İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1591 K.2023/997

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/1591Karar2023/997Tarih8 Haziran 2023Okuma10 dk · 1.965 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Haziran 2023
Dosya no
2022/1591 Esas
Karar no
2023/997 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2021/124 Esas - 2021/1166 Karar
Tarihi
08/12/2021
Dava
Kayyımlık (Ticari Şirkete Yönetim Kayyımı Atanması Talebi
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.965 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile diğer davalı ortaklar arasında şirketin temsil ve ilzamı ve devamı iradesinin ortadan kalktığını, müvekkilinin %50 hissedarı olduğu şirkette 23.06.2015 tescil tarihinden itibaren diğer ortak davalı ... ile şirket kaşesi üzerine vaz edecekleri müşterek imzaları ile şirketi müştereken temsil ve ilzama yetkili olarak 5 yıllığına müdür olarak atandıklarını, müvekkili ile diğer ortaklar arasında husumetin çok öncesinden itibaren mevcut olduğunu, 2014 yılında şirketin yönetim zaafına düşmemesi için, birlikte karar almak ve şirketi yönetme ihtimali de kalmadığından,

müvekkili tarafından İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1445 esas sayılı dosyası ile şirkete kayyım atanmasının talep edildiğini, ancak şirketin tek mal varlığı olan taşınmazın müteahhit firma ile anlaşılarak Kentsel dönüşüm / 6306 sayılı yasa hükümlerine binaen tekrar inşası söz konusu olduğundan ortaklar kurulu kararı alınarak kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalanması için 23.06.2015 tarihinde tescil ve ilan ile müdürlük ve müştereken şirketi temsil ve ilzam süresinin 5 yıllığına uzatıldığını,

bu süreç dahilinde ilgili mahkemece tarafların şirketi yönetme iradesi gösterdiği var sayılarak davanın reddedildiğini ancak şirkete ait gayrimenkulün ve müvekkilinin şirket hisselerin haczedilmesi üzerine, şirketin cari hesap alacağı bulunmadığı halde tek başına şirketi temsil ve ilzama yetkisi bulunmayan diğer ortak ...'ın bizzat İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ...

E. sayılı icra dosyasında alacaklının İİK 89/1. hükmü gereği yolladığı 1. ve 2. haciz ihbarnamelerini tebellüğ edip, borçlu şirket adına borcu kabul ettiğini beyanla davalı ortaklar ile müvekkili arasında ticari ve hukuki uyuşmazlığın bulunması, davalıların müvekkili ve davalı şirketin zararına işlemlerde bulunmaları, şirketi müştereken atacakları imza ile temsil ve ilzam sürelerinin de 23.06.2020 tarihinde dolması ve yeniden karar alınamaması sebebi davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davacının 30/03/2005 tarihinde ... Cad., ...

Sok., No:3/1 Çiftehavuzlar/Kadıköy adresinde restoran olarak ticari faaliyet gösteren davalı şirketin %50 hissesini 01/04/2005 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde ... isimli şahıstan satın alarak şirkete ortak olduğunu, şirket paylarının %25'inin kardeşi ...'a, %25'inin kendisine, kalan %50'sinin de ...'e ait olduğunu, söz konusu şirketin aynı adreste et lokantası olarak ticaretle iştigal ettiğini, bu ortaklığın ticaret siciline tescil edildiğini ve davacının atadığı ... isimli şahsın restoranı müdür olarak işletmesine karar verildiğini,

ticari faaliyetine devam ettikleri sürede şirket ortağı davacının bilgileri dışında 2007 yılı Ağustos ayında sahip olduğu şirket hissini noterden sattığını, ancak yapılan hisse devri noter satışı ile yapılmış olsa da davacının o yıllarda ortağı olduğu başka şirketlerdeki avukatı ...'a şahsi borcundan dolayı, dava konusu davalı şirketteki hissesine haciz konulması sebebiyle ticaret sicilinde tescil edilemediğini, mafya olarak da bilinen Saralların öneri ve tekliflerini kabul etmemeleri nedeniyle de 20 Ağustos 2007 tarihinde iş yerini kapattıklarını, o günden beri dava konusu şirketin herhangi bir ticari faaliyetinin söz konusu olmadığını,

davacının kolluk güçlerinin düzenlediği bir operasyonla hisselerini yine noterden yapılan bir devir sözleşmesiyle geri aldığını, ancak kapatılan iş yerinin tekrar ticari faaliyete başlamadığını, şirketin ani bir şekilde kapatılması nedeniyle büyük bir borç altına girdiğini, ortağı olan davacının adresinin belli olmaması nedeniyle müvekkilinin tüm alacaklılarla muhatap olmak zorunda kaldığını, şirketin sigorta ve vergi borçlarından dolayı taşınmazın tapu kaydına da hacizler konulduğu,

14 yıldır kapalı olan ticari faaliyeti olmayan şirketin temsil ve ilzamında herhangi bir hukuki sıkıntı ve boşluğun olmadığını beyanla haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 08/12/2021 tarih ve 2021/124 Esas - 2021/1166 Karar sayılı kararında. "Dava, müdürlük süresinin dolması nedeniyle davalı şirketin yönetimsiz kalmaması talebi için yönetim kayyımı atanması talebidir. TTK 630 maddesi uyarınca önceki temsilcilerin görev süresi sona ermesi nedeniyle davalı şirkete yönetim kayyımı atanması talebidir.

Dosya içine davalı şirketin Ticaret Sicil Kaydı alınmış ve incelenmesi sonucu 3 ortaklı olduğu ,yetkililerin ... ile ... olduğu, göreve başlama tarihinin 19.06.2015 ,görev bitim tarihinin 19.06.2020 olduğu tespit edilmiştir.

6102 sayılı TTK nın 630/2 maddesi " Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir" 6102 sayılı TTK nın 617/3 maddesi "Toplantıya çağrı ve öneri hakkı gündem ,öneriler ,çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri ,tutanak ,yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler ,Bakanlık temsilcisi olanlar hariç ,kıyas yolu ile uygulanır " maddesi uyarınca TTK 410 maddesin atıf yapılmıştır.

TTK 'nın 410/1 maddesi" Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. "şeklinde düzenlenmiştir. TMK'nin 427/4. maddesine göre bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka bir yoldan sağlanamamış ise vesayet makamınca yönetim kayyımı atanması gerekmektedir.

Anılan düzenlemeye göre yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan sözetmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK'nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur.

(Yargıtay 11 HD 2016/7714 E 2018/1804 K 08.03.2018 tarih ) TTK.nun 617/3 maddesi yollamasıyla limited şirketler yönünden de uygulama alanı bulan TTK.410 maddesi gereği, davacı görev süresi dolsa bile, genel kurulu toplantıya çağırarak şirkete temsilci seçilmesine veya şirketin tasfiyesine ilişkin hususların karara bağlanmasını sağlayabilecektir.

Şirketin münferit temsilci müdürlerin görev süresinin dolması, davacının genel kurulu toplantıya cağırmasına engel teşkil etmeyecektir. Davacının öncelikle TTK 410. Maddesi uyarınca genel kurulu toplantıya çağırmadan kayyım atanması talepli iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.

(İstanbul BAM 12 HD 2019/2164 E 2019/1644 K) Somut olayda şirketi temsile münferiden yetkili davacı ortağın ve davalılardan ...'ın sorumlu müdür olarak 23.06.2015 tarihinde 5 yıllığına atandıkları ,sürelerinin 23.06.2020 tarihinde dolması nedeniyle, ortaklar arasında anlaşmazlık bulunması ,derdest davaların olması,

yönetimin imkansız hale gelmesi nedeniyle şirkete yönetim kayyımı atanması talep edilmiş ise de TTK 617/3 maddesinin atfı ile TTK 410 maddesi uyarınca görev süresi dolan müdürlerin, genel kurulu toplantıya çağırma yetkileri halen devam ettiğinden ,TMK 427/4 maddesi uyarınca yönetim kayyımı atanmasını gerektirir bir organ boşluğu olmadığından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Şirkete kayyım atanması talebi yönünden Yargıtay yerleşik içtihatları gereğince davanın sadeci davalı şirkete açılması yeterli olduğundan diğer ortaklara karşı açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. (Benzer nitelikte Yargıtay 11 HD 2020/2171 E 2021/2208 K 09.03.2021 t ) "gerekçesi ile davanın davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğundan, davalı ... Ltd.

Şti. yönünden esastan karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesi ile.

Mahkemenin gerekçeli kararında dosya içine davalı şirketin ticaret sicil kaydının alındığını ve incelenmesi sonucu 3 ortaklı olduğu, yetkililerin ... ile ... olduğu, göreve başlama tarihinin 19.06.2015, görev bitim tarihinin 19.06.2020 olduğunu tespit ettiğini, TTK'nın 617/3. maddesinin göndermesiyle ".... limited şirketler yönünden de uygulama alanı bulan TTK.410 maddesi gereği, davacı görev süresi dolsa bile, genel kurulu toplantıya çağırarak şirkete temsilci seçilmesine veya şirketin tasfiyesine ilişkin hususların karara bağlanmasını sağlayabilecektir.

Şirketin münferit temsilci müdürlerin görev süresinin dolması, davacının genel kurulu toplantıya cağırmasına engel teşkil etmeyecektir. Davacının öncelikle TTK 410. Maddesi uyarınca genel kurulu toplantıya çağırmadan kayyım atanması talepli iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır..." diyerek davayı reddettiğini.

Somut olayda şirketi temsile münferiden yetkili davacı ortağın ve davalılardan ...'ın sorumlu müdür olarak 23.06.2015 tarihinde 5 yıllığına atandıklarını, sürelerinin 23.06.2020 tarihinde dolması, ortaklar arasında hukuki anlaşmazlık bulunması, dosyada mübrez derdest davaların olması,

yönetimin imkansız hale gelmesi nedeniyle ivedilikle genel kurul toplanmaksızın şirkete yönetim kayyımı atanması zarureti doğduğunu, müvekkili ile diğer davalı ortaklar arasında şirketin temsil ve ilzamı ve devamı iradesinin ortadan kalktığını, müvekkili ile diğer ortaklar arasındaki husumetin çok öncesinden itibaren mevcut olduğunu, 2014 yılında şirketin yönetim zaafına düşmemesi için, birlikte karar almak ve şirketi yönetme ihtimali de kalmadığından müvekkili tarafından İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1445 Esas sayılı davası ile şirkete kayyım atanmasının talep ve dava edildiğini,

şirketin tek mal varlığı olan taşınmazın müteahhit firma ile anlaşılarak kentsel dönüşüm / 6306 sayılı yasa hükümlerine binaen tekrar inşası söz konusu olduğundan ortaklar kurulu kararı alınarak kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalanması için 23.06.2015 tarihinde tescil ve ilan ile müdürlük ve müştereken şirketi temsil ve ilzam süresinin 5 yıllığına uzatıldığını, bu süreç dahilinde ilgili mahkemece tarafların şirketi yönetme iradesi gösterdiği var sayılarak davanın reddedildiğini.

Davalı şirkete ait gayrimenkulün ve müvekkilinin şirket hisselerinin haczedilmesi üzerine, tek başına şirketi temsil ve ilzama yetkisi bulunmayan diğer ortak davalı ...'ın İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ...

E. sayılı icra dosyasında bizzat icra dairesine giderek alacaklının İİK 89/1. hükmü gereği yolladığı 1. ve 2. haciz ihbarnamelerini tebellüğ edip, davalı şirket adına borcu kabul ettiğini, bu hususta İstanbul Anadolu 8. İcra Hukuk Hakimliği'nin 2018/800 E. sayılı şikayetin hala devam ettiğini.

Müvekkilinin borçlusu bulunduğu icra takip dosyasından hissedarı bulunduğu davalı şirkete gönderilen 89/1, 2, ve 3, no.lu haciz ihbarnamelerini tek başına tebellüğ edip, bununla da yetinmeyerek icra dairesine gidip " şirket adına borcu kabul eden " diğer yönetici ortak ile şirketi yönetmeyi artık kabul etmediğini, müvekkilinin şirkette icra takip borcunu karşılayacak kadar alacağının bulunmadığını, ortak suç işlendiğini, böyle bir durumda müvekkilinin tek başına şirket genel kurulunu toplayabilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin temsile yetkili diğer ortak ... ve diğer ortaklara karşı ciddi güven kaybı yaşadığını, temsil ve ilzamı,

yönetilmesi imkansız hale gelen, davalı ortaklar ile müvekkili arasında ticari ve hukuki uyuşmazlığın bulunması, davalıların müvekkilinin ve davalı şirketin zararına işlemlerde bulunmaları, yeniden karar alınamaması sebebi ile ivedilikle şirkete kayyım atanmasını talep ettiklerini, Yerel mahkemece verilen kararda; şirketin organsız kalması ile şirketi telafisi imkansız zarara sokacak ortakların haksız fiillerinden dolayı, temsil ve ilzamının yapılamadığı ve yetki alınıp da iptal davaları açılamadığı,

genel kurulu davet edene kadar acilen geçici kayyım atanması taleplerinin birbirine karıştırıldığını beyanla Yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, limited şirkete TMK'nın 427/4. maddesi uyarınca yönetim kayyımı atanması talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

TMK'nın 427/4. maddesi ile bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir.

Somut dosyada; davalı şirketin davacı ile davalılar ... ve ...'dan oluşan üç ortaklı limited şirket olduğu, davacı ile davalı ...'ın 19.06.2015 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile şirketi müştereken temsile yetkili oldukları, her ne kadar dava tarihi itibariyle davacının görev süresi sona ermiş ise de, Mahkemece de kabul edildiği üzere TTK'nın 617/3. maddesinin atfı ile limited şirketler yönünden de uygulama alanı bulan TTK'nın 410. maddesi gereği davacının genel kurulu toplantıya çağırabileceği,

temsilci seçilmesine ilişkin hususların karara bağlanmasını ve bu suretle davalı şirketin yönetimini başka yoldan sağlayabileceği ancak genel kurulu toplantıya çağırmadığı, herhangi bir işlem yapmadığı, daha önce açıldığı beyan edilen dava dosyasının ise aynı şekilde davalı şirkete yönetim kayyımı atanması talebine ilişkin olduğu, dolayısıyla TMK'nın 427/4. maddesindeki koşullar oluşmadığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde, karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK' nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 08/06/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1591, K. 2023/997, 8 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1591
Karar No
2023/997
Tarih
8 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/1664 K.2023/1041
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/1675 K.2023/838
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/1678 K.2023/866
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1691 K.2023/818
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2022/1699 K.2023/1012
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1702 K.2023/678

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.