KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2021
- Dosya no
- 2021/425 Esas
- Karar no
- 2021/498 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2020/467 Esas - 2020/614 Karar
- Tarih
- 26/11/2020
- Dava
- Şirketin İhyası
Karar Metni
1.167 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, ihyası talep edilen ... LİMİTED ŞİRKETİ aleyhine İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2018/439 Esas sayılı dosyasıyla alacak davası açtıklarını; yargılama devam ederken şirketin 19/10/2015 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin ortaya çıktığını; bunun üzerine mahkemece kendilerine iş bu davanın açılması için yetki ve mehil verildiğini belirterek, söz konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesini ve ticaret siciline bu şekilde ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmaya katılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 26/11/2020 tarih 2020/467 Esas - 2020/614 Karar sayılı kararında; " Ek tasfiye davası TTK 547. Maddede düzenlenmiş olup; ek tasfiye talebinde bulunabilecekler arasında şirketin alacaklıları da sayılmıştır. Alacaklılar, alacakları varlığını koruduğu sürece ek tasfiye talep edebilirler. Bu hukuki menfaatin mahkemece denetlenmesi mutlaka gereklidir.
Bu çerçevede mahkememizce İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2018/439 Esas sayılı dosyası incelenmiş olup, o dosyada zaman aşımı itirazının bulunmadığı, mahkemece yargılamanın esasına girildiği ve devam ettiği; iddiaya göre de davacı kurumun alacağının kuvvetle muhtemel olduğu görülmekle; mahkememizce davanın esası incelenmiş olup.
İhyası istenen şirketin ticaret sicil memurluğunca, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesi ile 30/12/212 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin resen terkin edildiği" bu nedenle tasfiye memurunun atanmamış olduğu belirlenmiştir.
Ancak, şirketin borcu varken terkin edilmiş olması, her ne kadar şirketin tüzel kişiliğini sona erdiriyor ise de şirketi borçtan kurtarmamaktadır. Bu nedenle alacaklının, alacağı devam ettiği müddetçe şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi zorunludur. Mahkememizce bu nedenle dava kabul edilmiş olup, fakat davalı ...
Sicili aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği, zira yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/7353 Esas - 2015/9186 Karar sayılı ve 14/09/2015 tarihli hükmü gereğince, Ticaret Sicilin yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahkum edilebilmesi için terkin işleminin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7/2 maddesine aykırı olarak gerçekleştirildiğinin saptanması gerektiği; böyle bir hususun söz konusu olmadığı, gelen yazı cevabı ve evraklardan da Ticaret Sicil Memurluğunun resen terkin işlemlerinde herhangi bir hatasının bulunmadığı nazara alınarak;
davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmedilmemiştir. ..."gerekçesi ile, TTK 547. MADDE GEREĞİNCE DAVANIN KABULÜ İLE. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarasıyla kayıtlı olan ...
LİMİTED ŞİRKETİ'nin İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2018/439 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama süreci ve alınacak kararın infaz süresi ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, Şirkete ek tasfiye memuru olarak da ...'in ( T.C. ... ) atanmasına, İş bu karar kesinleştiğinde ticaret sicil müdürlüğüne gönderilmek suretiyle gereğinin ifasının bildirilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, davalı ...
Memurluğuna vekalet ücreti ve yargılama giderleri yükletilemeyeceği gerekçesi ile müvekkili kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmediğini, bu nedenle kararın bozulması gerektiğini, Davanın TTK'nın geçici 7.maddesi gereğince ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin ihyasına ilişkin olduğunu, TTK geçici 7. Maddesinde şirketin alacaklılarının veya hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını talep edebileceğinin düzenlendiğini, yasada ihyasına karar verilen şirkete ek tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinin doğru olmadığını,
Davalı tarafından yasaya uygun olarak terkin yapılmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiğini,İleri sürerek, yerel mahkeme kararının vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava.
TTK geçici 7. Maddesi ile ticaret sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.Davacı, ihyası talep edilen şirket aleyhine İstanbul Anadolu 20. İş mahkemesinde 2018/439 E. Sayılı rücuen alacak davası açtıklarını, yargılama sırasında şirketin TTK geçici 7. Maddesi ile ticaret sicilden resen terkin edildiğinin öğrenildiğini belirterek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulü ile adı geçen şirketin söz konusu davada yapılan yargılama süreci ve alınacak kararın infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirkete ek tasfiye memuru olarak dava dışı ...'in atanmasına,
yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı istinafa başvurmuştur.Dosya içinde bulunan belge ve bilgiler, ticaret sicil kayıtları ve İstanbul Anadolu 20. İş mahkemesinin 2018/439 E. Sayılı dosyasından, ihyası talep edilen şirketin davalı ... müdürlüğünce TTK'nın geçici 7. Maddesi hükmüne göre 09/10/2015 tarihinde resen ticaret sicilden terkin edildiği,
davacı tarafça 10/10/2018 tarihinde ticaret sicil kayıtları silinmiş şirket hakkında İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinde 2018/439 E. Sayılı rucüen alacak davası açıldığı anlaşılmıştır.İlgili şirketin ticaret sicilden resen terkin edildiği tarihte şirket hakkında açılmış bir dava bulunmamaktadır.
Davacı, davalı ... müdürlüğünün yapmış olduğu resen terkin işleminin TTK geçici 7. Maddesinde öngörülen usule aykırı olduğunu, davalının usulsüz işlem yaptığını iddia etmediği gibi bu hususu da ispatlayamamıştır. Buna göre davalı ... müdürlüğü ihya davasının açılmasına haksız işlemi nedeniyle sebep olmamıştır.
İhya davasının açılmasına davalının sebep olduğu ispatlanamadığından kanuni hasım olması nedeniyle davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Davacının bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.İhyası talep edilen şirketin, TTK geçici 7. Maddeye göre ticaret sicilden resen terkin edildiği anlaşılmaktadır.
Resen terkin işlemi yapılmadan önce şirketin tasfiye halinde olduğuna dair dosya içinde bilgi ve belge bulunmamaktadır.Bu durumda, mahkemece sadece ilgili şirketin ihyasına karar verilmesi gerekirken, ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanması ve İş mahkemesinde açılan dava ile sınırlı olarak ihyaya karar verilmesi hatalı olmuştur.Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b2 maddesi ile kaldırılmasına,
davanın esasına yönelik olarak dairemizce yeniden karar verilerek davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyasına dair yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2021/425, K. 2021/498, 2 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama