KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2022
- Dosya no
- 2019/1831
- Karar no
- 2022/238
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/05/2019
- Numarası
- 2017/373 Esas 2019/429 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 17/02/2022
Karar Metni
1.128 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabul-kısmen reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacı banka ile davalı ...Ltd.Şti arasında 12/02/2015 tarihli 3.000.000-TL, 11/07/2012 tarihli 1.000.000-TL ve 02/08/2013 tarihli 500.000-TL bedelli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığını, söz konusu sözleşmeleri diğer davalıların ise müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, davalı kefillerin aynı zamanda kredi borçlu şirketin ortağı olduklarını, ancak sözleşme gereği ödemelerin yapılmadığını, bu nedenle davacı banka tarafından davalılara Bakırköy ...Noterliği'nin 01/07/2016 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini,
ancak ihtarnamenin tebliğine rağmen ödeme yapılmaması sebebiyle davalılar aleyhine İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların başlatılan takibe itiraz ederek durdurduklarını, ancak davalıların itirazlarının haksız olduğunu, anılan nedenlerle davalıların icra dosyasına yaptığı itirazlarının kısmen iptali ile davalı müteselsil kefiller bakımından.
741.291,21-TL nakit, asıl borçlu bakımından ipotek limiti düşülerek 121.291,21-TL nakit, tüm davalılar bakımından 9.390-TL gayri nakit alacak için takibin devamına, davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili ; davacı bankanın İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile aynı miktarda mükerrer takibe giriştiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini,borcun ipotek ile teminat altına alındığını, ipoteğe müracaata ilişkin takip yolu tüketilmeden davalılar aleyhine icra takibi başlatmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ipotek sebebiyle İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, davacı bankanın icra takip tarihi itibariyle toplam 859.783,92- TL alacağının bulunduğunun hesaplandığı, davacı bankanın takipten önce ve sonra bir kısım tahsilatlar yaptığı, itirazın iptali davasının da 741.291,21 TL nakit ve 9.390-TL gayrinakit alacak için açıldığı, taleple bağlı kalınarak nakit alacak yönünden 741.291,21 TL için itirazın iptali gerektiği (müteselsil kefiller bakımından), gayrinakit alacağın icra takibinden sonra davalılar tarafından ödendiği,
bu kapsamda nakit alacak bakımından itirazın iptaline, gayrinakit alacak yönünden ise davanın reddine,asıl borçlu bakımından ipotek limiti olan 620.000-TL düşülerek davacı nakit alacağın 121.291,21-TL olduğu, davalı şirket için davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne, gayrinakti krediler ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; bilirkişi raporunda hem nakit hem de gayrinakit alacaklar yönünden talep edilen tutarlarda banka alacağını olduğunun tespit edildiğini, dava dilekçesinde talep edilen 9.390-TL gayrinakit alacağın bulunduğunu, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğinden müvekkili banka aleyhine yasaya aykırı şekilde vekalet ücretine hükmedildiğini, kararın aleyhe tüm hususlar bakımından kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; davacı alacaklı tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ilamsız takibe karşı davalı- borçluların itirazlarının kısmen iptaline ilişkindir. İcra takibinden sonra yapılan kısmi ödemelerin mahsubu ile 741.291,21- TL nakit, 9.390-TL gayrinakit alacağa ilişkin itirazın iptali talep edilmiştir.
Nakit alacaklar yönünden dava tümüyle kabul edilmiş olup gayri nakit alacak nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Davacı vekili, hükümde aleyhine olan hususların tamamını ''gayri nakit alacak nedeniyle vekalet ücretini, yargı giderini, %20 oranda icra inkar tazminatı dahil olmak üzere'' istinaf etmiştir. Ancak gayrinakit alacaktan başkaca red olunan kısım bulunmamaktadır.
5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca; muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması hâlinde yasal sorumluluk miktarına kadar ödeme yapmak; çekin karşılığının kısmen bulunması durumunda ise, kalan meblağı tamamlamakla yükümlüdür. Bu ödeme külfeti, sözü edilen kanun gereğince bankalara yükletildiğinden, bu tutarların borçlulardan talep edilebilmesi için sözleşmede açık bir hüküm bulunması gerekmektedir.
Eldeki davada, genel kredi sözleşmeleri gereğince davalı asıl borçlu depo talebinden sorumludur. Ancak müteselsil kefillerin sorumlu tutulması için sözleşmede açık bir hüküm gerekmektedir. Davalı müteselsil kefillerin sorumlu tutulması için açık bir sözleşme hükmü bulunmamaktadır. Davacının, 9.390-TL çek riskinin devam ettiği bilirkişi raporu ile belirlenmiştir.
Davalı şirket gayri nakdi borçtan sorumlu olduğu, gayrinakit borcun ödendiğine ilişkin iddia ve delil bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Davalı şirket bakımından nakit alacak yanında gayri nakit alacak yönünden taleple bağlı kalınarak davanın kabulü gerekmektedir.
Davalı müteselsil kefiller bakımından davanın gayrinakit alacak yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik yok ise de ,davalı şirket bakımından kabulü gerektiğinden ,yapılan hata/eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden ,hükmün kesinleşen kısımlarının tekrarı ile hükmün kaldırılmasına yeniden hüküm verilmesine nakit alacak bakımından davanın kabulüne,gayrinakit alacak bakımından ise davalı şirket yönünden kabulüne ,müteselsil kefil davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/1831, K. 2022/238, 17 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama