KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/2290
- Karar no
- 2024/637
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/07/2021
- Numarası
- 2020/491 Esas - 2021/574 Karar
- Dava
- Alacak
- İstinaf karar tarihi
- 02/05/2024
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı; davalının "www...com" isimli internet sitesine dava konusu aracın satışı için ilan verildiğini, ... olarak satılığa çıkarılan ... plaka sayılı aracın kendileri tarafından satın alındığını, sonrasında tramer sorgusu yapıldığında aracın "..." paket değil "..." paket gözüktüğünü, serviste şasi numarası üzerinden sorgulama yapıldığında servisin tespit edememesi üzerine ...’ye yönlendirildiklerini, yapılan görüşmeler neticesinde aracın en donanımsız olan “...” paket olduğunun tespit edildiğini, davalının en düşük paket yerine en pahalı paket olan “...” paket olarak ilan vererek kendilerini yanılttığını,
"..." ve "..." paket arasında 12.000-TL fiyat farkı bulunduğunu, ayrıca 2.750-TL vergi farkına kendisinin katlanmak zorunda kaldığını belirterek, araç modelinden kaynaklı olan 12.000-TL zarar ile 2.750-TL vergi zararı olmak üzere 14.750-TL'nin 30.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkil şirketin elinde 2 adet ... marka ... model araç bulunduğunu, bunlardan birisinin "..." paket, diğerinin ise "..." paket olduğunu, müvekkili şirket işbu iki aracını satışa çıkardığını, ancak davacının iddia ettiği gibi "...com" adresine ilan verilmediğini, kaldı ki davacı tarafından sunulan ilanda paketlerinin farklı olduğunun açıkça belirtildiğini, davacı tarafın müvekkilini arayarak bilgi istediğinde müvekkilinin her iki aracı da ayrıntılı bir şekilde, paket hakkındaki bilgiler dahil olmak üzere davalıya anlattığını,
davacının daha uygun olduğu için davaya konu ... plakalı aracı almak istediğini ve 28.07.2020 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, davacının aracı satın alırken ekspere götürerek incelettiğini ve buna göre aracı bilerek ve görerek satın aldığını, kol dayama, sis farları, park sensörünün bulunup bulunmadığının çıplak gözle anlaşılabileceğini, davacı tarafın oto galericiliği yaptığını, bu durumu bilmemesinin imkansız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davaya konu aracın davacıya 87.000-TL bedelle satıldığı, satış tarihi itibariyle "..." paket aracın rayiç değerinin 127.500-TL, "..." paketin ise 108.500-TL olduğu, davacı tarafından aracın satış sözleşmesinde gösterilen bedelden fazla olan 99.500-TL'ye satın alındığı iddia edilmiş ise de resmi satış sözleşmesinin ancak sahteliğinin ileri sürülebilecek olması, aksinin ispatının mümkün olmaması nedeniyle bu iddiaya itibar edilmeyeceği, aracın satış bedelinin her iki paketin de rayiç bedelinin altında kaldığı, ilanda davacının iradesini sakatlayacak nitelikte olmadığı,
davalı tarafından davacıyı yanıltıcı bilgi verildiği kabul edilse dahi emsal bedelden daha düşük bedele aracın satın alınmış olması nedeniyle davacının bir zararının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı; davalının aldatıcı ilan vermemesi gerektiği hususunda bilirkişi raporunda hiç bir inceleme yapılmadığını, bilirkişi raporuna karşı sunduklarını itiraz dilekçesinin dosyada bulunmadığını, mahkemece bu dilekçenin incelenmediğini, mahkemece verilen kararın adil olmadığını, itirazların değerlendirilmeden karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının davalıdan satın aldığı araçta vaadedilen donanımların bulunmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda davacı, davalıdan 28/07/2010 tarihinde satın aldığı aracın ilanında en üst donanıma sahip "..." paket olarak belirtildiğini, aracın vaadedilen bu niteliğine dayalı olarak satın alındığını, ancak en alt donanıma sahip "..." versiyonu olduğunu belirterek tazminat talebinde bulunmuştur.
Davacının iddiası TBK'nın 112. maddesi kapsamında sözleşmeye aykırılığa dayanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık, davalı satıcının davacıya aynı marka ve model aracı üst donanıma sahip "..." paket olarak satmayı vaat edip etmediği hususundan kaynaklanmaktadır.
Bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere iki versiyon arasında fark, "..." pakette bulunan kol dayama, hız sabitleyici ve sınırlayıcı, dijital klima, arka park sensörü, yol bilgisayarı, sis farları, LED gündüz farlarından ibarettir. Bahsi geçen niteliklerin araçta yer alıp almadığı gözlem yoluyla anlaşılabilecek niteliktedir. Dolayısıyla bu özelliklerin araçta yer alıp almadığı, aracın "..." paket olup olmadığı araçta yapılacak basit bir inceleme ile anlaşılabilecektir.
Tacir olan ve basiretli hareket ettiği varsayılan davacının aracı satın alırken aracı incelediği kabul edilir. Somut olayda da davacı aracı inceleyerek satın aldığı kendi beyanları sabittir. Davacının araçta üst pakete ait olan bu özelliklerin bulunup bulunmadığını bilmemesi mümkün değildir. Davacının kendisine gösterilen araçtan başka bir araç satıldığı da iddia edilmiş değildir.
Bu durumda dava konusu aracın taraflar arasındaki sözleşmeye mevcut hali ile konu olduğu, fiyatlandırmanın aracın mevcut durumuna göre yapıldığı dikkate alındığında tarafların satış sözleşmesindeki iradesinin dava konusu araç üzerinden gerçekleştiği, dolayısıyla sözleşmeye aykırı ifa bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/2290, K. 2024/637, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama