KÜNYE
T.C. Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2020
- Dosya no
- 2020/179
- Karar no
- 2020/267
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/12/2019 (Ara Karar
- Numarası
- 2019/657
- Talep
- İhtiyati Haciz
- İstinaf karar tarihi
- 05/03/2020
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İhtiyati haciz talebinin reddine yönelik ara kararın ihtiyati haciz isteyen/davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin davalı ... tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, sözleşme uyarınca kullandırılan krediye ilişkin borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle hesap kat edilerek düzenlenen ihtarnamenin borçlulara gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazları ile durduğunu ileri sürerek itirazların iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına, ayrıca davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesinin 16.12.2019 tarihli ara kararı ile, dava İtirazın İptali davası olup dava öncesi başlatılan ilamsız icra takibinin itiraz üzerine durduğu, takibin durmasının kanunun ilgili maddesi gereğince gerçekleştiği, bu haliyle kanun maddesinin ortadan kaldırılması şeklinde takibin devamına karar verilemeyeceği, ihtiyati haciz talebinin şartlarının İ.İ.K.' nun 257.md kapsamında belirtildiği, davacı tarafın dava konusu alacağın varlığının ispatının yargılamayı gerektirdiği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunduğu,
borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadile mallarını gizlemeğe,kaçırmağa veya kendisinin kaçmağa hazırlandığı ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu gösterir delil elde edilmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz isteyen/davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
1-Hesabın kat edildiğinin ve muaccel hale geldiğinin gönderilen ve ekte sunulan ihtarname ve tebliğ şerhinden anlaşılmakta olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispatın yeterli olduğunu ve somut olayda gerçekleştiğini, alacağın rehinle temin edilmediğini, 2-Mahkemenin ara kararındaki “takibin durmasının kanunun ilgili maddesi gereğince gerçekleştiği, bu haliyle kanun maddesinin ortadan kaldırılması şeklinde takibin devamına karar verilemeyeceği” şeklindeki gerekçenin esas hükümle birlikte verilebilecek karara yönelik olduğunu,
ihtiyati haciz talebinin kabulüne yönelik karar verilmesinin takibin devamına yönelik bir karar olmadığını belirterek ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü istemiştir.
GEREKÇE
Talep, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemli davada, İİK 257 vd. m. uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.
İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre ise, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur. Bunun yanında TBK nun 586/1. maddesi; '' Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girmeyi kabul etmiş ise alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkca ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir '' düzenlemesini içermektedir.
İhtiyati haciz talep eden davacı banka ile davalı ... arasında akdedilen 09/08/2017 tarihli 500.000-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinin davalı ... tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, 28/06/2019 tarihi itibariyle hesap kat edilerek ihtarname düzenlendiği ve hesap kat ihtarında 430.838,92 TL nakdi borcun ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin asıl borçlu ve kefile tebliğ edildiği görülmüştür.
Dava konusu icra dosyası incelendiğinde ise, davacının davalılar hakkında 440.391,34-TL asıl alacak olmak üzere toplam 441.108,06-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, takibin davalıların yasal sürede borca itirazları ile durduğu görülmüştür.
Bu durumda ilk derece mahkemesince alacağın muaccel olduğu ve rehinle temin edildiğine dair bir delil bulunmadığı, dosya kapsamı itibariyle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, dolayısıyla İİK 257. ve 258. m. uyarınca ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile alacağa yönelik icra takibinin durmuş olmasının ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olarak kabul edilmesi ve somut olayda uygulama yeri bulunmayan İİK 257/2 m. koşullarının da değerlendirilmesi ile talebin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)b-2 m. uyarınca ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
05/03/2020
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/179, K. 2020/267, 5 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama