İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1065 K.2025/676

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2022/1065Karar2025/676Tarih29 Nisan 2025Okuma16 dk · 3.175 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
29 Nisan 2025
Dosya no
2022/1065
Karar no
2025/676
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
27/10/2021
Numarası
2018/387 Esas - 2021/778 Karar
Dava
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
29/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.175 kelime·16 dk okuma·5 bölüm

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili aleyhine davalı tarafça İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, çeklerin... Bankası Selçuklu Ticari Şubesine ait, keşidecisi ... Gıda, lehtarı ...

Tarım olan 21.07.2017 keşide tarihli ... numaralı 250.000-TL meblağlı, 28.07.2017 keşide tarihli ... numaralı 250.000-TL meblağlı ve 04.08.2017 keşide tarihli ... numaralı 250.000-TL meblağlı çekler olduğunu, takip konusu çeklerin keşidecisi ...

Gıda tarafından mısır, arpa, yem ham siparişi karşılığı müvekkiline verildiğini, müvekkili şirketin de söz konusu ürünleri almak için davalı ... şirketi ile anlaştığını ve ürün bedeline karşılık aldığı 6 adet çeki ciro ederek davalı şirkete verdiğini, çeklerden ... numaralı 11.08.2017 keşide tarihli, ... numaralı 18.08.2017 keşide tarihli ve ... numaralı 25.08.2017 tarihli üç çekin davalı tarafından iptal edilerek Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/424 esas sayılı mahkeme kasasına sunularak keşideci ...Gıda şirketine teslim edilmişken, kalan ve dava konusu edilen 21.07.2017 keşide tarihli ... numaralı,

28.07.2017 keşide tarihli ... numaralı ve 04.08.2017 keşide tarihli ... numaralı üç adet çekin halen davalıda olduğunu, davalı şirketin çekleri aldıktan sonra malları göndermediğini, dolayısıyla müvekkili şirketin de ... şirketine satmayı vadettiği malları teslim edemediğini, davalının 09.05.2017 tarihli ihtarnameyle, müvekkili şirketten ciro yoluyla aldığı çeklere karşılık göndermesi gereken ürünleri göndermeyerek,

toplam bedeli 750.000-TL olan çekleri organik bağ iddiasıyla ... ve ... şirketinin borçlarına mahsup ettiğini iddia ederek siparişi yerine getirmediğini açıkça beyan ettiğini, başka bir anlatımla davalının müvekkili şirketin kendilerine hiç bir borcunun olmadığını kabul ettiğini, dava konusu çeklerin dava dışı ... ve ... şirketlerinin borcuna mahsup edildiği iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığını, zira davalının kanunen böyle bir hakkının olmadığını, müvekkili ayrı bir tüzel kişilik ve dava dışı şirketlerin ortakları farklı olup, müvekkili ile aralarında organik bağ bulunmadığını,

davacının dilekçesinde bildirdiği dava dışı şirketlerin hali hazırda derdest bulunan Karapınar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/413 esas sayılı dosyasıyla iflas ertelemesi davası görülmekte olup, mahkemece 19.10.2015 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile iflas erteleme kararı verilene kadar şirketler hakkında başlamış ve başlayacak takiplerin durdurulmasına karar verildiğini, iflas erteleme davası görülen bu şirketler hakkında mahkeme harici mahsup adı altında tek taraflı tahsilat ve ödeme yapılamayacağını, davalının dava dışı ... ve ... şirketlerinden iddia ettiği alacağını iflas erteleme dosyasından talep edebileceğini,

bu durumun davalının sebepsiz zenginleşmesini amaçladığını ve davalının iyi niyetli hamil olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirket davalıdan alacaklı olup, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasına konu çeklerin bedelsiz kaldığını belirterek, müvekkilinin İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından ve her biri 250.000-TL bedelli 21.07.2017 keşide tarihli ... numaralı, 28.07.2017 keşide tarihli ... numaralı ve 04.08.2017 keşide tarihli ... numaralı çeklerden, faiz ile tüm ferilerinden dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin iadesine, çeklerin iadesi olmadığı takdirde iptaline karar verilmesini, davalı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacıya verdiği çeklere karşılık ürün verilmeyeceğini bildirildikten sonra bir yıllık sürede açılması gereken davanın süresinde açılmadığını, bu nedenle davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket ile davacı aleyhine Konya 3. ATM'nin 2017/424 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, söz konusu davanın müvekkili yönünden ve işbu davada konu edilen 3 adet çek yönünden reddedildiğini, davacı şirket ile müvekkilinin alacaklı olduğu ... ve ... şirketleri arasında organik bağ bulunduğunu, davacı şirkete, organik bağı olduğu şirketlerin borcu ödenmeden mal verilmeyeceğinin anlaşmaya bağlandığını,

müvekkili tacir olup, eski dönem alacağını garantilemeden mal vermeyeceğinin açık olduğunu, Borçlar Kanununun 101 ve 102 maddesine göre, borçlu neye istinaden ödeme yaptığını özel olarak belirlemez ise alacaklının belirleme hakkı olduğunu, davacıya keşide edilen ihtarnamede belirttiği ve taraflar arasında açıkça konuşularak hükme bağlandığı üzere, davacı şirketin organik bağı olan şirketlerin borçlarına karşılık söz konusu çeklerin alındığını, bu şirketlerin müvekkiline borçlu olduğunun ticari defterlerin incelenmesi ile ortaya çıkacağını,

dava dışı şirketlerin iflas erteleme aşamasında olmasının 3. şahıs tarafından bu şirketlerin borçlarının ödenmesine engel olmadığını, sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olmadığını, çeklerin teminat fonksiyonu sebebi ile davacının çeklerden dolayı sorumlu olduğunu, davacının bu çekleri mal bedelinin avansı için verdiğini ispat edemediğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının çekleri mal tedariki için davalıya verdiğine yönelik yazılı bir sözleşme ya da bu yönde bir delil sunamadığı, davalı taraf ise çekleri davacı şirket ile birlikte organik bağı olduğunu iddia ettiği dava dışı ... ve ...'ın borçları için ticari ilişkinin devamını sağlamak amacıyla avans niteliğinde aldığını savunmakla, dava konusu çekleri davacı ile arasındaki ticari ilişkinin devamı için verilen avans çeki olarak aldığını kabul ettiğinden, bu çeklerin avans olarak alındığına dair ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalı tarafça, çeklerin avans niteliğinde olduğu,

yani çeklerin yürütülecek ticari ilişki yönünden davacıdan avans olarak alındığı yönünde yazılı bir delil sunulmadığı, davalının teklif ettiği yeminin davacı şirket yetkilisince yerine getirildiği, davalı tarafın çeklerin avans olarak alındığına yönelik ihtarnamesi ve yazılı savunmalarındaki tevilli ikrarlarına göre davaya konu çeklerin avans olarak verildiğinin sabit olduğu, çeklerin davacı şirket ile dava dışı ... ve ...'ın borcuna mahsuben alındığı iddia edilmiş ise de, dava dışı ... ve ...'ın ticaret sicil dosyaları ve incelenen ticari defter kayıtlarına göre, davacı şirketin adresinin diğerlerinden farklı olduğu,

ortağının farklı olduğu, dolayısıyla şirketler arasında herhangi bir organik bağın tespit edilemediği, davaya konu çeklerin dava dışı şirketlerin borçlarının kapatılması için verildiğine yönelik yazılı bir delil sunulmadığından, bu hususun ispatlanamadığı, ifa edilen yemin delili de nazara alındığında, davaya konu edilen çeklerin dava dışı ... şirketinin siparişlerinin temini doğrultusunda davalıya verildiği, malların teslim edildiğine ilişkin bir delil sunulmadığı, dolayısıyla davaya konu edilen çeklerin karşılığında malların davalı tarafça davacıya teslim edilmediği ve çeklerin karşılıksız kaldığı,

ancak davalı kayıtlarında tespit edilen 129.368,42-TL alacağın, davalı tarafın takas mahsup savunmaları doğrultusunda takip tarihi itibariyle hesaplanan faiz ve ferileri ile birlikte tespit edilen 144.628,58-TL olarak çek bedellerinden düşülmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının dava konusu çekler ile bu çekler dayanak yapılan davalı tarafça yürütülen icra takip dosyası nedeniyle davalıya toplam 693.840,60-TL borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine, koşulları oluşmadığından tarafların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; müvekkili tarafından davacıya dava konusu çeklere karşılık ürün tedarik edilemeyeceği bildirildikten sonra, davacının bir yıllık sürede dava açmadığını, bu nedenle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacıya müvekkilince davacının talebi doğrultusunda davaya konu çeklerin davacının organik bağ içinde olduğu ... ve ... şirketlerinin borçlarına karşılık sayıldığı ihtarname ile bildirilmiş olmasına rağmen, davacının derhal dava açması gerekirken açmadığını, bu durumun davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini,

feri müdahil ... tarafından müvekkili ve davacıya karşı açılan Konya 3. ATM'nin 2017/424 esas sayılı davasının, müvekkili bakımından işbu davaya konu 3 adet çek yönünden reddedildiğini, bu durumun davacının işbu davadaki iddialarının yersiz olduğunu gösterdiğini, bilirkişi raporunda, 25.09.2017 takip tarihi itibariyle davacının müvekkiline 129.368,42-TL, dava dışı ... şirketinin 291.914,59-TL ve dava dışı ... şirketinin ise 215.424,29-TL borcu olduğunun tespit edildiğini, takip konusu çeklerin faiz ve ferileri toplamının 711.768,82-TL olarak hesaplandığını,

bu kapsamda takip dosyası borcuna ilişkin davacının 711.768,82-TL meblağ ile sorumlu olacağı, kalan 126.700,36-TL'den borçlu olmayacağı kanaatine varıldığını, davacının sorumlu olmayacağının hesaplandığı 126.700,36-TL meblağın ise kur farkı değerlemelerinin dikkate alınmamış olmasından kaynaklandığını, kur farkı değerlemeleri dikkate alındığında, 2017 yılı 12. ay sonu itibariyle takip konu çeklerin faiz ve diğer ferileri hariç davalı kayıtlarında 139.168,02-TL davacı borcu, 313.955,30-TL ... borcu, 231.730,37-TL ... borcu olduğunun görüleceğini, bu halde ise davacının takip dosyası borcunun tamamından sorumlu olduğunun görüleceğini,

ayrıca bilirkişi raporunda davacı, ... ve ... şirketleri arasındaki organik bağın varlığı da tespit edilmiş olmasına karşın, mahkemece bu hususların dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda davacı şirket ile ... şirketinin tek ortağının ... olduğunun, ... şirketinin ortaklarının ise ... ve ... olduğunun, yine dava dışı iki şirketin adreslerinin aynı olduğunun belirlendiğini, dolayısıyla organik bağın varlığının tespiti için aranan kriterlerin oluştuğunu,

ilaveten davacı ile müvekkili arasında düzenlenen sipariş formu ve sipariş formuna istinaden düzenlenen 29.11.2016 tarihli ... yükleme talimatı konulu e-posta kayıtlarından açıkça görüleceği üzere, davacının müvekkilinden alımını yaptığı ürünlere ilişkin olarak davacı şirket talimatıyla ... bürosunda irsaliye değişikliği yapıldığını, bu durumun da organik bağın varlığını ispatladığını, ayrıca organik bağın varlığının bir diğer göstergesinin de iflas erteleme dosyasındaki 4 şirket ile davacı şirketin vekilinin aynı olması olduğunu, bu sebeple ilk derece mahkemesinin organik bağın bulunmadığına ilişkin gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu,

müvekkilinin çekleri haklı sebeple elinde bulundurduğunu ve icra takibi başlatılmadan önce davacıya gönderilen ihtarname ile çek bedellerinin dava dışı ... ve ... şirketlerinin borcuna mahsup edildiğinin davacıya bildirildiğini, TBK'nın 101 ve 102 maddelerine göre, borçlu neye istinaden ödeme yaptığını özel olarak belirlemez ise, alacaklının belirleme hakkının olduğunu, davacıya keşide edilen ihtarnamede belirtildiği ve taraflar arasında açıkça konuşularak hükme bağlandığı üzere, davacı şirketin organik bağ içerisinde olduğu şirketlerin borçlarına karşılık davaya konu çeklerin davacıdan alındığını,

çekin teminat fonksiyonu sebebiyle de davacının çeklerden sorumlu olduğunu, davacının çekleri mal bedelinin avansı olarak verdiğini de ispat edemediğini, bu hususta ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacı şirket yetkilisi yalan yere yemin etmiş olup bu hususta suç duyurusunda bulunduklarını, yalan yere yemin edilmesi yargılamanın yenilenmesi sebebi olduğundan, bu konudaki soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacının lehtar ciranta olarak yer aldığı takip konusu çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir.

Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır.

Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde çek ile ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Ayrıca çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bir ödeme aracı olup, çekin de avans olarak verildiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Diğer yandan çek, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir.

Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü, çekin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Davacı tarafça; davaya konu çeklerin davalıya mal alımı için avans olarak verildiği, ancak karşılığında mal teslim edilmediği ileri sürülmüştür.

Davalı ise çeklerin davacı ile organik bağının bulunduğu ... ve ... şirketlerinin borcuna karşılık verildiği, aynı anda verilen ve dava konusu olmayan diğer üç çekin ise mal karşılığı avans olarak verildiği, ancak keşidecinin ekonomik durumunun iyi olmaması nedeniyle çeklerin iade edilerek karşılığında mal verilmediği savunulmuştur. Somut olayda; keşidecisi dava dışı ... olan ...

Bankası Selçuklu Ticari Şubesine ait 21.07.2017 keşide tarihli 250.000-TL bedelli, 28.07.2017 keşide tarihli 250.000-TL bedelli ve 04.08.2017 keşide tarihli 250.000-TL bedelli çeklerin lehtarı davacı ... şirketi olup çeklerin davacı tarafından davalı ...

Gıda şirketine ciro edilerek verildiği, çeklerin davalı tarafından ibrazında karşılığının bulunmaması nedeniyle bankaca davalı şirkete her bir çek için 1.410-TL yasal sorumluluk bedeli ödendiği, çeklerin davalı tarafından davacı lehtar ciranta ile dava dışı keşideci ... şirketi aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü takibe konulduğu ve takibin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Davalı tarafından davacıya keşide edilen Bakırköy ...

Noterliğinin 09.05.2017 tarihli ihtarnamede; davacı şirket ile ticari ilişkinin yürütülmesi şartı olan organik bağı içinde olan ... ve ... şirketlerinin borçlarının kapatılması hususunda anlaşma yapıldığı, yapılan anlaşmaya göre organik bağı olan şirket borçları, davacı şirketin borçları ve devam edecek olan ticari ilişki nedeniyle avans olmak üzere 6 adet çekin kendilerine verildiği, çeklerin 3 adedinin (işbu dava konusu olanlar) söz konusu borçlara mahsup edildiği, avans olarak teslim alınan 11.08.2017, 18.08.2017 ve 25.08.2017 tarihli çeklerin ise keşidecinin kredibilitesinin iyi görülmemesi,

ekonomik olarak sıkıntılı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle yeterli görülmediği, bu çeklerin iade edileceği bildirilmiştir. Davacı tarafça davalıya keşide edilen İzmir ... Noterliğinin 30.05.2017 tarihli cevabi ihtarnamede ise; şirketler arasında bahsedildiği şekilde bir anlaşma bulunmadığı, çeklerin alınacak malların avansı olarak ciro edilerek verildiği, mahsup talebinin hukuki dayanaktan yoksun olup kabul edilmediği belirtilerek, üç çekin iadesi ihtar edilmiştir.

Davacı ile ... ve ... şirketlerinin ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; dava konusu çekler davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup, dava konusu olmayan 3 adet çekin ise çek iade işlemine konu edildiği, 2017 yıl sonu itibariyle davacı şirketin davalıdan 693.064,51-TL alacaklı olduğu, dava dışı ... şirketinin davalıya 41.698-TL ve ... şirketinin ise 237.372,59-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.

Davacı, davacı ile organik bağ olduğu iddia edilen şirketler ve davalı şirketin ticari defterlerinin karşılaştırılması sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise; davacı şirketin ticari defterlerinde dava konusu çeklerin alış kaydı bulunmakta olup çeklerin karşılıksız açıklamasıyla virman edildiği, 2017 yılı sonu itibariyle davalıya 139.168,02-TL borçlu olduğu, sonraki dönem kur değerlemeleri ile borcun 31.03.2018 itibariyle 145.698,61-TL'ye yükseldiği, kur değerlemeleri ile 2019 yılı sonunda borcun 219.169,79-TL olarak kayıtlı bulunduğu; dava dışı ... şirketinin ticari defterlerinde 2017 sonu itibariyle davalıya 231.730,37-TL borçlu olduğu,

dava dışı ... şirketinin ticari defterlerinde 2017 yılı sonu itibariyle kur değerleme kayıtları ile birlikte davacıya 313.955,30-TL borçlu olduğu; davalı kayıtlarında çeklerin veriliş tarihinde davacının 129.368,42-TL borçlu olduğu, takip tarihi itibariyle davalı kayıtlarında ...'ın borcunun 215.424,29-TL ve ...'in borcunun ise 291.914,59-TL olarak kayıtlı olduğu, 750.000-TL çek bedelinden davacının 129.368,42-TL, ...'ın 215.424,29-TL ve ...'in 291.914,59-TL borcu toplamı olan 636.707,30-TL'nin düşülmesi sonucunda davacının borçlu olmadığı tutarın 113.292,70-TL olduğu,

636.707,30-TL'nin icra takip dosyasındaki faiz ve ferileri toplamının dikkate alınması halinde ise borcun 711.768,82-TL'ye ulaşacağı, bu tutarın takip toplamı 838.469,18-TL'den düşülmesi sonucunda davacının borçlu olmadığı kısmın 126.700,36-TL olduğu belirtilmiştir. Taraflar arasında, çeklerin mal satışı karşılığında davalıya avans olarak verildiği hususunda yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Bu konuda davacı tarafça iddiayı doğrulayıcı başkaca bir delil de sunulmamıştır.

İşbu dava konusu olmayan ve sonrasında keşideciye iade edilen 3 adet çekin avans olarak verildiği davalının kabulündedir.

Davalı tarafça işbu dava konusu 3 adet çekin ise davacı ile organik bağının bulunduğu ... ve ... şirketlerinin borcuna karşılık verildiği savunulmuş olup, davacının avans iddiasını kanıtlayamaması nedeniyle davacı ile diğer şirketler arasında organik bağ bulunup bulunmadığının ve varsa davacı ile diğer şirketlerin davalıya borcunun bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.

Getirtilen ticaret sicil kayıtlarının incelenmesi sonucunda; davacı şirketin tek ortağının ... olduğu, dava dışı ... şirketinin tek ortağının ... olduğu, dava dışı ... şirketi ortaklarının ise ... ve ... olduğu, dava dışı ... ve ... şirketlerinin adresinin aynı olduğu, ayrıca davacı şirketin tek ortağı ...'in diğer şirketlerin ortağı ...ile ...'in çocuğu olduğu, dolayısıyla şirketler arasında organik bağ bulunduğu tespit edilmiştir.

Bu durumda davalının davacı ile organik bağı bulunan şirketlerden vadesi gelmiş alacaklarının bulunduğu, davacının organik bağı bulunan diğer iki şirket için 16.10.2015 tarihinde iflas erteleme davası açıldığı da dikkate alındığında, davalının çek bedellerini bu üç şirketin borcundan mahsup etme hakkı bulunmaktadır.TBK'nın 101. maddesinde; birden çok borcu bulunan borçlunun ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini bildirmemesi halinde, yapılan ödemenin, derhal itiraz edilmedikçe alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılacağı, 102. maddesinde ise;

kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödemenin muaccel borç için, birden çok borcun muaccel olması halinde ise borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olacağı, takip yapılmamış ise ödemenin vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.

Somut olayda davalının çek ödemesinin hangi borç için yapıldığı belirtilmemiş olmakla, çekin bir ödeme vasıtası olduğu da dikkate alındığında, davalının yapılan ödemeyi davacı şirket ile organik bağı bulunan diğer iki şirketin vadesi gelmiş borçlarından mahsup etmesi TBK'nın bahsi geçen hükümlerine uygundur.

Konya 3. ATM'nin 2023/336 esas sayılı dosyasında keşideci tarafından aynı çeklere ilişkin olarak işbu davanın tarafları aleyhine açılan menfi tespit davasında mahkemece davalı ... şirketi hakkında açılan davanın kabulüne, ... şirketi hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiş ve olup, istinaf başvurusu üzerine verilen esastan ret kararına karşı davacının yaptığı temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/5420 esas 2023/353 karar sayılı ilamıyla.

6102 sayılı TTK'nın 687. maddesi gereğince somut olayda hamil ... şirketinin iyi niyetinin tartışılması gerektiği, zira davalı ... şirketinin cevap dilekçesindeki beyanlarına göre çeklerin 3 tanesinin dava dışı şirketlerin borçlarına ve diğer davalı şirketçe alınan yeni mallara karşılık tahsil edildiğini, kalan 3 çeki iade edebileceklerini, çeklerin karşılığının olmadığını bu nedenle ticari ilişki kapsamında mal vermediklerini ifade ettiği ve davalı ... şirketinin bile bile borçlu aleyhine hareket ettiği anlaşılmış olup,

dava konusu edilen ve karar verilmesine yer olmadığı kararı kapsamı dışında kalan üç çek hakkında davalı ... şirketi bakımından da davanın kabulü kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu çekler hakkında terditli olarak ikinci talep kapsamında hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davalı ... şirketi aleyhine açılan davanın da kabulüne karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.

Ancak söz konusu ilam dava dışı keşideci ile işbu davanın davacısı lehtar arasındaki ilişki kapsamında değerlendirilmiş olup, davacı lehtar, davalı hamile karşı çeklerde bulunan kendi imzasından sorumludur. Bu nedenle söz konusu ilam işbu davanın tarafları arasındaki uyuşmazlıkta kesin hüküm teşkil etmemektedir. Bu durumda davacı şirket ile ... ve ... şirketlerinin davalıya borçlu olup olmadığının tespiti gerekmektedir.

Davalının ticari defterlerinde yer alan kur değerlemesi açıklamalı kayıtlarla davacı ile dava dışı şirketler borçlandırılmış ise de, buna ilişkin bir sözleşme hükmü bulunmadığı gibi, kur farkı ödeneceğine dair bir teamülün varlığı kanıtlanamamıştır. Kur değerleme kayıtları davacı ile diğer iki şirket defterlerinde de yer almamaktadır. Bu nedenle davacı ile diğer iki şirketin kur değerlemesi hariç borç durumunun dikkate alınması gerekir.

Buna göre bilirkişi raporu ile davacı borcu 129.368,42-TL, ...'ın borcu 215.424,29-TL, ...'in borcu ise 291.914,59-TL olmak üzere üç şirketin davalıya borcu 636.707,30-TL olarak hesaplanmış olup, faiz ve ferileriyle birlikte borç 711.768,82-TL'ye ulaşmıştır. Bu tutarın takip toplamı 838.469,18-TL'den düşülmesi sonucunda ise davacının borçlu olmadığı kısım 126.700,36-TL olmaktadır.

Bu nedenle davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulü gerekirken, sadece davacının borcu düşülmek suretiyle 693.840,60-TL üzerinden kısmen kabul kararı verilmesi hatalıdır. Takibin tedbiren durdurulmamış olması ve reddedilen kısım bakımından da davalı alacaklının takipte kötü niyetli olduğu kanıtlanamamış olmakla, tarafların kötü niyet tazminatı ile inkar tazminatı talep koşulları oluşmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davacının organik bağı bulunan şirketlerin davalıya olan borçlarının takip borcundan mahsup edilmemesi sonucunda fazla bedele hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2018/387 Esas - 2021/778 Karar sayılı 27/10/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA. "Davanın kısmen kabulüne, keşidecisi dava dışı ... olan ...

Bankası Selçuklu Ticari Şubesine ait 21.07.2017 keşide tarihli 250.000-TL bedelli, 28.07.2017 keşide tarihli 250.000-TL bedelli ve 04.08.2017 keşide tarihli 250.000-TL bedelli çeklere dayalı İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasında davacının 126.700,36-TL alacak bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine, koşulları oluşmadığından tarafların kötü niyet tazminatı ile inkar tazminatı istemlerinin reddine." İlk derece yargılamasına ilişkin olarak.

"Alınması gereken 8.654,90-TL nispi karar ve ilam harcından 14.318,96-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 5.664,06-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan 14.354,86-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.750-TL bilirkişi ücreti ve 529,10-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.279,10-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 344,39-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 110.765,32-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 11.849,06-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 34-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 5-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

Hükümden sonra davalı yan gider avansından karşılanan 79,60-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 67-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1065, K. 2025/676, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Nedenleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1065
Karar No
2025/676
Tarih
29 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1067 K.2025/322
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1069 K.2025/332
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1069 K.2025/395
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1072 K.2025/380
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1074 K.2025/679
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1080 K.2025/642

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.