KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/1059
- Karar no
- 2024/1871
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/11/2021
- Numarası
- 2020/439 Esas - 2021/848Karar
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
Karar Metni
1.545 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı borçlu ...
A.Ş.arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davalıya işbu sözleşmeye istinaden ticari kredi kullandırıldığını, borçluların borcunu ödememesi üzerine borçların ödenmesi için Beyoğlu ....Noterliğinin 11/10/2018 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunmayan ve borçları da ödemeyen borçluya karşı ... sayılı dosyasından genel haciz yoluyla ilamsız takibe geçildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına,
%20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi davalılara usulüne uygun olarak tebliğ olunmuş, süresi içinde davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 01/11/2021 tarih ve 2020/439 Esas - 2021/848 Karar sayılı kararında;"....Mahkememizce konusunda uzman bilirkişiye yaptırılan ve hükme esas alınan bilirkişinin raporunda hesaplandığı şekliyle davacı bankanın davalıdan takip tarihi itibariyle ayrıntısı bilirkişi raporunda gösterilen ve aşağıda hüküm kısmında belirtilen şekilde hesaplamanın yapıldığı,
takip tarihinden sonra davacı banka tarafından 16/11/2018 tarihinde 10.000 TL, 21/01/2019 tarihinde 3.100 TL, 28/08/2019 tarihinde 750 TL tutarlı kısmi tahsilat yapılmış olup, davacı bankanın davalılardan dava tarihi itibarı ile 15.841,20 TL asıl alacak, 18.460,18 TL işlemiş faiz, 923,01 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 35.224,39 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalılar tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 15.841,20 TL asıl alacak, 18.460,18 TL işlemiş faiz ve 923,01 TL BSMV olmak üzere toplam 35.224,39 TL üzerinden devamına,
dava tarihinden sonra yapılan ödeme varsa icra müdürlüğü tarafından infazda dikkate alınmasına, ayrıca alacak likit ve belirlenebilir olduğundan takipte itiraz edilen asıl alacak tutarı olan 25.749,94-TL üzerinden İİK'nun 67/2.
Maddesi uyarınca %20'i oranında hesaplanan 5.149,98-TL icra inkar tazminatına hükmedilmiş, her ne kadar mahkememiz kısa kararından ... yazılmış ise de, icra takibinin İstanbul ... sayılı dosyası ile başlatıldığı, verilen yetkisizlik kararı ile dosyanın ... sayısına kayıt edildiği anlaşılmakla kısa kararda yapılan maddi hata gerekçeli kararda düzeltilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.."gerekçesi ile, '' Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-...sayılı takip dosyasında davalı borçlu/kefilller tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile,
takibin 15.841,20-TL asıl alacak, 18.460,18-TL işlemiş faizi ve 923,01-TL BSMV olmak üzere toplam 35.224,39-TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacak anapara tutarına dava tarihinden tahsil tarihine kadar % 75,00 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 BSMV'si işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, dava tarihinden sonra yapılan ödeme var ise infaz aşamasında dikkate alınmasına,2-İİK.67/2 maddesi uyarınca asıl alacak miktarının (takipte itiraz edilen asıl alacak tutarı olan) 25.749,94-TL) %20.si oranında hesaplanan 5.149,98-TL icra inkar tazminatının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
''karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Müvekkili banka ile davalı borçlu ... A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalılardan ... ve ... işbu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçluya iş bu sözleşmelere istinaden ticari kredi kullandırıldığını, borçluların borcunu ödememesi üzerine, borcun ödenmesi için Beyoğlu....
Noterliğinin 11 Ekim 2018 tarihli .. yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, yasal süresi içinde ödeme yapılmadığı takdirde yasal yollara başvurulacağı bildirildiğini, ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunmayan ve borçları da ödemeyen borçluya karşı .... sayılı dosyasından genel haciz yolu ile ilamsız takibe geçildiğini, Davalıların borca itiraz ederek takibi durdurmasının ardından, davalılar aleyhine İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/439 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda, davamızın kısmen kabulüne karar verildiğini,
işbu kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etme gereği hasıl olduğunu, İtirazın iptali davalarında dava değeri, davaya konu icra takibinde yer alan tutar ile aynı olduğunu, dava değerinin takip çıkış tutarı ile aynı olması kanuni bir zorunluluk olduğunu, davanın takip tutarı üzerinden açılmadığı durumlarda, mahkemeler dava değeri ile takip tutarı arasındaki fark üzerinden harcın tamamlatılması için taraflara süre verdiğini,Takip tarihinden sonra borçlu tarafından ödeme yapılması durumunda ise, takip tarihi itibariyle alacak tutarının belirlenerek,
yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınması gerektiğini,Yerel Mahkeme kararında, takibin dava tarihi itibariyle hesaplanan tutarlar üzerinden devamına karar verildiğini, takip tarihi itibariyle hesaplanan tutar üzerinden takibin devamına, yapılan tahsilat tutarının belirtilerek icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına karar verilmesi gerektiğini, aksi takdirde bu durum, icra müdürlüğünce, tahsilatın mükerrer olarak dosya borcundan mahsup edilmesine ve müvekkilinin alacağının eksik hesaplanmasına neden olacağını, ayrıca dava,
tahsil edilen tutar yönünden reddedildiği için bu tutar üzerinden aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, tüm bu nedenlerle Yerel Mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını talep ettiklerini,İleri sürerek; re’sen gözetilecek nedenlerle; usul ve yasaya aykırı Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak, talepleri doğrultusunda davanın kabulü ile davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
müvekkili aleyhine telafisi zor zararlar ortaya çıkmasına engel olmak amacı ile istinaf incelemesi neticeleninceye kadar tehir-i icra kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, ...'den kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine davalı borçluların itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut olayda, davacı bankanın ...
Şubesi ile davalılardan ...A.Ş. arasında 02/03/2016 tarihli, 2.600.000,00 TL. bedelli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalılardan ... ile ...'nın ise 3.250.000,00-TL. limit üzerinden anılan genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzalakları, anılan sözleşmede kefilin sorumlu olduğu kefalet limiti, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibaresinin yazılı olduğu, kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 583. maddesindeki yasal koşulları kapsadığı, davalı kefillerin anılan sözleşmenin akdedildiği tarihde davalı asıl borçlu ...A.Ş.'nin ortağı/yetkilisi olduğu,
bu durumda TBK 584 maddesi uyarınca eş muvafakatinin aranmayacağı ve kefaletin geçerli olduğu anlaşılmıştır.Davaya konu icra takibi ile, davacı tarafından davalılar aleyhine ... nolu ticari krediden kaynaklanan 25.749,94 TL asıl alacak, 602,51 TL işlemiş faiz, 30,13 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 26.382,58 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu ve 26.382,58 TL üzerinden itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Somut olayda davalı tarafça, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 16.11.2018 tarihinde 10.000,00-TL, 21.01.2019 tarihinde 3.100,00-TL., 28.08.2019 tarihinde 750,00-TL.
Olmak üzere toplam: 13.850,00-TL. Kredi tahsilatı olarak ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Davacı tarafça, icra takibinden sonra yapılan bu ödemeler düşülmeden istinafa konu itirazın iptali davasının açıldığı, ödeme yapılan miktar yönünden dava açılmasında davacının hukuki menfaatinin olmadığı, TBK. 100 madde gözetilerek dava tarihi itibariyle davacı alacağının tespiti gerekmektedir. TBK.
100 madde hükmü uyarınca icra takibinden sonra yapılan ödemeler düşülmeden takip talebindeki toplam 26.382,58-TL üzerinden itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkemece, bilirkişi ek raporu doğrultusunda, dava tarihi itibariyle davacının toplam 35.224,39 TL alacaklı olduğu belirtilerek takibin 35.224,39 TL.
Üzerinden devamına karar verilmiş ise de, dava değeri 26.382,58-TL olup mahkemece HMK'nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırı olarak dava değerini aşarak toplam 35.224,39 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilip hangi miktarın ret edildiği açıklanmadan davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.TBK'nın 100. maddesinde.
"Borçlu faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz," hükmü düzenlenmiştir.
Davaya konu takip talebinde de kısmi ödemelerin TBK'nın 100. maddesine göre öncelikle varsa işlemiş faiz ve masraf ve fer'ilere mahsup edileceği belirtilmiştir.Bir başka anlatımla TBK'nun 100. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Buna göre, borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez.
Anılan maddenin uygulanması için takip talebinde bu yönde ayrıca talepte bulunulması gerekli olmayıp, istek olmasa da memurlukça bu husus re'sen dikkate alınmalıdır (Hukuk Genel Kurulu'nun 09/10/2002 tarih ve 2002/12-709 Esas -2002/781 Karar sayılı kararı).
Şu halde, TBK'nun 100. maddesi uyarınca, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmiş olması durumunda ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerekir.(Yargıtay 12 HD.nin 2018/7452 Esas,2019/9523 Karar sayılı içtihadı) Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun yukarıdaki açıklamalarda gözetildiğinde TBK.
100 maddesine uygun olarak düzenlenmediği ve karar vermeye yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Buna göre mahkemece, önceki bilirkişiden, boçluların İcra takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yaptıkları ödemelerin, ödeme tarihleri de gözetilerek TBK 100.
Maddesine göre öncelikle faiz ve masraflara mahsubu ile bakiye kalması halinde asıl alacaktan indirilmesi ve bakiye alacağın bu suretle saptanarak buna göre dava tarihi itibariyle kapak hesabının çıkartılarak denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 355, 353/1-a.6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1059, K. 2024/1871, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama