KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Dosya no
- 2022/1862
- Karar no
- 2025/919
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/10/2021
- Numarası
- 2020/648 Esas 2021/688 Karar
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
748 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin davalıya birçok defa suni deri satarak teslim ettiğini, ancak davalının bedelini ödemediğini, söz konusu satışlara ilişkin irsaliyeli faturalar düzenlenerek davalıya iletildiğini, müvekkilinin davaya konu satışlara ilişkin 5.000-TL üzerine isabet eden Ekim ayı faturalarını BS formu ile vergi dairesine bildirdiğini,faturaların davalı borçlu şirkete tebliğ edildiğini, ilgili faturalara davalının süresinde itiraz etmediğini,başlattıkları icra takibine itiraz ederek durdurduğunu belirterek davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalı şirketin ticari defterlerini ibraz etmediği,davacı tarafın ibraz edilen ticari defterlerin davacı lehine delil vasfını haiz olduğu, faturaların üzerinde karşı tarafa tebliğ edildiğine dair imza ve malların teslim edildiğine dair imzalı irsaliyeler bulunmadığından, ilgili vergi dairesinden tarafların BA ve BS kayıtlarının celbedildiği, davalının tarafın BA formlarında davacıdan 2017 yılında KDV hariç 57.937-TL alım yaptığını beyan ettiği, bu durumda faturaya konu hizmetin verildiği/malın teslim edildiği hususlarının karine olarak kabul edildiği,
davalı tarafça cevap dilekçesi verilmediği gibi bu karinenin aksini ispat eder bir husus da ileri sürülmediği, böylece davacı tarafın defter kayıtları ve vergi dairesi kayıtları uyarınca davalı taraftan 11.008,56-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle,davalının takibe itirazının iptaline, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili; bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığını, faturalar üzerinde teslim alan imzası bulunmadığından faturaların teslim ve tebliğinin ispata muhtaç olduğunu, davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen ve teslim belgesi olmayan faturalara dayalı karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, fatura düzenlemenin tek başına davacının alacağı olduğunu göstermediğni, tesliminin kanıtlanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, cari(açık) hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça, ticari satımdan kaynaklanan 11.008,56-TL açık hesap alacağı ve işlemiş faizinin tahsili istemiyle davalı aleyhine İstanbul ...
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı, davalının borca itirazı üzerine 11.008,56-TL asıl alacak bakımından itirazın iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece verilen usulüne uygun ara kararına rağmen davalı tarafça ticari defterleri inceleme için ibraz edilmemiş olup, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesi düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacının davalıya 4 adet toplam 66.890,12-TL tutarında irsaliyeli fatura düzenlediği, faturalar üzerinde teslim alan imzası bulunmadığı, faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup davalının kısmi ödemeleri sonrasında davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 11.008,56-TL alacaklı olduğu,
davacının 5.000-TL üzeri 3 faturasının davalı tarafça BA bildirimiyle vergi dairesine beyan edildiği, davalının alış beyanlarının davacının satış beyanları ile örtüştüğü bildirilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesine göre; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Yapılan incelemede davacının ticari defterleri kanuna uygun tutulduğundan sahibi lehine delil niteliği taşıdığı belirlenmiştir. Davacının delil niteliğinde bulunan ticari defterlerinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 11.008,56-TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Davalı ise yapılan ihtarata rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır.
Davalıya usulen yapılan ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacının lehine delil vasfında olan ticari defterleri kapsamının davalı aleyhine olmak üzere dikkate alınması ve bu defter kayıtlarına göre karar verilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece davaya konu alacağın varlığının ispatlandığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle,davacının takibe dayanak faturaları davalı tarafça BA bildirimiyle vergi dairesine beyan edilmiş olmakla, fatura konusu malların davalıya teslim edildiği BA bildirimleriyle de kanıtlandığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1862, K. 2025/919, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama