KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/700
- Karar no
- 2024/1727
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/12/2021
- Numarası
- 2020/585 Esas 2021/965 Karar
- Dava
- Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- İstinaf karar tarihi
- 27/11/2024
Karar Metni
1.192 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından üretimi ve satışı gerçekleştirilen 1.264,21-Euro bedelli manuel kesim makinesinin Yozgat adresine gönderilmek üzere 06.05.2020 tarihinde davalıya teslim edildiğini, müvekkili tarafından paketlenen makinenin Yozgat'a ulaştığında kullanılamaz durumda olması nedeni ile müşterileri tarafından teslim alınmayarak iade edildiğini, makinenin halihazırda atıl bir biçimde müvekkili şirket uhdesinde bulunduğunu, 09.05.2020 tarihinde davalının ilgili şube müdürü tarafından kargo içeriğinin kırık ve ambalajın yetersiz olduğu belirtilen bir tutanak tutularak makinenin müvekkilinin kapısına bırakıldığını,
işbu tutanak altında müvekkili şirket yetkililerinin imzasının bulunmadığını, ortada paketlemeden değil, gerçekleştirilen taşıma hizmetindeki kusurdan kaynaklı bir zarar olduğunu, davalıya başvurulmasına rağmen zararın giderilmediğini, yaşanan bu durum sonrasında müvekkili tarafından müşterisine yeni makinenin bedelsiz gönderildiğini belirterek,
makinenin bedeli olan 1.264,21 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek döviz faizi ile birlikte, davalıya ödenen taşıma bedelleri ile müvekkilinin zararlarına karşılık 785-TL'nin ise dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; dava konusu taşımada müvekkiline izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığını, davacı göndericinin içeriğin hassas olduğu konusunda müvekkiline bildirimde bulunmadığını ve paketlemeyi içeriğine uygun yapmadığını, kargoya ilişkin bir değer bildirilmediğini, kargonun tesliminde alıcı tarafından hasara ilişkin bir ihtirazi kayıt düşülmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğu kalmadığını, kargo alıcıya hasarsız teslim edilmiş olup, alıcı tarafından makinenin vidaları oturmadığı gerekçesiyle davacıya iade edildiğini, içeriği doğru beyan edilmeyen kargonun mahiyetinden kaynaklanan zararın göndericiye ait olduğunu,
davacının yetersiz ambalajlamasından kaynaklanan zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkili kusurlu kabul edilse dahi ağır kusurlu olmadığından sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı şirketin 1.261,21-Euro bedelli manuel kesim makinesini müşterisine ulaştırmak için taşıma sözleşmesi yaptığı, alınan bilirkişi raporunda taşımaya konu makinenin tamir ve onarımının mümkün olmadığı, hasarın taşıma sırasında meydana geldiği, değerinin 1.264,21-Euro olarak kabulü gerektiği, hasarlı ürünün taşma ve geri alma masraflarının da iade edilmesi gerektiğinin tesbit edildiği, davalının taşınması için teslim aldığı kargoyu alıcıya aynıyla teslim yükümlülüğünü yerine getirmediği, kargonun içeriğinin taşıma sözleşmesi kapsamında bir öneminin bulunmadığı,
davalının sorumluluktan kurtulmasına ve sınırlandırılmasına yarayan somut bir delil bulunmadığı, bilirkişi raporundaki tespit ve fotoğraflar ışığında, taşımaya konu makinedeki hasarın ancak pervasızca davranışın eseri olabileceği, böylece davalının zararı ve bu uğurda yapılan tüm masrafları tamamen tazmin etmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 1.264,21-Euro ve 785-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili; davacının teslim sırasında taşınan eşyanın içeriğine ve değerine ilişkin bildirim yapma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kargo içeriğinin paket olarak bildirildiğini, müvekkilince kargo içeriğinin bilinmesinin mümkün olmayıp davacının tüm iddialarının ispata muhtaç olduğunu, davacının ürünü hasar almaya uygun ince tahta çıtalar içerisinde paketlemiş olması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, kargonun tesliminde alıcı tarafından hasara ilişkin bir ihtirazi kayıt düşülmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğu kalmadığını,
müvekkilinin kasıt veya pervasızca davranışının varlığının ispatlanması gerektiğini, müvekkili kusurlu kabul edilse dahi ağır kusurlu olmadığından sınırlı sorumluluk ilkesi gereğince sorumlu tutulabileceğini, bu nedenle tam tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca taşıma alanında uzman olmayan bilirkişiden alınan raporun hükme esas alınamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacıya ait emtianın yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında taşınması sırasında hasara uğraması nedeniyle, emtia bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.
TTK'nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.Somut olayda; davacıya ait kesme makinesi niteliğindeki emtianın müşterisine teslim edilmek üzere taşınması için davalı taşıyıcıya teslim edildiği, taşıma belgesinde emtia cinsi paket olarak yazılı olsa da makinenin dosyaya sunulan fotoğraflarına göre hacmi ve ağırlığı ile ahşap çerçeve içerisine yerleştirilmiş olması dikkate alındığında, içeriğinin makine olduğunun net şekilde belli olduğu,
makinenin hasarlı olması nedeniyle alıcı tarafından teslim alınmadığı, bu nedenle hasarlı makinenin davalı taşıyıcı tarafından tekrar gönderici olan davacıya teslim edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; makinenin içine yerleştirildiği taban ve yan koruyucu tahtaların kırılmış olduğu, makinenin testere ve bağlantı ayaklarının, köşelerinin, motor pervanesinin kırılmış olduğu, makinenin naylon malzeme ile paketlenip sandık içerisine yerleştirildiği, sandık içerisinde kaymayı engellemek için destek tahtaları bulunduğu, hasarın taşıma sırasında meydana geldiği, oluşan hasara göre makinenin tamirinin mümkün olmadığı,
makinenin değerinin 1.264,21-Euro (9.686,87-TL) olduğu bildirilmiştir.Bu tespitlere göre emtianın taşıma sırasında hasara uğradığı sabit olup, davalı taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak bir durum da söz konusu olmadığından, oluşan hasardan davalı taşıyıcı sorumlu tutulmalıdır.
Ancak sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, gönderinin tamamının ziya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kilogram başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır.
TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacaktır.Somut olayda mahkemece hasarın davalı taşıyıcının pervasızca davranışından kaynaklandığı kabul edilmişse de, davalı taşıyıcının kasıt veya ağır kusurlu olduğuna dair delil bulunmamaktadır.
Emtianın taşıma sırasında hasara uğraması hali de tek başına pervasızca davranış olarak kabul edilemeyeceğinden, davalının sorumluluğu gönderinin brüt ağırlığının kilogram başına 8,33 özel çekme hakkı (SDR) ile sınırlıdır. Dosyada mevcut taşıma belgesinde taşımaya konu makinenin ağırlığı 104 kg olarak kayıtlıdır. Buna göre davalının sorumluluğu 104x8,33=866,32 SDR ile sınırlı olup, karar tarihindeki SDR kuruna (1.31465) göre ise sorumluluk sınırı 1.138,90-USD'dir.
Bu durumda mahkemece davalının sorumluluğunun sınırlı olduğu gözetilmeksizin tam hasar bedeline hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalının sorumluluğunun sınırlı olduğu gözetilmeksizin tüm hasar bedeline hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, hükmün kesinleşen taşıma masraflarına ilişkin kısmının tekrarı ile "davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/700, K. 2024/1727, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama