KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- Dosya no
- 2022/860
- Karar no
- 2023/2000
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/02/2022
- Numarası
- 2019/13 Esas - 2022/101 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.394 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kısmen reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının müvekkiline olan cari hesap borcunu ödemediğini, bu nedenle 69.487,08-TL asıl alacak ve 2.951,30-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 72.438,38-TL alacağın tahsili için 28/12/2017 tarihinde Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının davaya konu icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davaya cevap vermemiş ancak beyanlarında müvekkilinin 27/04/2018 tarihinde Bakırköy 1. ATM'ne yaptığı adi konkordato başvurusunun, 14/07/2020 tarihinde tasdikine karar verildiğini ve kararın 18/10/2021 tarihinde kesinleştiğini, davacının da konkordatoda kabul oyu verdiğini, bu kapsamda da davacıya ödemelerin başladığını belirtmiş; davalı şirket temsilcisi de 08/06/2021 tarihli duruşmadaki beyanında takibe konu faturaları kabul ettiklerini, davacıdan faturalara konu ödemeleri aldıklarını ve konkordato sürecinde bir kısım ödemeler yapıldığını belirtmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, takip ve dava konusu yapılan ana para bakımından taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, söz konusu tutarın konkordato projesine dahil edilerek proje kapsamında ödenmeye başlandığı, konkordato projesine dahil edilen ana para alacağı bakımından davanın konusuz kaldığı; davalının asıl alacağı kabul etmesi nedeniyle HMK'nın 331. maddesine göre yargı giderinden sorumlu olacağı; temerrüt takip ile başladığından işlemiş faiz talep edilemeyeceği;
fakat takip tarihinden geçici mühlet kararı tarihine kadar bilirkişi tarafından hesaplanan 2.413,01-TL faiz alacağına konkordatodaki tenzilat oranı olan %20 oranda tenzilat uygulanarak hesaplanan 1.930,40-TL alacağın davalı şirketin konkordato projesinden tahsili gerektiği ve davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl alacak 69.487,08-TL bakımından konusuz kalan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına; davacının 2.951,30-TL' işlemiş faiz isteminin reddine; icra inkar tazminatı talebinin reddine.
1.930,40-TL faiz alacağının davalı şirketin tasdik edilen konkordato projesine dahil edilerek kararın eki niteliğindeki ödeme takvimi uyarınca davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; nispi oranda hesaplanan eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına; kabul ve ret oranına göre hesaplanan yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davacı tarafından yatırılan harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1- Davalı vekili, davacı vekilinin 02/12/2021 tarihinde sunduğu dilekçesinde açıkça yargı giderleri ve vekalet ücreti, bakımından feragatte bulunduğunu, feragate rağmen müvekkili aleyhine yargı giderine hükmedildiğini; mahkemenin belirlediği %95,93 davanın kabul oranının hatalı olduğunu, zira ana para açısından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini ve bu kararın da kabul veya ret anlamı taşımadığını,asıl alacak miktarından müvekkili aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu;
davacının 69.487,08-TL alacağının nisaba dahil edildiğini ve kabul oyu kullandığını, buna rağmen davada alacak iddiasını devam ettirmesi sebebiyle yargı giderlerinin kabul ve ret oranına göre müvekkiline yükletilmesinin doğru olmadığını, aynı kapsamda işbu davanın çekişmeli alacak davası olmadığı için davacının kabul oyu kullanıp aynı zamanda faiz alacağı talebinde de bulunamayacağını belirterek,
kararın kaldırılarak yargılama giderleri açısından talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.2- Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, davalının davayı kabul ettiği ve icra takibinin konkordato başvurusundan önce olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini.
TTK'nin 1530/4. maddesine göre, davacının fatura tarihinden itibaren otuz gün sonra ihtara gerek olmaksızın mütemerrit sayıldığını, takip tarihi olan 22/07/2017 tarihinde avans faizinin %19,50 olduğundan mahkemenin %9,75 oranını kabul etmesi sonucunda eksik faiz bedeline karar verildiğini ve 2.951,30-TL olan işlemiş faiz hesabının doğru olduğunu belirterek,kararın kaldırılarak davanın kabulüne ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamındaki cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirketin adi konkordato talebi hakkında Bakırköy 1. ATM'ne 27/04/2018 tarihinde başvurduğu, 07/05/2018 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği ve devamında uzatıldığı, 04/10/2018 tarihinden başlamak üzere 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği ve 14/07/2020 tarihinde konkordatonun tasdikine hükmedildiği, İstanbul BAM 45. HD'nin esastan ret kararı ile tasdik kararının 18/10/2022 tarihinde kesinleştiği; alacaklıların alacaklarından %20 oranında tenzilat yapılarak konkordato projesinin çoğunlukla kabul edildiği;
davacının da proje oylamasındaki nisaba 69.487,08-TL alacak miktarı üzerinden dahil olduğu ve oylamada kabul oyu verdiği görülmüştür. İİK'nin 288/I maddesinde geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurduğu hükme bağlanmıştır.294/I maddesinde mühlet içinde borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamayacağı ve evvelce başlamış takiplerin duracağı.
294/III maddesinde tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde geçici mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi duracaktır.
Somut olayda, davacı tarafından 28/12/2017 tarihinde icra takibi başlatılmış ve 69.487,08-TL asıl alacak ile 2.951,30-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 72.438,38-TL talep edilmiştir.Davalı da işbu takipten sonra 27/04/2018 tarihinde adi konkordato başvurusunda bulunmuş, konkordato talebine bakan mahkemece 07/05/2018 tarihinde geçici mühlete karar verilmiştir.Davacı konkordato kapsamında alacak miktarını takipteki asıl miktarı olan 69.487,08-TL olarak bildirmiştir.
Asıl alacak bakımından davanın konusuz kaldığına ilişkin hüküm istinaf edilmemiştir.İcra takibinden evvel temerrüt gerçekleşmediğinden işlemiş faiz isteğinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacı vekilinin ,TTK nın 1530 maddesi uyarınca temerrüdün gerçekleştiği yönündeki istinaf nedeni ,anılan hükmün satım sözleşmelerinde uygulanmayacağı gözetilerek yerinde bulunmamıştır. Ancak.
İİK'nın 294/III maddesi hükmü gereği, tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediğinden takip tarihi 28/12/2017 tarihinden , geçici mühlet tarihi olan 07/05/2018 tarihine kadar işleyecek faize hüküm verilmesi gerekmektedir.Takip tarihinden geçici mühlet tarihine kadar yürürlükte olan avans faiz oranı % 9,75 olduğundan, bu orandan 2.413,01-TL işleyecek faiz hesaplanmış,%20 tenzilatla davalıdan 1.930,40-TL faiz alacağı bulunduğu hesaplanmıştır.İtirazın iptali davasında,
işleyecek faiz yönünden sadece asıl alacağa faiz işletilmesine hüküm verilmesi gerekirken,takipden sonra işleyen faizin hesaplanarak ayrıca infazı ilgilendirmesine rağmen tenzilat yapılarak faiz alacağının tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Ancak hüküm bu kısım bakımından istinaf edilmediğinden ,bu miktar dava değeri içinde olmadığından taraflar lehine yargı gideri ve vekalet ücreti hesabında dikkate alınmamıştır.
Davaya konu faturaya dayalı alacak likit olduğundan ve davalı borçlunun da itirazında haksız olduğu, icra takibinin de konkordato başvurusundan evvel başlatıldığı konkordatonun tasdikinin kesinleşmesiyle icra takipleri durmaya devam etmekte ise de takiplerin düşmediği gözetilerek davalı borçlunun itirazı nedeniyle davacı alacaklı icra inkar tazminatına hak kazanmıştır.Bir gerekçe göstermeden ,icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Konusuz kalan asıl alacak tutarı bakımından karar ve ilam harcının maktu oranda alınması gerekir.Davalı şirket yetkilisinin takibe konu faturaları kabul etmesi karşısında davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği gözetilerek davanın konusuz kalan kısmı bakımından davalının haksız bulunduğunun kabulü ile işlemiş faiz isteği yerinde olmadığından yargı giderinin bu oranlarda paylaştırılması gerekir.Taraflar lehine hükmedilen vekalet ücret miktarında hata bulunmadığından ,davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hata ve eksiklikler yeniden yargılama gerektirmediğinden,hükmün kesinleşen kısımları tekrar edilerek yeniden karar verilerek asıl alacak bakımından konusuz kalan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına, takipten evvel işlemiş faiz talebinin reddine, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine ve takip tarihinden geçici mühlet tarihine kadar hesaplanan 1.930,40-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/860, K. 2023/2000, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama