KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/677
- Karar no
- 2024/1607
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/10/2020
- Numarası
- 2018/1454 Esas - 2020/726 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 07/11/2024
Karar Metni
657 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabul-kısmen reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya otomotiv yedek parçaları sattığını, davalının satım bedelini ödemediğini, alacak hususunda davalı temsilcisiyle yapılan görüşmede müvekkiline tehdit ve hakaretlerde bulunduğunu, bu konuda açılmış ceza davasının devam ettiğini, asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 54.463,79-TL alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya her hangi bir borcu olmadığını, ticari defterler incelendiğinde bu hususun görüleceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, faturaya konu malların davalıya teslim edildiğinin ispat edilemediği, uyuşmazlığın niteliğinin tanıkla ispata elverişli olmadığından davacının tanık dinletme talebinin kabul edilmediği, hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporunda davalının ticari defterlerinde davacıya 1.473,96-TL borçlu olduğunun tespit edildiği ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 1.473,96-TL asıl alacak üzerinden devamına, %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, ürünleri teslim eden şirket çalışanı tanıklarının olduğunu bunların dinlenmediğini, sipariş talep formlarının da dikkate alınmadığını, davalının teslim aldığı ürünlerin bedelini ödemediğini, davalının yetkilisi ...'in müvekkilinin yetkilisine yönelik "... Ben size para vermeyeceğim, bu parayı g.tü yiyen gelip alsın..." şeklinde tehdit ve hakarette bulunması nedeniyle İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2018/642 esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, davalının yetkilisi ...'in beyanıyla da davalının ödeme yapmadığının sabit olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında davacının davalıya sattığı otomotiv yedek parça bedellerine ilişkin faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz.
Dolayısıyla davacı, davalıya fatura konusu malların teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı, davalının satın ve teslim aldığı ürün bedelini ödemediğini; davalı ise ticari defterlerinde böyle bir borcun olmadığını ileri sürmektedir.
Mali müşavirden alınmış bilirkişi raporunda, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu; davacının defterlerine göre davalıdan 38.076,38-TL alacaklı göründüğü; davalının defterlerine göre ise davalının davacıya 1.473,96-TL borçlu göründüğü; uyuşmazlığın 2018 yılı kayıtlarındaki 10 adet toplam 36.602,42-TL'lik faturalardan kaynaklandığı, bu faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğu ve BS formu ile bildirildiği; davalının defterlerinde ise kayıtlı olmadığı ve BA formu ile de bildirilmediği tespit edilmiştir.
Davacının sunduğu uyuşmazlığa ilişkin irsaliyeli faturalarda, teslim eden ve teslim alan kısmında her hangi bir isim veya imza bulunmamaktadır. Davacının sunduğu sipariş talep formu da imzasız excel belgesi niteliğindedir.
Yine davacının delil olarak dayandığı İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/642 esas sayılı dosyasının, davaya konu alacak ilişkisi kapsamında hakaret ve tehdit eylemlerine ilişkin olduğu ancak dava konusu alacağın varlığı ile ilgili olarak bir kabul beyanının olmadığı görülmüştür.
Davaya konu edilen faturaların içeriği malların davalıya teslim edildiği ve mahkemece reddedilen miktar kadar davalıdan alacaklı olduğu, davacı tarafından usulüne uygun bir şekilde ispatlanamamıştır. Uyuşmazlığın niteliği itibariyle, bu iddianın tanıkla ispat imkanı bulunmadığından, tarafların defterleri itibariyle mutakabat bulunduğu tespit edilen 1.473,96-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/677, K. 2024/1607, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama