KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Mart 2022
- Dosya no
- 2022/202
- Karar no
- 2022/379
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/09/2021
- Numarası
- 2020/887 Esas - 2021/723 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 10/03/2022
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, ticari ilişkiden dolayı taraflar arasında bir cari hesap ilişkisi oluştuğunu, ancak davalı tarafından ödenmesi gereken alacağın ödenmediğini,davalı aleyhine Büyükçekmece ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, daha sonra takibe konu ana paranın ödendiğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, ödenen miktarın icra dosyasında hesap yapılarak mahsubunu, davalı tarafın icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, icra dosyasının ve davalı tarafından sunulan dekontların incelenmesinde davalı aleyhine takibin Bakırköy ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 6.350,80-TL alacak için başlatıldığı ve davalının yetki itirazı üzerine dosyanın Büyükçekmece İcra Dairesine gönderildiği ve davalının ilk ödeme emrine 03.03.2020 de itiraz ettiği ve aynı tarihte takip konusu alacağın tamamını ödediğini, davalının borcu dava açılmadan ödediği anlaşılmakla sadece icra harç ve masrafları yönünden takibe devam edilebilecekken davacı tarafından ödenen takip konusu alacak miktarı kadar itirazın iptali talebinde hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili; davalı, söz konusu ödemeyi icra/ödeme emri kendisine tebliğ edildikten sonra yaptığını, her ilamsız takipte masraflardan ve vekalet ücretinden muaf olmak isteyen borçlu bu yola başvurup işbu masraflardan haksız şekilde kaçabileceğini,kararın kaldırılarak icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, borçlu tarafından yapılan ödemenin kapak hesabı yapılarak borçtan mahsubuna, borçlunun kötü niyetli itiraza ilişkin olarak icra inkar tazminatının davalı aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2-Davalı vekili; taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davanın açıldığı tarihte hukuki yararın olmadığını borcun ödendiğini tespit etmiş iken %20 kötüniyet tazminat talebi hakkında hiçbir karar verilmediğini, davacının istinaf taleplerinin reddine,davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini arabuluculuk ücretinin yargı gideri olarak davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK 67 md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında; davacı/alacaklı tarafından davalı/ borçlu aleyhine cari hesaba dayalı 6.350,80 TL cari hesap alacağı + 55,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.406,04 TL alacağın tahsili istemiyle 17/01/2020 tarihinde ilamsız takibe girişildiği,
ödeme emrini tebellüğ eden borçlunun vekili aracılığıyla ibraz ettiği dilekçe ile "icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği yetki itirazının alacaklı tarafça kabul edilerek dosyanın Büyükçekmece ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında devam ettiği ,davalı borçlunun ilk olarak tebliğ edilen ödeme emrine 3 mart 2020 tarihinde itiraz ettiği, asıl alacak tutarını 3.3.3020 tarihinde banka aracılığıyla alacaklıya ödediği hususunda çekişme bulunmamaktadır.
Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır.
Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır.
Diğer yandan, icra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK 100. maddesine göre, yapılan kısmi ödemenin öncelikle işlemiş faiz, takip masraflarına ,ferilere mahsup edileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Ayrıca, itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce icra dosyası üzerinde işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra giderleri hakkında mahkemece bir karar verilmesi gereklidir.
Borçlu tarafından yapılan takip tarihinden sonraki bir tarihde yapılıp sadece -asıl alacak-yatırıldığından kısmi ödeme kabul edilmek durumdadır.Kısmi ödemenin icra takip tarihinden sonra yapılması sebebiyle alacaklının icra takip tutarının ferilerini talep hakkı bulunmaktadır. TBK 100.madde uyarınca hesaplama yapılmadan borcun ödendiğinin kabulü ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddi doğru olmamıştır.
Mahkemece; takip de talep olunan alacağın ödeme tarihine kadar ferileriyle birlik ulaştığı miktar hesaplanarak ,yapılan ödeme düşülerek kalan miktarın hesaplanması gerekmektedir.TBK 100 gereği yapılan ödeme öncelikle ferilere mahsup edileceğinden, dava tarihi itibariyle kalacak miktarın daima asıl alacak olacağı da gözönünde bulundurulmalı,dava tarihi itibariyle hesaplanan alacağa göre hüküm verilmelidir.Ayrıca davalı vekili tarafından istinaf aşamasında sunulan ibraname başlıklı belge nedeniyle karşı yanın beyanı alınarak borcun sona erip ermediği belirlenmelidir.
Açıklanan nedenlerle;istinaf nedenleri yerinde görülen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine ,verilen karara göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/202, K. 2022/379, 10 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama