaybettiğini iddia ettiği çekin istirdadına ilişkin olup, uyuşmazlık menfi tespitten kaynaklanmadığı, haliyle menfi tespit davalarında uygulanan İİK'nın 72'nin olayımızda uygulanabilirliği bulunmadığı, bu aşamada davanın TTK'nın 792. maddesi uyarınca açılmış çek istirdadı davası oldupundan ihtiyati tedbir talebinin HMK'nın 389 vd maddelerine göre değerlendirilmesi gerektiği, dosyanın bulunduğu aşama ve ara karar tarihi itibariyle dosyada dava konusu çekin davacı elinden rızası hilafına çıktığı, davalının çekin iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğuna yönelik yaklaşık ispatı sağlar delil bulunmadığı,
bu hususların ancak toplanacak deliller ve yapılan yargılama neticesinde tespit edilebileceği, yine davaya konu çek üzerindeki ciro silsilesinin düzgün olduğu, kıymetli evrakın iptali davasına müdahale talebinde bulunan davalının çekte ciranta olarak bulunan .. ile aralarındaki cari hesap ilişkisine dair deliller ibraz ettiği hususu da gözetilerek mahkemece ihtiyati tedbir verilebilmesi için davacının iddiaları yönünden yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediği belirtilerek davacının vaki tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF GEREKÇELERİ
Tedbir isteyen davacı vekili, dava konusu çeklerin arka yüzünde yer alan lehtar cirosundaki imzalar müvekkili şirket yetkilisine ait olmayıp dava konusu çekler sahte imza ile piyasaya sürüldüğünü, müvekkili şirketin lehtarı olduğu işbu çekler müvekkili şirketin rızası dışında, usulsüz olarak elinden çıkmış ve neticede müvekkil şirket yetkilisinin imzası taklit edilerek sahte imza ile dava dışı .. . ciro edildiğini, nitekim çek görüntülerine bakıldığında müvekkili şirkete ait imzaların birbirleri ile tutarlı olmadığının açıkça anlaşıldığını,
çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamayacağını beyan ederek tedbir verilmesi için istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep hukuki mahiyeti itibariyle, TTK'nın 763. maddesi kapsamında çek istirdadı davasında ödeme yasağının devamı yönünde tedbir verilmesi istemine ilişkindir.
Dairemiz önüne gelen ihtilaf özü itibariyle, TTK'nın 763. maddesi kapsamında açılan menkul davasının özel görünümü mahiyetindeki istirdat davasında ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
TTK'nın 792. maddesi uyarınca istirdat talebi son hamile yöneltilir. Son hamilin de davada davalı olduğu anlaşılmaktadır. İstirdat davasında ise menfi tespit davalarından farklı olarak davacı kıymetli evrak üzerinde hak iddia etmektedir. İcra takibinin konusu alacak üzerinde aslında gerçek hamil olduğunu iddia eden kişi lehine çek borçlusunun veya keşidecinin, yatırdığı bedelin alacaklıya ödenmemesine ilişkin bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkündür. İstirdat davacısının; kendisi dışında borca itirazı olmayan keşidecinin yatırdığı bedelin de aslında kendisinin hak sahibi olduğu bedelin dosyanın davalısı olan hamil- alacaklıya ödenmemesini talep etme hakkı bulunmaktadır. İstirdat davasında bu şekilde bir ihtiyati tedbir kararı verilmesini yasaklayan yasal düzenleme bulunmamaktadır.
TTK'nın 792. maddesi mucibince ihtiyati tedbir isteyen taraf, talep konusu çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve karşı tarafın senedi kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak devraldığını ispatla mükelleftir. Diğer taraftan HMK'nın 389. maddesi ile aynı Kanun'un 390/3 maddesi gereğince, ihtiyati tedbir müessesesi yasada geçici hukuki korumalardan olup, Kanun hükmü, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu düzenlemiştir.
İstirdat davasına konu çekin keşideci ve lehtarının ve ilk cirantasının davacı şirket olup ciro silsilesinde şeklen ve görünürde herhangi bir kopukluk olmadığı, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle ihtiyati tedbir verilebilmesi için davacının iddiaları yönünden yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediği anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/388, K. 2025/717, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama