KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2020
- Dosya no
- 2018/2515
- Karar no
- 2020/1241
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/12/2016
- Numarası
- 2015/1048 Esas - 2016/932 Karar
- Dava
- Menfi Tespit
- İstinaf karar tarihi
- 26/11/2020
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkide davalıdan mal alımı yapıldığını, müvekkili tarafından davalıdan bu amaçla 22/11/2014 tarihinde bir takım ürün siparişinde bulunulduğunu ve karşılığında da davaya konu olan 30/10/2015, 30/11/2015 ve 30/12/2015 keşide tarihli çeklerin teminat amacı ile davalıya verildiğini, ancak sipariş edilen malların müvekkiline ulaşmadığını, teslim edilmeyen mallara karşılık alınan çeklerin müvekkiline geri verilmesinin istenmesine rağmen geri iade edilmediğini belirterek, çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacının sipariş ettiği malların davalı şirkete teslim edildiğini, müvekkilinin bu ürünlerin teslimini davalıya usulüne uygun bir biçimde faturalandırmak suretiyle yaptığını, müvekkilinin davalı şirkette teslim ettiği bu malların bedeli karşılığında müvekkiline verilen bu çeklerin bir kısmının tahsil edildiğini, bir kısmı için ise ödenmediğinden davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının ürünlerin bedelini ödemeyi geciktirmek ve üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkulleri devretmek maksadıyla aleyhine yapılan icra takiblerine de haksız ve mesnetsiz olarak itirazlarda bulunduğunu,
davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, asıl olan peşin satış olduğundan iddianın kanıtlanması gerektiğini, davacı şirkete teslim edilen mallara ait faturalara da yasal süresinde itiraz edilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar arasındaki ticari ilişkide davacı tarafından davalıya toplam 136.000 TL değerinde 3 adet çek verildiği, çekin bir ödeme aracı olduğu, mevcut borcun tasfiyesine yönelik verildiğinin karine olarak kabul edildiği, somut olayda teminat amacıyla verildiği yönünde iddiada bulunan davacı tarafın, iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; müvekkili tarafından sipariş edilen malların teslim edilmediğini, mallara karşılık alınan çeklerin de iade edilmediğini, bilirkişi raporunda çeklerin teminat amacıyla verildiği tespit edilmiş olmasına rağmen davanın reddine karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, mal satışı karşılığı verilen avans çekleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı tarafından davalıdan sipariş edilen malların teslim edilmemesine rağmen mal karşılığı alınan çeklerin iade edilmediği ileri sürülmüş; davalı tarafça ise avans çeklerine konu malların davacıya teslim edildiği savunulmuştur.Satış sözleşmesinde aksine anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının çekin avans niteliğinde verildiğini ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.
Ayrıca çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiği kabul edilmelidir. Bunun aksinin, yani çekler nedeniyle borçlu olunmadığının da yine yazılı delille kanıtlanması zorunludur. Ancak davacı tarafça dava konusu çeklerin avans olarak verildiği, buna karşılık malların teslim edilmediği hususu usulünce yazılı delillerle kanıtlanamamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yolktur.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/2515, K. 2020/1241, 26 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama