İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1805 K.2025/583

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/1805Karar2025/583Tarih15 Nisan 2025Okuma11 dk · 2.153 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Nisan 2025
Dosya no
2021/1805
Karar no
2025/583
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/05/2019
Numarası
2015/1214 Esas - 2019/368 Karar
Dava
Alacak
İstinaf karar tarihi
15/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.153 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında davalıya ait ...

Otel bünyesindeki Spa Merkezi tesisi içerisinde estetik ve güzellik merkezi işletilmesi hususunda sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından 20/07/2015 tarihli ihtarname ile haklı nedenle feshedildiğini, fesih ihtarmesinde müvekkiline ait ... seri nolu ... marka dermapullmikrokristal ve dermabrasyon cihazı, ... seri nolu ... marka cilt bakım cihazı, ... seri nolu ... marka tempo tedavi yatağı, 2 adet ... ürün etejeri, 2 adet Benonestetisyen hidrolik taburesinin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde teslim alınacağının bildirildiğini,

ihtarname tebliğine rağmen davalı tarafın cihaz ve ekimanlarını teslim etmediğini, bunun üzerine 06/08/2015 tarihli ihtarname ile cihazların teslimi ve kullanım bedellerinin talep edildiğini, davalının 14/08/2015 tarih ihtarnamesi ile hapis hakkını kullandığından bahisle müvekkilinin taleplerine karşı çıktığını, Büyükçekmece 2. SHM'nin 2015/149 D.

İş sayılı dosyası ile tespitte cihaz ve ekipmanlar için 18.567,63-TL değer belirlendiğini, bir işgünü için yaklaşık brüt kazancın 1.500-1.750-TL olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın hapis hakkını kullanmasının mümkün olmadığını, kaldı ki cihaz ve ekipmanların bedelinin iddia edilen borç tutarının yedi katından fazla olduğunu, davalı tarafın tek bir cihaz üzerinde dahi hapis hakkı iddia ederek amacına ulaşması mümkün iken cihaz ve ekipmanların tamamını iade etmeyerek müvekkilini zarara uğratmak istediğini belirterek cihaz ve ekipmanların aynen iadesine,

mümkün olmaması halinde şimdilik 3.000-TL'nin 10/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin cihazları kullanamaması nedeni ile 25/07/2015'ten itibaren şimdilik 3.000-TL kazanç kaybı bedelinin, cihazların teslimi için 25/07/2015 tarihinde İstanbul'a giden personelin konaklama, yiyecek ve ulaşım masrafları toplamı olan 641-TL'nin, müvekkili tarafından yarı bedelleri ödenen ve iade edilmeyen kozmetik kabin ve satış ürünlerinin şimdilik 1.000-TL'sinin 10/08/2015 tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile davalı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesine,

tespit masrafı 1.909,05-TL'nin ve 300,00-TL tespit vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmeye istinaden davacı tarafından müvekkili şirkete ait ...

Otel'de tarafların estetik ve güzellik merkezi işletmeye başladıklarını, davacı tarafça müvekkili şirket ile devam eden sözleşmenin davacı tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacının müvekkiline olan borcunu ödemediğini, bu nedenle müvekkilince haklı olarak hapis hakkının kullanıldığını, fesihten sonra müvekkili tarafından incelemede davacının müvekkili şirkete 30/11/2014, 31/12/2014, 31/01/2015, 28/02/2015, 31/03/2015, 30/04/2015 ve 31/05/2015 tarihli faturalardan dolayı 9.274,53-TL borçlu olduğunun tespit edildiğini ve bu hususun davacıya bildirildiğini, ancak bu hususta herhangi bir geri dönüş alınamadığını,

bu faturalara ek olarak davacının ayrıca 5.201,92-TL daha alacağının bulunduğunu, müvekkilinin borcuna istinaden mahsuplaşması için 09/06/2015 tarihli ihtarnameyi keşide ettiğini, davacının tüm iddialarının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kanundan doğan bir hakkını kullanmasından dolayı davacıya bir bedel ödemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının iddiasının aksine müvekkilinin davacıya değil davacının müvekkiline borçlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı tarafın fesih gerekçesi olarak öne sürdüğü davalı tarafın "..." tabelasını görünür ve açık bir biçimde konumlandırma yükümlülüğünü ihlal ettiğine ve günlük işlem satış raporlarının davacı şirkete bilançoda yansıtılmadığına ilişkin iddialarını kanıtlayamadığı, bu nedenle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığı, tarafların tacir oldukları, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalı şirketin davacı şirketten 8.624,64-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın alacağı ile dava konusu malzemeler arasında bağlantılı bulunduğu, davalı tarafın hapis hakkını kullanabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; hapis hakkının alacak miktarı ile ölçülü bir şekilde kullanılması gerektiğini, bilirkişi incelemesinde 8.624,64-TL alacak tespit edilmiş ise de müvekkiline ait 50.000-TL'yi aşkın değere sahip malların davacı tarafından tutulduğunu, yapılan bilirkişi incelemesinde davalının müvekkiline borcunun olduğunun tespit edildiğini, her ne kadar davalının defterlerinde müvekkilinin davalıya 8.624,64-TL borcu görünmekte ise de müvekkilinin defterlerinde müvekkilinin davalıdan 1.762,44-TL alacak kaydı bulunduğunu, hapis hakkının kullanılabilmesi için kesin bir alacak bulunmadığını,

müvekkilinin kabul etmediği fatura nedeniyle müvekkilinin borçlu duruma düşürülemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre hapis hakkının kullanmasının mümkün olmadığını, sözleşmenin 5. maddesinde sona erme halinde tüm makine ve ekipmanların hiç bir bedel ödenmeksizin ... tarafından iade alınacağının düzenlendiğini, bu sözleşme hükmü karşısında hapis hakkının kullanılmasının mümkün olmadığını, davanın sözleşmenin feshine bağlı bir dava olmadığını, mahkemece uyuşmazlığın tespitinde hataya düşüldüğünü, kaldı ki müvekkilinin davalıya ... tabelasının asılmasına ilişkin ihtarda bulduğunu,

davalı tarafından iki ayrı kayıt tutulması nedeniyle bilançoda yer alan gelir farkının sebebi ile ilgili izahat istendiğini, mahkemece feshin haksız kabul edilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taraflar arasındaki işletme sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle davalıda kalan malzeme ve ekipmanların iadesi, olmadığı takdirde bedelinin ödenmesi, maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki 23/10/2014 başlangıç tarihli "işletme sözleşmesi" başlıklı protokol ile davalıya ait otel bünyesinde bulunan SPA merkezi içerisindeki alanda kurulacak estetik ve güzellik merkezinin işletilmesi kararlaştırılmış, sözleşme kapsamında, tarafların hak ve yükümlülükleri belirlenmiş, makine ve ekipmanların davacı tarafından sağlanacağı, çalışanların ortam ve fiziki şartlarının davalı tarafından oluşturulacağı, tarafların giderlere birlikte katlanacakları, çalışanların maaşlarının ortak gelirden ödeneceği, zararın % 50 sinin davalı tarafından davacıya ödeneceği, kârın % 50 oranında eşit paylaştırılacağı,

gelir ve gidere ilişkin fatura düzenleneceği, yapılacak hesap sonunda davalının % 50 payının davacı tarafından ödeneceği kararlaştırılmıştır.Davacı, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davalının elinde bulunan makine ve ekipmanların iadesini veya bedelinin ödenmesini, makinelerin iade edilmemesinden kaynaklanan kazanç kaybı zararının tazminini, makineyi teslim almak için yapılan masrafların ödenmesini, iade edilmeyen kozmetik kabin ve satış ürünlerinin bedelinin ödenmesini talep etmektedir.

Davalı ise davacıdan olan alacaklarının ödenmemesi nedeniyle makine ve ekipmanlar üzerinde hapis hakkı ileri sürmekte olup, mahkemece davalının davacıdan alacaklı olduğu, hapis hakkının koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hapis hakkının genel olarak düzenlendiği Türk Medeni Kanunu'nun 950. maddesinde; alacaklıya, borçluya ait olup onun rızasıyla zilyedi bulunduğu taşınırı veya kıymetli evrakı, borcun muaccel olması ve niteliği itibarıyla bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması halinde, borç ödeninceye kadar hapsedilebilmesi imkanı tanınmıştır (f.1).

Aynı hükmün ikinci fıkrasında ise “Zilyetlik ve alacak ticari ilişkiden doğmuşsa, tacirler arasında bu bağlantı var sayılır” denilmek suretiyle "ticari hapis hakkı" düzenlenmiş ve bu halde eşyanın alacakla bağlantısının olması şartı genişletilmiştir.

Hükümden de anlaşılacağı üzere hapis hakkı; borçlunun taşınır mallarına ve kıymetli evrakına onun onamıyla zilyed bulunan alacaklının, muaccel olan ve bu eşya ve evrakla doğal bir bağlantısı bulunan alacağının teminatı olarak alıkoyma ve paraya çevirme yetkisi veren bir ayni haktır. Ancak alacaklının bu hakkını kullanabilmesi için öncelikle muaccel bir alacağın varlığını ispat etmelidir.

Diğer taraftan; hapis hakkının kullanılması için hapis hakkının kullanılmasının bertaraf edilmemiş olması gerekmektedir. Nitekim TMK'nın 951/2. maddesinde alacaklının üstlendiği yükümlülükle veya borçlunun teslim sırasında ya da daha önce verdiği talimatla veya kamu düzeniyle bağdaşmayan hallerde hapis hakkı kullanılamayacağı düzenlenmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.1 maddesinde “...Yukarıda yazılı olan işletmede bulundurulacak makine ve ekipman ... tarafından sağlanacaktır. Kullanılacak makine ve ekipmanlar sıfır ve garanti kapsamındadır. Sözleşmenin sona ermesi veya feshi halinde ... tarafından konulan tüm makine ve ekipman hiçbir bedel ödenmeksizin ... tarafından iade alınacaktır” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Bahsi geçen sözleşme hükmünde sözleşmenin ne şekilde sona erdiği hususunda ayrım yapılmaksızın makine ve ekipmanların hiç bir bedel ödenmeksizin davacı tarafından teslim alınacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşme hükmünde "hiç bir bedel ödenmeksizin" şeklinde ifadeye yer verilmiş olup ödemenin nedeni ile ilgili bir sınırlama getirilmemiştir.

Sözleşmenin, haklı veya haksız, hangi nedenle sona erdiğine bakılmaksızın davalı davalı tarafça cihaz ve ekipmanların koşulsuz iade edileceği kabul edildiğinden, artık cari hesap alacağına dayalı da olsa bu mallar üzerinde hapis hakkı kullanılamayacağının kabulü gerekir.

Davacı tarafından sözleşmenin feshi için 20/07/2015 tarihli ihtarname ile tabela asılmaması ve iki farklı muhasebe kaydı tutulması haklı neden olarak ileri sürülmüş ise de dosyada buna ilişkin delil bulunmamakla birlikte taraflar arasında önceden yapılan yazışmalarda davalı tarafından davacıya gönderilen 09/06/2015 tarihli ihtarda taraflar arasında devam eden bir sözleşme olmadığı kabul edilmiştir.

Bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği iki tarafın beyanları ile de sabittir. Sözleşmenin sona ermesi ile cihaz ve ekipmanların iade edileceği sözleşme hükmü gereğidir.

Bu nedenle dava konusu makine ve ekipmanların davacıya iadesi koşulları oluştuğu halde bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Cihaz ve ekipmanların teslimi için yapılan masraf kaynaklı zararın tazmini talebi bakımından; makine ve ekipmanların teslimi için davalıya gönderilen ihtarname davalıya 22/07/2015 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 25/07/2015 tarihinde davalıya teslim için müracaat edilmesine rağmen davalı teslime kayıtsız kalmış, sonrasında hapis hakkını kullandığını belirterek teslimden imtina etmiştir.

Davalıya makine ve ekipmanların teslimi hususu makul bir süre önce bildirildiği halde davalı teslimden imtina ettiğinden davacının teslim nedeniyle yapmak zorunda kaldığı belgeli 641-TL harcama bakımından davacının maddi tazminat talebi haklıdır.

Cihaz ve ekipmanların teslim edilmemesi nedeniyle kazanç kaybı kaynaklı maddi zarar tazmini talebi yönünden; delil tespiti raporunda belirlenen, dava dilekçesinde davacının kabulünde olan cihaz ve ekipmanların toplam değeri 18.567,63-TL'dir. Bahsi geçen makine ve ekipmanlar dolayısıyla bilirkişi tarafından günlük 1.500-1.700-TL arası brüt ciro kaybı olacağı belirtilmiş ise de 06/08/2015 tarihli ihtarnamede günlük kar kaybı olarak 400-TL talep edilmiştir.

Ekipman ve cihazların toplam değeri ile günlük kazanç kaybı arasında ciddi oransızlık bulunmaktadır. TBK'nun 52. maddesinde zarar görenin, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olması yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırması halinde hâkimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzenlenmiştir.

Basiretli tacir olan davacının davalı tarafından haksız da olsa hapis hakkı uygulanan, günlük kazancı ile değeri orantısız olan ekipman ve cihazların yerine yenilerini ikame ederek zararın doğmasına engel olabilecekken bu yola gitmeyerek tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırarak zarara kendisi neden olmuştur. Bu nedenle davacının kazanç kaybı kaynaklı zarar tazmini talebi yerinde görülmemiştir.

Davacının diğer bir talebi bedeli kendisine fatura edilen ancak sözleşme sona erdikten sonra davalıda kalan kozmetik kabin ve satış ürünlerine ilişkindir. Sözleşmede personel maaşları, kabin ve satış ürünleri ve sarf malzemelerinin güzellik merkezinin ortak gelirinden ödeneceği, işletme kazancının yetersiz kaldığı durumlarda tüm bu giderin davacı tarafından % 50 oranında fatura karşılığı nakit olarak davalıya ödeneceği kararlaştırılmıştır.

Davalının dava dışı ... isimli firmadan 19/11/2014 tarihli ... sayılı 4.431,44-TL bedelli, ... sayılı 4.385,59-TL bedelli, ... sayılı 1.780,15-TL bedelli fatura muhteviyatı toplam 10.597,18-TL bedelli "kabin ve satış ürünün" yarısını davacı adına düzenlediği 30/11/2014 tarihli "hizmet bedeli" açıklamalı 5.298,59-TL bedelli fatura ile davacıya yansıttığı, davacının da bahsi geçen faturayı kayıtlarına aldığı tespit edilmiştir.

Delil tespiti raporunda bu ürünlerden bir kısmının açık ve kullanılmış olduğu, toplam 1.620-TL tutarındaki ürünün ise kapalı olduğu belirlenmiştir. Sözleşmenin feshi ile birlikte kapalı olan ürünlerin ekonomik değerinin bulunduğu kabulü ile yapılan değerlendirmede davacıya yansıtılan oranda 810-TL ödenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Ancak bilirkişi raporunda davacıya ait 2015 yılı defterleri ile davalıya ait 2014, 2015, 2016 yılına ilişkin defterlerin incelendiği, davacının defterlerine göre davacının davalıdan 1.762,44-TL alacaklı olduğu, davalının defterlerine göre ise davalının davacıdan 8.624,64-TL alacaklı olduğu, tarafların defterleri arasında 10.387,08-TL fark bulunduğu, bu farkın 6.138,37-TL kısmının davalının davacıya hizmet bedeli açıklaması ile düzenlediği 29/03/2016 tarihli faturanın 05/04/2016 tarihinde davacı tarafından iade edilmesinden kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Kalan 4.248,72-TL tutarın ise 2015 yılı öncesinden geldiği, davacının önceki yıllara ilişkin muavin dökümlerini ibraz etmemesi nedeniyle farklılıkların kaynağının tespit edilemediği bildirilmiştir. Davalının 29/03/2016 tarihli hizmet bedeli açıklamalı 6.138,37-TL bedelli faturaya konu olan mal ya da hizmetin teslimine ilişkin bir delil sunulmamıştır.

Bahsi geçen fatura davacı tarafından süresinde iade edilmiş olup fatura düzenlenmesi alacağın varlığı hususuna tek başına yeterli görülmemiştir. Buna karşılık davacı 2015 yılı öncesine ilişkin muavin dökümlerini ibraz etmediği görülmekle HMK'nın 222/3 maddesi uyarınca kalan 4.248,72-TL tutar yönünden davalının defterlerine üstünlük tanınması gerekir. Buna göre değerlendirme yapıldığında ticari defterlere göre davalının davacıdan 2.486,27-TL ispatlı alacağı bulunmaktadır.

Kabin ve satış ürünlerine ilişkin davacının kayıtlarında yer alan 30/11/2014 tarihli "hizmet bedeli" açıklamalı, 5.298,59-TL bedelli fatura nedeniyle sözleşme sonunda davacının alacağı yukarıda belirlendiği şekilde 810-TL olup, bu tutar cari hesapta davacıyı alacaklı hale getirmediğinden kozmetik kabin ve satış ürünlerine ilişkin talebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davalının hapis hakkının kullandığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından,

ekipman ve cihazların aynen iadesine, masraf kaynaklı 641-TL'nin 25/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, delil tespiti masrafları yargılama gideri olarak tarafların haklılık durumuna göre değerlendirilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1214 Esas-2019/368 Karar sayılı 07/05/2019 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA.

"Davanın kısmen kabulüne; ... seri nolu ... marka dermapullmikrokristal ve dermabrasyon cihazı, ... seri noluWelko marka cilt bakım cihazı, ... serinoluWelko marka tempo tedavi yatağı, 2 adet ürün etejeri, 2 adet hidrolik taburesinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Masraf kaynaklı 641-TL'nin 25/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak.

"Alınması gereken 1.312,14-TL karar harcından 168,22-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.143,92-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 195,92-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.400-TL bilirkişi ücreti ve 263-TL posta, 1909,05-TL delil tespiti masrafı olmak üzere toplam 4.572,05-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 2.178,61-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafından yapılan 23-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 12-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 3.641-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 4.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," Yatırılan 168,22-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafça yapılan 43,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 21-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/04/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/1805, K. 2025/583, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1805
Karar No
2025/583
Tarih
15 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1807 K.2025/810
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1809 K.2025/645
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1809 K.2025/649
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1813 K.2025/535
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1819 K.2025/638
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1821 K.2025/626

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.