İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/114 K.2022/1040

DAVA İtirazın İptali

Esas2022/114Karar2022/1040Tarih23 Haziran 2022Okuma11 dk · 2.110 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Haziran 2022
Dosya no
2022/114 Esas
Karar no
2022/1040 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA
Tarihi
09/11/2021
Numarası
2020/109 Esas 2021/434 Karar
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.110 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

DAVA İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 23/06/2022

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile, Dava dışı ... Anonim Şirketinin, 26.11.2018 tanzim tarihli ... numaralı poliçe sahibi olup, Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Alt Poliçesi ile .... firmasına teslim edilecek İnşaat Malzemeleri ve Aksesurlarının işbu poliçe ile müvekkili şirket tarafından teminat altına alındığını, ... A.Ş.nin Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren ....

İsimli firmadan 66 ton galvanizli sac satın aldığını ve bu emtiaların Yunanistan/Pire'de bulunmakta olan alıcı firma ....'a teslimi hususunda, teslimatın denizyolu ve karayolu taşımacılığı gerektirmesi göz önünde bulundurularak, denizyolu taşımacılığı sonrasında Pire Limanı’na ulaşan emtiaların karayolu taşımacılığı ile alıcı firmanın proje sahasına teslim edilebilmesi için davalılardan ... Ltd. Şti. ile anlaşıldığını, emtiaların 26/11/2018 tarihinde diğer davalı ...

A.Ş.'ye ait gemiye yüklenerek Suudi Arabistan'dan Yunanistan'a sevk edildiğini, emtiaların alıcı firmaya ulaşmasından sonra bir kısmının hasarlı ve kullanılamaz durum olduğunun tespit edildiğini ve 21.919,44.USD ödeme yapıldığını, halefiyet ilkesi gereği rücu haklarının olduğunu, dava dışı sigortalıya ödenen bedelin tahsili için İstanbul Anadolu ..

İcra Müdürlüğünün ... dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının sigortalısının davaya konu taşıma sözleşmesine taraf olmadığını, bu nedenle aktif husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili firmanın başlatılan icra takibinin tarafı olmadığını, dolayısıyla işbu davanın tarafı olmayacağını, bu nedenle pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili yönünden arabuluculuk sürecine başvuruda bulunulmadığını, hak düşürücü ve zamanaşımı yönünden itirazları bulunduğunu, yetki itirazlarının bulunduğunu, yetkili mahkemelerin Hamburg Mahkemeleri olduğunu, davaya dayanak olarak sunulan sigorta sözleşmesinin geçersiz olduğunu,

taşıyanın sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, yükün sovtaj değerinin tahsil edilip edilmediği hususlarının belli olmadığını belirterek, davanın öncelikle aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeni ile reddine, milletlararası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeni ile reddine ve her halükarda davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemenin 09/11/2021 tarihli duruşma ara kararı ile davalı .... Ltd. Şti. yönünden davanın tefrik edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 09/11/2021 tarih 2020/109 Esas 2021/434 Karar sayılı kararında;"....Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, taşımanın hiç bir aşamasının Türkiye ile bağlantılı olmadığı, dosyaya sunulan sigorta poliçesi kapsamında sigortalı hak sahibinin dava dışı ... olduğu, yetki kaydının bulunduğu konşimento tahtında emtiaların sigortalıya teslim edildiği ve hasar tazminatı ödemesinin de buna göre yapıldığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı,

(Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve 2020/3051 Karar sayılı ilamına karşılık taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığından) deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, konişmentonun arka yüzünde bulunan yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı sigorta şirketini bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Hamburg Mahkemesinin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine ..."gerekçesi ile,

Davalı ... vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin USULDEN REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, ...

A.Ş.'nin Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı olup, bu sigortanın alt poliçesi olarak, Suudi Arabistan'dan teslim alınarak Yunanistan'da bulunan .... firması adına AMERICAN EMBASSY (Amerikan Büyükelçiliği)'ne teslim edilecek inşaat malzemeleri ve aksesurları için, alıcı .... nam ve hesabına müvekkili sigorta şirketi ile ... numaralı deniz taşımacılığı poliçesi akdedildiğini, mevcut poliçenin, NAKLİYAT EMTİA ABONMAN SİGORTA ALT POLİÇESİ olup, sigorta ettirenin dava dışı ...

A.Ş., sigortalının ise ... Firması olduğunu, Yapılan sigorta sözleşmesinden doğan borçlar her ne kadar sigorta ettiren ... A.Ş. tarafından karşılanmış olsa dahi, sözleşmeden doğan hakların sigortalı ....'ye ait olacağını, dolayısıyla işbu davaya konu hasar tazminatının, sigorta sözleşmesinden doğan bir hak olması sebebiyle, dava dışı ...

Inc.'e yapılan ödeme sözleşmeden doğduğunu, Tercümeleriyle birlikte mahkemeye sunulan ve davalı tarafından ikame edilen konişmento incelendiğinde görüleceği üzere, alıcı olarak AMERICAN EMBASSY (Amerikan Büyükelçiliği) yazılmış olmasının yanında, ilgili konişmentonun GSO/S&C koduyla ... namına düzenlendiğini, 1963 yılında Konsolosluk İlişkileri hakkında Viyana Sözleşmesi imzalandığını, ABD ve Yunanistan'ın da bu sözleşmeye taraf devletler olduklarını, bu sözleşme uyarınca elçilikler/konsoloslukların bulundukları ülkede, temsil ettikleri vatandaşların iş ve işlemlerini yapmakla görevli,

yine temsil ettiği ülkenin ticari amaçlarını koruyan resmi daireler olarak kabul edildiklerini, bu nedenlerle işbu davaya konu konişmento üzerinde her ne kadar alıcı olarak AMERICAN EMBASSY (Amerikan Büyükelçiliği) yazılmış olsa dahi, bu konişmentonun GSO/S&C koduyla ... namına düzenlendiğini, ilaveten Amerikan Büyükelçiliği'nin 1963 Viyana Sözleşmesi uyarınca temsil ettikleri vatandaşların iş ve işlemlerini yapma yetkisine istinaden, nama yazılı konişmentoda ... adına işlem yapma/teslim alma hakkının sözleşme gereği olduğunu, kaldı ki taşınan yükü teslim alan alıcının asıl yük sahibi olma zorunluluğu olmadığını,

Davaya konu uyuşmazlıkta davalının yetki sözleşmesine konu etmiş olduğu sözleşmenin asıl taşıyan ... tarafından düzenlenmiş bulunan konişmento olduğunu, halefi oldukları sigortalı ile davalı arasında bir taşıma sözleşmesi ve ayrı bir yetki sözleşmesi yapılmadığını, asıl taşıyan ... tarafından tek taraflı irade beyanı ile düzenlenen konişmentonun yetki sözleşmesinin varlığına delil olarak kabul edilmesinin HMK m.17 ve m.18 muhteviyatına, usul ve hukuka aykırı olduğunu, Kural olarak HMK m. 17’ye uygun olarak ortada asıl taşıyıcı ile gönderen arasında geçerli olarak kurulan yetki sözleşmesi yok iken,

tek taraflı irade beyanı ile hazırlanmış konişmentoya dayanılması ve buna istinaden Türk Mahkemeleri'nin yetkisiz olduğunun iddia edilmesinin, yabancı tacirler ile acenteleri aracılığı ile ticaret yapan tacirlerin hak arama özgürlüğünü kısıtlanma çabası mahiyetinde olup, kanundan doğan temsil yetkisinin tanınmaması dolayısıyla milletlerarası özel hukuk kurallarına ayrıca aykırılık teşkil edeceğini, (Yargıtay HGK E. 1988/11-26, K. 1988/76. T.

15.6.1988,) Konişmentoda yer alan yetki düzenlemesini kabul anlamına gelmemekle birlikte, böyle bir yetki düzenlemesinin kabul edilmesi halinde dahi, müvekkile sigorta şirketinin halefi olduğu dava dışı sigortalının, böyle bir sözleşme ile,

iradesinin olmaması dolayısıyla HMK M.18 gereğince bağlı olmayacağını ve kendisine karşı yetki itirazı ileri sürülemeyeceğini, MÖHUK'un 47. Maddesinde, bazı tür ihtilaflar için yapılmış yetki anlaşmalarının Kanunda düzenlenen yetkili mahkemelerin yetkisini bertaraf edemeyeceğinin hükme bağlandığını, MÖHUK m.46 Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar için düzenlenmiş olup, bu hususta Türk Mahkemeleri'nin yetkisinin bertaraf edilemeyeceği, ve dolayısıyla aksine yapılmış olan düzenlemelerin kabul edilmeyeceğinin hüküm altına alındığını, Diğer taraftan iş sözleşmesi ve iş ilişkisi davaları,

tüketici sözleşmesine ilişkin davalar ile ilgili 5718 sayılı MÖHUK'un 44, 45,46.maddelerinde belirlenen mahkemelerin yetkisinin tarafların yapacakları yetki sözleşmesiyle bertaraf edilemeyeceğinin düzenlendiğini, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2004/363 E, 2004/11379 K., Yargıtay 11.Hukuk Dairesi Esas: 2019/ 3298 Karar: 2020 / 2018 Karar Tarihi: 25.02.2020)Müvekkili şirket tarafından yargılama sırasında Türk Mahkemelerinin yargılama yetkisinin bulunduğu izah edilmiş ise de, mahkeme tarafından eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu, gerekçeli karar da dahi iddia ettikleri hususlara ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığını,

Türk Hukukuna göre konşimento genel işlem şartı niteliğinde olduğu için yargı yetkisi kaydının müvekkili şirket bakımından geçersiz olduğunu (TBK 20.mad.), konşimento Genel İşlem Koşulu niteliğine haiz olduğundan TBK'nın ilgili maddelerinin bu konşimentodaki kayıtlar açısından da uygulama alanı bulması gerektiğini, TBK'nın uygulama alanı bulmasıyla Madde 21'de geçen "Yazılmamış Sayılma" hükmüne uygun olarak,

sözleşmenin yazılmamış sayılan genel işlem koşulları dışındaki hükümlerinin geçerliliğini koruması ve yargılama yetkisi kaydının mevcudiyetine ilişkin hükmün yazılmamış sayılması gerektiğini, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2017/4252 K. 2019/4767, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2016/8075 K. 2018/2327)Yargı yetkisi kayıtlarının Türk Mahkemelerinin yargılama yetkisini ortadan kaldırmayacağını, Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu Madde 47/1'e göre Türk Mahkemelerinin yargılama yetkisini ortadan kaldıracak anlaşmaların yapılmasının mümkün olmadığını, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2019/3799 K. 2020/3051, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.1988/11-26,

K.1988/76), söz konusu konşimentonun arka yüzünde yer alan şartların bir anlam ifade edilebilmesi için öncelikle ilgili konşimentonun arka yüzü ile beraber dava-dışı sigortalıya sunulması gerektiğini, zira, taşıma sözleşmesinin tarafı olmayan 3.kişilerin taşıyıcılarla arasındaki hukuki bağı konşimentoların oluşturduğunu, arka yüzü ve özel koşulları sunulmayan bir konşimentoda özel koşullar bulunduğundan bahisle bu koşullardan 3.kişileri sorumlu tutmanın ise hukuka aykırı olacağını,

Taşıyıcılar tarafından tek taraflı irade beyanı ile düzenlenen konşimentonun yetki sözleşmesinin varlığına delil olarak kabul edilmesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 17 ve Madde 18'in muhteviyatına bu sebeple de usul ve hukuka aykırı olacağını, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 1983/5142 K. 1983/5268), dava-dışı sigortalının da davacı müvekkili sigorta şirketinin de yetki kaydı açısından bir rızası mevcut olmadığını, bu sebeple, söz konusu yetki kaydının bu kayda rıza göstermeyenler açısından geçerli olmayacağını,

bu kaydı geçerli saymanın ise kamu düzenine aykırılık teşkil edeceğini(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2008/5454 K. 2009/2604 ),Sonuç olarak, gerek konşimentoların "Genel İşlem Koşulu" niteliklerine haiz olması gerek konşimentonun arka yüzünün taşıma işinin görülmesi esnasında 3.kişilere sunulmamış olması gerek Türk Mahkemelerinin "Yargılama Yetkisinin" sözleşmelerle kaldırılamayacak olması gerekse de davacı ve davalı taraflar arasında karşılıklı rızaya dayalı bir yetki sözleşmesinin bulunmaması sebebi ile ilk derece mahkemesinin davalı yanın "Milletlerarası Yetki İtirazını" kabul etmek sureti ile davayı yetkisizlik yönünden reddetmesinin

usule ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemece yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadan, eksik incelemeye dayalı, haksız ve hukuka aykırı hüküm tesis edildiğini (HMK 353/1-a6),Davalıların konu hasar sebebiyle sorumluluklarının olduğu sabit olup, mahkemece aksi yönde bir beyan ve değerlendirmede dahi bulunulmadığını, dosya kapsamında usul sebebiyle red kararının, müvekkili şirketin hak arama hakkının ihlaline sebebiyet vereceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı sigorta şirketine Nakliyat Emtia Abonman Alt Poliçesi ile sigortalı emtianın davalının sorumluluğunda taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen hasar nedeniyle davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalıdan TTK nun 1472. maddesi gereğince rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK nun 67. maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, davalı ... vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

5718 sayılı MÖHUK'un "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımında da geçerli olacağı düzenlenmiştir.

Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için yazılı, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olması, söz konusu uyuşmazlık yönünden kanun tarafından münhasır bir mahkeme tayin edilmemiş olması ve yetki anlaşmasının "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olması gerekmektedir.

Ayrıca yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK'nın 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak "belirli" olması şartı, MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır.

Taşıyan ile gönderilen arasındaki ilişkide konişmento esas alınır ( TTK.m.1237/1) ...AŞ tarafından yurtdışından ithal edilerek dava dışı ...'ye teslim edilecek olan galvanizli sac emtiasının davacı sigorta şirketi nezdinde 26/11/2018 tanzim tarihli ve ... numaralı nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığı, sigortalı hak sahibinin dava dışı ... olduğu, Suudi Arabistan Cidde Limanı'ndan Yunanistan Pire Limanına taşımasının davalı ...'a ait ... numaralı konşimento tahtında ... isimli gemi ile yapıldığı, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun taşıyıcı ... adına acente olarak ...Limited tarafından imzalandığı,

...'ın yabancı bir şirket olduğu, konişmentonun arka sayfasında taşıma şartları 24. bölümünde yer alan yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin Hamburg Mahkemeleri olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta; taşınan emtiaların gönderileni olan şirket, taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olması ve Suudi Arabistan- Yunanistan taşımasının ifası nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlık yabancılık unsuru taşımaktadır. Bu şekilde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi mevcut olup, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşması mümkündür.

Davada münhasır yetki veya ve kamu düzeni sözkonusu değildir. Taşınan emtiaların gönderileni davacının sigortalısı olup, konişmentonun koşulları ile alıcı ve onun halefi olan davacı sigorta şirketi bağlıdır.

Yetki sözleşmesinin taraflarının tacir olduğu, tacirler arasında TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, konişmentodaki yetki şartında TBK'nın 21/2. maddesi anlamında taşıma ilişkisinin niteliğine aykırı bir kayıt bulunmadığı, uluslararası yetki şartının aynı Kanun'un 25. maddesi anlamında dürüstlük kuralına aykırı haksız işlem şartı niteliğinin olmadığı, buna göre yetki sözleşmesinin geçerlilik koşullarını taşıdığı, dolayısıyla mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine de aykırılık içermediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70.TL istinaf karar harcından istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 59,30.TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avansı varsa avansı yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK' nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay' da temyiz yolu açık olmak üzere 23/06/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/114, K. 2022/1040, 23 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar Tarihi: 23/06/2022
  4. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/114
Karar No
2022/1040
Tarih
23 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/114 K.2022/493
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/114 K.2022/492
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/114 K.2022/565
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/114 K.2022/568
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/115 K.2022/460
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/115 K.2022/430

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.