KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/581
- Karar no
- 2025/638
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/03/2025
- Numarası
- 2020/716 Esas 2025/198 Karar
- Dava
- Alacak
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Görevsizliğe ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... bank A.Ş.’nin ... iban ve ... hesap no’lu Güneşli şubesi müşterisi olduğunu, banka nezdinde kayıtlı cep telefonunun dava dışı ... A.Ş. üzerinden kimliği henüz tespit edilememiş kişilerce değiştirilerek ... bank hesabına tekrar tanımlandığını, internet bankacılığı yoluyla hesabından toplamda 185.000,18- TL çekildiğinden bahse konu işlemlerin yapıldığı zaman diliminden birkaç saat sonra,
banka hesabında işlem yapmak istediğinde haberdar olduğunu banka şubesine bilgi verdiğini, hesabından çekilen paranın davacı müvekkilin rızası dışında davalı bankanın kusuru sonucu gerçekleştiğini, müvekkile atfedilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, davalı bankanın özen yükümlülüğünü ihlal ettiği, gerekli ve yeterli güvenlik tedbirlerini almadığını, zararı tazmin etmek durumunda olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi raporuna göre ıslah edilmek üzere şimdilik,
16.004,50- TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili,işlemin yapılmasında müvekkil bankanın kusuru olmadığı gibi davacı meydana geldiğini iddia ettiği zararı ispat edemediğinden somut olayda haksız fiil sorumluluğunun şartları oluşmadığını,ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte;
zararın varlığı kabul edilse bile bu zarara davacının veya üçüncü kişinin ağır kusuru sebebiyet verdiğinden müvekkil bankanın sorumluluğu bulunmadığından hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, davacı tarafından bilgisi dışında olduğunu iddia ettiği transfer işlemini ve diğer tüm işlemleri yapan şahıs veya şahıslar ve hesabına para gönderilen şahıslara dava açmak yerine kusuru olmayan müvekkil bankaya karşı dava açılması nedeniyle öncelikle sıfat yokluğundan davanın usulden reddine, mahkemece davanın esasına geçilmesi halinde izah edilen nedenlerle esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacının bilgisi ve rızası dışında hesabından internet bankacılığı yolu ile dava dışı 3. şahsın hesabına para gönderildiğini, davalı bankanın kusurlu olduğunu belirterek oluşan zararının tazmini isteminde bulunduğu, yapılan araştırmadadavacının tacir olmadığının anlaşıldığı, dava konusu davacıya ait hesabın ticari hesap olmadığı, bireysel hesap olduğu, benzer uyuşmazlıklara ilişkin yerleşik istinaf mahkemesi içtihatlarında da tüketici mahkemesince verilen kararların esastan inceleme yapıldığı davacının tacir olmayıp, 6502 sayılı Kanunun 3/1-k maddesi uyarınca tüketici olduğu, bu haliyle uyuşmazlığın tüketici mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerektiğinden davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; mahkeme tarafından verilen görevsizlik kararında Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduğu belirtilmiş ise de TTK'nın 4 maddesi uyarınca davanın mutlak ticari dava olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının izni ve onayı olmadan davalı bankanın uhdesinde bulunan hesaptan hukuka aykırı eylemle çekilen bedelin tazmini davasıdır.
Dava tarihi 16.12.2020 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k bendinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi "tüketici", 3/ı bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem "tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde de görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle, Kanunda “bankacılık ve benzeri sözleşmeler” olarak ifade edilen ve tahdidi olarak sayılmayan bir hukuki işleme dayanıldığı, davacı, hesabından başka hesaplara bilgisi olmadan yapılan EFT işlemleri nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep ettiğinden davanın tarafları arasındaki arasındaki ilişki 6502 sayılı Kanunun 3/1 maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklanmaktadır.Davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevli olduğundan davalı vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/581, K. 2025/638, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama