İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1440 K.2023/2045

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2021/1440Karar2023/2045Tarih21 Aralık 2023Okuma9 dk · 1.884 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
21 Aralık 2023
Dosya no
2021/1440 Esas
Karar no
2023/2045 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2020/322 Esas - 2021/237 Karar
Tarihi
24/03/2021
Dava
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.884 kelime·9 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... San. ve Tic. A.Ş. arasında 25/02/2011, 24/02/2012, 29/11/2012 tarihli Genel Kredi ve Teminatı Sözleşmelerinin akdedildiğini ve 14/09/2012 tarihli ... Kart Sözleşmesi'nin imzalandığını, davalı borçluya kredi kartı kullandırıldığını, kredi ödemelerinin yapılmaması üzerine Gebze ...

Noterliği'nin 03/04/2019 tarihli ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini ve 38.687,12 TL alacağın faizi ve diğer masrafları ile birlikte ödenmesinin ihtar edildiğini, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibine geçtiklerini, takibin davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu beyan ile itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesi ile;

takip konusu kredi kartı borcunun davacı ile ... şirketi arasında imzalanan 14/09/2012 tarihli ... başvuru formu ve sözleşmesine istinaden kredi kartı kullanımına ilişkin olduğunu, müvekkillerinin sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzaladıklarını, ancak kefalet limitlerinin sözleşmede belirtilmediğini, bu nedenle kefaletin geçersiz olduğunu ve davanın reddinin gerektiğini, hesap kat ihtarının müvekkillerine tebliğ olmadığını, kat ihtarı tebliğ edilmeksizin takibe geçmenin de hukuka aykırı olduğunu, davanın bu yönü ile de reddi gerektiğini beyanla davanın reddine,

% 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkillerine verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 24/03/2021 tarih ve 2020/322 Esas - 2021/237 Karar sayılı kararında. "Dava; davacı ile dava dışı şirket arasındaki ve davalıların müteselsil kefil oldukları genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredi borcundan dolayı alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.....Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde.

Davanın icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı verilmesi istemine ilişkin olduğu, takip konusu alacağın davacı banka ile dava dışı ...

A.Ş arasında akdedilmiş olan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerine istinaden açılmış olan ... hesabı ve bu kapsamda tahsis edilerek kullandırılan kredi kartı borcundan kaynaklandığı, davalıların davacı ile dava dışı şirketi arasında imzalan sözleşmeleri müşterek borçlu mütesesil kefil sıfatı ile imzalamış oldukları, kredi kartı hesabının 01/04/2019 tarihi itibariyle kat edildiği,

03/04/2019 tarihinde noter kanalı ile davalılara gönderilen ihtarnamede 19.421,79 TL kredi kartı borcu, 17.099,97 TL yine aynı tarihte kat edilen esnek ticari hesap borcu, 2.157,36 TL kredi kartı dönem borcu ve diğer alacaklar yönünden 8 TL olmak üzere toplam 38.687,12 TL nın ödenmesinin ihtar edildiği ve 26/04/2019 tarihinde takibe geçildiği,

davalıların davacıya borçlu olmadıklarından bahisle takibe itiraz eder oldukları, geçerli bir kefalet olmadığından ve kat ihtarı tebliğ edilmediğinden bahisle davanın reddi gerektiğini savundukları görülmüş, davacı banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen ve business kart sözleşmesinin dayanağı sözleşmelerde kefillerinin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin yazılı olduğu,

taraflar arasındaki sözleşme ile kesin delil niteliğinde olduğu kabul edilen davacı kayıtlarına göre kredi borcuna istinaden davalı kefillerin 38.687,12 TL tutarında davacıya borçlu oldukları tespit edilmiş, davalı tarafça kat ihtarının tebliğ edilmediği savunulmuş ve tebliğ şerhinden kredi asıl borçlusu ve davalı kefil ... çıkarılan ihtarnamelerin iade edildiği görülmüş ise de, sözleşme ile taahhüt edilen adres değişikliğini bildirme yükümlülüğünün davalılarca yerine getirilmediği,

sözleşme adreslerine çıkarılan ihtarnamenin tebliğ edilmemiş olsa dahi temerrüdün oluştuğunun kabulünün gerektiği kanaatine varılmakla, davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili istinaf dilekçesi ile; takip konusu kredi kartı borcunun, ... Tic.

A.Ş. ile alacaklı banka arasında arasında imzalanan 14.09.2012 tarihli ... başvuru formu ve sözleşmesi neticesinde gerçekleşen kredi kartı kullanımına ilişkin olup, müvekkillerinin bu başvuru ve sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzaladıklarını, dosyada mevcut sözleşme incelendiğinde anlaşılacağı üzere müvekkillerinden azami kefalet limiti belirtilmeden imza alındığını, TBK 583/1. maddesinde “Kefalet sözleşmesi,

yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.” hükmü ile azami miktarın sözleşmede belirtilmesinin bir geçerlilik şartı olduğunun düzenlendiğini, kefilin, sadece kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ve kefalet limiti ile sorumlu olduğunu, örneğin, kredi alan birden fazla GKS imzalamış ancak kefil sadece 1 GKS'ye kefil olmuş ise, sadace kefil olduğu GKS ile sorumlu tutulabileceğini, uygulamada bankaların, kefilin imzası olsun veya olmasın tüm GKS'leri birleştirip tek bir alacak olarak kefalet limiti ile talepte bulunduklarını,

bu taleplerine GKS'lerde matbu olarak yer alan "kerdi alanın doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olarak ... TL'ye kadar kefilim" maddelerine dayandırdıklarını, bu maddenin hukuken geçersiz olduğunu, bu konuda çokça Yargıtay kararı bulunduğunu, davaya konu kredi kartı için müvekkillerinden alınan kefalet geçersiz olduğundan bahisle davanın reddi gerekirken kabulü üzerine işbu kararı istinaf etme zorunluluğunun hasıl olduğunu.

Karara dayanak yapılan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, bu hususun bilirkişi tarafından, raporun "İncelenen Evraklar" başlıklı 2. numaralı bölümünde "Sayın mahkemenizin 2 nolu ara kararında Sözleşmenin aslı talep edilmesine rağmen sunulmadığı ayrıca tarfımdan da mail ortamında talep edilmesine karşın,”sözleşmenin elimizdeki örneklerini sunuyoruz.

Sözleşmenin aslı ile ihtarnamenin aslı İstanbul 18 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/966 E sayılı dosyasının içinde olduğundan sözleşemenin sadece bir kısmını sunabiliyoruz.” Şeklinde cevap verilmiş olup dosyadaki mevcut sayfalar üzerinden değerlendirme yapılmış olup takdir sayın mahkemenize aittir." denilmek suretiyle belirtildiğini, İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/966 E. sayılı dosyasının UYAP üzerinden yapılan kontrolünde, (sadece davalı ve davacı tarafların isimlerinin baş harflerinin görülebildiğini, hem davacı hem davalının baş harflerinin müvekkillere uymadığını) bu dosyada müvekkillerinin taraf olmadığının anlaşıldığını,

dosyaya genel kredi sözleşmelerinin tamamının sunulmadığını, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre karar verildiğini. Davacı tarafından müvekkillerinden ... aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve ...

E. sayılı dosyalarından icra takibi başlatılmış olup, bu dosyalara ilişkin yaptıkları itirazlara ilişkin İstanbul 12. Tüketici Mahkemesi'nin 2019/298 E. ve 2019/299 E. sayılı dosyalarından itirazın iptali davaları açıldığını, alacaklı tarafından birden fazla icra takibi başlatıldığı gibi sözleşme aslının da dosyaya sunulmadığını, bu nedenle davacının talep etmiş olduğu %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının da hukuki dayanaktan yoksun olduğu halde Yerel mahkemenin icra inkar tazminatına hükmettiğini, alacağın likit olmadığını ve yargılama gerektirdiğini, bu hususun Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığını,

Yerel mahkeme hükmünü bu yönüyle de istinaf ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla geçerli bir kefalet ilişkisi olsa bile kefilden BSMV'nin tahsil edilemeyeceğini, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununda düzenlenen "banka ve sigorta muameleleri vergisi" bankanın nakden veya hesaben tahsil ettiği paralar üzerinden alınan gider vergisi niteliğinde bir vergi olduğunu, (6802 sayılı K., m. 28). mükellefin banka olduğunu, (6802 sayılı K., m. 30). buna göre davacı bankanın icra takibi sırasında talep ettiği BSMV'nin gider vergisi niteliğindeki bu vergi olduğunu,

kefillerin gider vergisinden (BSMV'den) yani hesap kesim tarihi ile temerrüt tarihi arasında işleyen akdi faizin BSMV'sinden sorumluluğu olmadığını, Yerel mahkemenin bu hususları incelemeden davacıya BSMV ödenmesine karar verdiğini, Yerel mahkeme hükmünü bu yönüyle de istinaf ettiklerini beyanla Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılarak esas hakkından yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili talebi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; dava konusu kredi kartı alacağının dayanağı olan sözleşmede kefalet limitinin belirtilmemesi sebebiyle kefaletin geçersiz olduğu, dosyaya sözleşme asıllarının sunulmadığı ve bilirkişi tarafından eksik inceleme ile rapor düzenlendiği,

alacağın likit olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, BSMV'nin kefillerden talep edilemeyeceği, davalı ... aleyhinde birden fazla mükerrer takip yapıldığına yöneliktir.Dosya kapsamından; taraflar ile dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. arasında 25.02.2011 tarihli - limitli, 24.02.2012 tarihli-300.000 TL limitli ve 29.11.2012 tarihli-750.000 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmeleri ile 14/09/2012 tarihli ...

Kart Sözleşmesi'nin imzalandığı, davalının tüm kredi sözleşmeleri ile kredi kartı sözleşmesinde müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, 24.02.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinde davacı bankanın dava dışı borçluya kredi kartı tahsis edebileceğine ilişkin detaylı düzenlemenin yer aldığı, 32. maddesinde;" Müşteri, Banka'nın bu sözleşme ile tahsis edeceği kredi limitinin tamamını veya bir bölümünü ...

Kredi Kartı Kredisi olarak kullandırabileceğini kabul ve beyan eder." denildiği, dolayısıyla 14.09.2012 tarihli kredi kartı sözleşmesinin anılan genel kredi sözleşmesinin devamı niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.

Davalının kefalet imzasının bulunduğu 25.02.2011 ve 24.02.2012 tarihli genel kredi sözleşmelerinin tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 484. maddesi uyarınca, kefalet sözleşmesinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olduğu kefalet limiti olarak belirli bir miktarın gösterilmesi gerekli ve yeterli olup ayrıca yazıların kefilin eli ürünü olması şeklen geçerlilik şartı değildir.

Somut dosyada, yazılı şekilde yapılan kefalet sözleşmelerinden 25.02.2011 tarihli olan sözleşmede kefalet limitinin 100.000 TL olarak gösterildiği, her ne kadar 24.02.2012 tarihli sözleşmede kefil olunan miktar gösterilmemiş ise de, sözleşmede kredi tutarının belirtildiği ve kefalet limitinin bu miktarda olduğu kabul edileceğinden her iki genel kredi sözleşmesi ile 24.02.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin 32. maddesi uyarınca imzalanan kredi kartı sözleşmesinin geçerli olduğu, davacı vekili tarafından 01.12.2020 tarihli dilekçe ile sözleşme asıllarının dosyaya sunulduğu ve Mahkemece ... numarası verilerek kasaya alındığı,

bilirkişi raporunda sunulan sözleşme maddelerinin irdelendiği, genel kredi sözleşmelerinin 7. maddesinde yer alan;" Müşteri, Banka'nın bu sözleşmeye dayanarak açtığı veya açacağı her türlü nakdi ve gayri nakdi krediler ile hesaplara ve aldığı teminatlara yetkili merciler veya Banka tarafından saptanan en yüksek oranları geçmemek üzere belirleyeceği oranlarda ana para faizi, temerrüt faizi ve her nevi komisyonları ve KKDF ile Banka Sigorta Muamele Vergisi gibi yasal ve banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilecek her türlü ücret, masraf ve sair giderleri, Müşteriye ihbarda bulunmaksızın uygulayarak bunları,

gider vergileri vesair resim ve harçları ile birlikte müşterinin cari hesabına borç yazabileceğini, bu hususlarda herhangi bir itiraz hakkının bulunmadığını kabul ve beyan eder." şeklindeki düzenleme ile 36. maddesinde; " ...Müteselsil kefiller, kefalet miktarının ana paradan başka ayrıca bunun sözleşmelerde öngörülen şekil ve oranda hesaplanacak akdi faizlerini, komisyonlarını, gider vergilerini ve her türlü masraflarını, vekalet ücretlerini....de kapsadığını kabul ve beyan ederler." şeklinde yer alan düzenleme uyarınca davalı kefilin bsmv'den sorumluluğunun bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... tarafından istinaf edilmediği,

davalı ... tarafından diğer davalıya ilişkin bir vakıanın istinaf sebebi olarak ileri sürülemeyeceği, takibe konu edilen alacak miktarının genel kredi sözleşmeleri, borç ödeme tablosu, kredi kartı ekstreleri ve kat ihtarnamesine göre her iki taraf için de muayyen ve likit olduğu, bu nedenle İİK'nın 67. maddesi uyarınca davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sonuç olarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun haksız olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak,

dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davalı ... istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince davalı ... alınması gereken 2.756,35 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 686,89 TL (59,30 TL+627,59 TL) harcın mahsubu ile bakiye 2.069,46 TL'nin davalı ... tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/12/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2021/1440, K. 2023/2045, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1440
Karar No
2023/2045
Tarih
21 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1445 K.2023/1978
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1446 K.2023/2239
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1446 K.2023/1993
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2021/1450 K.2023/1962
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1458 K.2023/2047
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1460 K.2023/2461

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.