İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1638 K.2024/46

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2021/1638Karar2024/46Tarih25 Ocak 2024Okuma10 dk · 2.049 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Ocak 2024
Dosya no
2021/1638 Esas
Karar no
2024/46 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2020/130 Esas - 2021/500 Karar
Tarihi
07/06/2021
Dava
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.049 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin alacağına karşılık müşterisinden aldığı ...

Samsun Şubesine ait, ... seri numaralı, 31/08/2018 keşide tarihli, 10.000,00 TL bedelli çekin de bulunduğu toplam 28 adet çekin 20/01/2018 tarihinde müvekkilinin cirosu ve imzası olmadan iş yerinden çalındığını, çeklerin zayi nedeni ile iptaline karar verilmesi bakımından Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/139 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, ayrıca hırsızlanan çekler ile ilgili Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ve tespit edilen failler hakkında Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/312 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, dosyanın halen derdest olduğunu,

davaya konu çek ile ilgili davalının İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/970 D.İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı aldığını ve İstanbul ... İcra Dairesinin ...

Esas sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, süresi içinde borca ve yetkiye itiraz edilmesi üzerine İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/804 Esas sayılı dosyası ile müvekkili yönünden takibin geçici olarak durdurulmasına karar verildiğini, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış oldukları çek iptali davasına feri müdahale dilekçesi sunulması üzerine,

ilgi hakkında istirdat davası açmak üzere kendilerine süre verildiğinden iş bu davayı açtıklarını, dava konusu çekin müvekkili elinden rızası olmadan hırsızlık nedeni ile çıkarak davalı ... eline geçmesi nedeni ile davalının haklı hamil olmadığından bahisle dava konusu çekin istirdadına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmsesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; öncelikle davaya yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin ikametgah adresi Kağıthane/İstanbul olduğundan ve davaya konu çek ile ilgili icra takibinin İstanbul İcra Dairelerinde başlatıldığı nazara alınarak İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, esas yönden ise;

müvekkilinin dava konusu çeki dava dışı ... isimli şahıstan aldığını, dava dışı ...'nın çeki cirolamadan müvekkiline verdiğini, her ne kadar davacı çekteki imzanın ve cironun kendisine ait olmadığını iddia etmiş ise de, gerekli incelemelerin yapılmasını haksız davanın ve davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 07/06/2021 tarih ve 2020/130 Esas - 2021/500 Karar sayılı kararında;"Dava. TTK'nın 792. maddesi uyarınca, rıza hilafına elden çıktığı iddia edilen çekin istirdadı istemine ilişkindir.

Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, yukarıda açıklanan kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu da kanıtlaması gerekip, çeki elinde bulunduran davalı yeni hamil, çeki edinme nedenini kanıtlamakla yükümlü değildir.

Aksi halin kabulü kıymetli evrakın “mücerretlik” ilkesini ortadan kaldırır. (Yargıtay 11. H.D.'nin 27.09.2011 tarih 2010/1670 Esas 2011/11000 Karar ve 23.10.2013 Tarih 2013/1178 Esas 2013/18568 Karar sayılı emsal ilamı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2017/2381 Esas 2020/951 Karar) Davalının çekin çalınması olayına ilişkin ceza yargılamasının tarafı olmadığı da gözetildiğinde, ceza davası sonucunun kesinleşmesinin beklenmemiştir.

(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2019/830 Esas 2018/1146 Karar sayılı ilamı) Davacı lehdarın ticari defter kayıtlarına göre kendisinden sonra gelen dava dışı ciranta ile arasında ticari ilişkinin bulunmaması ispat külfeti üzerinde olmayan davalının çeki kötüniyetli iktisap ettiği anlamına gelmeyecektir.

İmzaların istiklali prensibine göre geçerli bir ciro silsilesi ile çeki elinde bulunduran hamil kötüniyeti kanıtlanmadığı sürece yetkili hamil sayılacaktır.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2018/996 Esas 2019/1519 Karar sayılı ilamı)Davalının çeki beyaz ciro ile alması mümkün olduğu gibi, ödeme yasağından kararından sonra defterlerine kaydetmesi hali de ödeme yasağını bildiği veya bilebileceği anlamına gelmemektedir.

Zira davalı ödeme yasağını ancak ibraz öğrenebilecektir. Aksinin ise yazılı delil ile kanıtlanması gerekir. Davacının talebi çek istirdatı olup menfi tespit değildir, bu halde imzaya itirazı da önem arz etmemektedir. Zira istirdat için kötü niyet ve ağır kusur arınır. Tüm bu nedenlerle davacının defter inceleme talebi yerinde görülmeyerek davanın reddine karar verlerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

(Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 19/12/2017 tarih, 2016/6788 esas ve 2017/7374 karar sayılı ilamı. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18/12/2017 tarih, 2016/5404 esas ve 2017/7336 karar sayılı ilamı. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/10/2017 tarih, 2016/3241 esas ve 2017/5576 karar sayılı ilamı.

Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 12/01/2015 tarih, 2014/14243 esas ve 2015/176 karar sayılı ilamı) "gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davalı tarafın dava konusu ... Samsun Şubesine ait ... çek seri numaralı, 10.000,00 TL bedelli çeki kötüniyeti ve/veya ağır kusurlu şekilde iktisap etmiş olması sebebiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,

dava konusu çeke ilişkin başlatılan icra takibinin iptali için açtıkları İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/804 E. sayılı dosyası ile görülmekte olan dava dosyasına sunulan 21/11/2019 ve 24/03/2021 tarihli bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu çek üzerindeki imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabul edilmiş olması sebebiyle dava konusu çek üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığının sabit olduğunu, dosyaya sunulan 11.02.2019 tarihli cevap dilekçesinde dava konusu çekin dava dışı ...’dan ciro yapılmaksızın alındığının beyan edildiğini,

6102 sayılı TTK madde 788 de yer alan: "Açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir." şeklindeki hüküm uyarınca dava konusu çekin ancak ciro ve zilyedliğin geçirilmesiyle devredileceğinin hüküm altına alındığını, dava konusu çekin ciro yapılmaksızın devralınmış olması yasaya aykırı olup; devralınmış çekte davalı taraf yetkili hamil olmadığı gibi, aynı zamanda ağır kusurlu olduğunu, dava konusu ...

Samsun Şubesine ait ... çek seri numaralı, 10.000,00 TL bedelli çekle birlikte müvekkili şirketin işyerinden çalınan onlarca çekin iptali için Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/139 Esas sayılı dosyası ile 24.01.2018 tarihinde açılan “Çek İptali“ davasında talepleri gibi dava konusu çeke ilişkin olarak 26.01.2018 tarihinde dava konusu çekin keşide tarihinden yaklaşık 7 ay önce tedbiren “ödemeden men yasağı“ kararı verildiğini ve dava konusu çekin iptaline ilişkin 26.01.2018 tarihli ilan yapıldığını;Bu durumda;

davalı taraf basiretli davranmayıp hem ilgili banka şubesine sormadan, hem de findeks uygulamasından çekle ilgili gerekli araştırmayı yapmadan bu çeki almış ise bu davranışının ancak ağır kusur ile açıklanabileceğini, davalı taraf basiretli davranarak ilgili banka şubesini arayıp veya findeks uygulamasından çekin kaydında mahkemenin ihtiyati tedbir kararı olduğunu öğrendiği halde çeki almış ise bu davranışının ancak kötü niyet ile açıklanabileceğini,

basiretli tacir gibi davranmakla yükümlü olan davalı tarafın dava konusu çeki gerekli inceleme ve araştırma yapmaksızın almış olmasının ağır kusur teşkil etmiş olduğunun yüksek mahkeme içtihatlarıyla da sabit olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.11.2006 tarihli 2005/11866 E. 2006/12354 K. sayılı ilamının örnek olarak verilebileceğini, davalı tarafın dava konusu çeki iktisabında ağır kusurlu ve/veya kötüniyetli olup olmadığının tespiti için davalı tarafın dava konusu çeki ne zaman kayıtlarına intikal ettirdiğinin ihtiyati tedbir kararından önce mi,

sonra mı ve hangi ticari ilişki için alındığının tespit edilmesi için davalı tarafın ticari defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talebi nazara alınmaksızın ve davalı tarafın ticari defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda verilen hükmün usul ve yasaya aykırılık taşıdığını;Dairemizin benzer bir davada vermiş olduğu 04.07.2018.tarih ve 2018/163-654 sayılı kararında;“…ÇEK ÜZERİNDEKİ ÖDEME YASAĞI KARARININ ÇEKİN İKTİSABINDAN ÖNCE DAVALI TARAFINDAN BİLİNDİĞİNİN VE DAVALININ ÇEKİ İKTİSAPTA KÖTÜ NİYETLİ VE AĞIR KUSURLU OLDUĞUNUN DAVACI TARAFÇA İSPAT EDİLEMEMİŞ OLMASI

KARŞISINDA…” denmek suretiyle bu güne kadarki beyanları ve iddialarını doğrular mahiyette olup bu tür davalarda çeki elinde bulunduran kişinin çeki iktisap ettiğinde çek kaydındaki ödeme yasağını bilip bilmediği hususunun davanın sonucunu doğrudan etkilediğini gösterdiğini, bunun yanı sıra; dava konusu çekin tedbir kararı sebebiyle ödenmemiş olması,

çeki elinde bulunduran davalının ödemeden men kararı karşısında çek bedelini tahsil edebilmek için yapması gereken 6102 sayılı Ticaret Kanunu madde 763 gereğince çeki ödemeden men kararını veren Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/139 Esas sayılı dosyasına sunması ve anılan mahkemede takip edilecek yargılama prosedürüne göre alacağına kavuşmaya çalışması gerekirken davalı tarafça tedbir kararı bilinmesine rağmen İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

E. sayılı icra takip dosyasının başlatılmış olmasının davalının kötüniyetli olduğunu açıkça gösterdiğini;Dava konusu çekin çalınmasına ilişkin olarak Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/312 E. sayılı dosyası ile görülmekte olan yargılama halen devam etmekte olup.

Yerel Mahkeme tarafından işbu dosyanın bekletici mesele yapılmamış olmasının usul ve yasaya aykırılık taşıdığını beyanla Yerel mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, TTK'nın 792. maddesi kapsamında çek istirdadı talebine ilişkindir.Davacı taraf, dava konusu çeki ticari ilişki kapsamında aldığını, çekin meydana gelen hırsızlık olayında çalındığını, davalının çeki kötü niyetli olarak iktisap ettiğini beyan ederek davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf çeki dava dışı ... isimli kişiden aldığını, adı geçen kişinin kendisine çeki cirolamadan verdiğini ve çekin iyi niyetli yetkili hamili konumunda bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuş,

Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.6102 Sayılı TTK'nın 792. maddesi uyarınca; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.

Anılan yasal düzenlemeye göre; çek istirdadı davasında davacı istirdadını talep ettiği çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve çeki eline geçirmiş bulunan yeni hamilin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür.

TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça "emre yazılı" kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir.Somut olayda; dava konusu ... ait 31.08.2018 keşide tarihli, 10.000 TL bedelli, ... seri numaralı çekin keşidecisinin ...

Ltd. Şti., lehtarının ... Tic. Ltd.

Şti. olduğu, çekte ilk cironun lehtar tarafından yapıldığı, bundan sonra ise ..., davacı şirket ve en son davalıya ait cironun bulunduğu, her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesinde çeki davacıdan değil, ... isimli kişiden aldığını, adı geçen kişinin çeki cirolamaksızın kendisine verdiğini iddia etmiş ve davacı tarafça bu beyan doğrultusunda dava konusu çekin ciro yapılmaksızın devralınmış olmasının yasaya aykırı olduğu ve davalının yetkili hamil olmadığı iddia edilmiş ise de,

davacının çeki aldığını beyan ettiği ... isimli kişiden önceki son cironun davacıya ait beyaz ciro olduğu ve TTK'nın 818/1-d maddesinin atfı ile 684/2-c maddesi uyarınca çeki beyaz ciro ile alan kişinin cirolamadan da devredebileceği, dolayısıyla çekin davalıya ciro edilmeksizin verilmesi ile ciro silsilesinde kopukluk oluşmadığı, davacının çekin son yetkili hamili olduğu,

Mahkemece de kabul edildiği üzere davanın menfi tespit değil istirdat talebine ilişkin olması sebebiyle, davacının çekteki ciro imzasının kendisine ait olmadığına ilişkin sahtelik iddiasını davalıya karşı ileri süremeyeceği, davacı şirkete karşı işlendiği iddia olunan hırsızlık suçundan Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/312 Esas sayılı dosyası ile açılan kamu davasında davalının sanık olarak yargılanmadığı, dosya kapsamında çekin davalı tarafından iktisabına ilişkin bir beyan veya delil bulunmadığı, bu nedenle bekletici mesele yapılmamasının sonuca bir etkisinin olmadığı,

kambiyo senetlerinin mücerretlik ilkesi gereği davalının çeki ticari defterlerine kaydetmemiş olmasının çekin iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğunu ispat etmeyeceği gibi, çek davalı tarafından 03.09.2018 tarihinde bankaya ibraz edilmiş olduğundan davalı tarafından bu tarihten önce iktisap edildiği ve ödeme yasağından haberdar olunduğuna dair bir delil sunulmadığı, bu gerekçelerle davacı tarafından davalının çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu ispat edilemediğinden Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf başvurusunun haksız olduğu anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/01/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2021/1638, K. 2024/46, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1638
Karar No
2024/46
Tarih
25 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1639 K.2024/149
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1642 K.2024/121
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1643 K.2024/47
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/1643 K.2024/29
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1646 K.2024/150
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1647 K.2024/122

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.