İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/2005 K.2025/1858

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2022/2005Karar2025/1858Tarih13 Kasım 2025Okuma7 dk · 1.365 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
13 Kasım 2025
Dosya no
2022/2005
Karar no
2025/1858
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/06/2022
Numarası
2021/528 Esas - 2022/681 Karar
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
24/06/2021
İstinaf karar tarihi
13/11/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.365 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirkete Euro bazlı ticari işler için 27/05/2020 tarihli kur farkı konulu KDV dahil 37.651,55-TL ve 28/05/2020 tarihli KDV dahil 53.371,61-TL bedelli e-faturaların tanzim edildiğini, davalı tarafından faturaların yasal süresinden sonra 24.06.2020 tarihinde sistem üzerinden iade edildiğini, bunun üzerine müvekkilince 27/06/2020 tarihinde 91.023,16-TL bedelli e-faturanın tanzim edildiğini, fakat davalı tarafından ödeme yapılmadığını, davalıya Beşiktaş 14. Noterliğinin 02/07/2020 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini,

davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine Büyükçekmece 1. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği kur farkı istenebileceğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin davacı şirkete kur farkı adı altında bir borcunun bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında kur farkına ilişkin bir sözleşme ve uygulama bulunmadığını, müvekkilince davacıya 7 adet çek ile ödeme yapıldığını, yerleşik Yargıtay kararları gereğince çekle yapılan ödemelere istinaden kur farkı istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dava ve icra takibi konusu 27.06.2020 tarihli ve 91.023,16-TL miktarlı kur farkı faturasının davalı tarafça iade edildiği, kur farkına ilişkin alacağın talep edilebilmesi için taraflar arasında akdedilen sözleşmede hüküm bulunması ya da faturaya konu malların döviz karşılığı satımının yapılmış olmasının gerektiği, davacının düzenlediği satış faturalarının Euro üzerinden düzenlendiği, bu haliyle davacının kur farkı talep edebileceği, kur farkına konu alacağın oluşmasına esas faturalarda 90 günlük vadelerin bulunduğu, ancak bu faturaların vade tarihlerinde ödemelerinin yapılmadığı,

bu haliyle artık vade tarihi değil de, ödeme tarihlerindeki kur üzerinden tahsilinin yapılması gerektiği, ödeme tarihindeki kur üzerinden yapılan hesaplama neticesinde kur farkı alacağının 95.462,67-TL olduğu, ancak davacının talebinin 91.023,16-TL olduğu, bilirkişi raporu ile de davacının alacak miktarının talebi ile bağlı olarak 91.023,16-TL olarak belirlendiği, davacının iddiasını ispat ettiği ve davalının bu ispatı ortadan kaldıracak herhangi bir yazılı delil sunmadığı,

alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı isteminin reddedildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, alacağın %20'si olan 18.204,63-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; cari hesap ekstresinde ve müvekkili şirketin ticari defterlerinin incelenmesinde görüldüğü üzere, müvekkilinin davacıya hiç bir borcunun bulunmadığını, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca taraflar arasında ayrıca bir kur farkı ödeneceğine dair bir anlaşma olmadıkça kur farkı istenemeyeceğini ve çekle ödeme kabul edildiği takdirde alacaklının seçimlik hakkını kullanarak artık kur farkı talep edemeyeceğini, davacı şirkete olan borçların tamamı çekler ile ödenmiş olup, davalı şirketin başkaca bir borcunun bulunmadığını, ancak mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını,

kur farkı alacağının doğduğu kabul edilse dahi bilirkişi tarafından fatura tarihi ile çeklerin ödeme tarihleri esas alınarak hesaplama yapılmış olup, ancak fatura+90 gün (fatura vadesi) ile çek kabul (teslim) tarihine kadar geçen süre için kur farkı istenebileceğini, çeklerin kabul edilmesiyle fatura borcunun çek (kambiyo senedi) borcuna dönüştüğünü, çeklerin kabul edilmesiyle birlikte kur farkı alacağı istenemeyeceğini, taraflar arasında kur farkı alacağına ilişkin olarak akdedilen sözleşme ya da bir ticari teamül bulunmadığını,

Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince Türk Lirası üzerinden keşide edilen çek ile yapılan ödemenin kabul edilmesiyle kur farkı istenemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, kur farkı alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi. "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.

Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme yada bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme gününde ki rayiç üzerinden ödenmesini isteyebilir." hükmünü haizdir.Anılan yasa hükmüne göre taraflar aynen ödeme kararlaştırılmadıkça vadesinde ödenen borçta seçim hakkı borçludadır. Dilerse yabancı para borcunu aynen, dilerse TL karşılığını öder.

Vadede ödeme yapılmaması halinde seçim hakkı yine alacaklıya geçmektedir. Öncelikle kur farkının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır (Yargıtay 19. HD’nin 10/04/2018 tarihli 2016/17240 E, 2018/1950 K. sayılı, 19/12/2017 tarihli 2016/12505 E, 2017/8069 K. sayılı kararları).

Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi, taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir (Yargıtay 19 HD'nin 05/12/2019 tarihli 2018/965 E, 2019/5447 K. sayılı kararı). Kur farkı talep edilebilmesi için, kur farkı uygulamasına dair bir yazılı bir sözleşme veya taraflar arasında bu yönde oluşmuş bir teamül bulunması gerekmektedir. Kur farkı talebi, kur farkı faturası düzenlenmesine de bağlı değildir.

Taraflar arasında yabancı para birimine endeksli bir ticari ilişkinin varlığı halinde, kur farkı faturası düzenlenmeden de kur farkı alacağı talep edilebilir. Yine kur farkının dayanağı olan fatura bedellerinin ne şekilde ödendiği hususu da önemlidir.

Zira sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edilmektedir (Yargıtay 19. HD’nin 20/04/2016 tarihli 2015/16900 E, 2016/6896 K. sayılı, 14/11/2013 tarihli 2013/14587 E, 2014/17996 K. sayılı kararları).Somut olayda; davacı tarafından düzenlenmiş olan takip ve dava konusu kur farkı faturasının davalı tarafça kabul edilmeyerek iade edildiği anlaşılmaktadır.

Taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmamakla birlikte, davacı tarafça düzenlenen bir kısım satış faturalarının Türk Lirası üzerinden, bir kısmının ise Euro para birimi üzerinden düzenlendiği, ancak davacının faturaları karşılığında davalı tarafça yapılan tüm ödemelerin Türk Lirası üzerinden düzenlenen çekler ile yapıldığı, davacının da çekince ileri sürmeksizin Türk Lirası çekler ile yapılan ödemeleri kabul ettiği, davacının son satış faturası 24.03.2020 tarihinde düzenlenmiş olup sonraki faturaların kur farkı faturası olduğu, ticari defter kayıtlarına göre satış faturaları karşılığı ödemelerin davalı tarafça vadesinde yapıldığı,

cari hesapta davalının satış faturalarına dayalı bir borcunun bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para cinsi üzerinden sabittir. Buna göre davacının kural olarak kur farkı talep etmesi mümkün ise de davacı, alacağının tahsili için davalı tarafından verilen Türk Lirası çekleri teslim almıştır.

Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilir. Buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekir.

Yargıtay'ın bu konuya dair içtihatları da yerleşik hale gelmiştir (Yargıtay 11. HD'nin 18/01/2021 tarih 2020/4821 E. 2021/65 K, 19/04/2022 tarih 2020/7585 E. 2022/3142 K. sayılı kararları). Davalı tarafça düzenlenmiş olan Türk Lirası çeklerin ileri tarihli (vadeli) olmasının da bu sonucu değiştirmesi mümkün değildir.

Zira davacı bu çekleri herhangi bir çekince ileri sürmeden kabul ederek bedelini de tahsil etmiş olup, kurlardaki dalgalanma gerekçe gösterilerek fatura bedeli kadar olan ödemenin, yükselen kur ile yeniden değerlemesi yapılarak davalının borçlandırılması mümkün değildir.

Taraflar arasında ödemelerin Türk Lirası çekler ile yapılması halinde de kur farkı ödeneceğine dair bir sözleşme hükmü bulunmadığı gibi, bu hususta taraflar arasında süregelen bir uygulamanın (teamül) varlığı da davacı tarafça ispat edilememiştir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulü isabetsizdir.

Açıklanan nedenlerle; davanın reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın reddine" karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/06/2022 Tarih 2021/528 Esas - 2022/681 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA.

"Davanın reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının 1.037,13-TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 421,73-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 1.555-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

davalı tarafça yapılan 105,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/2005, K. 2025/1858, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Nedenleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2005
Karar No
2025/1858
Tarih
13 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/2008 K.2025/1847
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/2019 K.2025/1194
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/2025 K.2025/1860
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/2026 K.2025/1862
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/2027 K.2025/1899
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/2034 K.2025/2252

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.