KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2022
- Dosya no
- 2020/115
- Karar no
- 2022/1212
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/07/2018
- Numarası
- 2018/43 Esas - 2018/307 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 15/09/2022
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın pasif husumet yokluğundan reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket ile ... isimli yata ilişkin 06/11/2010 başlangıç tarihli yat bağlama sözleşmesi ve 15/05/2011 tarihli yat çekme / atma sözleşmesinin imzalandığını, davalı ...'nin şirket kurucu beyanından anlaşılacağı üzere ...
Ltd Şti 'nin bir adet hisseye sahip pay sahibi şirket müdürü olduğunu, ayrıca davalının resmi belge ile ... isimli teknenin kaptanı olarak tayin edildiğini, davalının yata ilişkin borçtan şirket müdürü,yetkili vekil, kaptan sıfatı ile sorumlu olduğunu, hizmet anlaşmasına göre bağlama hizmeti ve sair diğer hizmetlerin verildiğini, bunlara ilişkin ödenmeyen faturalara yönelik alacağın tahsili amacıyla İstanbul ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibinin yapıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkiline %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
Mahkemece, davacı şirket tarafından yat bağlama ve çekme sözleşmesi gereğince ... isimli yata verilen bağlama hizmeti ile diğer hizmet bedellerinin ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla ... ve ... Ltd'ye karşı icra takibi başlatıldığı, itirazın davalı ... tarafından yapıldığı ve davalı şirkete ödeme emrinin tebliğ edilmediği, dosyadaki mevcut yetki belgesinde ...
Ltd şirketini temsilen ... tarafından yata ilişkin bir kısım işlemleri yapmak, kaptan olarak görev yapmak üzere ... ve ...'ın atandığı, sigorta poliçesinde sigortalının ...
Ltd, sigorta ettirenin ... olduğu, yetki belgesinde tekne kaptanı olarak davalı ... gösterilmiş ise de talep edilen hizmet bedellerine ilişkin dönem açısından teknenin sahibi olmadığı ve tekne kaptanı olarak yetki belgesinde gösterilmesinin davalının sorumlu tutulmasını gerektirmeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; taraflar arasında vedia sözleşmesi bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı tarafından teslim edilen yatı saklamakla ve korumakla yükümlü olduğunu, davalının ise aldığı hizmetin karşılığını ödemesi gerektiğini, davalının bizzat el yazısını taşıyan belgelerde bahsi geçen tekneden "sahibi olduğum teknem" şeklinde bahsettiğini, 06/11/2010 tarihinden itibaren yat bağlama sözleşmesi, 15/11/2011 tarihinden itibaren yat çekme ve atma sözleşmesi imzalandığını, davalının müvekkili şirketten tekne yetkilisi olarak hizmet aldığını, fakat bu hizmetlerin karşılığını ödemediğini, davalının aynı zamanda teknenin kaptanı olduğunu, taraflar arasındaki tüm ilişkinin değil takibe dayanak faturaların esas alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, tekne bağlama sözleşmesi uyarınca düzenlenen faturalardan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalıya ait tekneye 11/01/2017-07/06/2017 tarihleri arasında bağlama hizmeti verildiğini ileri sürmüş,davalının teknenin sahibi olmadığı, tekne kaptanı olarak yetki belgesinde gösterilmesinin borçlardan dolayı davalının sorumlu tutulmasını gerektirmeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.Somut olayda, davacı ile davalı arasında davacı tarafından işletilen yat çekek yerine tekne bağlama konusunda sözleşme bulunmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşme, bu yat çekek yerinin işletmecisine belli bir ücret karşılığında teknenin muhafaza ve gözetimi yükümlülüğünü de getirmesi itibariyle hukuken TBK’nın 561 vd. maddeleri hükümlerine tabi olan bir saklama (vedia) sözleşmesi olarak nitelendirilebilecektir (Yargıtay 11. HD'nin 27/06/2014 tarihli 2013/5115 E. 2014/12279 K. Sayılı kararı)Saklama sözleşmesinde saklatanın malın sahibi olması sözleşmenin geçerliliği için zorunlu değildir.
Dava konusu teknenin yasal olarak sahibinin ... Ltd olduğu hususu ihtilafsız olmakla birlikte; davalı tarafından düzenlenen yetki belgelerinde davalının dava konusu tekneden kendi teknesi olarak söz ettiği, sigorta poliçelerinde sigorta ettiren sıfatı ile yer aldığı,yatın bulunduğu yerin Pendik Marina olarak gösterildiği görülmüştür.
Yukarıda belirtildiği üzere, davalının sözleşmenin tarafı olması için yatın maliki olması şart olmayıp, yat bağlama hizmetinin davalıya verildiği sabittir. Bu durumda mahkemece davanın esasına girilmesi gerekirken, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bununla birlikte alacağın dayanağı olarak gösterilen faturalar okunaksız olup hesaplama yapmaya yeterli bilgi bulunmamaktadır.Mahkemece, faturaların okunabilen suretlerinin ibrazı sağlanıp, davacının verdiği hizmetin karşılığının ve hak ettiği ücretin hesaplattırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmekle başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/115, K. 2022/1212, 15 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama