KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2025
- Dosya no
- 2023/22
- Karar no
- 2025/2174
- İncelenen kararın mahkemesi
- TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/07/2022
- Numarası
- 2021/869 Esas - 2022/998 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 11/11/2021
- İstinaf karar tarihi
- 30/12/2025
Karar Metni
1.185 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalının müvekkilinden 28.04.2020 tarihli 31.320-USD tutarlı faturada belirtilen iplik satın almasına rağmen bedelini ödemediğini, Çerkezköy İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibine itiraz ettiğini, müvekkilinin ... isimli firmadan 15.04.2020 tarihinde ithal ettiği "..." cinsi 21.600 Kg ağırlığındaki pamuk ipliğini Türkiye'ye getirterek davalıya 31.320-USD bedelle sattığını, davalının ise bu malları 12.05.2020 tarihli fatura ile ... Tekstil Ltd Şti'ne sattığını belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; fatura içeriği ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini, davacının davasında haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili ile davacı arasında dolar bazında ödeme yapılmasına yönelik anlaşma bulunmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını belirterek davanın reddine, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı tarafından tanzim edilen faturaya karşı davalı tarafça yasal süresi içinde itirazda bulunulmadığı, bu bakımdan davalı tarafça faturanın miktar ve fiyat yönünden kabul edilmiş sayılacağı, davacı tarafından tanzim edilen faturanın davalı tarafından Vergi Dairesine alım olarak bildirildiği, davacı tarafından faturaya konu malın teslimine ilişkin antrepo beyannamesi ve iş çıkış emri sunulduğu, buna göre davalının davacıya 31.220-USD borçlu bulunduğu,
temerrütün gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının asıl alacak üzerinden iptaline, fazla talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 S.lı Kanun'un 4a maddesi gereğince faiz işletilmesine, 108.458,28-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TASHİH
Mahkemenin 16/08/2022 tarihli tashih kararı ile itirazın iptaline karar verilen tutar 31.320-USD olarak, icra inkar tazminatı ise 108.617,76-TL olarak düzeltilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili; davalının faiz oranına ve faize ilişkin bir istinafı bulunmadığını,işlemiş faiz yönünden de itirazının iptali gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2-Davalı vekili; takip tarihindeki kur 8.7490-TL olduğu halde dava değerinin 17,34-TL üzerinden hesaplanarak hatalı karar verildiğini, Isparta mahkemeleri ile icra dairelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin defterlerinin incelenmesi için Isparta iline talimat yazılmadığını, yerinde inceleme yapılmadığını, buna rağmen mahkemece müvekkilinin defter ibrazından kaçındığı yönündeki gerekçeye dayalı olarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının müvekkiline teslimini vaadettiği pamuk ipliğini hiç bir zaman teslim etmediğini, taraflar arasında yabancı para borcuna ilişkin anlaşma bulunmadığını, icra inkar tazminatı koşullarının da oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava,fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı 28/04/2020 tarihli 31.320-USD tutarlı fatura konusu "..." cinsi 21.600 Kg iplik teslimine dayalı fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının talep etmekte olup, davalı mal teslim olgusunu inkar etmektedir.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz.
Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Davacı iplik emtiasının yurt dışı alıcıdan ithaline ilişkin gümrük beyannameleri ile davalının müşterisine satışına ilişkin davalı tarafından düzenlenen faturayı ibraz etmiş olup, takibe konu faturanın davalının BA beyannamesi ile vergi dairesine bildirildiği anlaşılmaktadır.
Takibe dayanak faturanın davalı tarafça BA bildirimiyle vergi dairesine beyan edildiği gözetildiğinde, fatura konusu malın davalıya teslimi kanıtlanmıştır. Davalı, ticari defterlerinin incelenmesi için mahal mahkemesine talimat yazılmadığını iddia etmekte ise de davalıya ait BA formuyla mal tesliminin ispatlandığı anlaşılmakla, davalının defterlerinin incelenmemesi sonuca etkili değildir.
Davalının fatura bedelinin ödendiğine yönelik bir iddiası bulunmadığı gibi davacının ticari defterlerinde ödeme kaydı tespit edilememiştir. Bu halde faturaya konusu emtiayı verdiğini kanıtlayan davacının fatura bedeli kadar davalıdan alacaklı olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Her ne kadar davalı, Isparta icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüş ise de HMK'nın 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkemesi ve icra dairesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda, HMK’nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK'nın 89/1 maddesine göre ise, aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.
Davacının yerleşim yeri Kapaklı ilçesi adli teşkilat olarak Çerkezköy'e bağlıdır. Yine Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin yer itibariyle yetkisi Tekirdağ il ve ilçelerini kapsamaktadır. TBK nın 89, HMK nın 10 maddesi uyarınca takibin başlatıldığı ve davanın açıldığı yer alacaklının ikametgahı icra dairesi ve mahkemesi olduğundan davalı vekilinin icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itirazı yerinde görülmemiştir.
Satış faturasına dayalı alacak likit sayılır.İcra takibi yabancı para cinsinden başlatılmakla,icra inkar tazminatının takip tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası üzerinden hesaplanması gerekir.Buna göre yapılan değerlendirmede alacağın takip tarihindeki kur karşılığı (31.320 X 8,7490=) 274.018,68-TL'nin % 20'si tutarında 54.803,73-TL icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken takipteki kur karşılığının hatalı hesaplanarak fazla icra inkar tazminatına hükmedilmesine yönelik davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Taraflar arasındaki sözleşmenin ticari satıma ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
TTK'nın 1530.maddesi; yalnızca mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır.
TTK'nın 1530. maddesi satım sözleşmelerine uygulanmadığından davacı vekilinin takip öncesi işlemiş faiz talebi yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle; icra inkar tazminatının hatalı hesaplandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından,
davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 31.320-USD asıl alacak üzerinden iptali ile alacağa 3095 S.lı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz işletilerek devamına, fazla istemin reddine, asıl alacak 31.320-USD'nin takip tarihindeki kur karşılığı 274.018,68-TL'nin % 20'si tutarında 54.803,73-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/22, K. 2025/2174, 30 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama