KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2022
- Dosya no
- 2019/2042
- Karar no
- 2022/752
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/04/2019
- Numarası
- 2018/847 Esas - 2019/508 Karar
- Dava
- Menfi Tespit Davası (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 24/05/2022
Karar Metni
1.170 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya ciro edilen, keşidecisi ... olan, 25.000-TL bedelli ,31/08/2016 keşide tarihli ve keşidecisi ... olan 35.000-TL bedelli çeklerin karşılıksız çıkması üzerine bedellerinin davalıya ödendiğini davalının ödenen çekleri önceki cirantaya teslim etmekle yükümlü olduğunu ancak teslim etmediğini, ihtarname ile çekleri talep ettiklerini, davalını tazminat, komisyon ve faizi ödenmediğinden teslim etmeyeecğini bildirdiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından faizler ile komisyonu ödeyeceklerini, ancak çek tazminatından sorumlu olmadıklarının ihtar edildiğini,
sonrasında komisyon ve faiz tutarlarının davalıya ödendiğini ancak davalının 6.000-TL çek tazminatını da kendilerine ödenmesini isteyerek çekleri iade etmediğini, ciranta olan müvekkilinin çek tazminatından sorumlu olmadığını,çekler icraya konulmadığından faiz ve komisyon talebinin mümkün olmadığını ileri sürerek çek tazminatından davalıya borçlu olmadığının tespitine,icra inkar tazminatına hükmedilmesini, çeklerin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacı tarafından müvekkiline 25.000-TL ve 35.000-TL bedelli 2 adet çek verildiğini, çeklerin karşılıksız çıktığını, sonrasında çek bedellerinin davacı tarafından müvekkiline ödendiğini, davacının ihtarname ile çeklerin teslimini talep ettiğini, müvekkili tarafından ise çek tazminatı, komisyon ve faiz alacağı ödenmeden çeklerin iade edilmeyeceğinin bildirildiğini, davacı tarafından komisyon ve faiz alacaklarını ödemeyi kabul ettiğini,çek tazminatı ödenmediğinden çeklerin teslim edilmeyeceğinin bildirildiğini ,müvekkilinin komisyon ve faiz talep hakkının bulunduğunu,
çeklerin teslimi halinde müvekkilinin çek tazminatı talep etmesinin mümkün olmadığını, çek tazminatları için keşideciler hakkında İst. ... İcra Dairesi'nin ... Esas ve ... esas sayılı dosyalarında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davacıdan çek tazminatı talebinin bulunmadığını,davacının bu istem yönünden hukuki yararı bulunmadığını, kötüniyet tazminatı isteminin de yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece,davacı tarafından davalıya borçlarına mahsuben keşidecileri üçüncü kişiler olan 25.000-TL ve 35.000-TL tutarlı çeklerin verildiği, çeklerin ibrazında karşılığının bulunmadığı, sonrasında çek bedellerinin banka yoluyla davacı tarafından davalıya ödendiği, davacı tarafından bedeli ödenen çeklerin iadesinin talep edildiği ancak davalı tarafından işlemiş faiz, komisyon ve çek tazminatı ödenmediği takdirde çeklerin iade edilmeyeceği belirtilerek çeklerin iade edilmediği, ihtarname ile davalı tarafından davacıdan çek tazminatı talep edildiği,
sonraki süreçte davacı tarafından komisyon bedeli ve ödeme tarihine kadar işleyen faiz tutarlarının davalıya ödendiği, TTK'nın 783.maddesine göre çek tazminatından keşidecinin sorumlu olduğu,cirantanın sorumluluğu bulunmadığı,yine TTK'nın 810.maddesine göre, çekler yönünden başvuru hakkının kullanılmamış olması halinde çek tazminatı talep edilmesi mümkün olmadığı,davacı ciranta olduğundan çek tazminatından sorumlu olmadığı,
davalının ilk ihtarnamesinde davacıdan çek tazminatı talep etmesi nedeniyle davacının menfi tesbit istemekde hukuki yararının bulunduğu,davacının çek tazminatı yönünden 6.000-TL davalıya borçlu olmadığının tespitine,davalının çek tazminatı alacağı nedeniyle davalı tarafından keşideciler aleyhinde icra takibi başlatıldığı nazara alınarak davalının bu aşamada dava konusu çekleri iade yükümlülüğü bulunmadığından davacının çeklerin iadesi yönündeki isteminin reddine, şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1- Davacı vekili;davalının çekleri haksız olarak elinde tuttuğunu, dava açılmadan önce 2-3 yıl boyunca icra takibi başlatmadığını, dava açıldıktan sonra keşideciye gittiğini,davalının çekleri icra takibine konu etmediğini yani başvuru hakkını kullanmadığını, çek bedellerini haricen tahsil ettiğini,müvekkilinin keşideciye rücu etmek için borcu ödedikten 2 yıl sonra davalıdan çeki talep ettiğinde çek tazminatı ve ferileri talep ettiğini, kararın kaldırılarak, çeklerin iadesini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
2-Davalı vekili; müvekkilinin davacıdan çek tazminatı talebi olmadığını, keşideci den çek tazminatı talep edebilmek için çekleri vermediklerini çekleri davacıya verdiklerinde bu tazminatı alamayacakları için vermediklerini, çek bedelleri geç ödendiği için davacı tarafın da faiz ve komisyonu ödediğini kararın kaldırılarak, davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava;davacı- cirantanın, davalı- hamile karşı çek tazminatı bedelinden sorumlu olmadığının tespiti ile bedeli ödenen çeklerin davacıya iadesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı TTK nın 783/3 gereğince; muhatap banka nezdinde kısmen veya tamamen karşılığı bulunmayan çekin keşidecisi, karşılıksız kalan bedelin %10'u kadar tazminat ve hamilin başkaca zararlarını tazmin ile yükümlüdür.
Karşılıksız çıkan çek bedellerinin davacı ciranta tarafından davalı hamile ödenmiş ve davalıdan çeklerin iadesi talep edilmektedir.Davalının çekleri iade etmek için keşidecinin sorumluluğunda bulunan tazminatın ödenmesini Bakırköy ...
Noterliği'nin 27.07.2018 tarihli ... yev.numaralı ihtarnamesi ile davacı cirantaya şart koştuğu anlaşılmaktadır.Davacının yasal olarak yükümlü olmasa dahi davalı tarafından davacı aleyhine çek tazminat alacağı yönünden takip ve dava hakkının kullanılabileceği ihtar edilmekle davacının menfi tespite ilişkin dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Davalı vekilinin menfi tesbit istemi bakımından davanın kabulüne yönelik hükme ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.
Davalı çeklerin yetkili hamili olup, davacı ciranta çek bedellerinin davalıya ödenmesinden, keşideci ile birlikte sorumludur. Davacı ciranta olarak karşılıksız çıkan çek bedellerini davalıya ödemekle çeklerden kaynaklanan borcundan kurtulmuştur. Bu durumda, davacının dava dışı keşideciye ödeme yaptığı oranda rücu hakkını kullanabilmesi için çeklerin kendisine iadesini istemesi mümkündür.
Aynı şekilde davalı hamil de kendi yasal haklarını kullanacağını bildirdiği için çeklerin elinde kalmasını isteyebilir. Davalının, çeklerin karşılıksız çıkmasından dolayı dava dışı keşideciden karşılıksız çek tazminatı talep hakkı bulunmakla yetkili hamil olarak çekten kaynaklanan alacakları tamamen ödenene dek çekleri elinde bulundurma hakkı vardır.
Bu durumda hakkaniyet gereği en adil çözüm, davalı hamilin alacakları tahsil edildiğinde, çek bedelini kendisine ödeyen davacı cirantaya çeklerin iadesini gerektirir. Davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde bulunmuş, mezkur çeklerin davalı nezdinde işi bittiğinde davacıya iadesine yönelik davacı isteminin kabulü gerekmiştir.
Davacı, menfi tespit istemi ve çeklerin iadesi istemiyle birlikte kötüniyet tazminatı isteminde bulunmuştur.Ancak kötüniyet tazminatı icra takip hukukuna özgü bir tazminat türü olup, davacı aleyhine açılmış bir icra takibi bulunmamaktadır.Davalının çek tazminatı alacağı ödenmediğinden çekleri iade yükümlülüğü de bulunmamaktadır.%20 oranında tazminat talebi yerinde olmadığından davacı vekilinin kötüniyet tazminatına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı gözetilerek kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek çeklerin icra takip dosyalarında işi bittiğinde davacıya iadesine karar verilmiştir.
24/05/2022
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/2042, K. 2022/752, 24 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama