KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi İncelenen Kararı Veren
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2018
- Dosya no
- 2018/953
- Karar no
- 2018/715
- Mahkeme
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/05/2018 Tarihli Ara Karar
- Dosya numarası
- 2017/708 Esas ( Derdest Dava Dosyası
- Talep
- İhtiyati Tedbir Talebinin Reddine İlişkin Ara Kararın Kaldırılması
Karar Metni
689 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen 21/05/2018 tarihli ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; dava dosyası incelendi:
TARAFIN İDDİASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, dava dışı ...A.Ş 'de olan hisselerini müvekkiline sattığını, müvekkilinin devir bedelinin 100.000 TL sini peşin olarak ödediğini ancak davalının şirket hisselerini devretmediğini bu nedenle ödenen bedelin iadesi için icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiş ve davacı vekili vermiş olduğu 10/05/2018 tarihli dilekçesinde de; davalının araç ve gayrimenkulleri üzerine üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi için dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 21/05/2018 tarihli ara kararı ile; " ... davacının açmış olduğu itirazın iptali davasında, davalı adına kayıtlı malvarlığı üzerine tedbir konulmasını talep ettiği, 6100 sayılı HMK gereğine ancak taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan şeyler hakkında tedbir kararı verilebileceği, görülmekten olan davanın konusunun davalıya ait araçlar ve gayrimenkuller olmadığı, para alacağına ilişkin olan bu davada ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği ... " gerekçeleri ile; " İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Davalı tarafın uyuşmazlık konusu hisse senetleri üzerinde halen tasarruf yetkili olduğundan tedbir konulmaması durumunda müvekkili açısından telafisi mümkün olmayan zararlar doğacağını ve müvekkilinin hakkını elde etmesinin oldukça güçleşeceğini, bu nedenle geçici bir hukuki koruma yöntemi olan tedbirin konulması gerektiğini, bu durumun müvekkilinin devam eden davası kapsamında talep ettiği hakkı açısından hukuki bir güvence sağlayacağını,
HMK 391/1 maddesinde, taraflar arasında çekişmeli menkul kıymetin muhafazası için lazım gelen her türlü tedbirin alınmasına mahkemece karar verilebileceğinin vurgulandığını,
Davalının elindeki menkul kıymetleri 3. kişiye devretmesi halinde davacının dava sonucunda haklı olduğunun tespit edilmesi halinde davalıdan alacağını elde edebilmesinin önemli ölçüde zorlaşmış veya imkansız hale gelmiş olabileceğini,
İleri sürerek; İstinaf taleplerinin kabulü ile verilmiş olan kararın kaldırılmasına,
Müvekkiline devri gerçekleşmeyen anonim şirket hisseleri üzerine, üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi için, ihtiyati tedbir konularak şirket pay defterine işlenmesine karar verilmesini, tedbir kararının nihai karara kadar devamına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Talep, hisse devir bedeli olarak davalıya ödendiği iddia edilen paranın iadesi istemli olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik açılan derdest davada, davalının taşınmazları ve araçları üzerine ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İhtiyati tedbirinin şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 389/1. maddesine göre, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." İhtiyati tedbir, bu madde hükmü uyarınca kural olarak kendisi çekişmeli olan, bir diğer ifade ile davacının üzerinde ayni hak iddia ettiği malların üçüncü kişilere devrinin engellenmesi amacını güder.
Davanın, hisse devir bedeli olarak ödenen paranın iadesi istemine ilişkin olduğu, davacı vekilinin 10/05/2018 tarihli dilekçesi ile tedbir konulması talep edilen davalıya ait araç ve taşınmazların mülkiyetiyle ilgili herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, anlaşılmakla; ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine de aykırı olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/953, K. 2018/715, 17 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama