KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2020
- Dosya no
- 2020/652
- Karar no
- 2020/587
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/12/2019
- Numarası
- 2019/606 Esas 2019/1289 Karar
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 17/06/2020
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilin uhdesindeyken otomobilden hırsızlık sebebiyle çalınan çekler ve senetler için Bakırköy 5. ATM nin 2019/407 esas sayılı dosyası ile senet ve çeklerin iptaline ilişkin dava açtığını, çalıntı çeklerden 31/08/2019 keşide tarihli 12.036-TL bedelli çekin İstanbul 11. ATM nin 2019/1423 D.iş 2019/1435 Karar sayılı ihtiyati haciz dosyasına konu edildiğini, ...'nın ikamet adresine hacze gelinmesiyle haberdar olduklarını, haciz baskısı altında ödeme yapmak zorunda kaldığını, çekin keşidecisinin ...
Ltd. Şti olduğunu, müvekkil ...nın bu şirketin yetkilisi olduğunu ve çekin altına atılan imzanın kendisine ait olmadığını,çekin şirket yetkilisi ... tarafından davacı ...'a teslim edildiğini fakat cirolanmadan rızası hilafında elinden çıktığını,davalara konu çekteki cirantaların İstanbul ... İcra müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasına konu edilen çekteki cirantalar ile aynı olduğunu, davacı müvekkillerin bu şirketlerle ve davalıyla hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını,davacı müvekkil ... tarafından haciz baskısıyla ödenen ve ciro edenler tarafından icra dosyasına herhangi bir ödeme yapılması halinde ödemelerin icra takibinde alacaklıya ödenmemesine,31/08/2019 keşide tarihli 12.036-TL bedelli çekin istirdatına,çek istirdatı mümkün olmadığı takdirde çek bedelinin davalı tarafından tahsil edilmesi halinde tahsil tarihinden itibaren işleyleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle,müvekkil ...'ya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava
etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın menfi tespit ve istirdat davası olduğu, konusunun belirli bir paranın ödenmesine ilişkin olduğu, zorunlu arabuluculuk durumunun söz konusu olduğu ve davacıların arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı gerekçesiyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun m.18/A-f.2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili, davanın takip hukukuna ilişkin olduğunu, doğrudan TTK ile ilişkili olmadığından zorunlu arabuluculuk kapsamında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, çekin istirdatına yönelik talebin arabuluculuk kapsamında olmadığını, ticari dava niteliğindeki menfi tespit davalarının TTK m.5/A zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılarak yargılamanın devam olunması için dosyanın mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK 792.m. uyarınca çek istirdatı, çekin tahsili halinde bedelinin istirdatı veİİK 72/3 maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince arabuluculuğa başvuru dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar para alacağı olan talepler hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.
Somut olayda ise uyuşmazlık TTK 792.m. uyarınca çek istirdatı istemine ilişkin olup, konusu bir miktar para alacağı değildir. Dava devam ederken çekin bedelinin davalı tarafça tahsil edilmesi halinde davanın çek bedelinin istirdatına dönüşmesinde de durum değişmeyecektir. Zira çek bedelinin istirdatı ve menfi tespit istemi, çek istirdatı isteminin kabul edilmesine bağlıdır ve terditli bir talep olarak ileri sürülmektedir.
O halde ilk derece mahkemesince davacının asıl talebi olan çek istirdatı talebinin 6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nin 353/(1).a-4 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/652, K. 2020/587, 17 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama