İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1878 K.2024/316

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2021/1878Karar2024/316Tarih22 Şubat 2024Okuma13 dk · 2.602 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Şubat 2024
Dosya no
2021/1878 Esas
Karar no
2024/316 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2018/991 Esas - 2021/243 Karar
Tarihi
30/03/2021
Dava
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.602 kelime·13 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı müvekkili şirketin, gaz armatürleri ve medikal ürünleri satışı alanında faaliyet gösterdiğini, davalının talebi üzerine 500 adet ve 40.000,00 TL tutarındaki Libya Model Monometre satışı ve teslimi hususunda anlaşmaya varıldığını, anlaşmaya konu emtianın ... Ltd.

Şti. vasıtasıyla davalıya teslim edildiğini, malları teslim alan davalının, bir kısmını veya tamamını yurt dışına ihraç etmek suretiyle satışını gerçekleştirdiğini ve para kazandığını, davalıya söz konusu mal bedeli ve hizmetlerin karşılığı olarak düzenlenen 04.06.2018 tarihli ve ... seri numaralı faturanın gönderildiğini, fatura ve irsaliyelerin dilekçe ekinde sunulduğunu, ancak davalının kendisine gönderilen bu fatura bedelini müvekkili firmaya ödemediğini ve davalı tarafça İstanbul ....

Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile işbu faturaya itiraz edildiğini, davalı tarafça çekilen ihtarnamelerde davacı müvekkili şirket ile aralarındaki ticari ilişki ve borcun varlığının inkar edildiğini ancak müvekkili şirket yetkilisi ile yapmış olduğu WhatsApp mesajlarında, "müvekkili şirketten aldığı malları teslim alarak yurt dışına sattığını ancak henüz parasını alamadığı için ödeme yapamadığını en kısa sürede ödeyeceğini" ikrar ettiğini, işbu mesajlaşmalara ilişkin görüntülerin dilekçenin ekinde sunulduğunu, Yüce Mahkemece bu evraklar incelendiği takdirde fatura konusu emtianın davalıya teslim edildiğinin açıkça anlaşılacağını,

taraflar arasındaki sözleşmenin TBK madde 209 ve devamı hükümlerinde düzenlenen "satım sözleşmesi" olduğunu, müvekkilinin satış sözleşmesi gereği kendi edimini ifa ettiğini ancak davalının karşı edimi olan ödemeyi yapmadığını beyanla davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu icra takibinden önce 16.01.2018 tarihinde Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...

E.sayılı dosyası ile müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, gönderilen ödeme emrinde müvekkilinden 5.905,15 TL alacak talebinde bulunulduğunu ve bu icra takibine de itiraz edildiğini, bunun üzerine davacının aradan uzun bir süre geçtikten sonra dava konusu faturayı keşide ederek müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, davacının iddia ettiği alacak 16.01.2018 tarihinde 5.905,15 TL iken 11.10.2018 tarihinde 40.000,00 TL olduğunu, müvekkiline gönderilen ve itiraz edilen 10655 nolu irsaliyeli faturanın düzenlenme tarihinin 04.06.2018 olduğunu oysa müvekkili ile davacı arasında uzunca bir süredir mal alışverişi olmadığını,

bahsi geçen tarihte de müvekkili ile davacı arasında bir alışverişin mevcut olmadığını ve bu sebeple de müvekkiline teslim edilmeyen mallar üzerine gönderilen faturaya itiraz edildiğini, davacının dava konusu alacağın kaynağı olarak bir adet irsaliyeli faturayı gösterdiğini, bilindiği üzere faturanın her zaman tek taraflı ve davacı tarafından düzenlenmesi mümkün bir belge olduğunu, o yüzden faturanın delil olarak kullanılabilmesi için bir takım şartları sağlaması gerektiğini, bu şartların; taraflar arasında temel borç ilişkisi bulunması,

faturanın şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmesi,- (VUK.m.230), faturanın muhataba elden, ..., kargo veya noter aracılığı ile tebliğ edilmesi, faturaya sekiz gün içinde (TTK.m.21/2) itiraz edilmemesi olduğunu, tüm belirtilen hususların olması halinde faturanın delil olarak kullanılabileceğini, davacı tarafından düzenlenen irsaliyeli faturanın müvekkili firmaya tebliğ edildiğini ve müvekkili tarafından faturaya itiraz edildiğini, bu durum da söz konusu faturanın delil olarak kullanılması veya elde ki davada dikkate alınmasının mümkün olmadığını,

öte yandan söz konusu fatura davalı tarafa teslim edilmiş olsa bile davacının fatura konusu malların teslimini yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacının malların müvekkiline teslim edildiğine ilişkin olarak bir takım whatsapp mesajlarını delil olarak sunduğunu, söz konusu delillerin davalı tarafa gönderilmemiş olduğunu, bunlara ilişkin beyan haklarını saklı tuttuklarını, bununla birlikte davacının teslimin gerçekleştiğini HMK madde 200 hükmü gereğince senetle ispat edilmesi gerektiğini beyanla işbu itirazın iptali davasının reddine, davacının % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine,

yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 30/03/2021 tarih ve 2018/991 Esas - 2021/243 Karar sayılı kararında. "Dava. 40.000,00 TL miktarındaki fatura alacağına istinaden yapılan icra takibine vaki "İtirazın İptali" istemine ilişkindir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarının değerlendirilmesinde. Eldeki davada, davacı tarafça, davalı borçlu aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile 40.000,00 TL.

Fatura alacağına istinaden başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istenilmektedir.Davalı tarafça, davanın reddi talep edilmektedir.Dava konusu uyuşmazlığın çözümü açısından, dava konusu icra takip dosyası fatura nedeniyle davacı tarafın davalıdan alacağının olup olmadığının tespiti gerekmektedir.Bu kapsamda uzman bilirkişiye, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi raporu, ayrıntılı ve denetime elverişli olup karar vermeye uygundur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.Somut davamızda ispat külfeti davacı taraftadır.

Davacı taraf, fatura konusu malların, davalıya teslim edildiğini ve alacağının varlığını yasal deliller ile ispatlamak zorundadır.Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2018 yılı yasal defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı ancak kapanış tasdiklerinin ise yaptırılmadığı tespit edildiği, davacı tarafça 2017 yılı yasal defter kayıtları incelemeye ibraz edilmemiş, ancak 2017 yılına ait davalı cari hesabını incelemeye sunulduğu,

davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2018 yılı yasal defter kayıtları ile 2017 yılı davalı cari hesap ekstresi incelendiğinde davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 45.905,20 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça incelemeye ibraz edilen 2017 ve 2018 yılları yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığının tespit edildiği, davalı yasal defter kayıtları incelendiğinde davalının icra takip tarihi itibariyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı aksine 3.478,58 TL alacağının olduğu yönde bakiyesinin bulunduğunun görüldüğü,

davalı yasal defter kayıtları incelendiğinde davalı tarafça icra takip tarihinden sonra 31,12.2018 tarihinde "Hesap Kapama" açıklaması ile 6.957,16 TL kayıt yaparak davacıyı 3.478,58 TL alacaklı hale getirildiğinin anlaşıldığı, dava konusu 04.06.2018 tarihli ve ... nolu,

40.000 TL bedelli faturanın davalının yasal defter kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir.Dosyaya celp edilen davacı ve davalı BA-BS formları karşılıklı incelendiğinde davacının 2017 yılı yasal defter kayıtlarında yer alan ancak davalının yasal defter kayıtlarında yer almayan toplam 45.100 TL tutarındaki 3 adet faturanın davalı tarafça BA formuyla beyan edilmediği buna karşın davacının kendisi tarafından da BS formuyla beyan edilmediği anlaşıldığı,

davacı tarafça davalıya kesilen ve huzurdaki davanın konusunu oluşturan 04.06.2018 tarih ve 40.000 TL tutarındaki faturanın ise davacı tarafça beyan edildiği ancak davalı tarafça beyan edilmediği anlaşılmıştır.Dava konusu 04.06.2018 tarih ve 40.000 TL fatura ve muhteviyatı malların davacı tarafça davalıya tebliğ teslim edilip edilmediği hususunda yapılan incelemelerde; davacı tarafça dosyaya whatsapp yazışmaları sunulduğu,

davacı tarafça dosyaya sunulan WhatsApp yazışmaları incelendiğinde yazışmaları 21.09.2017, 30.09.2017 ve 13.10.2017 tarihlerinde yapıldığı ancak huzurdaki dava konusu faturanın 04.06.2018 tarihinde düzenlendiği görüldüğünden söz konusu yazışmaların dava konusu fatura ile ilgili olmadığı taraflar arasındaki önceki ticari ilişkiye dayandığı anlaşılmıştır.Celp edilen ... şirketine ait 2017 yılı taşıma listeleri incelendiğinde listelerde ... şirketince teslim edilen malların ihracatına ilişkin ihracat Beyannamesi numarası ülkesi ihracat bedeli ve ürünün kaç kap olduğuna dair bilgilerin yer aldığı dava konusu fatura muhteviyatı malların olup

olmadığı ve söz konusu ihracatları davalı tarafça yapıldığına dair bilgilere yer verilmediği, diğer yandan dava konusu faturanın 04.06.2018 tarihli olup gelen listeler 2017 yılını kapsadığı anlaşılmıştır. ...Sonuç olarak yapılan değerlendirmede;Her ne kadar davacı kayıtlarına göre, davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 45.905,20 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de, davacı tarafın 2018 yılı yasal defterlerinin kapanış tasdikinin yaptırılmamış olması nedeniyle usulüne uygun düzenlenmemiş olduğu, davacı kayıtlarının davalı kayıtları ile örtüşmediği,

dava konusu faturanın davalı defterlerinde yer almadığı anlaşıldığından davacı ticari defter ve kayıtlarının davacı lehine delil niteliğine haiz olduğundan bahsedilemeyecektir. Tarafların BS, BA formları ve diğer delillerin de değerlendirilmesi ile dava konusu fatura muhteviyatlarının davalıya teslim edildiği hususu davacı tarafça ispatlanamamıştır.

Bu nedenlerle davacı tarafça dava ve icra takip konusu fatura nedeniyle davacı tarafça talep edilebilecek herhangi bir alacağın olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı tarafça kötü niyet tazminat talebinde bulunulmuş ise de, davacı alacaklı tarafından takibin kötü niyetli olarak yapıldığı hususunda bir ispat olmadığından, bu yönde mahkememizde bir kanaat oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesi ile.

Yerel mahkemece delil olarak sundukları whatsapp yazışmaları dikkate alınmadan karar verilmişse de, iş bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması gerektiğini, davalı yana 2017 yılının Haziran ayında 500 adet Libya Model Manometre teslimatının sağlandığını ve satılan mallara ilişkin faturanın daha sonraki bir tarihte düzenlendiğini, mahkemeye ibraz ettikleri whatsapp kayıtlarının Yerel mahkemenin takdirinin aksine dava konusu faturada belirtilen malların teslimi ile ilgili olduğunu,

her ne kadar davalı taraf çekmiş olduğu ihtarnamelerde davacı müvekkili şirket ile aralarındaki ticari ilişkiyi ve borcun varlığını inkar etse de, müvekkili şirket yetkilisi ile aralarındaki whatsapp mesajlarında, müvekkili şirketten malları teslim alarak yurt dışına sattığını ancak henüz parasını alamadığı için ödeme yapamadığını en kısa sürede ödeyeceğini ikrar ettiğini, davalı yanın, 30.12.2019 tarihli beyanlarında;"...Öncelikle belirtmek gerekir ki; dosyaya sunulu yazışmalar huzurda görülmekte olan dava bakımından hiçbir suretle yasal delil niteliği taşımamakla birlikte;

fatura tarihi olan 04.06.2018 tarihinden çok önceki tarihli bir kayıt olup, üzerinden 8 aydan fazla süre geçmiş olmakla, ilgili kayıtların dava konusu fatura ile ilgisi bulunmadığı açıktır.'' demek suretiyle ibraz edilen kayıtların gerçekliğini ve geçerliliğini kabul ettiğini, hal böyleyken sadece bu kayıtların başka mallarla ilgili olduğunu öne sürerek borçtan kurtulmaya çalışan davalının bu çabasının hukuken korunmasının mümkün olmadığını, whatsapp kayıtlarının HMK md.199 kapsamında belge niteliğinde olduğunun yerleşik Yargıtay ilamları ile de sabit olduğunu.

(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2017/1014 K. 2020/4488 T. 10.6.2020. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/14813 E. - 2016/2351 K).

Yargıtay ilamlarından da anlaşılacağı üzere whatsapp kayıtlarının HMK md. 199 hükmü gereğince kanunen belge niteliğinde olduğunu, mesajların kendisi tarafından çekilmediğine itirazı olmayan ancak farklı malların teslimine ilişkin olduğunu öne süren davacının borcu kabul ettiğinin açıkça ortada olduğunu, Yerel mahkemece taraflarınca delil olarak sunulan mesaj kayıtlarının hangi mallara,

hangi dönemlere ait olduğunun ve böylece taraflar arasındaki borç ilişkisinin tespiti gerekirken davanın reddine karar verilmesinin yasaya ve usule aykırı olduğunu;Malları teslim aldığını HMK 199. maddesi kapsamında ''belge'' olarak nitelendirilen whatsapp kayıtlarında ikrar eden davalının, artık yalnızca ödeme def'i ileri sürebilmesi gerekmekte iken davalının yine aynı kayıtlarla yurt dışına ihraç ettiği mallardan henüz para kazanamaması sebebiyle bir ödemede bulunmadığını da ikrar ettiğini, bu itibarla herhangi bir ödemede bulunmayan ve bunu ikrar eden davalının ödeme def'i ileri sürme hakkının bulunmadığını,

işbu sebeplerle Yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Yerel mahkemece delillerin incelenmediğini ve delillerin ilgili makamlardan gelişi beklenmeden hatalı hüküm kurulduğunu, dava dilekçesinde, delil dilekçesinde ve sonraki cevap ve beyan dilekçelerinde defaatle bildirmelerine rağmen Yerel mahkemece davalının davaya konu faturadaki malları yurt dışına ihraç edip etmediği hususuna gerekli önemin verilmediğini, davalı taraf davacı müvekkilİ şirket ile aralarındaki ticari ilişkiyi ve borcun varlığını inkar etse de,

müvekkili şirket yetkilisi ile aralarındaki whatsapp mesajlarında, müvekkili şirketten malları teslim alarak yurt dışına sattığını ancak henüz parasını alamadığı için ödeme yapamadığını en kısa sürede ödeyeceğini ikrar ettiğini, hal böyleyken iddialarının en güçlü delillerinden biri olan bu hususun açığa kavuşmasının son derece elzem bir durum olduğunu, beyanları üzerine Yerel mahkemece Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü'ne 10.01.2020'de müzekkere yazılarak 16214 müşteri kodu ile ...

Ltd.

Şti.'ne teslim edilen malların satış ihracatının tespiti için Ocak 2017- Aralık 2017 dönem aralığını kapsayan şirketin ihracat kayıtlarının gönderilmesinin istendiğini ancak cevap gelmediğini, bunun üzerine yine defalarca kez Yerel mahkemeden kayıtların tekrardan istenmesini talep etmişseler de taleplerinin dikkate alınmadığını;Davalı yanın whatsapp kayıtlarında malları yurt dışına ihraç ettiğini ikrar ettiğini, bu sebeple Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü'nden gelecek cevap ile davadaki haklılıklarının ve tarafların arasındaki borç ilişkisi ispatlanacakken Yerel mahkemenin eksik inceleme ile hatalı hüküm kurduğunu,

iddialarının yazılı delil ile ispatı gerektiğinden bahisle davayı reddeden mahkemenin, bu delillerin toplanması ve hukuka uygun bir karar vermek için gerekli özeni göstermediğini beyanla Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili talebi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalıya 500 adet ve 40.000 TL değerinde monometre satışı yaptığını, satışı yapılan ürünlerin dava dışı ... Ltd.

Şti. vasıtası ile davalıya teslim edildiğini, davalının söz konusu ürünleri ihraç ettiğini, ürün karşılığı düzenlenen faturayı ise kabul etmediğini ve kendisine herhangi bir ödeme yapmadığını beyan ederek icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf davacıdan herhangi bir ürün almadığını, faturanın ticari ilişkiye dayanmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması,

diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre.

Mahkemece tarafların ticari defterleri ile dosya üzerinde inceleme yapılmak suretiyle alınan bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmadığı, takip konusu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 45.905,16 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu, takip konusu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davalının takip tarihi itibariyle davacıya borçlu olmadığının tespit edildiği,

bu tespitlere göre davacının ticari defterlerinin, yukarıda açıklanan yasal düzenleme gereği lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, davalı tarafından takip konusu faturanın bağlı olduğu vergi dairesine bildirilmediği, tarafların BA-BS kayıtlarının da uyuşmadığı, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafından, faturanın davalıya tebliğ edildiği ve fatura konusu malların davalıya veya davalı adına teslimin gerçekleştirildiği iddia olunan dava dışı ... Ltd.

Şti.'ye teslim edildiğine dair herhangi bir delil sunulmadığı, taraflar arasındaki mesajlar fatura tarihinden öncesine ait olup öte yandan mesaj içeriklerinde takip konusu fatura ve fatura konusu ürünlere ilişkin bir bilgi ve beyanın yer almadığı, hangi ticari ilişkiden bahsedildiğinin anlaşılmadığı, Mahkemece dosyaya dava dışı ... Ltd.

Şti. tarafından gerçekleştirilen ihracat kayıtlarının celp edilmemesinin sonuca bir etkisinin olmadığı, dava dışı şirket tarafından aynı tür ve miktarda ürünün ihraç edilmiş ve bu ürünlerin davalıdan alınmış olmasının, bu ürünlerin davacının düzenlediği faturaya konu ettiği ürünler olduğunu ve davalı tarafından davacıdan satın alındığını ispat etmeyeceği, ispat noktasında önemli olanın davacı tarafından, fatura bedeline göre, fatura konusu ürünlerin teslim edildiğine dair yazılı bir belgenin bulunması olduğu, davacı tarafından sunulan mesaj kayıtlarının teslimi ispata yarar yazılı belge ya da yazılı delil başlangıcı olmadığı,

bu minvalde ispat olunamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2021/1878, K. 2024/316, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1878
Karar No
2024/316
Tarih
22 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1885 K.2024/361
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1888 K.2024/318
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1890 K.2024/362
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1898 K.2024/319
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1905 K.2024/365
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1917 K.2024/117

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.