İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1741 K.2025/559

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/1741Karar2025/559Tarih10 Nisan 2025Okuma16 dk · 3.127 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Nisan 2025
Dosya no
2022/1741 Esas
Karar no
2025/559 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Numarası
2018/1367 Esas- 2022/489 Karar
Tarih
26/05/2022
Dava
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.127 kelime·16 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin davalı bankanın Çekmeköy Şubesinden açtırdığı ...

IBAN numaralı döviz hesabına bağlı olarak, 22.12.2017 tarihinde 875.000,00-Euro bedelli dövize endeksli rotatif kredi kullandığını, 20.03.2018 tarihinde ise aynı hesaba bağlı olarak kullandığı 2.560.000,00-Euro bedelli dövize endeksli eşit taksitli krediden mahsup edeceği para ile anılan 875.000,00-Euro'luk kredi borcunu kapatması için davalı bankaya sözlü talimat verdiğini, bankacılık alanında uzman bilirkişi marifetiyle yapılacak araştırma ile sabit olacağı üzere BDDK'nın almış olduğu kararlar uyarınca,

dövize endeksli kullanılan kredilerin döviz olarak kapatılması mümkün olmadığından döviz borcunun otarihteki kurdan Türk Lirasına çevrilip, aynı kurdan tekrar dövize çevrilerek başka bir anlatılma al-sat kuru eşit tutularak kapatılması gerektiğini, zira böyle bir durumda taraflar arasında gerçek bir döviz alış-satış iradesi cereyan etmemekte, mevzuatın emredici hükümleri nedeniyle bu şekilde hareket edildiğini, hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere davalı banka, al-sat kurunu eşit tutarak işlem yapacağını, 29.03.2018 tarihinde, müvekkilinin ...

IBAN numaralı dövizhesabındaki 400.000,00-Euro'sunu 4,7911-TL döviz satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirip 1.916.440,00-TL olarak, 400.000,00-Euro'sunu 4,7905-TL döviz satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirip 1.916.200,00-TL olarak, 88.430,00-Euro'sunu 4,796-TL döviz satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirip 423.632,75-TL olarak müvekkilinin ...

IBAN ...bank Şubesindeki TL hesabına aktardığını, hesapta biriken toplam 4.282.678,50-TL'yi ise döviz satış kuru olan 4,894-TL üzerinden EURO'ya çevirip müvekkilinin 875.000,00-Euro kredi borcunu kapatarak müvekkilinin 18.486,92-Euro zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, kendisinin ise aynı bedelde sebepsiz zenginleşmesini sağladığını, döviz borcunu ödemek iradesi ile hareketeden davacı müvekkilinin hesabındaki 875.000,00Euro'yu Türk Lirasına çevirip, peşi sıra tekrar dövize çevirmekte hiçbir hukuki yararının bulunmadığını, mevzuatın buna uygun olması halinde,

hesabında bulunan döviz ile direkt döviz borcunu ödeyeceği izahtan vareste olduğunu, davalı bankanın ise BDDK'nın koymuş olduğu kuralları kullanıp sanki müvekkilinin döviz satmak iradesi ile hareket etmiş gibi müvekkilini temsilen kendi adına asaleten hareket ederek müvekkilinin dövizini normal bir alıcıya uyguladığı fiyattan satın alıp Türk Lirasına çevirmesi peşi sıra sanki müvekkilinin döviz satın almak istiyormuş gibi, normal bir müşteriye sattığı kur üzerinden müvekkiline kendiliğinden döviz satmasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, iyi niyetten uzak olduğunu, Kartal ...

Noterliğinin 07062018 tarih ... yevmiye sayılı ihtamamesi ile durumun izah edilerek müvekkilinin zararının giderilmesinin talep edikdiğini, davalının ihtara karşı sadece mağduriyetin giderileceğine yönelik beyanda bulunduğunu fakat aradan geçen süreye rağmen mağduriyetin giderilmediğini belirterek şimdilik 18.486,92-TL Euro'nun fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının 11.06.2018 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek temerüt faizi ile 167,94-TL ihtarname gideri ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Yetki yönünden davaya itiraz ettiklerini, dövize endeksli kredilerin bir firma lehine tespit edilen kredinin belli bir döviz cinsine endekslenerek firmalara bu limit dahilinde ödeme tarihindeki banka döviz kurları üzerinden Türk Lirası olarak ödenen krediler olduğunu, faiz tahakkuk dönemlerinde, krediye tahakkuk edecek faiz ve kur farklarının toplamı üzerinden yürürlükteki oranlara göre KKDF ve BSMV kesintisi yapıldığını, dövize endeksli kredi kullandınldığında kur riski mevcut olduğunu, çünkü kredi kullanılan tarihteki kur ile ödeme tarihindeki kurun farklı olabileceğini,

kredi ödeme tarihinde döviz kuru artmış olursa kredi kullananın kur farkı ödemek zorunda kalabileceğini, dava konusu uyuşmazlıkta davacı şirketin başlancıçta dövize endeksli rotatif kredi kullandığını, bir başka belirlediğini, dövizle borçlanmanın risk taşıdığı da toplumun büyük bir çoğunluğu tarafından bilinen bir olgu olduğunu, davacı şirket tarafından bu risk önceden öngörülebilecek durumda olmasına rağmen dövize endeksli rotatif kredi kullanma yolunu tercih ettiğini,

dosya kapsamından dosya kapsamından dövize endeksli rotatif kredi borcu ödemesinin davacı tarafindan hiçbir itirazı bulunmaksızın ticari nitelikte Genel Kredi Sözleşmesinin ilgili maddelerine uygun olarak ödendiğini ve kredinin kapatıldığının anlaşıkdığını, davacı şirketin davaya konu kredi borcunun ihtirazı kayıtsız kabul edip sözleşmeye uygun şekilde ödenmesinden sonra eldeki davayı açıp, doğan kur farkı bedeli ile geri istemesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, iyi niyet kuralları ile bağdaştınlamayacağını, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde de durumun aşikar olduğunu,

kredi sözleşmesi gereğince şirketin kur farkından ortaya çıkabilecek sorumluluğu kabul etmiş olacağını belirterek davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 26/05/2022 tarih ve 2018/1367 Esas- 2022/489 Karar sayılı kararında;"Dava ; hukuki niteliği itibariyle davacının davalı bankadan kullanmış olduğu muhtelif tarihlerdeki dövize endeskli rotatif krediler sebebiyle davalı bankanın yapmış olduğu bankacılık işlemleri sonucu davacıya yansıtılan miktarın davalı bankadan tahsiline dair alacak davasına ilişkindir.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek;

taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, mahkememizce alınan bilirkişi raporları ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Mahkememizce aldırılan 31/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle;taraflara arasındaki sözleşme hükümlerine göre dava konusu somut olay bakımından, konunun hukuki ötelemesi, sözleşme ve yasa maddelerinin yorumu, delillerin değerlendirilmesi ve nihai kararı HMK'nın 266.

Md. Gereğince ve HMK'nın 282. Maddesi de nazara alınarak, ayırca 6754 Sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 3/2. Maddesi uyarınca mahkemenin takdirinde olduğu, mahkememizce şayet davacı talebi benimsenir ise dava tarihi itibariyle yapılan alacak hesaplamasının 18.486,92-Euro alacak tutarına 14.11.2018 dava tarihi itibariyle TCMB Döviz Kuru 6,1691-TL karşılığı 114.047,36-TL'lik tutara dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2.

Maddesi uyarınca aşağıdaki tabloda gösterilen avans faizi oranı üzerinden talep edebileceği Tarih Aralığı Ticari İşlerde Uygulanacak Temerrüt Faiz Oranı 01/01/2017 - 30/06/2018 %9,75 (3095/m.2/2 Gereğince Avans Faiz Oranı 01/07/2018-....%19,50 (3095/m.2/2 Gereğince Avans Faiz Oranı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna davalı vekilinin itiraz etmesi üzerine dosya önceki bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor aldırılmasına karar verilmiş,

26/12/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda bilirkişi kök rapordaki görüş ve kanaatlerine ek ve yeni bir görüşü oluşmadığını bildirmiştir.Mahkememizce aldırılan kök ve ek raporlar hüküm kurmaya elverişli olmadığından dosyanın bilirkişi ...'e tevdi ile dosya kapsamında ve taraf vekillerinin itirazlarının da değerlendirilmesi suretiyle rapor tanzim ettirilmesine karar verilmiştir.07/06/2021 tarihli bilirkişi 2. Kök raporda özetle.

Dosya kapsamında yer alan belgelerin incelenmesi sonucunda, davacının imzalayarak kabul ettiği Genel Kredi Sözleşmesine dayanarak davalı bankadan 22.12.2017 tarihinde iki farklı (9785434-15-3 ve 9785434-4 referans nolu) kredi hesabından toplam 875.000,00-Euro tutar üzerinden,

yıllık %,40 faizli Dövize Endeksli Kredi (DEK) rotatif kredi kullandığı ve dönem sonu olan 29.03.2018 tarihinde vadesi gelip kapatılması gereken 875.000,00-Euro kredinin geri ödenmesi kredinin ve kapatılması için yeniden finansman (refinansman) ihtiyacından dolayı davalı banka tarafından aynı tarihte 2.560.000,00-Euro tutarında 24 ay eşit taksit ödemeli yeni bir DEK kullandırıldığı davalı banka kayıtlarından da tespit edildiği, davacının 29.03.2018 tarihli talimatı ile tahsis edilen krediden kredi borçlarının ödenmesi için 1.685.000,00 Euro'nun ...

Ataşehir Şubesindeki hesaba, kalan 875.000,00-Euro'nun ...bank Şubesindeki 2 farklı rotatif kredi hesabına gönderilmesi için talimat verdiği, bankanın talimatın ...bank transferini geçekleştirdiği, talimatın davalı banka ile ilgili olan kısmında ise işlemlerin aşağıdaki şeklide olduğu,Bankanın kullandırmış olduğu kredi DEK olduğundan, İlk önce sırasıyla Euro'dan TL'ye dönüşüm sağlanmış.

400.000,00-Euro 4,7911 EUR/TL kurundan TL'ye 1.916.440,00-TL 400.000,00-Euro 4,7905 EUR/TL kurundan TL'ye 1.916.200,00-TL88.430,00-Euro 4,7906 EUR/TL kurundan TL'ye 423.632,76-TL Daha sonra da TL'den Euro'ya dönüşüm sağlanmış 29.03.2018. 878.347,49-Euro 4,8945 EUR/TL kurundan 4.299.071,79-TL 30.03.2018. 5.364,74-Euro 4,9213 EUR/TL kurundan 26.401,49-TL 30.03.2018. 4.517,44-Euro 4,9209 EUR/TL kurundan 22.229,87-TL 30.03.2018.

12.500,00-Euro 4,8484 EUR/TL kurundan 54.544,50-TL Davacının kredi borcu ana para tutarlarına göre; ...-...-... DEK için 475.000,00-Euro ana para, 5.109,28-Euro, %4,40 üzerinden akdi faiz, 255,46-Euro da bu akdi faiz üzerinden %5 oranında BSMV borcu bulunduğu, ...-...-...

DEK için 400.000,00-Euro ana para, 4.302,32-Euro %4,40 üzerinden akdi faiz, 215,12-Euro da bu akdi faiz üzerinden %5 oranında BSMV borcu bulunduğu, toplam ana para 875.000,00-Euro kredi borcunun kapanması için Genel Kredi Sözleşmesi şartlarında yapılan işlemler nedeniyle 878.347,49-Euro davacının hesabından alındığı, ana para ödemesi için alım satım kur farkları 3.347,49-Euro olduğu, bu iki krediye tahakkuk eden faiz ve bu faizlere tahakkuk eden BSMV 9.882.18-Euro olduğu, davacı firmaya yeni açılan 2.560.000,00-Euro kredi için 11.250,00-Euro komisyon alındığı bir önceki bilirkişi raporunda davalı banka yetkilisi tarafından belirtildiği,

zaten rutin olan bu işlemle ilgili olarak davacı vekili tarafından da bu konuda dosyada bir alacak talebi mevcut olmadığı, tüm bu işlemler birlikte değerlendirildiğinde, davacının ana para borcu olan 875.000,00-Euro'nun tahsili için, taraflar arasında imzalanan sözleşme şartlarında işlem yapılması nedeniyle 878.347,49-Euro davacı hesabından alındığı, aradaki 3.347,49-Euro tutarındaki farkın ise sözleşme şartları gereği yapılan alım satım işlemlerinden kaynaklandığı,

sözleşme şartlarına göre de davacı ile davalı arasında mutabık kalınan bir kur paritesi mevcut olmadığı gibi, bu işlem için alım satım kurunun sabit tutulacağı yönünde bir teklif, icap ve kabul mevcut olmadığı, davacının dilekçesinde bahse konu ettiği BDDK kararını belirtmediği (BDDK'nın pek çok kararı olup, atıfta bulunulan kararla ilgili bir referans verilmediği) için bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı, kaldı ki yapılan işlem taraflar arasında uygulanan sözleşmeye uygun olarak gerçekleştiği tespit edildiği, davacının ihtarname içeriğinde ve dava dilekçesinde yer alan tutarda bir alacağı mevcut olmadığı,

sözleşme şartlarına uygun yapılan işlem nedeniyle bir alacağının olmadığı tespit edildiğinden davacının alacağını iddia ettiği tutar için faiz hesabı yapılmadığı, davalı bankanın yapmış olduğu işlemlerin taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi Şartları ve Bankacılık mevzuatı çerçevesinde oluştuğundan davacının uğradığı bir zararın söz konusu olamayacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu anlaşılmakla, dosyanın yeni bir bankacı bilirkişiye tevdi edilerek dosya kapsamına ilişkin olarak rapor tanzim ettirilmesine karar verilmiştir. 26/01/2022 tarihli bilirkişi 3. Kök raporda özetle; davalı ...bank T.A.Ş. ... Şubesi ile davacı ...

A.Ş. arasında akdedilen toplam 35.500.000,00-TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmelerinin 5.6 maddesinde yer alan düzenlemeler kapsamında, davacıya 22.12.2017 tarihinde 875.000,00 Euro tutarında Dövize Endeksli Kredi (DEK) kullandırıldığı, davacı tarafından 29.03.2018 tarihinde 2.560.000,00 Euro tutarında bir Dövize Endeksli Kredi daha kullanılarak bu kredinin bir kısmıyla 22.12.2017 tarihinde kullandırılan kredilerin kapatılmasını talep ettiği, bu kapatma işlemleri sırasında uygulanan alış-satış kur farkları nedeniyle 18.456,92-Euro zarara uğradığı iddiasıyla bu zararın tazmini hususunun davanın konusunu oluşturduğu,

davalı banka tarafından bu kapatma işlemi sırasında hesaplanan 875.000,00-Euro Anapara, 3.347,49-Euro Kur Farkı BSMV, 9.411,60-Euro Faiz ve 470,58-Euro Faizin BSMV 'si olmak üzere toplam 888.229,67-Euro 'ya karşılık gerçekleştirilen döviz alım-satım işlemleri nedeniyle 10.082,51-Euro fazlasıyla 898.312,18 Euro tahsil edildiğinin tespit edildiği,

davacı tarafından 22.12.2017 tarihinde kullanılan 875.000,00-Euro tutarlı dövize endeksli kredinin 29-30.03.2018 tarihlerinde kapatılması sırasında gerçekleştirilen Euro-TL ve TL-Euro dönüşümlerinde davalı banka tarafından döviz alış ve döviz satış kurları uygulanmasının taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin 5.6.

Maddesinde yer alan hükümler ile döve endeksli kredilerin kullanımına ilişkin banka uygulamaları birlikte değerlendirildiğinde, davalı bankanın 22/12/2017 tarihinde davacı tarafından kullanılan kredilerine kapatılması işlemlerinin sözleşme hükümlerine ve uygulamalara aykırılık içermediği, esasen uygulanan alış-satış-kur uygulamasının dövize endeksli kredinin doğasında yer aldığı,

davacı tarafından imzası bulunan sözleşme hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği kanaati edinilen işlemler nedeniyle herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceği, ancak mahkeme aksi kanaatte olması durumunda, söz konusu işlemler nedeniyle davacı aleyhine oluşan farkın 10.082,51-Euro olduğu, bu kanaate dayalı davacının faiz talebinin mahkememizin takdirlerinde bulunduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; açılan davanın davacının davalı bankadan kullanmış olduğu muhtelif tarihlerdeki dövize endeskli rotatif krediler sebebiyle davalı bankanın yapmış olduğu bankacılık işlemleri sonucu davacıya yansıtılan miktarın davalı bankadan tahsiline dair alacak davası olduğu, davalı ile davacı arasındaki dövize endeskli rotatif kredi sözleşmesine göre, davalının davacıya 22.12.2017 tarihinde 875.000,00 Euro tutarında Dövize Endeksli Kredi (DEK) kullandırıldığı,

süreç devam ederken yine davacının talebi doğrultusunda davacıya 29.03.2018 tarihinde 2.560.000,00 Euro tutarında bir Dövize Endeksli Kredi daha kullanıldığı ve bu son kullanılan kredinin bir kısmıyla 22.12.2017 tarihinde kullandırılan kredilerin kapatılmasının davacı tarafından talep edildiği, talimatı alan davalı bankaca, talimat doğrultusunda yapılan kapatma işlemleri sırasında uygulanan alış-satış kur farkları nedeniyle 18.456,92-Euro karşılığının davacının hesabından karşılandığı,

davacının da esasen bu miktar uyarınca zarara uğradığı iddiasıyla zararının tazminini iş bu davada talep ettiği, mahkememizce aldırılan 31/07/2019 tarihli bilirkişi raporunun ve bu raporun eki olan 26/12/2019 tarihli bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmaması sebebiyle mahkememizce hükme esas alınmadığı, 07/06/2021 tarihli ve 26/01/2022 tarihli ikinci ve üçüncü kök raporların ise gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alındığı,

bu çerçevede davalı tarafından kapatma talimatı gereğince gerçekleştirdiği kapama işlemi sırasında hesaplanan 875.000,00-Euro Anapara, 3.347,49-Euro Kur Farkı BSMV, 9.411,60-Euro Faiz ve 470,58-Euro Faizin BSMV'si olmak üzere toplam 888.229,67-Euro 'ya karşılık gerçekleştirilen döviz alım-satım işlemleri nedeniyle 10.082,51-Euro fazlasıyla 898.312,18 Euro'nun davacının hesabından tahsil edildiğinin dosya kapsamında sabit olduğu,

davacı tarafından 22.12.2017 tarihinde kullanılan 875.000,00-Euro tutarlı dövize endeksli kredinin 29-30.03.2018 tarihlerinde kapatılması sırasında gerçekleştirilen Euro-TL ve TL-Euro dönüşümlerinde davalı banka tarafından döviz alış ve döviz satış kurları uygulanmasının taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin 5.6.

Maddesinde yer alan hükümler ve dövize endeksli kredilerin kullanımına ilişkin banka uygulamaları ile birlikte değerlendirildiğinde, davalı bankanın 22/12/2017 tarihinde davacı tarafından kullanılan kredilerin kapatılması işlemlerinin sözleşme hükümlerine ve mutad bankacılık uygulamalarına aykırılık içermediği, esasen uygulanan alış-satış-kur uygulamasının dövize endeksli kredinin tabiatı itibari ile mevcut olduğu, davalı tarafından yapılan iş ve işlemlerin davacının bizzat imzası bulunan sözleşme hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği, sözleşme şartlarına göre davacı ile davalı arasında mutabık kalınan bir kur paritesi olmadığı,

bu işlem için alım satım kurunun sabit tutulacağı yönünde taraflar arasında bir teklif, icap ve kabulün de mevcut olmadığı, davalı bankaca yapılan işlemin taraflar arasında uygulanan sözleşmeye uygun olarak gerçekleştiği,

davalı bankanın yapmış olduğu işlemlerin taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi Şartları ve Bankacılık mevzuatı çerçevesinde oluştuğundan davacının uğradığı bir zararın söz konusu olmadığı mahkememizce değerlendirilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir..."gerekçesi ile,''Açılan davanın REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Müvekkilin alacağının temini tahsili amacıyla ikame edilen davanın yapılan yargılaması neticesinde davanın reddine karar verildiğini, davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olmakla karar aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulması zarureti hasıl olduğunu;İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın reddine ilişkin kurulan hükmün gerekçesinde banka tarafından yapılan işlemlerin taraflar arasında imzalanan sözlşmeye ve bankacılık işlemlerine uygun olduğu bu sebeple müvekkilin davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığının tespit edildiğinin

belirtildiğini, işbu gerekçelerin kabulünün mümkün olmadığını,Müvekkilin, davalı bankadan kullanmış olduğu 22.12.2017 Tarihli 875.000,00-Euro bedelli dövize endeksli krediyi yine davalı bankadan kullanmış olduğu 20.03.2018 Tarihli 2.560.000,00-Euro bedelli dövize endeksli kredi ile kapatmak istediğini, bu kapsamda davalı bankaya verdiği talimat ile 875.000,00-Euro bedelli kredinin mahsup edilerek kapatılmasını talep ettiğini, müvekkilin hesabında bulunan Euro ile yine aynı bankaya olan Euro cinsinden borcunu ödemek istediğini, davalı bankanın ise 29.03.2018 tarihinde, müvekkilin ...

IBAN numaralı döviz hesabındaki 400.000,00EURO’sunu 4.7911TL döviz satış kuru üzerinden Türk Lirasına,400.000,00EURO’sunu 4.7905TL döviz satış kuru üzerinden Türk Lirasına, 88.430,00EURO’sunu 4.796TL döviz satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek müvekkilin...

IBAN...bank Şubesindeki TL hesabına aktardığını, hesapta biriken toplam 4.282.678,50-TL’yi ise döviz satış kuru olan 4.894TL üzerinden EURO’ya çevirip müvekkilin 875.000,00EURO kredi borcunu kapatarak müvekkilin 18.486,92EURO zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, bu haksız ve hukuka aykırı işlemler neticesinde davalı bankanın aynı bedelde sebepsiz zenginleştiğini, döviz borcunu ödemek iradesi ile hareket eden davacı müvekkilin, hesabındaki 875.000,00EURO’yu Türk Lirasına çevirip, peşi sıra tekrar dövize çevirdiğini davalı bankanın hiçbir hukuki yararının bulunmadığını,

davalı bankanın ise BDDK’nın koymuş olduğu kuralları kullanıp sanki müvekkilinin döviz satmak iradesi ile hareket etmiş gibi müvekkilini temsilen kendi adına asaleten hareket ederek müvekkilinin dövizini normal bir alıcıya uyguladığı fiyattan satın alıp Türk Lirasına çevirmesi peşi sıra sanki müvekkil döviz satın almak istiyormuş gibi, normal bir müşteriye sattığı kur üzerinden müvekkile kendiliğinden döviz satmasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, Hükme esas alınan Bilirkişi raporunda bu işlemlerin mevzuata uygun olduğunun belirtildiğini,

anılan raporda oluşan farkın kur farkından kaynaklandığı bu sebeple oluşan kur farkına müvekkilin katlanması gerektiğinin tespit edildiğini, işbu tespitlerin hatalı olduğunu, taraflar arasında kur farkının oluşmasına sebep olacak herhangi bir işlem mevcut olmadığını, döviz cinsinden takip edilen bir borcun doğum tarihi ile vade tarihinde oluşan fark kur farkı olarak nitelendirildiğini, bu durumda borcun doğum tarihinde mevcut döviz borcunun Türk Lirası karşılığı ile vade tarihindeki Türk Lirası karşılığının arasında oluşan fark kur farkı olarak nitelendirildiğini,

dava konusu olayda ise müvekkilin davalı bankaya döviz cinsinden borcu olduğunu, hesabındaki aynı cins döviz ile borcunu kapatmak istediğini, bu durumda taraflar arasında kur farkının oluşmasına sebep olacak bir işlem bulunmadığını, raporda oluşan kur farkına müvekkilin katlanması gerektiğine ilişkin bildirilen görüşün hukuki dayanağı bulunmadığını, bu görüş esas alınarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,Yargılama kapsamında alınan ilk raporda davalı banka işlemlerinin mevzuata uygun olmadığı,

yaptığı işlemler neticesinde haksız kazanç sağladığının tespit edildiğini, rapora karşı ileri sürülen itirazlar neticesinde itirazları kapsar mahiyette yeniden ek rapor alınmasına karar verildiğini ve müvekkilin huzurdaki davada haklılığının bir kez daha ispat edildiğini,Davalı bankanın ibraz ettiği sözleşmenin dava konusu olay ile ilgili 5.6.

Bendinin yer aldığı sayfalarda müvekkilin imzasının tespit edilemediğini, müvekkilin imzasını taşımayan sayfalardaki aleyhe hükümlerle bağlı olmasının mümkün olmadığını, bununla anılan hükümlerin genel işlem koşulu mahiyetinde olup müvekkil açısından bağlayıcı olmadığını, bu hükümlere göre davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.05.2022 Tarih ve 2018/1367-2022/489 E.K.

Sayılı kararının kaldırılarak davanın kabulüne, aksi halde ise kararın kaldırılarak yeni bir yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı tarafından davacıya kullandırılan dövize endeksli ilk kredinin kullandırılan ikinci kredi ile kapatılması sırasında alış ve satış kurlarının eşit tutularak işlem yapılması gerekirken farklı kurların uygulanması sonucunda davacının uğradığı zararın davalıdan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı tarafından davacıya kullandırılan dövize endeksli ilk kredinin kullandırılan ikinci kredi ile kapatılması sırasında alış ve satış kurlarının eşit tutularak işlem yapılması gerekirken farklı kurların uygulanmasının mevzuata aykırı olduğunu, taraflar arasında kur farkına sebebiyet veren bir işlem yapılmadığını,

somut olaya uygulanan sözleşme hükmünün bulunduğu sayfada davacının imzasının bulunmadığını ve söz konusu sözleşme hükmünün genel işlem koşulu olup bağlayıcı olmadığını, bu sebeple Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür.Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dava dilekçesi, bilirkişi raporlarına beyan ve itiraz dilekçeleri ile ileri sürülmüş, bilirkişi raporları ve Mahkemece gerekçeli kararda değerlendirilmiştir.

Bankaca dövize endeksli kredinin kapatılması sırasında yapılan işlemlerin taraflar arasındaki kararda da belirtilen sözleşme maddeleri ve bankacılık teamüllerine uygun olması, basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olan davacı tarafından imzalanan sözleşmenin son sayfasında genel kredi sözleşmesinin tüm hükümlerini okuduklarını,

müzakere ederek kabul ettiklerini ve banka tarafından kendilerinin bilgilendirildiklerini beyan ederek sözleşmenin imzalandığı ve sözleşmenin bir nüshasının kendilerine teslim edildiğinin imzalı teslim tutanağı ile tutanak altına alındığı dikkate alındığında sözleşmenin ilgili hükümlerinin kendilerini bağlamayacağı ve genel işlem koşulu niteliğinde olduğu söylenemeyeceğinden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden,

davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/04/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1741, K. 2025/559, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1741
Karar No
2025/559
Tarih
10 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1742 K.2025/627
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1742 K.2025/591
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1745 K.2025/653
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2022/1746 K.2025/678
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1747 K.2025/592
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1748 K.2025/611

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.