KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2020
- Dosya no
- 2020/683
- Karar no
- 2020/493
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarih
- 08/07/2019 ( İhtiyati Haciz Talebinin Reddine İlişkin Karar
- Numarası
- 2019/997 D.İş Esas- 2019/1029 D.İş Karar
- Dava
- İhtiyati Haciz Talebi
- Talep edilen
- 6.073.293,64 TL
- Kabul edilen
- 6.073.293,64 TL
- Güvence miktarı
- 1.214.658,73 TL ( % 20 oranında
Karar Metni
1.326 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFIN İDDİASININ ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesi ile; mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında borçlunun, taşınır, taşınmaz mallarıyla, sermaye piyasası araçlarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 08/07/2019 tarih ve 2019/997 D.İş Esas, 2019/1029 D.İş Karar sayılı kararında;"Taraflar arasında borç itfa sözleşmesi aktedilmiş ve vadesi 31/05/2019 olarak belirlenmiştir. İbraz edilen sözleşme ve depo bakiyeleri raporuna konu alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz talebinde bulunanın karşı tarafa gönderdiği ihtarın tebliğ edilip edilmediği anlaşılamadığından, ibraz edilen belgelerin İİK 258 maddesindeki yaklaşık ispata elverişli kabul edilemediği, İİK 257 madde koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmakla..." gerekçesi ile, İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesi ile, İlk derece mahkemesi tarafından ihtiyati haciz talebinin haksız ve hukuka aykırı gerekçelerle reddedildiğini, Borçlu şirketin taraflar arasındaki Özel Sektör Borçlanma Aracı İtfa Sözleşmesi kapsamında 31/05/2019 tarihinde temerrüde düşmüş olmasına rağmen edim yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında kesin vade tarihi kararlaştırılmış olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından taraflarınca gönderilen ihtarnamenin tebliğ edildiğine dair bilgi olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
Taraflar arasındaki sözleşmelerin 3.3 maddesinde açıkça borçlu şirketin 31/05/2019 tarihinde anapara ve faiz ödemesini gerçekleştireceğinin kararlaştırıldığını, Taraflar arasında kesin vade tarihi kararlaştırıldığı hallerde, ayrıca bir temerrüt ihtarına gerek olmayacağı konusunda hiçbir şüphe bulunmadığını, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 06.05.2015 T.
2013/23-2212 Esas ve 2015/1309 Karar )17/07/2019 kabul tarihli Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 27.maddesi ile Sermaye Piyasası Kanunu'nun 31.maddesine ekleme yapıldığı ve ihraççıların ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde merkezi kayıt kuruluşundan alınan belgenin İİK'nın 68/1.maddesi kapsamındaki belgelerden sayılmasına karar verildiğini, Merkezi Kayıt Kuruluşu’ndan alınacak bu yöndeki belge, borçlu şirketin kesin borç ikrarını içeren belge niteliğinde olduğundan ihtiyati haciz talebi bakımından alacağın yaklaşık ispat kuralını sağlayacağı şüphesiz olduğu,
Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan alınan ve mahkemenin dikkatine sunulan yazı uyarınca borçlu şirket tarafından ihraç edilen tahvillere ilişkin bakiye borcun halen ödenmediği, Sermaye Piyasası Kanunu' na yeni düzenleme uyarınca, MKK'dan alınan yazı, borçlu şirketin kesin borç ikrarını içerir belge hükmünde olduğunu, Portföy Yönetim Şirketi olan müvekkili şirket benzer durumlarda daha önce de karşılaştığı ve yapılan ihtiyati haciz başvurularının mahkemece kabul edildiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının istinaf başvurusu sonucunda kaldırılmasına,
uygun görülecek bir teminat karşılığında borçlunun taşınır, taşınmaz mallarıyla, sermaye piyasası araçlarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/997 D.iş 2019/1029 Karar sayılı dosyası kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK' nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep, talep eden şirketin kurucusu ve yöneticisi olduğu fonlara ilişkin olarak, borçlu tarafından ihraç edilen ... kodlu ve toplam nominal değeri 4.750.000 TL’ye tekabül eden özel sektör borçlanma aracından kaynaklanan ana para ve birikmiş faiz borcuna istinaden ihtiyati haciz talebidir. Mahkemece, İhtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Uyuşmazlık, mahkemece verilen kararın yerinde olup olmadığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İİK' nın 257. maddesinde ihtiyati haczin şartları düzenlenmiştir. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
İİK' nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir.
Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır.
(Yargıtay 19. HD 2016/18235 E. 2018/731 K.) İİK 257/1 madde kapsamında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK 257/2 maddesindeki koşulların gerekmediği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispatın sağlanmasının yeterli olduğu ve buna göre mahkemece talep dilekçesi ekinde sunulan taraflar arasında imzalanan 6 adet Özel Sektör Borçlanma Aracı İtfa Sözleşmesi, 4.750.000 TL tutarına tekabül eden tahvillerin ilgili fonlara ilişkin olduğunu gösterir Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan alınan görseller, Beyoğlu ...
Noterliği kanalıyla gönderilen 20 Haziran 2019 tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarname ile alacağın varlığı ve muacceliyeti hakkında yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği, taraflar arasındaki sözleşmelerin 3.3 maddesinde açıkça borçlu şirketin 31/05/2019 tarihinde anapara ve faiz ödemesini gerçekleştireceğinin kararlaştırıldığı,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88. maddesinin "Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir,'' hükmüde gözetilerek şartların oluşması nedeniyle İİK 257. maddesi gereğince teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi yerinde olmayıp talep eden vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Sonuç itibariyle, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İDM. kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak talep edenin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile 6.073.293,64 TL. alacağın % 20 oranında teminat karşılığında karşı taraf/borçlunun alacağa yeter taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2020/683, K. 2020/493, 17 Nisan 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama