KÜNYE
T.C. Gaziantep Bam 17. Hukuk Dairesi .. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi Üye . Katip ..
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2022
- Esas no
- 2020/1265
- Karar no
- 2022/1272
- Başkan
- ..
- Üye
- ..
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/03/2020
- Numarası
- 2018/170 Esas- 2020/376 Karar
- Davacı
- ..
- Vekili
- Av..
- Davalı
- ..
- Vekili
- Av. ..
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 06/07/2022
Karar Metni
1.178 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2020 tarih, 2018/170 Esas ve 2020/376 Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili istinaf başvurusunda bulunduğundan dosyanın yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; .... tarihinde davacı motosiklet ile seyir halinde iken plakası tespit edilemeyen krem renkli bir aracın çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkilinin yaralandığını, tedavi gördüğünü, oluşan kazada müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, karşı tarafın kusurlu olduğunu, kusurlu aracın sürücüsünün ve plakasının tespit edilemediğini, açıklanan nedenlerle şimdilik 150,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 06/02/2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini 43.458,98 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kusur oranında sorumluluğu olduğunu, ilgili yerlerden gerekli raporların alınması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacının davasının kabulü ile 43.458,98 TL maddi tazminatın şirkete yazılı olarak müracaat tarihi olan 18/12/2017 tarihinden 8 gün sonra yani 26/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından süresi içerisinde sunulan istinaf dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmediğini, kazanın meydana gelmesinde ikinci aracın varlığının tespit edilemediği ve şikayetçi olunmadığını, kusur raporunu kabul etmediklerini, maluliyet raporunun hatalı yönetmeliğe göre alındığını, geçici iş göremezlikten sorumlu olmadıklarını ve açıkça geçici iş göremezlik talebinin olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
HMK 355 maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasıdır.
Kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere verileceksağlık kurulu raporları hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde Üniversite Adli Tıp Ana Bilim dalında görevli uzmanlardan oluşan heyetten rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulduğu anlaşılmakla istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 17. H.D.nin 2019/3206 E. 2021/380 K., Yargıtay 17. H.D.nin 2019/6462 E. 2020/8914 K. Sayılı ilamları)
Dava konusu kazanın meydana geldiği soruşturma dosyası ile kazaya sebep olan aracın krem renkli olduğu ve çarptığı sabit olduğu için kazanın varlığının ispat edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece keşif sonucu ve soruşturma dosyası da değerlendirilerek alınan kusur raporunda ise karşı aracın %37,5 davacı motor sürücüsünün %62,5 kusurlu olduğu tespit edilmesi karşısında aksi yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen .... Yönetmeliği'nin 15. maddesi gereğince......... yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken, ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek ..... yönetmeliğinin 9, 14. ve 15. maddelerinde yazılı biçimde fona başvurulduğu halde ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren .... temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemiş ise ..... temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, usuli işlemlerin kanuna uygun şekilde yapılarak, hükme esas alınan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı tarafça dava açılmadan önce daval..... başvuruda bulunulduğu .....Yönetmeliğinin 15. maddesi uyarınca mahkemece hüküm altına alınan faiz başlangıç tarihinin istinaf edinin sıfatı nazara alındığında yerinde olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
6111 sayılı yasanın 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK'nın 98. maddesi ile getirilen " Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır" hükmü gereğince trafik kazası sonucu yaralanan kişi, tümüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar yaptığı tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmet bedelleri SGK tarafından karşılanacaktır.
Geçici iş göremezlik tazminatının ve bakıcı giderinin bu madde kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bu tazminatların da davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğu belirtildiği üzere davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun devam ettiğinden, tüm bu açıklanan nadenlerle davalı vekilinin itirazın yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
6098 sayılı Borçlar Kanun’un, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile (818 sayılı Borçlar Kanununun 43.maddesi); Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Borçlar Kanun’un 52. maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanununun 44.maddesi) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre, olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Eldeki davada kaza yapan motorda sürücü konumunda bulunan davacının sağ tibia üst kırığı sonucu yaralandığı, koruyucu ekipman takmadığının anlaşıldığı için davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğundan kararın kaldırılmasına ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden esas hakkında yeniden hüküm kurularak mahkemece hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak kalan tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurularak aşağıdaki şekilde karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip · .. ...
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1265, K. 2022/1272, 27 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama