KÜNYE
null 2018/64 E., 2018/68 K.·T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2018
- Dosya no
- 2018/64 Esas
- Karar no
- 2018/68 Karar
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/10/2017 (Ara Karar
- Numarası
- 2017/595 Esas
- Dava
- Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen 10/10/2017 tarihli tedbir talebinin reddine ilişkin ara karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın yargılaması sırasında davacının tedbir talebinin reddine ilişkin olarak ara karar verildiği, ancak gerekçeli ve ayrıntılı bir karar yazılmadığı anlaşılmaktadır.
Geçici hukuki koruma niteliğinde bulunan ihtiyati tedbir kararının nasıl yazılacağı HMK’nun 391. maddesinde düzenlenmiştir.
Söz konusu maddeye göre ihtiyati tedbir kararında;
a) İhtiyati tedbir talep edenin, varsa kanuni temsilcisi ve vekilinin ve karşı tarafın adı, soyadı ve yerleşim yeri ile talep edenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
b) Tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı,
c) Tereddüde yer vermeyecek şekilde, neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği,
ç) Talepte bulunanın, ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceği, yazılmalıdır.
Bir mahkeme kararında bulunması gereken hususlar ise HMK’nun 297. maddesinde sayılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c maddesinde, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür. Yine Anayasa’nın 141/3. madde hükmü de tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasını emretmektedir. Kararlarda bulunması gereken gerekçeler sayesinde taraflar, hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi, karar aleyhine kanun yoluna başvurulduğunda da İstinaf ve Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilecektir.
HMK'nın 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde istinaf kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. Ancak istinafa getirilen bir kararın Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmuş olması gerekmektedir.
Bundan başka, ihtiyati tedbir kararının HMK'nın 391/2. maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen İstinaf denetiminin de ancak gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. ( aynı nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.12.2013 Tarih 2013/21-1791 Esas 2013/1676 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2013/889 Esas 2013/962 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/7414 Esas 2013/11546 Karar sayılı ilamı )
İstinaf konusu karar (tedbir talebinin reddine ilişkin 10/10/2017 tarihli ara karar) gerekçeli karar şeklinde yazılmadığından istinaf incelemesi mümkün değildir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince HMK'nın 391/2., 297/1 maddeleri ve 1982 Anayasası'nın 141. maddesine uygun olarak yazılmamış olan "tedbir talebinin reddine ilişkin 10/10/2017 tarihli ara kararının" HMK'nın 391/2., 297/1 maddeleri ve 1982 Anayasası'nın 141. maddesine uygun olarak gerekçeli karar yazılması için dava dosyasının ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/64, K. 2018/68, 24 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama