KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/312
- Karar no
- 2024/1560
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/12/2021
- Numarası
- 2020/545 Esas - 2021/974 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.041 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulüne-reddine dair kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı aleyhine faturalara dayalı Bakırköy ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine fatura konusu malları teslim almadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini,davalının, 2014-2019 yılları arası sürekli iş yaptırdığı müvekkilinin aynı şekilde düzenlediği faturaları ödediğini, uzun yıllar içerisinde, malların teslim alındığında teslim bölümünün imzalanmadığını, ancak bu durumun iki şirket arasında adeta ticari gelenek halini aldığını, davalının çalışanı Hasip ile müvekkilinin çalışanı arasında sipariş ve teslim edilen mallarla ilgili whatsapp yazışmaları yapıldığını,
davalının önceden aldığı mallara karşılık 11.425,56-TL fazla ödeme yaptığına dair savunmasının da malları teslim aldığına dair karine teşkil ettiğini belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; icra takibine dayanak faturaların açık fatura olduğunu, açık fatura tanzim edilmesinin, tek başına taraflar arasında bir satım ilişkisi kurulduğu veya teslimin yapıldığının kabulü anlamına gelmediğini, tarafların mallar teslim edildikten sonra bedelin ödenmesi hususunda anlaştığını, ancak müvekkiline teslimat yapılmadığını, faturalarda müvekkilinin imzasının olmadığını, teslimi davacının ispatlaması gerektiğini,miktarı itibariyle tanıkla ispatın mümkün olmadığını, davacının,önceki satışlarda anlaşılan bedelden yüksek meblağlarda faturalar düzenleyerek müvekkilinden 11.425,56-TL fazla ödeme aldığını, müvekkilinin davacı şirkete bir borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; alınan bilirkişi raporu ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davacının davalıdan 13.170,16-TL alacaklı olduğunun belirtildiği, davalının, davacının kayıtlarında yer alan ancak kendi defterlerinde kayıtlı olmayan 6 adet faturaya konu malların teslim edlimdeğini beyan ettiği, bilirkişi raporunda, faturalar irsaliyeli fatura ise de,teslim alan bölümünde isim ve imza bulunmadığı, dava dilekçesinde yemin deliline de açıkça dayanmadığı,
bu durumda davacının icra takibine konu edilen 11 adet faturadan 5 tanesi yönünden alacaklı olduğunun, diğer 6 adet fatura yönünden ise iddiasını ispatlayamadığının kabulü gerektiği, davacının davalıdan talep edebileceği toplam asıl alacağın 13.170,16-TL olduğu gerekçesiyle, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 13.170,16-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine,alacağın %20'si oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
1- Davacı vekili; davalının geçmiş yıllarda imza bulunmayan irsaliyeli fatura bedellerini ödediğini, bilirkişi raporunda, davalının irsaliyelerde imza olmamasına ve ürünleri teslim almadığını iddia etmesine rağmen defterlerine işlediğinin belirtilerek haklılıklarının ortaya konulduğunu, yine ek raporda davalı tarafından toplu ödemeler yapıldığı,
fatura bazlı ödeme yapılmadığının tespit edildiğini, buna göre davalı şirketin önceki dönemlerde davacıdan aldığı malları da imzasız teslim aldığının, bunu karşılıklı gelenek haline getirdiklerinin tespit edildiğini,davalının daha önce aldığı mallara ilişkin 11.425,56-TL fazla ödeme yaptığı savunmasının, malları teslim aldığına karine teşkil ettiğini,delil olarak sundukları taraf çalışanları arasındaki sipariş yazışmalarının dikkate alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2-Davalı vekili; fatura konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini, davacının, önceki ilişkide anlaşılan ücretten yüksek meblağlarda faturalar düzenleyip müvekkili şirketten 11.425,56-TL fazla ödeme aldığını,açık fatura tanzim edilmesinin tek başına taraflar arasında bir satım ilişkisi kurulduğu veya mal tesliminin gerçekleştiği anlamına gelmediğini, müvekkiline teslimat yapılmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu,faturalarda müvekkilinin imzası bulunmadığını,alınan bilirkişi raporunun iddialarını kanıtladığını,
önceki yıllarda düzenlenen ve imza bulunmayan fatura bedellerinin ödenmiş olmasının, dava konusu alacağa da uygulanacağı anlamına gelmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı ticari defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır.
Eldeki davada davalı malların teslim edildiğini ve buna bağlı olarak borcu inkâr etmektedir. Bu durumda faturalarda yazılı malların davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacıya ait olup, davacı bu iddiasını uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.
Tarafların ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının takip dayanağı 11 adet faturasından toplam 13.170,16-TL tutarlı 5 adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,toplam 18.290,59-TL tutarlı 6 adet faturanın ise davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi davalının BA bildiriminde de yer almadığı,
taraf ticari defterleri arasındaki toplam 42.886,27-TL farkın 18.290,59-TL tutarlı 6 adet fatura ile birlikte 35.739,68-TL 2018 yıl sonu devir bakiyesi farkı ile davacı defterlerinde yer alan 11.144-TL tahsilatın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Buna göre takip ve dava konusu toplam 13.170,16-TL tutarlı 5 adet faturanın davalı tarafça benimsenerek ticari defterlerinde kayıtlı olduğundan, faturaları teslim aldığı ve ticari defterlerine itirazsız kayıt etmesi karşısında malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. Davacının takip dayanağı diğer 6 adet faturası ise davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi, davalının BA bildirimlerinde de yer almamaktadır.
Söz konusu irsaliyeli faturalarda teslim alan imzası da yoktur. Taraflar arasındaki ilişkide önceki dönemlerde düzenlenen ve teslim alan imzası bulunmayan fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmesi dava konusu faturalar bakımından teslimin kanıtlandığını kabule elverişli değildir.
Davacı tarafça sunulan ve davacı ile davalı şirket çalışanları arasında gerçekleşen whatsapp yazışmalarında, siparişlere ilişkin bir takım görüntüler ve en son 12.12.2019 tarihli fatura görüntüsü davalıya gönderilmiş ise de, sipariş yazışmalarının hangi faturaya ait olduğu belli olmadığı gibi fotoğrafı gönderilen fatura içeriği malların teslim alındığına dair davalının herhangi bir cevabı veya kabulü yoktur.
Yine davacının 5 adet adet faturasının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması karşısında, davalı vekilinin malların teslim edilmediğine dair istinaf nedeni yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle, teslimi kanıtlanan 5 adet fatura bedeli kadar alacak talebinde davacı haklı olduğundan itirazın iptaline ve faturaya dayalı olup likit alacak nedeniyle davalı itirazında haksız olduğundan, kabul edilen kısım yönünden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.İstinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/312, K. 2024/1560, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama