KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2023
- Dosya no
- 2021/863
- Karar no
- 2023/1619
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/11/2020
- Numarası
- 2017/88 Esas - 2020/553 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 23/10/2023
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu ürünlere ilişkin olarak 29/02/2016 tarihli 9 adet fatura düzenlendiğini, faturalara konu ürünlerin teslim ve faturaların tebliğ edilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını, bunun üzerine 03/10/2016 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla fatura bedelleri ve işlemiş faiz olmak üzre toplam 135.723,94-TL talepli icra takibi başlatıldığını ve davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının davaya konu icra takibine vaki itirazının iptaline ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, icra takibine konu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediği gibi içeriği malların da teslim edilmediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin faturaların tarihinden önce 2015 yılı sonu itibariyle sona erdiğini, faturaların tek taraflı olarak ve kötü niyetle düzenlediğini,müvekkilinin teknik servis hizmeti sunan bir şirket olduğundan davacının varsa teknik servis talep formlarını ibraz etmesi gerektiğini, müvekkilinin takipten önce temerrüde düşürülmediğini belirterek, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının takip tarihi itibariyle kendi kayıtlarına göre davalıdan 103.103,32-TL alacaklı olduğu,davalının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde faturaların kayıtlı olmadığı,davacının ticari defterlerinin lehine delil teşkil etmediği; sunulan sevk irsaliyelerinde isim ve imza bulunmadığı, her ne kadar sunulan teknik servis formları ile faturalar üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda faturalar ile formların uyumlu oldukları beyan edilmiş ise de, servis formlarının 2015 yılında düzenlendikleri, faturaların ise tamamının 29/02/2016 tarihli ve servis hizmeti değil çeşitli malların satışına ilişkin oldukları,alacağın kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin Almanya'da faaliyet gösteren ... firmasının 2009 yılından beri Türkiye'deki tek yetkili satıcısı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında servis-satış sözleşmesi kapsamında talep edilen ürünlere ilişkin davaya konu 9 adet faturanın düzenlenerek kargo ile davalının daimi çalışanına teslim edildiğini, ödenmemiş fatura borcu için icra takibi başlatıldığını, davalının iddiasının aksine teknik servis hizmetinin bitmediğinin taraflar arasındaki 2016 yılı Mart ayındaki 2 adet e-posta yazışmasından anlaşılabileceğini; faturaların irsaliyeli olarak kesildiğinin açıkça görüldüğünü ve bilirkişinin takibe konu faturalarla servis formlarının uyuştuğunu tespit ettiğini belirterek kararın kaldırılmasına,davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari alım satım nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı,takibe konu faturalar nedeniyle akdi ilişkiyi inkar etmektedir. Kural olarak; fatura konusu malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz.
Dolayısıyla davacı, fatura konusu malın davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Bu durumda sözleşmesel ilişkiyi, faturada yazılı malın davalıya teslim edildiğini ve faturanın da bu akdi ilişki nedeni ile düzenlendiğini ispat yükü davacıya aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.
Davaya konu 29/02/2016 tarihli (irsaliyeli olmayan) 9 adet toplam bedeli 127.749,24-TL tutarlı faturalar, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalının ticari defterlerinde kayıtlı değildir.
Davacı, faturaların kargo ile davalının çalışanına teslim edildiğini ileri sürmüş ise de,kargo şirketi nezdinde yapılan araştırmada davacının belirtiği kargonun başka bir adreste bulunan dava dışı bir şirkete gönderildiği ve kargonun içinde faturaların bulunduğuna dair bir kayıt olmadığı anlaşıldığından faturaların, davalıya tebliğ edildiği davacı tarafından kanıtlanamamıştır.
Ayrıca Vergi Dairesi'nden celp edilen, davacının 2016 Şubat dönemi BS formunda, davalı şirket adına 9 adet belge için 108.262-TL'lik faturanın kayıtlı olduğu ancak bu kaydın davalının BA formunda bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü dosyada mevcut elektrik mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanmış 22/06/2020 tarihli raporda incelenmiş servis formlarındaki arıza tespiti ve giderilmesine ilişkin hizmetlerin davaya konu faturalarla uyuştuğu tespit edilmiş ise de, bu tespitin neye göre yapıldığı anlaşılamamıştır.
Sunulan servis formlarının, hemen hemen tamamının 2015 yılına (sadece 3 tanesinin 2016 Ocak dönemine) yani faturalardan önceki dönemlere ait olduğu ve davaya konu 29/02/2016 tarihli faturalardaki ürünlerle, teknik servis formlarına konu hizmette kullanıldığı belirtilen ürünlerin birbiriyle uyumlu olmadığı belirlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı takibe konu ettiği fatura muhteviyatı malları davalıya teslim ettiğini ve alacaklı olduğunu kanıtlayamadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Davacı vekilinin, hükme yönelik istinaf sebepleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/863, K. 2023/1619, 23 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama