KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1124
- Karar No
- 2025/2819
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ..
- Numarası
- ..
- Davacı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ..
Karar Metni
1.149 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Av. ...
DAVALI
1 -... - ... ...
DAVALI
2 -... - ... VEKİLLERİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı istinaf yoluna başvurulmuş ve ilgili dosya dairemize gelmiş olup, dosyanın inceleme aşamasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek hallerden olduğu anlaşılmış olmakla, dosya heyetçe incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davacının davalı şirketten .. TL bedelli araç aldığını, davacının aracı aldıktan sonra yola çıktığını, aracın arızalandığını, aracın tamircide motorun yatak sarma sonucu arızalandığını, satılan aracın motorunun sıfırlandığı yani yeni tamir edildiğinin söylendiğini, ancak kısa sürede arıza verdiğini, davacı tarafından . .. Hukuk Mahkemesinin ..
D.İş sayılı dosyası ile tespit açtığını, tespit sonucu alınan raporda arızanın gizli ayıplı arıza kapsamında olduğunun belirtildiğini, davacının satıcı şirket ve tamir yapan ve araca garanti veren diğer davalının motorun sıfırlandığı şeklindeki beyanlarına güvenerek aracı aldığını, aracın . gün sonra arızalandığını, davacının açıkça aldatıldığını, aracın tamirine .. TL ödendiğini ve aracın . gün çalışamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ..
TL onarım bedelinin,. TL .. günlük çalışmaması nedeniyle uğranılan zararın, .. TL tespit masrafının olmak üzere toplam .. TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, davalının dava konusu aracın bütün bakımlarını zamanında yaptırdığını, davacının tamir ustasını da davaya dahil ederek tanık olarak gösterecekleri ...'ı davaya dahil ettiğini, bu sebeplerle aracın kesinlikle bir kullanım hatasından kaynaklı bir motor arızası olduğunu düşündüklerini, davacının aracın sıkıntı ve kusurlarını bilerek aldığını, hatasız ve özensiz kullanımdan dolayı araçta hasar meydana geldiğini düşündüklerini, aracın sıkıntıları olduğundan emsallerinden uygun verildiğini, öncelikle davanın Kilis İli içerisinde açılması gerektiğini davanın gerekli şartları sağlamadığından davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, mahkemenin görevsizliği sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili; davanın esastan reddi gerektiğini beyan ile istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; araç satışı nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Ticari davalar TTK’nın 4/1 maddesinde tanımlanmıştır.
Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545,
ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu; davacının tacir olmadığı, davalıların ise tacir olduğu, uyuşmazlıkta 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, davaya konu aracın satışının 6102 sayılı TTK'nun 4.maddesine göre mutlak ticari dava kapsamında olmadığı gibi dosya içinde mevcut belgeler dikkate alındığında davanın nispi ticari davada olmadığı, bu halde uyuşmazlığın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yazılı olduğu şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğrudur.
Davalı vekilinin istinaf itizarı yerinde değildir.
HMK'nın 305. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekildi hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1124, K. 2025/2819, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama