İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2019/37 K.2020/919

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2019/37Karar2020/919Tarih24 Eylül 2020Okuma10 dk · 1.936 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi İncelenen Kararı Veren Tarihi 07/06/2018

Karar tarihi
24 Eylül 2020
Dosya no
2019/37
Karar no
2020/919
Mahkeme
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Dosya numarası
2016/563 Esas - 2018/554 Karar
Dava
İtirazın İptali (Sigorta Hukukundan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.936 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalının uğramış olduğu zararın, Nakliyat Blok Abonman Poliçe'si kapsamında müvekkili şirket tarafından tazmin edilerek, müvekkilinin TTK' nın 1481. maddesi uyarınca sigortalı haklarına halef olduğunu, dava konusu zarardan ... plakalı araç sürücüsü ..., işleteni ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile anılan aracın Z.M.S.S. Poliçesini düzenleyen...

A.Ş.'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, icra takibinden önce sözkonusu zararın tazmini talepli yazının18/11/2015 tarihinde davalılara tebliğ edildiğini, davalı tarafça ödeme yapılmaması nedeniyle ... .. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı neticesinde icra takibinin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını ve olayın oluş şekline ilişkin anlatımları kabul etmediğini, araç sürücüsü olması nedeniyle hakkında başlatılan icra takibine, olay ve alacak konusu ihtilaflı olup yargılamayı gerektirdiğinden itiraz ettiğini belirterek, davanın reddine, haksız icra takibi nedeniyle davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ....

San. Tic. Ltd.

Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça olayın oluş tarzına ilişkin anlatımın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava dilekçesinde ve ekinde yer alan ekspertiz raporuna göre koli içerisinde 85 adet muhtelif ilaç bulunduğunu, rapordan ve fotoğraflardan görüldüğü üzere ilaçlarda herhangi bir hasar meydana gelmediğini, yalnızca ilaçların bazılarında karton ambalajlarda deformasyon görüldüğünü, hasar oluşmayan ilaç bedellerinin talep edilmesinin adalete ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine, haksız icra takibi nedeniyle davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .... vekili tarafından davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 07/06/2018 tarih ve 2016/563 Esas - 2018/554 Karar sayılı kararı ile; " ... 6102 sayılı TTK 1472 maddesine göre sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.

Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Belirtilen kanun hükmü gereği davacının sigortalısına yapmış olduğu ödeme uyarınca, sigortalısının haklarına halef olduğu belirlenmiştir. Dosya kapsamı değerlendirildiğinde.

24/06/2015 günü, Bahçelievler mevkiinde,... sokakta bulunan ... önünde, davacı ... Limited tarafından Nakliyat Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti'ye ait, ... plaka numaralı ve dava dışı ... yönetimindeki frigofrik kasa kamyonetten, içinde medikal malzeme bulunan koli boşaltma işlemi sırasında, yere bırakılan bir koliye, davalı ....'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı...San. ve Tic. Ltd.

Şti. adına kayıtlı ve davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka numaralı kapalı kasa, Renault marka kamyonetin sürtmesi sonucunda kolide hasar meydana geldiği, Olay yerinin ecza deposuna gelen/giden araçların yükleme ve boşaltma yaptıkları ve bu anlamda araç ve depo mallarının sirkülasyonunun gerçekleştiği bir alan olduğu, bu gibi alanlarda gelen ve giden araçların hareketliliği, park ve manevraları ile taşınan medikal malzemelerin gerekli güvenlik şartlarını sağlayacak yöntemlerle taşıması,

yükleme ve boşaltmasının yapılmasının kritik önem arz ettiği ve ecza deposunun söz konusu alan içinde araç hareketliliği ile yükleme ve boşaltma işlemlerinin lojistik açıdan güvenli ve kontrollü olarak sağlanacak bir düzeni oluşturması gerektiği, olayın meydana geldiği alanda bu düzen ve kontrollerin sağlanmasında büyük bir eksiklik ve ihmalkarlık olduğu, gerektiği şekilde bir düzen ve kontrolün sağlanmamış olduğu, araç hareketliliğinde ve malların yükleme ve boşaltılmasında gelişigüzel ve kaotik bir ortamın hakim olduğu,

ecza deposunun tedbirsiz, ihmalkar ve bir lojistik faaliyet düzenlemesi gereklilikleri ile örtüşmeyen davranış ve tutumunun olayın meydana gelmesinde asli derecede etkili olduğu, hasara uğrayan kolinin yaklaşık boyutları ve davalının taşıtı ile sürücünün görüş açısı göz önüne alındığında davalı sürücünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı bu nedenle davalıların olay nedeniyle sorumluluğunun doğmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

İİK 67/2 maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmü yer almakta olup, alacağın likit olmadığı belirlenmiş olmakla davalıların tazminat isteminin reddine ... " karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile;

" 1-Davanın reddine, 2-Davalıların tazminat isteminin koşullar oluşmadığından reddine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesi ile. Hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren davalıların, kusursuz olsalar bile dava konusu zararı gidermekle yükümlü olduklarını, davalıların kusursuz olduğuna ilişkin tespitlerin hatalı bulunduğunu,Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda "Kusursuz Sorumluluk" hükümlerinden habersiz ve HMK 279/4 maddesine aykırı olarak hukuki görüş bildirildiğini, Yargıtay kararlarına göre;

hukuka aykırı kusurlu bir eylem sonucu bir zararın doğması ve hukuka aykırı kusurlu eylem ile zarar arasında illiyet bağı olmasının, haksız eylem nedeniyle oluşan zararın tazminine karar verebilmek için yeterli olduğunu, ( Yargıtay 4. HD E:2013/1484 K:2013/18571 sayılı 26.11.2013 TYargıtay 4. HD E:2013/1189 K:2013/19948 sayılı 17.12.2013 T ) Zararı doğuran olay, işveren/ işleten davalı şirketin işinin görüldüğü sırada yüksek bir dikkat ve özenle hareket etmekle yükümlü sürücünün ihmali, kayıtsızlığı,

tedbirsizliği ve dikkatsizliği sonucu meydana geldiğinden ve ezilmeye sebebiyet veren sürücü ...’nın olay hakkında yazılı beyanı alınmakla nedensellik bağı kurulduğundan, işleten ve işverene mal varlığına risk yükleyen tehlike (risk) esasına dayanan sorumluluk hükümlerine göre, davalı şirket ve davalı ... şirketinin sorumlu tutulması gerektiğini, ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E:2003/21-673 K:2003/641 ve 12.11.2003 T ) Davalı araç sürücüsünün ihmali ile sigortalılarının ve dolayısıyla müvekkilinin zararı doğduğunu, zararlı sonuca sebebiyet veren ve özen göstermeyen kişinin kusurlu sayılacağını ve verdiği zararı tazmine mecbur olduğunu,

TBK m 49' un emredici nitelikte bir hukuk normu olup en basit dikkat ve özenin gösterilmemesinin buna aykırı bir davranış olarak nitelendirildiğini, ( Yargıtay H.G.K, E:2003/11-756, K:2003/743 ) Olay mahallinin, bir ecza deposunun depoya gelen - giden araçların yükleme ve boşaltma yaptıkları ve bu anlamda araç ve depo mallarının sirkülasyonunun gerçekleştiği bir alan olduğunu, davalı sürücünün de bu alana medikal ürünler getirdiğini, dolayısıyla olay mahallinde yüksek maliyetli ve hassas medikal ürün sirkülasyonunun gerçekleştiği ve buna uygun olarak yüksek bir dikkat ve özenle hareket etmesi gerektiğini bilebilecek durumda olduğunu,

davalı sürücünün manevrasını yapmadan önce gerekli kontrolleri yapmadan hareket etmesinin, en basit özeni göstermemesinin dikkatsizliğini, ihmalini ve tedbirsizliğini ispatladığını, ( Yargıtay 17. H.D.

E: 2016/19239 K: 2018/4495 sayılı ve 25.04.2018 T. ) Zarar görenin korunmasında elverişsiz ve adaleti gerçekleştirme bakımından yetersiz kalan ve kusur yoksa sorumluluk da ortaya çıkmaz görüşünün geçerliliğini kaybettiğini, Hükme esas alınan Bilirkişi Raporunun sonucunda, olayın meydana gelmesinde üçüncü şahıs ... firmasının tam kusurlu olduğunun ifade edildiğini, Bilirkişilerin Üçüncü Şahıs ... firmasına tali kusur bulmuş olmasının;

müvekkili sigortalısına ağır kusur izafe edilemediği anlamına geldiğini, bu durumda dahi kazanın oluşumunda zarar görenin ağır kusuru bulunduğu ispat edilememiş olduğundan, müvekkilinin zararının ödenmesi gerektiğini, Davalı işleten ve sigorta şirketinin, tehlike ve sebep ( ağırlaştırılmış kusursuz ) sorumluluğu esaslarına göre de zararlarını gidermekle yükümlü olduklarını, Davalı sürücünün manevrasını yapmadan önce gerekli kontrolleri yapmadan hareket etmesinin KTK' nın 67/a maddesine göre yasaklanmış bir eylem olduğunu,

TBK'nın 49. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunan araç işleten ve sürücüsünün bu sorumluluklarından kurtulmalarını sağlayacak herhangi bir sebep bulunmadığını, yani zarar gören sigortalılarının veya üçüncü kişinin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğinden söz edilemeyeceğini, Bilirkişilerin; kaotik ortam ve aynadan görememe nedeniyle davalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı şeklindeki tespitinin "Kusursuz Sorumluluk" hükümlerini düzenleyen TBK'nın 65. maddesi "Hakkaniyet gerektiriyorsa;

hâkim, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın, tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir" düzenlemesine uygun düştüğünden zararlarının tamamen giderilmesi gerekeceğini, müvekkili sigortalısının ihmali varsa tazminat miktarından takdire bağlı olarak az bir indirime gidilmesi gerekirken, zararlarına sebebiyet verenin bu zarardan tamamen sorumsuz sayılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, Ortada bir zarar olduğu ve zarara sebebiyet veren araç sürücüsü, zarar veren işlemini yazı ve imzasıyla ikrar ettiğinden, bilirkişilerin kör noktadır aynadan görememiştir gibi mülahazalarının,

motorlu aracın işletilmesindeki tehlikelerin tabii ve normal bir sonucu olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, ( Yargıtay 17. H.D. E: 2014/6358 K: 2014/6244 sayılı ve 21.04.2014 T. ) Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin olduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerektiğini, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ...

12. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 07.06.2018 tarih ve 2016/563 E 2018/554 K. sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK' nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, Nakliyat Blok Abonman Poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

24.06.2015 tarihinde dava dışı ... önünde dava dışı sigortalı firmaya ait kamyonetten içinde medikal malzeme bulunan koli boşaltma işlemi sırasında yere bırakılan bir koliye, davalı .... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı, davalı sürücü ... yönetimindeki kamyonetin sürtmesi sonucunda kolide hasar meydana geldiği.

Mahkemece alınan 18.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu olayın meydana gelmesinde, davalıya sigortalı ve davalıya ait kamyonetin davalı sürücüsü ... kusursuz olduğu, Ecza Deposu ilgili yetkililerinin asli tam ve %100 oranında kusurlu bulunduğunun belirtildiği, Bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 05.02.2018 tarihli raporda da; kazanın oluşumunda, kendisine mal getiren araçların boşaltılmasından ve onlara yasal mevzuatlar çerçevesinde lojistik hizmeti verilmesinden sorumlu olan dava dışı ...

Ecza Deposu yetkililerinin tam kusurlu olduğu, davalı taraf sürücüsü .... ise kusursuz olduğu, araç maliki davalı şirketin de sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle sorumluluğunun doğmadığı, davacı şirketin sigortalısının hasar gören ilaçlar nedeniyle uğradığı zararının KDV hariç toplam 63.620,97 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür.

Dosyada mevcut deliller, bilirkişi raporları, ekspertiz raporları ve tüm dosya kapsamına göre, söz konusu olayda davalı sürücüye haksız fiil hükümleri uyarınca dava yöneltilmiş olup, sürücünün zarar tazmininin kusur sorumluluğuna dayandığı, bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere, davalı sürücünün dikkatsizlik de dahil olmak üzere atfı kabil bir kusurumun bulunmadığı anlaşılmaktadır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ nun ilgili hükümleri uyarınca ZMMS sigortacısının sorumluluğu kusur sorumluluğu olmayıp bir sebep sorumluluğu, işletenin sorumluluğu da hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin olmakla birlikte, 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verildiği,

bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecektir.

Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Buna göre davalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı ve olayın meydana gelmesinde dava dışı Ecza Deposu yetkililerinin tam kusurlu olduğunun belirlenmiş olması nedeni ile, KTK 86. maddesi uyarınca işleten davalı ....San. ve Tic. Ltd.

Şti.' nin sorumluluğunun kalktığı, dolayısıyla işletenin sorumluluğunu üstlenen davalı ... şirketinin de davacı zararından sorumluluğunun söz konusu olamayacağı, bu hali ile mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince kurulan hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 98,10 TL istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 54,40 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından istinaf aşamasında peşin olarak yatırılan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 18,5 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa, avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/09/2020 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/37, K. 2020/919, 24 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/37
Karar No
2020/919
Tarih
24 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/37 K.2020/417
  • Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2019/37 K.2020/173
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/37 K.2020/387
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2019/38 K.2020/937
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/40 K.2020/408
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/41 K.2020/312

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.