KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2023
- Dosya no
- 2021/383
- Karar no
- 2023/1299
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/12/2020
- Numarası
- 2020/46 Esas - 2020/732 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satım
- İstinaf karar tarihi
- 07/09/2023
Karar Metni
933 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı borçlunun kabulünde olan faturalara dayalı olarak İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlattığını, müvekkilinin davalıya ait hastaneye medikal ürünler sattığını, ancak davalı borçlunun bu ürünlerin bedelini ödemediği gibi, borç miktarının tamamına yakınını kabul etmesine rağmen takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve alacağın tahsilini engellediğini, davalı tarafın itirazının haksız olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin davacıya damga vergisi hariç 48.830,17-TL borçlu olduğunu, 432,41-TL'lik damga vergisinin müvekkilince takipten önce ilgili vergi dairesine ödenmesi nedeniyle bu miktara itiraz edildiğini, borca itiraz dilekçesinde sehven borcun tamamına itiraz edilmiş gözükse de, müvekkilinin 48.830,17-TL borçlu olduğu açık ve kötü niyetli olmadığının ortada olduğunu, bu nedenle takibin 48.830,17-TL üzerinden devam edilmesini talep etmekle birlikte müvekkili kurum aleyhine icra inkar tazminatı ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiklerini, ayrıca müvekkilinin harçtan muaf olduğunun dikkate alınması gerektiğini,
borcun Muhasebat Genel Müdürlüğünün ilgili yazısındaki usul ve esaslar çerçevesinde ödeme emri belgelerinin muhasebe birim kayıtlarına giriş sırasına göre ödeneceğini belirterek, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatı ve avukatlık ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı tarafın davalıya ait hastaneye sattıkları medikal ürünler nedeniyle fatura düzenlediği, davalının bu ürünlerin bedelini ödememesi üzerine davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından başlatılan icra takibine davalının itirazı noktasında toplandığı,
davalı tarafın cevap dilekçesi ile davacıya damga vergisi hariç 48.830,17-TL borçlu olduklarını kabul ettiği, ancak icra takibinde sundukları itiraz dilekçesinde sehven borcun tamamına itiraz ettiklerini, itirazlarının 432,41-TL'lik damga vergisi tutarına ilişkin olduğunu beyan ettiği, davalı tarafça icra takibindeki borç miktarının kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne,itirazın kısmen iptaline, takibin 48.830,17-TL üzerinden devamına,
alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,davanın kabul edilmiş olması nedeniyle 1/3 oranında hesaplanan bakiye harcın ve 1/2 oranında hesaplanan vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; müvekkilinin davacıya damga vergisi hariç 48.830,17-TL borçlu olduğunun açık olduğunu, müvekkilince 432,41-TL'lik damga vergisi tutarına itiraz edildiğini, borca itiraz dilekçesinde sehven borcun tamamına itiraz edilmiş olarak gözükse de, müvekkilinin 48.830,17-TL borçlu olduğu açık olup, bu nedenle müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, buna rağmen müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını, ayrıca müvekkilinin harçtan muaf olduğunu, borcun Muhasebat Genel Müdürlüğünün ilgili yazısındaki usul ve esaslar çerçevesinde ödeme emri belgelerinin muhasebe birim kayıtlarına giriş sırasına göre ödeneceğini belirterek, kararın icra inkar tazminatı, harç ve avukatlık ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında borcun varlığı ve miktarı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafça 49.262,58-TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatılmış olup, borcun 48.830,17-TL'lik kısmı davalının kabulündedir. Davacı tarafından da işbu dava bu kısım bakımından açılmıştır.
Davalı tarafça borca itiraz dilekçesinde borcun sadece 432,41-TL'lik kısmına itiraz edildiği, ancak sehven borcun tamamına itiraz edildiği ileri sürülmüştür.
Davalı vekilinin borca itiraz dilekçesi incelendiğinde, borcun 432,41-TL'lik kısmına itiraz edildikten sonra müvekkilinin temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle 49.262,58-TL'lik borcun tamamına itiraz edildiğinin açıkça belirtildiği, dilekçe doğrultusunda icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı tarafça cevap dilekçesinde borcun tamamına sehven itiraz edildiği beyan edilmiş olsa da, itiraz dilekçesi içeriği dikkate alınarak takip durdurulmuştur. İcra inkar tazminatı ise borçlunun borca haksız itirazı sonucunda takibin durması nedeniyle alacaklının alacağına kavuşmasının gecikmesinin yaptırımı niteliğinde olup, kural olarak icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında kötü niyetli olması şart değildir.
Sonuçta alacak likit ve davalı borçlu da itirazında haksız olduğundan, mahkemece davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerindedir. Hüküm tarihindeki AAÜT'nin 6. maddesi uyarınca, anlaşmazlığın kabul nedeniyle ön inceleme tutanağının imzalanmasından önce giderilmesi halinde tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına hükmedilmesi gerekmektedir.
Mahkemece de tarife hükmüne uygun olarak davalı aleyhine 1/2 oranında vekalet ücretine hükmedilmiş olup, davalı vekilinin bu hususta ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde değildir. Ancak davalı Üniversite, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 56/1-b ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/1-j maddesi gereği harçtan muaf olmasına rağmen, mahkemece davalı aleyhine harca hükmedilmesi hatalıdır.
Açıklanan nedenlerle; davalı harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, yeniden karar verilmesine ,hükmün diğer kısımlarının tekrarı ile "davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına" karar verilmiştir.
07/09/2023
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/383, K. 2023/1299, 7 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama