KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2020
- Dosya no
- 2018/1648
- Karar no
- 2020/411
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/06/2018
- Numarası
- 2016/1171 Esas 2018/495 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- İstinaf karar tarihi
- 16/04/2020
Karar Metni
799 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı şirketin bir kısım emtianın muhtelif yerlere taşınması işinin yapıldığını ve zamanında ve eksiksiz olarak teslimat yaparak yükümlülüğünü yerine getirdiğini,bu taşıma işine ilişkin alacağın davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile davalı şirket hakkında icra takibi başlatıldığı,davalı- borçlunun itirazı ile takibin durduğu belirtilerek davalının itarızının iptali ile takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte devamını, icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı aleyhine takip değeri tutarı %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin davacı şirket ile taşımacılık hizmeti almak üzere anlaştığını, ancak davacı tarafından sunulan hizmetin, gereği gibi ve süresinde ifa edilmediğini, davacı tarafından icra takibine ve işbu davaya konu edilen faturaların davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediğini, fatura bedellerinin neye göre tespit edildiğinin, hangi hizmet için ne kadar ücret talep edildiğinin açık olmadığını, likit olmayan ve bilirkişi marifeti ile verilen hizmetin süresinde, eksiksiz ve gereği gibi yerine getirilip getirilmediğinin tespiti gerektiğini, takibe ve devamla huzurdaki itirazın iptali davasına itirazlarını,
yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve mesnetsiz olarak açılan ve ancak bir bilirkişi incelemesi sonucunda açıklığa kavuşabilecek davanın reddini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;davalının defterlerini inceleme için ibraz etmediği, ancak faturalarda teslim alan imzası bulunmasa da davalı tarafından davacı faturalarının BA formları ile vergi dairesine beyan edildiği ,faturaların tebliğ edildiğinin anlaşıldığı,hizmetin gereği gibi ve süresinde ifa edilmediğini beyan etmiş olsa da bu konuda herhangi bir delil sunulmadığı, faturaları itirazsız şekilde aldığı anlaşıldığından davalının savunmasına itibar edilmeyerek dava konusu 28 adet faturaya konu hizmetin davacı tarafından davalıya verildiği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu faturalarda müvekkile ait imza olmadığını,faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, faturaya itiraz edilmemesinin kabul anlamına gelmediğini, cari hesap ilişkisi devam ederken faturaların cari hesaptan ayrı takibe konulmasının ticari teamüle uygun olmadığını, fatura bedellerinin neye göre tespit edildiği, hangi hizmet için ne kadar ücret talep edildiğinin açık olmadığını, davacının taşıma işini gereği gibi ve süresinde ifa etmediğini, davanın reddi gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; faturadan kaynaklı açık hesap bakiyesinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Taşıma sözleşmesinde kural olarak hizmetin yerine getirildiğini ispat külfeti davacı taşıyıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz.Taraflar arasında taşımadan kaynaklı bir ticari ilişki bulunduğu hususu ihtilafsızdır.
Yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkca TTK 89 vd maddeleri uyarınca cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacak olup ; somut olayda taraflara arasında yazılı sözleşme bulunduğu yönünde bir iddiada bulunulmamış, bu konuda herhangi bir delil sunulmamış olduğundan taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı ve ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi oldugunun kabulü gerekmiştir.
Buna göre takibe konu alacak açık hesap bakiyesine ilişkin olup, taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yapabileceklerinden davalı cari hesabın usulüne uygun kat edilmediği ve faturların cari hesaptan ayrı takibe konu edilemeyeceğine yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacının ticari defterine davalı adına borç kaydettiği faturaların davalı ticari defterleri incelemeye sunmadığından kayıtlı olup olmadığı tespit edilememiş ise de; davalı davacının düzenlediği ve defterlerinde kayıtlı faturalar için takibe konu miktarı da aşacak şekilde Vergi Dairesine B/A beyani ile davacıdan aldığı mal ve hizmet olarak beyanında bulunmuştur.
Davalı akdi ilişkiyi inkar etmemiş, davacının taşıma edimini gereği gibi süresinde ifa edilmediğini ileri sürmüş ise de bu iddiasını ispatla yönelik dosya herhangi bir delil sunmadığı gibi bu konuda açılmış bir karşı davası veya takas mahsup talebi de bulunmamaktadır.
Buna göre davacının takibe konu faturalara ilişkin taşıma hizmetini davalıya verdigi ve bu miktar kadar davalıdan alacaklı olduğunun kabulü gerekmiştir.Takibe konu alacak faturadan kaynaklanan açık hesap bakiyesine ilişkin likit ve belirlenebilir olup,taşıma hizmetinin gereği gibi verilmediği iddiası alacağın yargılamayı gerektirdiği anlamına gelmeyeceği gibi likit olma özeliğini de ortadan kaldırmayacaktır.
Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/1648, K. 2020/411, 16 Nisan 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama